İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/398 E. 2026/680 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/398
- Karar No
- 2026/680
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/398 Esas KARAR NO : 2026/680
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ....Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı çalışanlarının kullanımına bakiye tanımlı ... yemek kartı hizmeti sunulduğunu, bu hizmet karşılığında düzenlenen 26.12.2024 tarihli (..., 3.000,00 TL), 31.12.2024 tarihli (..., 360.800,00 TL) ve 02.01.2025 tarihli (..., 5.000,00 TL) e-faturaların davalıya ulaştığını ve sekiz gün içinde itiraz edilmediğini, 26.12.2024 tarihli faturanın 800,03 TL bakiyesi ile diğer iki faturanın ödenmediğini, bunun üzerine ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile 366.600,03 TL asıl alacak ve 32.561,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 399.161,81 TL için ilamsız takip başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlandığını ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı vekili icra dosyasında borcun tamamına, yetkiye, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmiş; yetkili icra dairesinin davalının yerleşim yeri olan Kocaeli icra daireleri olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili 26.02.2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı sunduğu dilekçede; davalı defterlerinin incelenmediğini, kart yükleme tablosunun hizmetin ifasını ispatlamadığını, 02.01.2025 tarihli fatura için vadenin 30.01.2025 olması gerektiğini, doğru hesapla toplam alacağın 397.703,54 TL olacağını ve icra inkar tazminatı koşullarının bulunmadığını ileri sürmüştür. 21.07.2026 tarihli rapora karşı sunduğu dilekçede ise raporun aleyhe olan kısımlarına gerekçe göstermeksizin itiraz ederek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER; Sözleşme, e-faturalar, arabuluculuk son tutanağı, ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile bilirkişi incelemesi delil olarak toplanmıştır. 12.11.2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davalının cevap dilekçesi vermediği tespit edilmiş, uyuşmazlık konuları belirlenmiş ve tahkikata geçilmiştir. Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda SMMM ...tarafından 26.02.2026 tarihli; davalı defterlerinin ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla yerinde incelenmesi sonucunda SMMM ... tarafından 21.07.2026 tarihli bilirkişi raporları düzenlenmiş, raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve taraf vekillerinin beyanları alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, İİK m.67 uyarınca açılmış itirazın iptali davası olup TTK m.4 kapsamında ticari davadır. Davacı, TTK m.5/A uyarınca 22.04.2025 tarihinde arabulucuya başvurmuş, 29.04.2025 tarihli son tutanakla anlaşma sağlanamamış, dava bu tarihten sonra 29.05.2025'te açılmıştır; dava şartı yerine getirilmiştir. Takip 08.04.2025 tarihinde başlatılmış, borçlu 22.04.2025 tarihinde itiraz etmiş, dava İİK m.67 uyarınca bir yıllık süre içinde açılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 13.1 maddesinde, sözleşmenin yorum ve uygulanmasından doğacak her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar tacir olup HMK m.17 uyarınca yetki sözleşmesi yapabilirler. Davalı cevap dilekçesi vermediğinden HMK m.19 uyarınca yetki itirazında da bulunmamıştır; Mahkememiz yetkilidir. Davalının icra takibinde ileri sürdüğü, yetkili icra dairesinin ... icra daireleri olduğu yönündeki itiraz da, sözleşmede İstanbul İcra Dairelerinin yetkili kılınmış olması karşısında (İİK m.50, HMK m.17) yerinde görülmemiştir. Uyuşmazlık; davacının, davalının çalışanlarına sunduğu yemek kartı hizmeti karşılığında 26.12.2024 tarihli faturanın bakiyesi ile 31.12.2024 ve 02.01.2025 tarihli faturalardan kaynaklı asıl alacaklı olup olmadığı, alacağa işletilecek faizin başlangıcı ve miktarı ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davalı cevap dilekçesi vermediğinden davacının dava dilekçesindeki vakıalar HMK m.128 uyarınca inkar edilmiş sayılmış, davacı alacağın dayanağı olan sözleşme ilişkisini ve hizmetin ifasını ispatla yükümlü kalmıştır (TMK m.6, HMK m.190). Fatura, düzenleyenin tek taraflı beyanı olup kendiliğinden kesin delil değildir. Ancak faturayı alanın, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmemesi halinde içeriği kabul etmiş sayılacağı (TTK m.21/2) ve usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil oluşturacağı (HMK m.222, TTK m.64 vd.) gözetildiğinde, dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilmiş ve davacının ispat yükünü yerine getirdiği sonucuna varılmıştır. Taraflar arasında ... Satış Sözleşmesi bulunmakta olup davalı sözleşmenin varlığını ve taraf ilişkisini yargılamanın hiçbir aşamasında inkar etmemiştir. Sözleşmenin 5.1 ve 5.2 maddelerine göre faturalar e-fatura yoluyla müşteriye ulaştırılır, müşteri e-fatura mükellefi ise e-faturayı kayıtlarına alır; 5.6 maddesine göre bedel fatura üzerinde belirtilen ödeme tarihinde ödenir. Davalının 2024 yılı boyunca aynı cari hesap kodu (320.01.616) altında düzenli olarak fatura kaydettiği ve ödeme yaptığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürekli olduğu, davalı defterlerine ilişkin 21.07.2026 tarihli raporun ekstrelerinden anlaşılmaktadır. Üç faturanın da e-fatura olarak düzenlendiği, davalının fatura alıcısı olarak faturaları fatura tarihinde yevmiye defterine işlediği (26.12.2024 tarihli 10874 yevmiye no'lu, 31.12.2024 tarihli 11087 yevmiye no'lu, 02.01.2025 tarihli 41 yevmiye no'lu kayıtlar), tutarları 730 nolu gider hesabına, KDV'lerini 191 nolu indirilecek KDV hesabına, toplam bedeli 320.01.616 nolu satıcılar hesabına kaydettiği belirlenmiştir. Dosyada davalının faturalara sekiz gün içinde yaptığı bir itiraz, red yanıtı veya iade faturası bulunmamaktadır. Bu nedenle fatura içeriği TTK m.21/2 uyarınca kabul edilmiş sayılmıştır. Davalının fatura bedellerini gider ve KDV indirimi olarak kayda alması da hizmetin alındığını göstermektedir. Davalının 2024-2025 dönemi e-defterlerinin beratlarının süresinde alındığı, envanter defterlerinin tasdikli olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında yapılan yerinde inceleme sonucu düzenlenen raporla tespit edilmiştir. Davalı defterlerinde 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacıya ait 320.01.616 nolu hesabın 361.600,05 TL alacak bakiyesi verdiği, 02.01.2025 tarihli faturayla bakiyenin 366.600,05 TL'ye yükseldiği, bu bakiyenin 13.05.2025 tarihinde 420.02.616 nolu hesaba virman edildiği ve 31.12.2025 tarihinde de kapanış kaydına kadar borç olarak taşındığı görülmüştür. Davalı defterlerinde bu bakiyeye ilişkin bir ödeme veya mahsup kaydı bulunmamaktadır. Davacı defterlerinin de süresinde GİB'e gönderilen e-defterlere dayandığı, davalı cari hesabında takip tarihi itibarıyla 366.600,03 TL alacak bakiyesi gösterdiği 26.02.2026 tarihli raporla tespit edilmiştir. Tarafların defterleri birbirini doğrulamakta, davalının kendi defter kayıtları aleyhine delil oluşturmaktadır. İki defter arasındaki 0,02 TL'lik fark, HMK m.26 gereği talep edilen 366.600,03 TL ile sınırlı kalınacağından sonuca etkili değildir. Davalı, hizmetin verilmediğini, kartlara bakiye yüklenmediğini veya bedelin ödendiğini gösteren hiçbir delil sunmamıştır. Davalı vekilinin, davacının sunduğu kart yükleme tablosunun tek taraflı bir kayıt olduğu ve ifayı ispatlamadığı yönündeki savunması cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle genel inkar niteliğinde kalmıştır. Davalının kendi kayıtları, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması ve ilişkinin sürekliliği hizmetin ifasını ortaya koymaya yeterlidir; nitekim talimat bilirkişi incelemesinde davalı tarafça hizmetin ifa edildiğinin beyan edildiği de rapora yansımıştır. Bu nedenle davacının sunduğu kart yükleme tablosu ile sipariş ekran görüntüsünün ispat gücü hakkında ayrıca değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir. Davacının 18.08.2026 tarihli beyanı faiz başlangıcına ilişkindir ve aşağıda karara bağlanmıştır. Faiz hesabı, aşağıda açıklandığı üzere Mahkememizce yapılmış olup ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Taraflar, ödemenin fatura tarihinden itibaren 28 gün içinde yapılacağı hususunda çekişmemektedir; faturalarda gösterilen vade tarihleri ise (22.01.2025, 27.01.2025, 29.01.2025) bu süreden bir gün kısadır. Borçlu lehine olan 28 günlük süre esas alınmış, vadeler 26.12.2024 tarihli fatura bakiyesi için 23.01.2025, 31.12.2024 tarihli fatura için 28.01.2025 ve 02.01.2025 tarihli fatura için 30.01.2025 olarak belirlenmiştir. İlk bilirkişi raporunda 02.01.2025 tarihli fatura için vade 23.01.2025 alınmıştır; bu husus hatalı olup davalının bu yöndeki itirazı yerindedir. Ödeme günü taraflarca belirlendiğinden davalı, ihtara gerek olmaksızın vadenin geçmesiyle temerrüde düşmüştür (TBK m.117/2). Hizmetin ifası yukarıda belirlendiğinden ifanın ispatlanamaması nedeniyle temerrüdün doğmadığı yönündeki savunma yerinde değildir. Taraflar tacir olup uyuşmazlık ticari işten doğmaktadır. Ticari işlerde temerrüt faizi, Merkez Bankasının kısa vadeli avans işlemlerinde uyguladığı faiz oranına göre hesaplanır (3095 sayılı Kanun m.2). Merkez Bankası avans faiz oranı 28.12.2024 tarihinden 07.03.2025 tarihine kadar yıllık %49,25, 08.03.2025 tarihinden itibaren yıllık %44,25'tir. İlk bilirkişi raporu ile davalının hesabı bu değişikliği gözetmeksizin tüm dönem için %44,25 uygulamıştır. Değişen oranlarla, vade tarihlerinden takip tarihi olan 08.04.2025 tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz şu şekildedir: 26.12.2024 tarihli faturanın 800,03 TL bakiyesi için 23.01.2025 vadesinden 07.03.2025 tarihine kadar yıllık %49,25 oranıyla 44 gün için 47,50 TL, 08.03.2025 tarihinden takip tarihine kadar yıllık %44,25 oranıyla 31 gün için 30,07 TL olmak üzere 77,57 TL; 31.12.2024 tarihli 360.800,00 TL için 28.01.2025 vadesinden itibaren yıllık %49,25 oranıyla 39 gün için 18.986,48 TL, yıllık %44,25 oranıyla 31 gün için 13.559,65 TL olmak üzere 32.546,13 TL; 02.01.2025 tarihli 5.000,00 TL için 30.01.2025 vadesinden itibaren yıllık %49,25 oranıyla 37 gün için 249,62 TL, yıllık %44,25 oranıyla 31 gün için 187,91 TL olmak üzere 437,53 TL işlemiş faiz bulunmuştur. Bu şekilde hesaplanan işlemiş faiz toplamı 33.061,23 TL olup davacının takipte talep ettiği 32.561,78 TL'yi aşmaktadır. Davacı takip talebinde yıllık %49,25 faiz oranı ile bu miktarı talep etmiştir; HMK m.26 gereği talep ile bağlı kalınarak işlemiş faiz 32.561,78 TL olarak kabul edilmiştir. Asıl alacak 366.600,03 TL'dir (800,03 TL + 360.800,00 TL + 5.000,00 TL). Toplam 399.161,81 TL takip alacağı bu şekilde yerindedir. İİK m.67/2 uyarınca itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız çıkması ve alacağın likit olması halinde, kabul edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir. Somut olayda alacak, fatura ve davalının kendi defter kayıtlarından belirlenebilir niteliktedir; davalı bu bakiyeyi 2025 yılı defterlerinde de borç olarak taşımasına rağmen takibe borcun tamamına itiraz etmiştir. Faiz başlangıcına ve oranına ilişkin tartışma asıl alacağın likitliğini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davacı lehine, kabul edilen 366.600,03 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında 73.320,01 TL icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalının ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın, 366.600,03 TL asıl alacak ve 32.561,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 399.161,81 TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacak olan 366.600,03 TL'ye takip tarihinden itibaren, yıllık %49,25'i geçmemek üzere Merkez Bankası avans faiz oranının değişen oranlarında faiz uygulanmasına, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca asıl alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 73.320,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 27.266,74 TL nispi karar harcının peşin alınan 4.820,88.TL harçtan mahsubu ile geri kalan 22.445,86 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 63.865,89 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 5.523,78 TL( 615,40 TL BVH, 87,50 TL VSH, 4.820,88 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 15.270,00 TL ( 270,00 TL tebliğler ve posta, 15.000,00TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır