İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/264 E. 2026/682 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/264
Karar No
2026/682
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/264 KARAR NO : 2026/682

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 02/03/2022, 15/03/2022 ve 28/07/2022 tarihli sözleşmelerle, ...'da inşa edilen atlı binicilik tesisinin manej ve ot deposu yapılarının çelik konstrüksiyon imalatı ile Assan Panel çatı ve cephe kaplamasının, tüm malzeme, nakliye ve işçilik yükleniciye ait olmak üzere davalıya verildiğini, sözleşme bedelinin ödendiğini, davalının işi eksik ve ayıplı yaptığını (boya hataları ve paslanma, eksik cıvata ve somun, ot deposu arka cephe imalat eksikliği), ... 9. Noterliği'nin ... tarih ... ve... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerine rağmen eksiklik ve ayıpların giderilmediğini, davalının işi bıraktığını, ifa etmediği yaklaşık 19,2 ton çelik ve işçilik karşılığı iade ettiği 573.000,00 TL'nin maliyet artışı karşısında zararı karşılamadığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli ile maddi zararın tazmini için şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep etmiş; 04/03/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle dava değerini 160.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu; davacının temelleri ve yer teslimini zamanında yapmaması nedeniyle montaja 01/09/2022'de başlanabildiğini, çelik malzemenin aylarca açıkta ve korunmasız beklediğini, üzerine moloz yığıldığını, davalının buna rağmen ticari memnuniyet gereği malzemeyi bedelsiz boyayıp onardığını; sözleşmede endüstriyel boyanın öngörüldüğünü, kumlamanın sözleşme kapsamında bulunmadığını; ot deposu arka cephe imalatının şantiye şefinin talimatıyla yapılmadığını; ayıpların açık ayıp olup TTK'nın 23/1-c maddesindeki sürede ihbar edilmediğini, düzenlenen faturalara itiraz edilmediğini ve cari hesabın kur farkı faturasıyla kapatılmasıyla işin kabul edildiğini; iade edilen 573.552,52 TL'nin tevkifat, stopaj ve sözleşme tonajı ile sevk edilen tonaj farkından ibaret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER; Taraflar arasındaki 02/03/2022, 15/03/2022 ve 28/07/2022 tarihli sözleşmeler, .. 9. Noterliği'nin ...ve ...tarihli ihtarnameleri ile ... 35. Noterliği'nin ... ve ...tarihli cevabi ihtarnameleri, taraf yazışmaları ve fotoğrafları, sevk irsaliyeleri ve kantar fişleri, faturalar, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı delil tespit dosyası ve 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporu, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan mali inceleme ile 03/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, 22/07/2025 tarihli keşif ve tanık beyanları, 10/08/2025 tarihli 1. ek rapor, 03/03/2026 tarihli 2. ek rapor, 27/07/2026 tarihli 3. ek rapor ve raporlara karşı taraflarca sunulan itirazlar toplanmış ve değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Uyuşmazlık, iki tacir arasındaki ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmeden doğduğundan TTK'nın 4. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Sözleşmelerin 11. maddesinde İstanbul mahkemeleri yetkili kılındığından (HMK m.17) yetki itirazı yerinde değildir. Ticari dava niteliğindeki para alacağı talebi bakımından TTK'nın 5/A maddesindeki arabuluculuk dava şartı, dilekçede belirtilen ... sayılı arabuluculuk dosyası ile yerine getirilmiştir. 02/03/2022 tarihli sözleşme, 15/03/2022 tarihli sözleşmeyle metrajlar ve bedel yönünden düzeltilmiş, 28/07/2022 tarihli sözleşme ise manej binasının çelik makas açıklığının 26,82 metreden 32 metreye çıkarılmasına ilişkin ek iş olarak düzenlenmiştir. Üç sözleşme, aynı iş kapsamındaki manej ve ot deposu yapılarına ilişkin olup birlikte, yüklenicinin malzeme, nakliye ve işçilik dahil bir eseri meydana getirmeyi üstlendiği TBK'nın 470 ve devamı maddelerindeki eser sözleşmesi niteliğindedir. Bedel, çelik bina bakımından 238.000 kg x 26,70 TL birim fiyat esasına dayanmakta olup miktar değişiminde yeniden fiyatlama öngörülmüştür. Eser sözleşmesinde ayıptan doğan davalar teslimden itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar (TBK m.478). Çelik konstrüksiyon imalatının 2022 yılının son aylarında tamamlanması, dava tarihinin 25/04/2024 olması karşısında zamanaşımı savunması yerinde değildir. Eksik iş yönünden ise ayıp ihbarı ve süresine bağlılık söz konusu olmayıp genel zamanaşımı süresi içinde talepte bulunulabilir. Davalının dayandığı TTK'nın 23/1-c maddesindeki iki günlük ihbar süresi, tacirler arasındaki satış ve mal değişimine ilişkin özel bir düzenlemedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2016 tarihli, ... E.... K. sayılı kararında da belirtildiği üzere eser sözleşmelerinde bu sürenin uygulama yeri bulunmamakta, açık ayıplar bakımından TBK'nın 474. maddesi (uygun süre), sonradan ortaya çıkan ayıplar bakımından TBK'nın 477/son maddesi (gecikmeksizin bildirim) uygulanmaktadır. Aynı karara göre ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı hususu yüklenici tarafından def'i olarak ileri sürülmelidir; davalı bu savunmayı cevap dilekçesinde ileri sürmüştür. Ayıpların niteliği bilirkişi heyetince farklı değerlendirilmiştir. 10/08/2025 tarihli 1. ek raporda ve 03/03/2026 tarihli 2. ek raporda ayıplar "açık ayıp" olarak nitelendirilmiş, bu nitelendirme 6502 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine dayandırılmıştır. Davacı ve davalı tacir olup uyuşmazlık tüketici işlemi olmadığından anılan Kanun uygulanamaz; ayrıca ayıbın açık ya da gizli olduğunun belirlenmesi hukuki nitelendirme olup HMK'nın 33. maddesi uyarınca hakime aittir. 27/07/2026 tarihli 3. ek raporda ise boya altı yüzey hazırlığının yetersizliğinden (kumlama yapılmamasından) kaynaklanan paslanma ve korozyonun gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/02/2020 tarihli,...E.... K. sayılı kararına göre gözle veya elle yapılacak basit bir incelemede saptanabilen boya işçiliği kusurları açık ayıp, ilk bakışta fark edilemeyen ve eserin kullanılmasıyla ortaya çıkan kusurlar ise gizli ayıptır, gizli ayıplar ortaya çıktığında yükleniciye bildirilmelidir. Somut olayda iki ayrı olgu vardır. Kumlama yapılmaması, yüzey hazırlığının yetersizliği ve boya sisteminin boya tabakasının altında kalan kusurları teslim sırasında olağan bir gözden geçirmeyle anlaşılabilecek nitelikte değildir; pas ve korozyon zaman içinde nem ve iklim etkisiyle belirginleşmiştir, bu bakımdan gizli ayıp söz konusudur. Teslim sırasında görünen birkaç noktadaki paslanma ise (davacı tanığı ...) açık ayıp niteliğinde olabilir. Ancak ayıp ihbarı şekle bağlı olmayıp maddi vakıadır ve her türlü delille, tanıkla da ispat edilebilir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 20/12/2017, ... E.... K.). Davalı tanıklarının kendi beyanlarına göre korozyon montaj öncesinde ve sırasında davacı tarafından davalıya bildirilmiş, davacının talebi üzerine malzeme yeniden zımparalanıp boyanmış (Mikail Altınok: davacının talebiyle ek iş olarak boyadık; Hamdi Kalınsazoğlu: davacı yetkilisi korozyonlu haliyle montaja izin vermedi), yani ayıp iş devam ederken davalıya bildirilmiştir. Bu nedenle açık ayıp yönünden de bildirimin uygun sürede yapıldığı kabul edilmiştir. Sonradan artan korozyon bakımından ise 29/03/2023 tarihli ihtarname gecikmeksizin bildirim niteliğindedir; manej yapısının çelik işi 30/10/2022'de tamamlanmış, faturalar 12/12/2022 ve 27/01/2023 tarihlerinde düzenlenmiş, kış aylarını kapsayan bu sürede korozyonun belirginleşmesinden sonra ilk yazılı bildirim yapılmıştır (TBK m.477/son). Davalı da ihtarnamelere 07/04/2023 ve 10/05/2023 tarihli noter ihtarnameleriyle esasa ilişkin cevap vermiştir. Ayrıca sözleşmenin 8. maddesi uyarınca çelik konstrüksiyon bina ile çatı ve cephe panel kaplamaları işin bitiş tarihini takiben üç yıl süreyle yüklenicinin garantisi altındadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/10/2016 tarihli,...E., ... K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere sözleşmede garanti hükmü bulunması halinde garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıplardan ihbar süresine bakılmaksızın yüklenici sorumludur. Aynı yönde, sözleşmedeki sorumluluk ve garanti hükmünün yükleniciyi bağladığı Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2019 tarihli, ...E., ... K. sayılı kararında da kabul edilmiştir. Boya ve korozyon ayıbı garanti süresi içinde ortaya çıkmıştır; garanti kapsamı dışında kalan, yükleniciden kaynaklanmayan bozulmalar ise aşağıda kusur paylaşımında dikkate alınmıştır. Faturalara itiraz edilmemesi ve cari hesabın kur farkı faturasıyla kapatılması bedel alacağına ilişkin mutabakat olup ayıp haklarından vazgeçme sonucunu doğurmaz; dosyada geçici kabul, hakediş ve kesin hakediş yapıldığına dair belge de bulunmamaktadır. Davalının ayıp ihbarı ve kabul savunmaları bu nedenlerle yerinde görülmemiştir. Bilirkişi raporu hakimi bağlamaz, hakim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282). Raporlar arasında teknik bilgiyi gerektiren bir çelişki bulunursa hakim çelişkiyi yeni bir rapor almadan giderememektedir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2018 tarihli, ... E., ...K. sayılı kararı). Somut olayda raporlar arasındaki çelişkiler esas olarak ayıbın açık/gizli niteliğine, kusur oranına ve sözleşmenin hukuki yorumuna ilişkindir, bunlar hakimin görevidir. Teknik veriler ise (eksik imalatın metrajı, boya sisteminin kumlamasız uygulandığı, kalem kalem giderim işlemleri) raporlar arasında birbirini doğrulamaktadır. Bilirkişi raporu hukuki değerlendirme içermez, raporlardaki eksiklik ve belirsizliklerin giderilmesi görevi mahkemeye aittir. Bu nedenle yeni bir rapor alınmasına gerek görülmemiş, raporlardaki eksiklikler mahkememizce re'sen değerlendirilmiştir. Hükme yalnızca bu dosyada alınan bilirkişi heyet raporları (03/03/2025 kök rapor ile 1., 2. ve 3. ek raporlar) esas alınmıştır. Davalının katılımı olmaksızın yapılan ... Sulh Hukuk Mahkemesi tespit raporu ile inceleme tarihi ve düzenleme tarihi tutarsız olan Makina Mühendisleri Odası raporu hükme esas alınmamıştır. 03/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporundaki mali inceleme (defterlerin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve ödemelerin her iki tarafta mutabık olduğu, davalının iade ettiği 573.552,51 TL'nin stopaj, tevkifat ve sözleşme tonajı ile sevk edilen tonaj farkından oluştuğu) dosya kapsamıyla uyumlu olup hükme esas alınmıştır. Buna karşılık hasar giderim bedeli olarak ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ndeki tespit raporunun 160.000,00 TL tutarının, hesap yöntemi ve kalemleri gösterilmeksizin aynen benimsenmesi ve bu tespitin sözleşme kapsamında bulunmayan yağmur deresi bağlantılarını da içermesi nedeniyle bu tutar yönünden rapor denetime elverişli değildir. Ayrıca raporda sözleşme tonajı (238.000 kg) ile fatura edilen tonaj (231.560 kg) arasındaki fark 6.440 kg iken, iade edilen 116.970,64 TL'nin karşılığı 4.379,80 kg olarak gösterilmiş, bu tutarsızlık açıklanmamıştır; bu nedenle iade edilen bedelin eksik imalata isabet eden kısmı aşağıda sözleşme birim fiyatı üzerinden ayrıca hesaplanmıştır. Tarafların bilgisi dışında yapılan yerinde incelemeye yönelik davalı itirazı ise 22/07/2025 tarihli keşifte tarafların hazır bulunmasıyla ve sonraki raporlarla giderilmiştir. 10/08/2025 tarihli 1. ek raporu, keşif, fotoğraf ve tanık beyanlarına dayanan teknik tespitler ile giderim kalemlerinin ayrıştırılması (korozyonlu yüzeylerin zımparalanması ve temizliği 80.000,00 TL, yeniden endüstriyel boya 150.000,00 TL, iskele kurulumu ve sepetli vinç kirası 150.000,00 TL, montaj hatalarının giderimi 35.000,00 TL; toplam 415.000,00 TL + KDV; asma kat imalatının sözleşme dışı sayılarak hesap dışı bırakılması) benimsenmiştir. Buna karşılık raporun şu kısımları hükme esas alınmamıştır: Sonuç bölümünde hem "dava konusu profiller ayıplı değildir" hem de "dava konusu profil boyalarında ayıp mevcuttur" denilmesi iç çelişkidir, ayıbın açık ayıp sayılması yukarıda açıklandığı üzere yanlış mevzuata dayanan hukuki nitelendirmedir, boya için hem "projeye uygun olmayan endüstriyel boya" hem "şartnameye uygun boya" ifadeleri kullanılmış, teknik şartname bulunmadığı belirtilmiş ve sözleşmenin 3/4. maddesindeki endüstriyel boya öngörüsü tartışılmamıştır, giderim kalemleri için metraj, birim fiyat ve analiz gösterilmemiş, özellikle 30 iş günü iskele ve sepetli vinç kirası için 150.000,00 TL öngörülmesi gerekçelendirilmemiş, kalemler manej ve ot deposu yapılarına ayrıştırılmamıştır. Bu eksiklikler nedeniyle 415.000,00 TL mutlak bir değer olarak değil, aşağıda referans olarak kullanılmıştır. Eksik cıvata ve somun kalemi (35.000,00 TL) ise, kaç adet cıvata ve somunun hangi bağlantılarda eksik olduğu raporda gösterilmediğinden ve davalının projede kontra somun bulunmadığı yönündeki savunması karşılanmadığından yeterince kanıtlanmamış sayılarak hesaba katılmamıştır. 03/03/2026 tarihli 2. ek raporun 04/04/2023 tarihli 78.350,45 TL'lik faturayı eksik iş için "kadri maruf" bulan sonucu varsayıma dayanmaktadır. Faturanın 2 ila 11. kalemleri projede yer almayan asma kat ve merdiven imalatına ilişkindir (bu husus 3. ek raporda teknik olarak doğrulanmıştır), davacı tanığı ... da eksik imalatları kendi imkanlarıyla tamamladıklarını ve bunun için fatura düzenlenmediğini söylemiştir. Bu sonuç hükme esas alınmamış, davacının bu tutarın zarar olarak hüküm altına alınması yönündeki talebi de bu nedenle yerinde görülmemiştir. Raporun ot deposu bakımından boya sisteminin ve yüzey hazırlığının daha baskın etken olduğuna ilişkin tespiti ise aşağıda açıklanan delillerle uyumlu olduğundan benimsenmiştir. 27/07/2026 tarihli 3. ek raporda ot deposu arka cephesinde onaylı proje üzerinden yapılan net metrajla 1.039,10 kg (960,00 kg UPN 140 profil, 58,70 kg D16 gergi çubuğu, 20,40 kg somun-pul) imalatın eksik olduğu, bu imalatın Bakanlık 2023-1 birim fiyatlarına göre bedelinin 31.879,65 TL (poz 15.165.1003), 3.077,77 TL (boya), 1.764,24 TL (mobil vinç) ve 500,00 TL (nakliye) olmak üzere KDV hariç 37.221,66 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce hesap doğrulanmıştır. Davalının itirazları ise şu şekilde değerlendirilmiştir: a) Sevkiyatın tam olması ve 1. ek rapordaki "sözleşmede belirtilen tonajda çelik malzemenin işlenmiş ve montajının yapılmış olduğu" tespiti ile çelişki bulunduğu itirazı yerinde değildir. Bu tespit sözleşme tonajının genelini ilgilendirmekte, ot deposunun arka cephesindeki eksik imalatı kapsamamaktadır. Kök rapordaki "ot deposu imalatı tamamlanmış" tespiti ise keşif tarihindeki nihai duruma ilişkin olup eksik imalatın kim tarafından tamamlandığını belirlememiştir. Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini ispat yükü yükleniciye aittir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 21/10/2020,... E., ...K.). 2. ek rapor, davacı tarafından sunulan fotoğrafı onaylı proje ile karşılaştırarak arka cephenin projeye uygun tamamlanmadığını saptamış, davacı tanıkları yan cephe kayıt imalatının davalı tarafından hiç yapılmadığını ve davacı tarafından tamamlandığını anlatmıştır. Davalının arka cephe imalatının şantiye şefinin talimatıyla yapılmadığı yönündeki savunmasını ise davalı tanıkları hiçbir beyanla doğrulamamış, savunma ispatlanamamıştır (HMK m.190). Davacının 1.056 kg'lık eksiklik iddiası da 1.039,10 kg'lık metrajla örtüşmektedir. Malzemenin sahaya getirilmiş olması, eserin meydana getirilmesi borcunun ifası anlamına gelmez. b) Davacının eksik imalatı bedel ödeyerek üçüncü kişiye yaptırdığını belgelememiş olması, davacı tanığının fatura düzenlenmediği yönündeki beyanı sonucu değiştirmez. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2016 tarihli,... E.,... K. sayılı kararında da belirtildiği üzere iş sahibinin, ayıp ve eksikliğin giderim bedelini isteyebilmesi için onarımı yaptırdığını veya bedel ödediğini ispatlaması zorunlu değildir. Giderim bedeli, tespit tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiciyle belirlenir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 20/12/2017, ... E.... K.). c) Davacı KDV mükellefi bir anonim şirket olup ödediği KDV'yi indirim konusu yapabileceğinden KDV zarar kalemi değildir. Bu nedenle 37.221,66 TL (KDV hariç) esas alınmıştır. d) Davalının iade ettiği bedelin mahsubu konusunda 3. ek raporda değerlendirme yoktur. Sözleşme tonajı 238.000 kg, fatura edilen tonaj 231.560 kg olup (140.340 kg + 91.220 kg) aradaki farka isabet eden bedel davalı tarafından iade edilmiştir. Eksik 1.039,10 kg imalat bu farkın içinde kalıyorsa iade edilen sözleşme bedelinin (1.039,10 kg x 26,70 TL = 27.743,97 TL) zarardan düşülmesi gerekir. Davacı tanığı ... da eksik yan cephe imalatı için ödenen bedelin iade edildiğini, zararının çelik fiyat farkından kaynaklandığını söylemiştir. Bu mahsup, aşağıdaki hesapta tam olarak uygulanmış ve sonucun değişmediği görülmüştür. Yüklenici, benzer işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranmak zorundadır (TBK m.471/2). Sözleşmede tüm malzemeler ve işçilik yükleniciye aittir; malzeme yüklenici tarafından sağlandığında yüklenici malzemenin ayıplı olmasından satıcı gibi sorumludur (TBK m.472/1). İş sahibinin sağladığı yerin veya bekleme koşullarının eserin gereği gibi meydana gelmesini tehlikeye düşürmesi halinde yüklenici durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse sonuçlarından sorumludur (TBK m.472/3). Ayıp iş sahibinin talimatından doğmuş veya iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden kaynaklanmışsa iş sahibi, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın bu haklarını kullanamaz (TBK m.476) Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25/12/2024 tarihli, ... E.,... K. sayılı kararında da yüklenicinin uyarı görevini yerine getirdiğini ve iş sahibinin talimatında ısrar ettiğini ispatlamak zorunda olduğu belirtilmiştir. 1. Ot deposu: Ot deposu malzemelerinin sevkiyatı 13/11/2022 ile 06/12/2022 tarihleri arasında yapılmış, davalı beyanına göre çelik işine 26/11/2022'de başlanmıştır; davacı tanığı ... da bu yapıda bekleme olmadığını belirtmiştir. Montaj ile sevk arasındaki süre kısa olmasına rağmen aynı boya ve korozyon bulguları ortaya çıkmıştır. Bu durum, hasarın bekleme koşullarından değil, kumlama yapılmamasından ve yetersiz yüzey hazırlığından kaynaklandığını göstermektedir; 2. ve 3. ek raporlar da bu sonuca ulaşmıştır. Kumlamanın sözleşmede öngörülmemiş olması yüklenicinin özen borcunu ortadan kaldırmaz. Davalının, kumlamanın davacının ek maliyet nedeniyle talebi olmadığı savunması yalnızca davalıya ortak olan tanık Mikail Altınok'un beyanına dayanmakta, belgeyle desteklenmemekte ve davalının bu tercihin sonuçları konusunda davacıyı açıkça uyardığı da kanıtlanmamıştır (TBK m.476). Yüklenici işinin uzmanı olup iş sahibi farklı bir tercihte bulunsa dahi fen ve tekniğe uygun yapma sorumluluğu kapsamında iş sahibini uyarmakla yükümlüdür; uyarının yapıldığı yüklenici tarafından kanıtlanmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 26/02/2020, ...E., ...K.). Ot deposundaki boya ve korozyon ayıbından davalı tümüyle sorumludur. 2. Manej: Manej malzemeleri 03/04/2022, 22/04/2022 ve 28/05/2022 tarihli irsaliyelerle sevk edilmiş, montaj ise Eylül-Ekim 2022'de başlayabilmiştir. Davalının fotoğrafları temellerin 03/06/2022 tarihinde hazır olmadığını, 13/08/2022 tarihinde teslim edildiğini; davalı tanıkları malzemenin davacı tarafça gösterilen üstü açık bir alana indirildiğini, birden çok kez yer değiştirildiğini, moloz ve harfiyat altında kaldığını ve örtüldüğü brandanın yer değiştirmede kalktığını anlatmıştır, davacı tanığı ... da malzemenin bir süre beklemiş olabileceğini kabul etmiştir. 28/07/2022 tarihli ek sözleşmeyle yapının açıklığı değişmiş, sevk edilen malzeme bu tarihten önce sahaya inmiştir. Sözleşmenin 10. maddesi temel ve perde duvarların tam ve eksiksiz teslimini iş sahibinin sorumluluğuna bırakmıştır, saha hazırlığı ve teslim sonrası koruma bakımından davacı özen yükümlülüğü altındadır. Öte yandan davalı da malzemeyi yer teslimi öncesinde sahaya sevk etmiş, yüzey hazırlığını kumlamasız yapmış ve ot deposunda bekleme olmaksızın ortaya çıkan aynı bulgular, ayıbın kendi imalat ve boya uygulamasından da kaynaklandığını göstermiştir. Yüklenici alt yüklenicisi aracılığıyla şantiye şefine malzemenin açıkta beklemesinin zarar vereceğini sözlü olarak bildirmiş olup yazılı bir uyarı ve talimatta ısrar kanıtlanmamıştır, bu nedenle davalının sorumluluktan tümüyle kurtulduğu kabul edilemez, davacının da payı bulunmaktadır. Yüklenicinin özen borcu işin eksiksiz ve ayıpsız tamamlanmasına ve teslime kadar devam ettiğinden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 27/09/2022, ...E.,... K.), davacının payının yarıyı aşmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda TBK'nın 52 ve 114/2. maddeleri uyarınca tazminattan indirim yapılması gerekmekte, tarafların sorumluluk oranı manej yapısı bakımından yarı yarıya belirlenmiştir. Manej ve ot deposu bakımından ayrı bir kalem dökümü bulunmadığından, iki yapının payı, tarafların defterlerinde mutabık olunan faturalardaki çelik ağırlığına göre belirlenmiştir: manej 140.340 kg (%60,61), ot deposu 91.220 kg (%39,39). Boyanan yüzey alanı bu ağırlıkla orantılı kabul edilmiştir. Davalının ağırlıklı sorumluluk oranı, ot deposunda %100, manejde %50 esas alındığında, ot deposu: %39,39 x %100 = %39,39, manej: %60,61 x %50 = %30,31, Toplam: %69,70 olarak bulunmuştur. 1. ek rapordaki boya ve korozyona ilişkin giderim kalemlerinin (zımpara ve temizlik 80.000,00 TL, boya 150.000,00 TL, iskele ve sepetli vinç 150.000,00 TL) toplamı KDV hariç 380.000,00 TL olup davalının sorumluluk payına isabet eden tutar 264.847,99 TL'dir. Buna 3. ek rapordaki eksik imalat bedeli olan 37.221,66 TL eklendiğinde davalının sorumluluğuna isabet eden toplam 302.069,65 TL'ye ulaşılmaktadır. Bu tutar talep edilen 160.000,00 TL'yi aşmaktadır. Bilirkişi hesabındaki en tartışmalı kalem olan iskele ve sepetli vinç bedeli (150.000,00 TL) tümüyle hesap dışı bırakıldığında davalının payına isabet eden tutar 160.302,73 TL, eksik imalat bedeli ile birlikte 197.524,39 TL'dir; davalının iade ettiği bedele isabet eden 27.743,97 TL de düşüldüğünde 169.780,42 TL kalmaktadır. Bu ihtimalde dahi tutar talep edilen miktarı aşmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde ifa edilmeyen yaklaşık 19,2 ton çelik nedeniyle ayrıca zarar ve davalının işi bıraktığını ileri sürmüştür. Kök rapordaki mali inceleme, davalının iade ettiği 573.552,51 TL'nin stopaj, tevkifat ve sözleşme tonajı ile fatura edilen tonaj farkından ibaret olduğunu göstermektedir, iadenin 573.000,00 TL'lik bir eksik ifa bedeli olduğu ispatlanamamıştır. Çelik fiyat artışından doğan zarar iddiası için bilirkişi hesabı yaptırılmamış, davacı 04/03/2025 tarihli artırım dilekçesiyle talebini yalnızca eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeliyle sınırlamıştır. Eksik imalatın rayiç bedelle hesaplanması, fiyat artışının etkisini de kapsadığından ayrıca bir tazminat kalemine hükmedilmemiştir. Yağmur deresi bağlantıları sözleşmedeki iş kalemleri arasında bulunmadığından ve asma kat imalatı sözleşme dışı olduğundan bunlara ilişkin bedeller hesaba katılmamıştır. Davalının davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin savunmasının hükme etkisi yoktur. Taraflar arasındaki iş ticari nitelikte olduğundan ticari işlerde uygulanan avans faizi işletilecektir. ... 9. Noterliği'nin ... tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, Makina Mühendisleri Odası tespitinde belirtilen boya-korozyon, eksik cıvata ve ot deposu arka cephe eksikliklerinin üç gün içinde giderilmesi, aksi halde üçüncü kişiye yaptırılarak bedelinin faiziyle tahsil edileceği bildirilmiştir. İhtarnamenin tebliğ şerhi dosyaya sunulmamıştır. Davalı ihtarnameye 10/05/2023 tarihli cevabi ihtarnameyle karşılık verdiğinden, ihtarnameden en geç bu tarihte haberdar olduğu kabul edilmiş ve tebliğ tarihi 10/05/2023 olarak değerlendirilmiştir. İhtarnamede verilen üç günlük süre 13/05/2023 Cumartesi gününe rastlamakta olup hafta sonu tatiline denk geldiğinden süre, izleyen ilk iş günü olan 15/05/2023 Pazartesi günü sona ermiştir. TBK'nın 117/1. maddesi uyarınca borçlu, sürenin bitimini izleyen 16/05/2023 tarihinde temerrüde düşmüştür, faiz bu tarihten itibaren işletilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davacının davasının KABULÜNE, 160.000,00 TL'nin, 16/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 10.929,60 TL nispi karar harcının peşin alınan 427,60 TL harç ile ıslah ile tamamlanan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile geri kalan 7.940,37 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 3.477,63 TL (427,60 TL BVH, 60,80TL VSH, 427,60 TL peşin harç 2.561,63 TL ıslah harcı ) davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 29.876,50 TL ( 7.515,00 TL tebliğler ve posta, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4 361,50 TL keşif gideri) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren reddedilen kısım yönünden 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/264, K. 2026/682, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-264-e-2026-682-k-b8095e72cad5