İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/388 E. 2026/574 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/388
- Karar No
- 2026/574
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "Davanın Reddi" ESAS NO:2025/388 Esas KARAR NO:2026/574
DAVA:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/06/2025 KARAR TARİHİ 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden 28/02/2025 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarnameye dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin e-tebligat yoluyla tebliğ edilmesine rağmen müvekkilinin fark edememesi nedeniyle süresinde itiraz edilemediğini ve takibin kesinleşerek haciz işlemlerine geçildiğini, müvekkili şirketin ..., ... Cad. No: 59 .../... adresindeki klinik ofisinin tadilat, dekorasyon ve mimari işleri için davalı ... şirketi ile anlaşıldığını, ancak davalının taahhüt ettiği hizmeti eksik ve ayıplı ifa ettiğini, buna rağmen müvekkilinin işin tamamlanacağı inancıyla anlaşılan bedelin üzerinde ödemeler yaptığını, davalının ise herhangi bir fatura veya kabul edilmiş hesap özeti olmaksızın kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarının hizmetin eksik ve ayıplı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalının malzeme ve işçilik bedellerini gerçek değerinin üzerinde göstererek haksız menfaat sağladığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2025/... D. İş sayılı dosya ile ihtiyati tedbir kararı alındığını, İstanbul Arabuluculuk Bürosu nezdindeki 2025/... sayılı dosyada anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle öncelikle bilirkişi incelemesi ve gerekirse keşif yapılarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, davalının kötü niyetli takibi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4. maddesi uyarınca %20 oranında tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ... Ltd. Şti. 'nin iç mimari ve dekorasyon alanında faaliyet gösteren kurumsal bir firma olduğunu, davacılar ile aralarındaki ilişkinin klinik mekânın yenilenmesi ve tasarımı işlerinden ibaret olduğunu, 17.10.2024 tarihinde kurulan WhatsApp grubu üzerinden tüm süreçlerin karşılıklı onay mekanizmasıyla yürütüldüğünü, davacıların iddia ettiği eksik veya kusurlu işlerin gerçeği yansıtmadığını, 30.01.2025 tarihi itibarıyla kliniğin eksiksiz teslim edildiğini, davacıların ödeme yapmamak amacıyla kötü niyetli olarak yargı yoluna başvurduklarını, 300.000 TL tutarındaki ödeme dışında başka bir ödeme yapılmadığını, müvekkili firmanın malzeme alımlarında kurumsal indirimler uygulayarak ve fiyat karşılaştırmaları yaparak davacılara bütçe avantajı sağladığını, 10.12.2024 tarihinde internet üzerinden yapılan fiyat karşılaştırmalarıyla 54.000 TL tutarında tasarruf sağlandığını, ... firmasından alınan ürünlerde 6.000 TL tutarında indirim uygulandığını, tüm işlerin davacıların yönlendirmesi ve onayıyla gerçekleştirildiğini, 24.12.2024 ve 11.02.2025 tarihlerindeki yazışmalarda kapı ve lambri işlerine onay verildiğinin görüldüğünü, davacı ...'in kişisel pişmanlıkları ve keyfi talepleri nedeniyle müvekkili firmaya mobbing uyguladığını, gizli kapı ve oda tasarımlarının bizzat davacıların talebiyle oluşturulduğunu, müvekkili firmanın müşteri memnuniyeti adına birçok işi ücretsiz revize ettiğini, davacıların sözde beğenmedikleri ürünleri yeni iş yerlerine taşıyarak kullanmaya devam ettiklerini, 07.11.2024 ve 26.11.2024 tarihlerinde toplam 300 bin TL tutarında ödeme alındığını, 25.11.2024 tarihinde ilk bütçe toplantısının yapıldığını, 27.11.2024 tarihinde mutfak perspektifinin paylaşıldığını, 13.12.2024 tarihinde revize bütçenin sunulduğunu, 04.12.2024 tarihinde pimapen sipariş onayı alındığını, 11.12.2024 tarihinde duvar kağıdı onayının verildiğini, 09.01.2025 ve 17.01.2025 tarihlerinde ilave işlerin onaylandığını, 20.01.2025 tarihinde 690 tl tutarında engelli barı onayı alındığını, 22.01.2025 tarihinde ekstra iş teklifinin onaylandığını, 24.01.2025 tarihinde mobilya renklerinin seçildiğini, 16.12.2024 ve 24.01.2024 tarihlerinde koltuk ve oda renklerinin onaylandığını, 27.01.2025 tarihinde lake renginin belirlendiğini, 08.02.2025 tarihinde davacının memnuniyetsizliğini ifade etmeye başladığını, 25.01.2025 tarihinde son ödeme planının paylaşıldığını, tüm bu süreçlerin delillerle sabit olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. TANIK BEYANLARI: Mahkememizin 13/01/2026 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben davacı şirketin kliğinin bulunduğu ... adresindeki taşınmazın apartman görevlisiyim, apartman 7 katlıdır klinik ise 1. Katında bulunmaktadır, ben sürekli olarak klinikte bulunmuyordum ancak arada sırada kriş ve kolonlara zarar gelip gelmediğini kontrol etmek için bakıyordum, ben davalı tarafın elektrik, boya, inşaat, fayans, mutfak vs. İşlerin yapıldığını biliyorum daha sonrasında işlerin istenilen şekilde yapılmaması üzerine 3. Bir firma ile anlaşıldığını biliyorum ancak tarafların işin başlangıcında hangi hususlarda kararlaştırma yapıp yapmadığını bilmiyorum, davalının ne kadar süre çalıştığını, iş yaptığını ve ne zaman teslim edildiğini bilmiyorum bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 13/01/2026 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Benim ayrı bir taşeronluk firmam ve yapı malzemesi konusunda işletmem bulunmaktadır, ben davalı şirkete ara ara iş yapmaktayım, ben yapmış olduğum iş karşılığında davalı şirketten ücret almaktayım herhangi bir sigortalılığım yoktur, ... adresinde bulunan klinikte alçıpan, boya, elektrik ve seramik işlerini yaptım bu işlerin hepsini tamamladım, ilave olarak istenilen işleri de yaptım ücretini bana davalı şirket ödemiştir, Kasım'ın sonunda işe başladık,Ocak ayının sonunda ise işi tamamladım, işi tamamladıktan sonra davalı şirket yetkilileri beni arayarak aralarının bozulduğunu ve ödeme almadıklarını söylemiştir ancak ben yapmış olduğum işler karşılığı davalı şirketten ödemeleri aldım, davacı şirketten Mehtap hanım kendi özel tablolarını dahi bana taktırmıştır, eksik ve ayıplı iş bulunmamaktadır, davacı taraf aynı caddede bulunan klinikten eşyalarını taşıdığı sırada ben aralarının kötü olduğunu bilmeme rağmen kendi ekibimden olan bir boyacıyı götürdüm benden kilit istemeleri üzerine kliniğe gittiğimde tamamen farklı bir ekibin iş yaptığını gördüm, yapılan işler dekoratif boyaya ilişkin işlemlerdi ve söz konusu işlem eksikliğin tamamlamaya yönelik değil yapılan işi bozup yeniden yapmaya yönelikti, Ocak ayı sonundan sonra da benden kapı kenarı rötuşu şeklinde davacı şirketin istekleri olmuştur ben hepsini tamamladım kilitleri dahi taktım, ödemelerini de davalı şirketten aldım, kilitlerle birlikte kart okuyucu sistemlerde takılmıştır ayrıca iş yapılırken müşterinin isteklerine uyularak istedikleri de yapılmıştır, yapılan işlemlerin hepsi müşteri onayıyla yapılmıştır fiyatlandırmada işin başında bellidir, müşteri onayından sonra da fiyatlandırma işlemini gerçekleştirdim fiyatlara güncel zamlar yansıtılmamıştır, ben kötü niyetli yaklaşıldığını düşünüyorum bildiklerim bundan ibarettir, Davacı vekilinin sorusu üzerine tanıktan soruldu: Davalı şirkete vermiş olduğum hizmet karşılığı fatura kestim ödemelerini de banka yoluyla yada tahsilat makbuzuyla elden aldım, kilitlere takmaya gittiğimde başka bir firmanın çalıştığını 05/03/2025 tarihinde gördüm (tanık telefonuna bakarak cevaplayacağını beyan etmesi üzerine kendisinden telefonuna bakarak tarihi söylemesi hususu istenildi) dedi. Davalı vekilinin sorusu üzerine tanıktan soruldu: Ürünlerin seçiminde davacı tarafta yer alıyordu, kendisinin onayıyla seçim gerçekleşiyordu, davacı şirketten Yahya bey ve Mehtap hanım işler yapılırken gün içerisinde 1-2 kez uğruyorlardı ve kontrol ediyorları dedi, " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 13/01/2026 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Benim mobilya dekorasyon ve döşeme ağırlıklı işletmem bulunmaktadır bende mimarlık şirketi olan davalı şirkete talebi halinde işleri gerçekleştirmekteyim, ödemeleri davalı şirketten alıyorum karşılığında fatura düzenliyorum, ödemeleri de banka kanalıyla yada elden alıyorum ... adresinde bulunan klinikte oturma bölümünde, istirahat bölümünde ve karşılama bölümünde yer alan mobilya dekorasyon ve döşeme işlerini gerçekleştirdim benim muhatabım ...'tı yapılan ürünler özel yapım ürünlerdir ölçülerine göre yapılmıştır ben toplamda 4 defa kliniğe gittim hatta koltukların yumuşak olduğunu söyleyerek sertleştirme işlerinin yapılmasını istediler bende söz konusu işlemi gerçekleştirdim, ürün seçim konusunda davacı tarafın bilgisi bulunmaktadır, benim muhatabım ... olduğu için taraflara arasındaki anlaşmanın ne olduğunu bilmiyorum, gerçekleştirdiğim işlemler dışında davacı tarafın kendi özel isteği ile kendilerine ait puf konusunda istekleri konusunda istekleri bulunmaktaydı onları da gerçekleştirdim, bunlar karşılığında ücret almadım, davacı tarafın tek memnuniyetsizliği koltukların yumuşaklığı konusundaydı onları da kendi istekleri üzerine daha sert hale getirdim, davacı şirkete 4 kez gitmemin sebebi ise gelen misafirlerini ağırlamaları ve söz konusu ürünlerin modüler sistem ürünleri olması sebebiyledir yoksa hepsi tek günde halledilecek işlerdir, davacı şirketin müsaitliğine göre kliniğe gidilmiştir bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 13/01/2026 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Benim dekoratif boya konusunda ayrı bir işletmem bulunmaktadır, davalı şirkete dekoratif boya konusunda iş yapmaktayım ... adresinde bulunan klinikte 23/01/2025 tarihinden itibaren 2-3 gün içerisinde dekoratif boya işlerinin tamamını bitirdim 2-3 sefer de bitirdikten sonra tadilata gittim, ben davalı şirketin talebi üzerine daha sonra tadilata gittim, imalatlarda farklı alımlardan kaynaklı ölçü hatalarından dolayı bir sefer gitmiştim, ben işi projeye göre tamamladım ancak mimarlık şirketi tarafından talep edilen ürünün klinik tarafından kabul edilmemesi ve başka bir ürünün istenmesi üzerine daha sonra giderek işlemi tamamladım çünkü ürüne göre dekoratif boya işlemini gerçekleştirmekteyim, bir sefer de taşınmadan kaynaklı olarak ufak rötuşlar için kliniğe gittim, bir sefer de kontrol için kliniğe gittiğimde iş sahibi ben sizden talep etmiyorum diyerek girmemi engellemiştir ve klinikte de başka bir firmanın çalıştığını gördüm tarihini tam olarak hatırlamıyorum ancak işin tesliminden sonraki bir tarihti, sadece tamirattan kaynaklı küçük vuru kırdı işlemleri için gittim bunun dışında bir memnuniyetsizlik olmamıştır, ben davalı şirketten ödemeleri fatura karşılığı banka kanalıyla almaktayım bildiklerim bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... D.İş sayılı dosyası, ....Noterliği'nin 28/02/2025 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, taraflar arasında yapılan whatsapp yazışmaları, fatura, ödeme dekontları, tanık beyanları, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacının davalıya .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyasından kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı koşullarının olup oluşmadığından ibaret menfi tespit davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... adresinde klinik olarak kullandığı ofisinin sıhhi tesisat, elektrik, alçı, döşeme, boya, pimapen, seramik, vitrifiye, armatürler, sabit ahşap işleri, hareketli mobilya işleri, aydınlatma işleri, dekoratif işlerin yapımı, kontrolü ve yönetiminin tamamı için davalı taraf ile anlaşma sağlandığını, davalı tarafından fazladan ödeme alındığı, verilen hizmetin eksik ifa ve ayıplı olmasına rağmen ihtarnameye dayalı olarak kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını belirterek icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 30.01.2025 tarihi itibarıyla kliniği eksiksiz şekilde teslim ettiğini, davacı tarafın danışan kabulüne başladığını, tün işlerin tasarım prensiplerine, karşılıklı onaya ve bütçelere uygun şekilde yapıldığını, davacı tarafından 300.000 TL ödeme yapıldığını, bu bedel karşılığında 24.02.2025 tarihli fatura düzenlendiğini, kalan kısım için davacı tarafa ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından yürütülen tüm işlerin malzeme seçimi, ürün siparişi, montaj, duvar kâğıdı, seramik, mobilya, ışıklandırma, gizli dolap, gizli oda yapımı dahil olmak üzere her biri davacıların birebir yönlendirmesi, seçimi ve onayı ile gerçekleştirildiğini, yapılan tüm harcamalar öncesinde WhatsApp yazışmaları ile fiyat bilgisi paylaşıldığını ve davacıların onayının alındığını, davacı tarafın işlerin büyük kısmını sosyal medya hesaplarında paylaşarak memnuniyetini beyan ettiğini ve övdüğünü, ödeme zamanı geldiğinde beğenmediğini söyleyerek ödemeden kaçındığını, davacının sonradan beğenmediği bazı işlerin müşteri memnuniyeti adına davalı tarafından ücretsiz yeniden yapıldığını ve karşılığında ücret alınmadığını, davacının taleplerinin uygunsuz ve keyfi düzeyde olduğunu, tüm işlemlerin karşılıklı onaya dayalı olarak gerçekleştirildiğini, eksik ya da kusurlu herhangi bir iş söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 27/05/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 1.888,00 USD, 724.000,00 TL ve 1.721,00 euro borcun ödenmesi amacıyla 14/03/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, İİK 72/3 maddesi gereğince icra veznesine ödenen paranın alacaklıya verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararının uygulandığı anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... D. İş sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği ve dosyanın incelemesinde davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen kabuli kısmen reddi ile, davacı vekilinin İİK m.72/3 hükmüne dayalı hacizlerin kaldırılmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine, davacı vekilinin talep dilekçesindeki, İİK m.72/3 hükmüne dayalı icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile; takip tutarı olan 872.797,00TL nin %20'si oranında olan 174.559,40 TL teminat (nakit veya kesin-süresiz muteber banka teminat mektubu) davacı tarafça depo edildiğinde .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyasından davacı borçlu ...'nden tahsil edilen yahut tahsil edilecek olan icra veznesine giren paranın esas hakkında dava açılıp kesinleşinceye kadar İİK 72/3.maddesi gereğince alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 28/02/2025 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafından davacı tarafa verilmiş olunan hizmet ve alınan ürünler sebebiyle vadesi gelen ancak ödenmeyen 724.000 TL, 1.888 euro ve 1721 dolar tutarındaki borcun yedi gün içerisinde ödenmesi hususu ihtar edilmiştir. Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, BK'nun 356/1 (TBK'nın 471/1) maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır. Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde ise, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden sadakat ve özen borcu nedeniyle sorumludur. Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu,TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay (Kapatılan) 15. H.D., 19.06.2014 gün, 2013/4976 E., 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları). Eser sözleşmelerinde, kural olarak yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesinde; “Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi ve 6.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları ve uygulamasında da; eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmektedir. Ayrıca, eser sözleşmelerinde (fesih ve fiili terk yoksa) kural olarak işin yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmekte olup, bu karinenin aksinin iş sahibi tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Dava konusu işlerin yapıldığı "..." adresinde Makina Mühendisi, Mimar ve Elektrik Mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti vasıtasıyla keşif icra edildiği, Mahkememizce yapılan gözlemde keşif mahallinin medikal estetik kliniği olarak kullanıldığı, 3 oda 1 salon 2 depo 1 mutfak 1 banyo ve 1 küçük tuvalet bulunduğu, keşif mahallinde mimari olarak mobilyaların dekorasyon eşyalarının, ışıklandırmalarının, parkelerin ve duvar boyalarının yapılı olduğu, elektrik ve mekanik tesisatta herhangi bir sıkıntının bulunmadığı, led ışıklarının yetersiz olması ve yanmaması nedeniyle değiştirildiğinin beyan edildiği, mutfak kısmında camlı sürgülü kapının kullanımı esnasında ses geldiği, odalardan birinde led ışıklarının yanıp söndüğünün anlaşıldığı, buzdolabı, davlumbaz, ocak, bulaşık makinesinin bulunduğu ve davalı ... firması tarafından getirildiğinin beyan edildiği anlaşıldığı, Makina Mühendisi Bilirkişi ..., Elektrik Mühendisi Bilirkişi ..., Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Dava konusu mahalde mekanik tesisat ve altyapı işlerinde (sıhhi tesisat, ısıtma/soğutma) herhangi bir eksiklik veya ayıp saptanmamış, sistemlerin sorunsuz olduğu tespit edildiği davlumbaz, ocak, buzdolabı vb. ankastre ve beyaz eşya donanımlarının eksiksiz olarak mahalde bulunduğu, yalnızca mutfak bölümündeki camlı sürgülü kapının hareketli mekanizmasında kullanıma bağlı ses problemi tespit edilmiş olup, bu hususun basit bir mekanik onarım/ayar gerektirdiği, taşınmazda elektrik tesisatının çalışır vaziyette olduğu, bazı aydınlatma armatürlerinin yerinden çıkmış olduğu, montajının gerektiği, Led aydınlatmanın bazı kısımlarda yanmıyor olduğu, koridor led aydınlatmasının çalışıyor olmak ile birlikte taşınmaz davacı tarafından yapıldığı keşif esnasında beyan edilmiştir, gizli led montajından kaynaklı çalışmayan kısımların olduğu, pano montajının tamamlanmış olduğu, 7 adet aydınlatma armatürünün davacı tarafından çalışmadığı için sökülerek çıkarıldığı, (depo alanında görülmüştür). Elektrik çalışmadığı tespit edilen ekipmanların değişimi, montajının götürü bedel olarak dava tarihi itibariyle işçilik dahil (10.000,00-TL + KDV)=12.000,00 TL ile giderilebilir nitelikte olduğu, davacı tarafından değiştirildiği beyan edilen, koridor led aydınlatma sistemi, doktor ve diyetisyen odası ile ofis genelinde yapılan aydınlatma ve priz işlerinin malzeme ve işçilik dahil rayiç bedelinin dava tarihi itibariyle 40.000,00 TL + KDV olabileceği, yerinde inceleme esnasında yapılmış olduğu görülen bu kalemlere ilişkin takdirin sayın mahkemeye aittir. Foto-91’de yer alan 27.01.2025 Tarihli Ödeme Planı’nda tespit edildiği üzere; davalı-yüklenici tarafın davacı taraftan %15 yüklenici karı dahil toplam bakiye alacağının 24 Ocak itibari ile 670.340,00 TL +2.036,00 Euro + 1.765,00 USD, 31 Ocak itibari ile 15.850 TL ve İş Teslimi itibari ile 627.078,90 TL + 1.887,90 Euro + 802,13 USD olmak üzere toplam alacağının 1.313.268,90 TL + 3.923,90 Euro + 2.567,13 USD olduğu, sözkonusu tutarlara %20 KDV eklendiğinde 1.575.922,68 TL + 4.708,68 EURO + 3.080,55 USD olduğu (Bkz: Tablo-2), sözkonusu tutardan yukarıda hesaplaması yapılan çalışmayan elektrik aksamın malzeme, işçilik ve KDV dahil bedeli olan 12.000,00 TL çıkartıldığında, davalı-yüklenici tarafın davacı-işveren taraftan toplam bakiye alacağının KDV dahil toplam tutarın [(1.575.922,68 TL + 4.708,68 EURO + 3.080,55 USD) -12.000,00 TL]= 1.563.922,68 TL + 4.708,68 EURO + 3.080,55 USD olabileceği mütala edilmiştir. .... İcra Dairesi - 2025/... E. sayılı dosyasında ise davalının talebi; 724.000,00 TL + 1.721,00 EURO [ 68.580,30 TL, 1 EURO : 39.8491 TL(Merkez Bankası efektif satış kuru)] +1.888,00 USD [69.213.136 TL,1 USD : 36.6595 TL(Merkez Bankası efektif satış kuru)] olduğu, yukarıda hesaplaması yapılan davalı-yüklenici tarafın davacı-işveren tarafından toplam bakiye alacağından davalı-yüklenici tarafından icra dosyası kapsamında alacağı bedeli minha edildiğinde, (1.563.922,68 TL + 4.708,68 EURO + 3.080,55 USD) - (724.000,00 TL + 1.721,00 EURO + 1.888,00 USD) =839.922,68 TL + 2.987,68 EURO +1.192,55 USD olduğu, hal böyle olunca, davalı-yüklenici tarafından icra dosyası kapsamında davacıdan alacağının yerinde ve isabetli olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraflar arasında davacı tarafın ... adresinde klinik olarak kullandığı ofisinin sıhhi tesisat, elektrik, alçı, döşeme, boya, pimapen, seramik, vitrifiye, armatürler, sabit ahşap işleri, hareketli mobilya işleri, aydınlatma işleri, dekoratif işlerin yapımı, kontrolü ve yönetiminin tamamı için davalı taraf ile anlaşma sağlandığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin whatsapp üzerinden kurulduğu ve her iki tarafın da whatsapp yazışmalarına delil olarak dayandığı, 17/10/2024 tarihinde taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu ve söz konusu whatsapp yazışmalarının incelemesinde davaya konu klinikte yapılması planlanan imalatlar olan seramik, fayans, duvar kağıdı, mobilya kumaşı, klozet, halı, dolaplar ,kapılar, aydınlatma sistemi, parkeler, mobilyalar, beyaz eşyalar, pimapenler, büro koltuklarının marka ve modelleri ile fiyatlarının davalı şirket yetkilileri tarafından davacı şirket yetkilileri ile whatsapp üzerinden formatında paylaşıldığı, davacı tarafça onaylandığının tespit edildiği, taraflarca kararlaştırılan ürünlere istinaden davalı tarafından bütçe ve revize edilen bütçelerin gönderildiği, söz konusu bütçelerin davacı tarafından kabul edildiği, davalı tarafından davacıya farklı malzeme alternatiflerinin sunulduğu ve davacının kabul ettiği ürün ve bedeli üzerinden anlaşma sağlanarak işin yapıldığı, duvar kağıdı renklerinin davacının tercihine göre seçilerek imalatının yapıldığı ve uygulandığı, söz konusu duvar renkleri üzerinden hem whatsapp üzerinden hem de bizzat görüşme yapılarak mutabık kalındığının anlaşıldığı, ürün fiyatları konusunda davalı tarafın gerekli özveriyi göstererek bazı ürünlerde indirimli fiyatları davacı tarafa ilettiği ve gerekli piyasa araştırmasının yapıldığının anlaşıldığı ve fiyatlar konusunda davacı tarafın kabulü ile devam edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacı tarafın kabul edilen ücretlerin fahiş olduğu iddiasını ileri sürmesinde haksız olduğu, davacı tarafından ürünler teslim edildikten sonra 08/02/2025 tarihinde duvar rengini beğenmediğini, mutlu olmadığını, değiştirilmesini istediği, duvar renginin davacı tarafından kabul edilerek uygulandığı ve değiştirilmesi talebinin haksız olduğu ve ayıplı olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanık beyanları, dosyaya sunulan whatsapp yazışmaları ile klinikte alçıpan, boya, elektrik, seramik işleri, dekorasyon ve döşeme işlerinin yapıldığı ve tamamlandığı ve işlerin tamamlanmasından sonra davacı tarafın istekleri doğrultusunda işlerin yeniden yapıldığının anlaşıldığı, eser sözleşmelerinde (fesih ve fiili terk yoksa) kural olarak işin yüklenici tarafından yapıldığının kabul edilmekte olduğu karinesi dikkate alınarak davacı tarafından işlerin eksik ve ayıplı olduğu ve 3. Kişiler tarafından tamamlandığı iddiası ispatlanamamıştır. Keşif mahallinde ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere elektrik işleri bakımından elektrik çalışmadığı tespit edilen ekipmanların değişimi, montajının götürü bedel olarak işçilik dahil (10.000,00-TL + KDV)= 12.000,00-TL bedelle ile giderilebilir nitelikte olduğu ve tespit edilen miktar yönünden davalının ayıp oranında bedelden indirim hakkını kullanabileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafça sunulu dekontlardan davacının 07.11.2024 tarihinde 100.000 TL ve 26.11.2024 tarihinde 200.000 TL olmak üzere 300.000 TL ödeme yaptığı, 100.000 TL ödemenin 329.03 Diğer Ticari Borçlar hesabında ... nolu yevmiye maddesinde, 200.000 TL ödemenin 19975 yevmiye maddesinde davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından dava konusu işlere yönelik ödeme yaptığına yönelik ödeme dekontunun sunulmadığı ve ticari defterlerinde kayıtlı başka bir ödemenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından whatsapp üzerinden 26.11.2024 tarihinde, 13.12.2024 tarihinde, 15.01.2025 tarihinde ve 27.01.2025 tarihinde bütçelerin davacı tarafla paylaşıldığı ve davacı tarafın bütçelere herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 27.01.2025 tarihli revize edilen son bütçede davaya konu mal ve hizmetlerin, mimari teknik çizimlere, mobilyaların 3 boyutlu görsellerine ve fotoğraflarına, mobilyaların kullanılacağı mahallere, iş kalemlerinin niteliğine, iş tanımına, malzemelerin cinsine, birimlerine, adet, en, boy, yüksekliklerine, mobilya ve cihazların marka ve modelleri ile birim fiyatlarına yer verildiği, işin toplam bedelinin 5.206.486,00 TL + 12.586,00 Euro + 5.347,50 USD olduğu, proje ve kontrolörlük bedeli- %15 olarak 780.972,90 TL + 1.887,90 Euro + 802,13 USD olduğu, %15 yüklenici karı dahil toplam iş bedelinin (5.206.486,00 TL + 12.586,00 Euro + 5.347,50 USD + 780.972,90 TL + 1.887,90 Euro + 802,13 USD) = 5.987.458,90 TL + 14.473,90 Euro + 6.149,63 USD hesaplandığı, taraflarca kararlaştırılan %15 yüklenici karı dahil işin toplam bedelinin 5.987.458,90 TL + 14.473,90 Euro + 6.149,63 USD olduğu, davalı tarafça alınan ödemeler sonucunda davalı şirketin toplam alacağının 1.313.268,90 TL + 3.923,90 Euro + 2.567,13 USD olduğu ve söz konusu tutarlara %20 KDV eklendiğinde 1.575.922,68 TL + 4.708,68 EURO + 3.080,55 USD olduğu, sözkonusu tutardan keşif mahallinde tespit edildiği üzere çalışmayan elektrik aksamın malzeme, işçilik ve KDV dahil bedeli olan 12.000,00 TL çıkartıldığında, davalı-yüklenici tarafın davacı-işveren taraftan toplam bakiye alacağının KDV dahil toplam tutarın [(1.575.922,68 TL + 4.708,68 EURO + 3.080,55 USD) -12.000,00 TL]= 1.563.922,68 TL + 4.708,68 EURO + 3.080,55 USD olduğu, davalının icra takibinde 724.000,00 TL + 1.721,00 EURO +1.888,00 USD alacak talebinde bulunduğu anlaşılmakla davalının alacak talebinin yerinde ve haklı olduğu ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732,00-TL harçtan daha önceden yatırılan toplam 15.615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 14.883,40-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 136.919,66-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi akabinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır