İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/439 E. 2026/663 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/439
Karar No
2026/663
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/439 Esas KARAR NO:2026/663

DAVA:Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/02/2023 KARAR TARİHİ:30/09/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2023 tarih, 2023/135 Esas ve 2023/453 Karar sayılı Yetkisizlik kararı nedeniyle Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... işletmesinin temsilcisi olduğunu, davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına işlemleri yürüten ... ile kurulan simsarlık ilişkisi kapsamında ... isimli yatın satın alınmasına, işletilmesine ve ... adıyla yeniden satışına aracılık ettiğini, taraflar arasında yatın satışı için 40.000 Euro tutarında komisyon bedeli hususunda anlaşıldığını, davalının sözleşmeye aykırı olarak bu bedelin sadece 15.000,00 Euro kısmını ödediğini, bakiye alacağın ve KDV tutarının ödenmesinden imtina ettiğini, 17.11.2022 tarihli faturanın davalı tarafından reddedildiğini, taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesinin sabit olduğunu, davalının 22.11.2022 tarihli ihtarnamesi ile komisyon alacağını ikrar ettiğini, yat brokerlik piyasasında rayiç oranların %5 ile %10 arasında değiştiğini, davalının haksız ve keyfi olarak ödeme yapmaktan kaçındığını, zorunlu arabuluculuk sürecinin 28.12.2022 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin uğradığı zararın tazmininin gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 Euro tutarındaki alacağın kamu bankalarının dövize uyguladığı mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirket ile aralarında sözlü bir simsarlık anlaşması bulunduğu ve ... isimli teknenin satışı için 40 bin Euro komisyon ücreti ile KDV alacağı olduğu iddiasıyla açtığı davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirttiğini, müvekkili şirketin merkezinin Kağıthane, İstanbul adresinde bulunması ve diğer davalının ikametgahının Sarıyer, İstanbul sınırları içerisinde olması nedeniyle HMK'nın 6. ve 7. maddeleri uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ifade ederek yetki itirazında bulunduğunu, taraflar arasında yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığını ve ücret miktarının belirlenmediğini savunduğunu, davacının iddia ettiği satışın gerçekleşmesi için gerekli olan TTK m. 1001 uyarınca gemi sicil müdürlüğü nezdindeki esas sözleşmenin davacının aracılık ettiği ... Anonim Şirketi ile kurulamadığını ve alıcının sözleşmeden döndüğünü vurguladığını, davacının çifte simsarlık faaliyeti yürüterek dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ve müvekkili şirketi zarara uğrattığını ileri sürdüğünü, teknenin satışının daha sonra davacının hiçbir dahli olmaksızın ... Yatçılık Turizm Limited Şirketi'ne yapıldığını açıkladığını, davacıya iyi niyet göstergesi olarak 15 bin Euro ödeme yapıldığını ve bunun yeterli olduğunu belirttiğini, davacının sunduğu WhatsApp yazışmalarının delil niteliği taşımadığını ve ikrar içermediğini savunduğunu, davacının vergi kayıtlarının iddia ettiği gelir seviyesiyle uyuşmadığını ifade ettiğini, TBK m. 525 uyarınca talep edilen ücretin fahiş olduğunu ve hakkaniyete uygun indirilmesi gerektiğini belirttiğini, yabancı para üzerinden faiz talebinin mevzuata aykırı olduğunu savunduğunu ve tüm bu nedenlerle öncelikle yetki itirazının kabulünü, esasta ise haksız davanın reddini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine istinaden tebliğ edildiğini, davalıların ikametgâh adreslerinin İstanbul sınırları içerisinde bulunduğunu, HMK'nun 5, 6 ve 7. maddeleri uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, HMK'nun 19. maddesine istinaden yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davalı ...'ın diğer davalı ... A.Ş.'nin iradi ve doğrudan temsilcisi sıfatıyla hareket ettiğini, şahsına karşı açılan davada pasif dava ehliyeti bulunmadığını belirterek davanın esasına girilmeksizin reddine karar verilmesini istediklerini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve ilgili tebliğler uyarınca yabancı para cinsinden talepte bulunulmasının kamu düzenine aykırı olduğunu, davacının yabancı para cinsinden talepte bulunması nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, aksi takdirde alacağını Türk lirasına çevirmesi için süre verilmesini istediklerini, ... isimli ticari yatın satışı konusunda taraflar arasında simsarlık ücreti miktarında bir anlaşma yapılmadığını, davacının çifte simsarlık faaliyeti yürüttüğünü ve sadakat borcuna aykırı davrandığını, alıcının kusuru nedeniyle gemi sicil müdürlüğü nezdinde esas sözleşmenin kurulamadığını, TBK'nun 520 ve 521. maddeleri gereğince simsarın esas sözleşmenin kurulmasıyla ücrete hak kazanacağını, somut olayda geçerli bir esas sözleşmenin kurulmadığını ve nedensellik bağının bulunmadığını, TBK'nun 523. maddesi gereğince simsarın sadakat borcuna aykırı davranması nedeniyle ücret talep edemeyeceğini, nitekim yasal bir yükümlülük bulunmamasına rağmen ahde vefa duygusuyla davacıya 15.000 EURO ödendiğini, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığını, teamül kuralları gereğince talep edilen miktar ile davacının gelir beyanlarının çeliştiğini ve davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Gaziosmanpaşa 11. Noterliğinden gelen 22/11/2022 tarih ve 35041 yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ şerhinin onaylı suretlerini içerir müzekkere cevabı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden gelen dava konusu olaya ilişkin olarak Deniz Ticaret Odaları tarafından Birliğe iletilmiş bir teamül bulunmadığını içeren müzekkere cevabı, Deniz Ticaret Odasından gelen gemi, yat ve benzeri taşınırların satımı konusunda aracılık eden simsara ödenecek bedele ilişkin ticari teamül haline gelmiş bir bedelin bulunmadığını ve yatçılık alanında uzman bilirkişilerin bildirildiği müzekkere cevabı, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen dava dışı ... A.Ş ile ... Yatçılık Turizm Ltd. Şti. Şirketlerine ait sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevapları, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacı tarafa ait 2019-2023 yıllarına ait BA/BS formları, ... Yatçılık Turizm Ltd.Şti ve ... A.Ş.'den gelen satış sözleşmesi, gemi sicili devir kayıtları ve ... Yatçılık Turizm Ltd. Şti ve ... A.Ş.'nin güncel vergi levhaları ve sicil kayıtları, faturalar, talimat bilirkişi raporu, bilirkişi kök raporu ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında sözlü olarak belirlenen simsarlık sözleşmesi kapsamında davalı yana sunulduğu iddia edilen hizmete ilişkin bedelin taraflarca belirlenip belirlenmediği, bedelin ödenip ödenmediği, davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığından ibaret alacak davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin lüks yatların satılmasına, işletilmesine ve kredilerinin ödenmesine aracılık eden ... ... işletmesinin temsilcisi olduğunu, davalı ... tarafından broker olarak atandığını, diğer davalıya ait olan ... (...) isimli yatın satılmasına aracılık ettiğini, davalılarla yapılan iş karşılığı olarak 40.000-Euro bedel üzerinden anlaştığını ancak davalıların müvekkile sadece 15.000,00-Euro ödendiğini, bakiye bedelin ödenmediğini, tüm bu sebeplerle müvekkilin uğradığı tüm zararların hesaplanarak, belirlenen yabancı para değerinde bedelin kamu bankalarına uygulanan mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında yazılı herhangi bir sözleşme yapılmadığını, ücretin miktarı konusunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, davacının çifte simsarlık yaptığını, alıcı olan taraftan da komisyon ücreti aldığını, satış aşamasının uzaması nedeniyle şirketin zarara uğradığını, diğer davalı yönünden pasif husumetlerinin bulunmadığını, ... yönünden davanın usulden, diğer davalı yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacının iddiası, davalıların savunması, dava dilekçesinde belirtilen sözlü anlaşma ve dosya kapsamındaki tüm belgeler mahkememizce dosya arasına alınarak davacının davalılardan tellallık sözleşmesinden kaynaklı alacak talep etme hakkının olup olmadığı, hangi miktar üzerinden alacaklı olduğunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 24/08/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi 2. Ek Mali Raporuna göre; "Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Brokerlik (Simsarlık) Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı adına yürütülen işlemler neticesinde doğan ve faturalar ile sabit olan 40.000,00 Euro tutarındaki komisyon alacağı, öndenmeyen 25.000,00 Euro + 7.200,00 Euro KDV kısmının tahsili talebinden ibaret olduğu, davalı yan tarafından, dava dışı ... ... Turizm Ltd. Şti. tarafından davacıya 193.873,00 TL tutarında ödeme yapıldığı ve bu hususun BA/BS kayıtları ile sabit olduğu ileri sürülmüş ise de, BA/BS formlarını mahiyeti itibarıyla ödeme hareketlerini değil, taraflar arasında düzenlenen mal ve hizmet alım-satım faturalarına ilişkin bildirimleri içerdiği, nitekim davacının 2022 yılı karşılaştırılmalı BA/BS formlarında davacı tarafından ... ... Turizm Ltd. Şti. adına düzenlenen 1 adet KDV hariç 193.873,00 TL bedelli fatura yönünden davacının BS formule, ... ... Turizm Ltd. Şti.’nin ve aynı işlem yönünden BA formu ile Maliyeyle bildirimde bulduğu, dolayısıyla anılan 193.873,00 TL tutarın BA/BS formlarında yer almasının bir ödeme kaydını değil, fatura bildirimini ifade ettiği, söz konusu faturaya ilişkin banka hesap hareketleri, ödeme dekontu veya ödemenin mahiyetini ortaya koyan başkaca bir belgenin dosya kapsamlaması olduğunu anlaşılmakla, ... ... Turizm Ltd. Şti. tarafından davacıya fiilen bir ödeme yapıp yapılmadığı, yapılmış ise bu ödemenin hangi işlem veya hizmete karşılık olduğu ve dava konusu ... isimli yatın satışına ilişkin brokerlik hizmeti kapsamlamadığı mevcut dosya kapsamlamadan tespit edilememiş olup, önceki raporlardaki mali yönden görüş ve kanaat değişmediği," şeklinde rapor düzenlenmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında Sektör Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 27/08/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Davacı ... ... ile davalı ... Otomotiv Sanayi Ve Ticaret AŞ arasındaki uyuşmazlığa konu yat satış aracılığı faaliyetlerine ilişkin piyasa teamüllerinin incelendiği, Türkiye'de yat brokerliği işlemleri için mevzuatla belirlenmiş sabit bir komisyon oranı bulunmadığı, piyasada genellikle satış bedelinin %3 ila %5'i oranında komisyon uygulandığı, brokerlik faaliyetlerinin sabit net satış bedeli üzerinden pazarlama, satıcı adına satış bedeline komisyon ekleme veya alıcı adına danışmanlık şeklinde üç farklı usulle yürütüldüğü, brokerin komisyona hak kazanabilmesi için taraflar arasında geçerli bir yetkilendirme ve komisyon anlaşmasının bulunması gerektiği, yazılı sözleşme yokluğunda e-posta, mesajlaşma ve tanık anlatımları gibi delillerin dikkate alınması gerektiği, yatın sonradan iade edilmesinin komisyon talebini kendiliğinden ortadan kaldırmadığı, bu durumun taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve brokerin hizmetin ifasındaki katkısı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, yatçılık sektöründe satış bedellerinin Euro üzerinden belirlenmesinin turizmle bağlantılı maliyet yapısı ve uluslararası piyasa alışkanlıkları nedeniyle yerleşik bir ticari uygulama olduğu, ancak bu durumun kambiyo mevzuatına uygunluk konusunda tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı, alıcı adına yürütülen danışmanlık hizmetlerinde satış gerçekleşmese dahi taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak ücret talep edilebileceği, sonuç olarak komisyon hakkının doğumu ve kapsamının somut olaydaki yetkilendirme belgeleri ile tarafların iradeleri doğrultusunda mahkemece takdir edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, bu husustaki yasal düzenlemelere bakılacak olursa; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 Sayılı Kanun) 12 nci maddesi gereği; Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz. 6098 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin birinci fıkrası; ''Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur.'' 6098 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi; ''Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.'' şeklindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 520/1. Maddesine göre, simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. TBK’nın 521. maddesine göre de simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.02.2020 Tarih, 2017/13-543 Esas ve 2020/64 Karar sayılı ilamında, simsarın ücret alacağının doğumu için şu şartların birlikte gerçekleşmesinin gerektiği tespit edilmiştir: a) Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi (vekâlet veren) ile üçüncü kişi arasında kurulması gerekir. Bu şart, iş sahibinin, kendisine teklif olunan üçüncü kişilerle sözleşme yapmayı sebepsiz olarak reddetmesi hâlinde de gerçekleşmiş sayılmalıdır. Ücret alacağının doğumu için, bu sözleşmenin ifa edilmesi gerekli değildir. Taraflar, asıl akit kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi ücretin, sözleşmenin ifa edilmesi durumunda ödeneceğini de kararlaştırabilirler. b)Asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. TBK bu şartı, "yaptığı faaliyet sonucunda" sözleriyle ifade etmiştir (m. 521/1). Bu şartın aksi de kararlaştırılabilir. c) Anılan Kanun’un 523. maddesinde (BK m. 407) düzenlenen ve simsarın ücret ve giderlere ilişkin alacağının kaybı sonucunu doğuracak durumlardan birinin gerçekleşmemesi gerekir. (Yavuz, C.: Borçlar Hukuku Dersleri Özel Hükümler, 9. Baskı, İstanbul 2011, s. 604 vd). Konusunun aracılık etme olarak belirlendiği sözleşmelerde fırsat yaratma ve bu kapsamda salt yer gösterme yeterli olmayıp alıcı ve satıcının buluşturulup anlaştırılması ve bu faaliyetin sonucu olarak alım ve satım konusunda alıcı ile satıcının anlaştığı diğer bir ifadeyle bu konuda taraf iradelerinin birleştiği bir sonucun sağlanmış olması gerekir. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. TBK.'nun 521. maddesi gereğince simsar ; ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Ancak sözleşmede bu durumun aksi kararlaştırabilir. Simsarlık sözleşmesi yapılabilmesi için simsar ile gayrimenkul sahibi arasında sözleşme bulunmasına, gayrimenkul malikinin rıza ve simsara yetki vermesine gerek yoktur.(YHGK 13.12.2018 tarih ve E:2017/13-621 -K:2018/1929) Yine simsarlık ücretinin belirlenmesi TBK.'nun 522. Maddesinde düzenlenmiş, buna göre; ücret belirlenmemişse tarifeye göre, tarife yoksa teamüle göre belirlenir şeklindedir. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller, celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ... (... ... isimli işletmenin temsilcisi) ile Davalı ...'ün davalı şirkete ait olan ... (...) isimli yatın dava dışı ... A.Ş'ye satılmasına ilişkin olarak simsarlık sözleşmesinin düzenlenmiş olduğu, davacının simsar, davalı ... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş'nin ise simsarlık faaliyeti sonucunda hizmet alan konumunda olduğu, taraflar arasında yazılı herhangi bir sözleşme olmadığı, davaya konu söz konusu anlaşmazlığın simsarlık ücretinin davacının iddia ettiği gibi 40.000,00-EURO üzerinden kararlaştırılması ve ödenmeyen bakiye bedelin ödenmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu ... (...) isimli yatın dava dışı ... A.Ş'ye 480.000,00-EURO satıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki mevcut delillere göre Davacı taraf ile davalı ... arasında dava konusu yatın satılmasına yönelik olarak sözlü bir anlaşma yapılmış ise de davacının ne kadar ücrete hak kazanacağına dair herhangi yazılı delil olmadığından, davacının talep ettiği bedel üzerinden tarafların anlaştığına dair herhangi bir bilgi ve belge dosya kapsamında bulunmadığından TBK madde 522 gereği ücretin teamüle göre belirlenmesine dair hususun aydınlatılması için dosya alanında uzman davaya konu satışların sıklıkla yapıldığı bölgeye ait bilirkişi kurulundan seçilen sektör bilirkişisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da klasik yat satış aracılığı işlemlerinde komisyon oranının genel olarak satış bedelinin %3'ü ile %5'i arasında belirlendiğinin tespit edildiği, davacının davaya konu yatın satışına aracılık etmesi işinden 15.000,00-EURO ödeme aldığının her iki tarafın kabulünde olduğu, bu haliyle davaya konu hizmetin sonucunda yatın 480.000,00-EURO ya satılması durumunda bilirkişi tarafından belirlenen oranlar hesaplandığında davacı tarafın komisyon ücretinin teamül sınırları içinde yer aldığı, fazlasına dair talebinin davacı tarafından ispatlanamadığı, yine davaya konu yatın davalı ... adına kayıtlı olduğu ve bu şirket üzerinden dava dışı şirkete satıldığı, davalı ...'ın hem davaya konu yatın satıldığı sırada, hem de önceki veya sonraki dönemlerde davalı şirket yetkilisi gibi bir vasfının bulunmadığı, satış sözleşmesinin yapıldığı aşamada herhangi bir şekilde satışa taraf olmadığı anlaşıldığından davalı ...'a yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı yönünden açılan davanın ise ispatlanamadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı ...'a yönelik olarak açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafça davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye yönelik açmış olduğu DAVANIN REDDİNE 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 378,49-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalılar kendilerini aynı vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın esastan reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 20.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/439, K. 2026/663, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-439-e-2026-663-k-9034ecb8c1fe