Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/707 E. 2026/707 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/707
- Karar No
- 2026/707
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/707 - 2026/1448 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/707 KARAR NO : 2026/ 1448 KARAR TARİHİ : 09/10/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/10/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 29/08/2024 KARAR TARİHİ : 03/03/2026
NUMARASI : 2024/412 Esas - 2026/137 Karar
DAVACI :... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...Şişli / İstanbul VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI :... YAPI İNŞAAT NAKLİYE MÜTEAHHİTLİK DEKORASYON - .... Akyazı/ SAKARYA VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen iş bedeli, gecikme tazminatı, eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili
HÜKÜM : Kararın kaldırılması- Yeniden hüküm İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri
Taraflar arasındaki "Eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen iş bedeli, gecikme tazminatı, eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili" davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 01.02.2023 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca, davalının müvekkilinin Almanya/Berlin’deki projeleri için yalıtımlı alüminyum doğrama ve cam işlerinin imalatı ile montajını 650.000,00 TL bedelle üstlendiğini, müvekkilinin ödemeyi eksiksiz yapmasına rağmen davalının montaj ekibi göndermediğini ve gönderilen ürünlerin sözleşmedeki standartlara uymayıp hatalı olduğunu, montajın Almanya'daki yerel bir firmaya yaptırılmak zorunda kalındığını ancak ürünlerin ayıplı olması nedeniyle bu firmanın işi bıraktığını, müvekkilinin hatalı ürünleri söktürmek ve yeniden ürün sipariş ederek montaj yaptırmak zorunda kaldığını, bu süreçte yüksek tutarlarda Euro bazında ek maliyetlere ve proje gecikme zararlarına katlandığını beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ödenen fatura bedelinin şimdilik 1.000,00 TL, sözleşmedeki cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 TL ve montaj/demontaj ile yeni ürün alımından kaynaklanan maddi zararların şimdilik 100 Euro ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme kapsamındaki imalat edimini projeye ve standartlara tam uygun olarak yerine getirdiğini, ürünlerin davacı tarafından bizzat kontrol edilerek teslim alındığını, montaj ediminin ise müvekkili ve çalışanlarının Almanya makamlarına yaptığı vize başvurularının reddedilmesi nedeniyle yerine getirilemediğini, bu durumun TBK uyarınca müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı bir "ifa imkansızlığı" teşkil ettiğini, davacının montaj için Almanya'da anlaştığı yerel firmanın hatalı işlemleri sonucunda ürünlerin zarar gördüğünü, davacının hem sözleşme bedelinin iadesini hem de müspet zarar tazminini aynı anda talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını (seçimlik hakların bir arada kullanılamayacağı), ürünlerin teslimi sırasında bir gecikme yaşanmadığı için cezai şart koşullarının oluşmadığını ve davacının ayıp ihbar sürelerine (TTK m. 23) uymadığını beyan ederek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "Davanın kısmen kabulü ile, 405.389,82 TL'nin temerrüt tarihi olan 18/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dava dilekçesinde talep edilip ıslah dilekçesinde talep edilmeyen istemlerin feragat nedeni ile reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının menfi zararının kabulüne karar verilmişse de, müvekkilinin vize başvurusunun Almanya makamlarınca reddedilmesi nedeniyle montaj ediminin yerine getirilemediğini, bu durumun kusursuz ifa imkansızlığı teşkil ettiğini, montajın sözleşmenin tali bir unsuru olduğunu ve montaj bedelinin ödenmemiş olması sebebiyle borcun sona erdiğini, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olmadığını zira teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunun kanıtlanamadığını, ayrıca davacının üçüncü kişiye ödediğini iddia ettiği montaj bedelinin piyasa rayicinin çok üzerinde ve fahiş olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin ayıp iddiasına ilişkin eksik inceleme yaptığını, yurt dışında gerçekleştirilen iş için istinabe yoluyla keşif taleplerinin reddedilerek hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davalının temerrüdü neticesinde oluşan zararların (nakliye, demontaj, yeni ürün temini, gecikme tazminatı) eksik hesaplandığını, ıslah dilekçesinin hatalı yorumlanarak feragat kabulünün hukuka aykırı olduğunu, eser sözleşmesinde montaj ediminin tamamlanmadığı halde işin %84 oranında bittiği kabulünün hatalı olduğunu, eksik ve ayıplı ifanın göz ardı edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın tamamen kabulüne, aksi halde dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, "Eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen iş bedeli, gecikme tazminatı, eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili" istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6102 sayılı TTK, 6098 sayılı TBK,
3. Değerlendirme Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen iş bedeli, gecikme tazminatı, eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı husus olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,405.389,82 TL'nin 18/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline; dava dilekçesinde talep edilip ıslah dilekçesinde talep edilmeyen istemlerin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında imzalanan 01/02/2023 tarihli sözleşme ile davacının Almanya/Berlin'deki projeleri için yalıtımlı alüminyum doğrama ve cam işlerinin yapımı ve montajının davalıca 650.000 TL bedel karşılığında yüklenildiği, davacının teslimi eksik ve ayıplı olduğu iddiasıyla fazla ödenen iş bedeli, gecikme tazminatı, eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında aktedilen sözleşme TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işinin ehli ve basiretli bir iş adamı olarak yükümlendiği imalâtı fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye, iş sahibinin amacına uygun tamamlayarak teslim etmek zorundadır. İmalâtın ayıplı olması halinde iş sahibinin hakları TBK 475. maddesinde sayılmıştır. Buna göre eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve eğer aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımını isteyebileceği hükmü getirilmiştir. İş bedelinin tamamı ödenmeyen sözleşmelere dayalı ihtilâflarda, eksik iş bedeli talep edilemez. İş sahibinin eksik işlerin bedelini yükleniciden talep edilebilmesi için öncelikle iş bedelinin tümünü ödemiş olması halinde saptanan tüm eksik iş bedelinin ya da ödemesi gereken iş bedelinin mahsubu yapıldıktan sonra eksik işlerin giderim bedelinden kalan miktarın yükleniciden istenebilmesi olanaklıdır. İş sahibi tarafından iş bedelinin tümünü ödememiş olması durumunda, sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olduğu dikkate alınarak, yüklenicinin haketmiş olduğu bedel ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığının, davalının gerçekleştirdiği imalatın ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle gerçekleştirilen imalâtın işin bütününe göre fiziki oranı tespit edilip, bu oranın götürü bedelle uygulanarak ve yapılan ödemeyle karşılaştırılarak hesaplanması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacı iş sahibinin iş bedelinin tamamını ödemediği belirgin olup, iş bedelinin tamamı ödenmeyen sözleşmelere dayalı ihtilâflarda, eksik iş bedeli talep edilemez. Mahkemece, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile, yüklenicinin sözleşme kapsamındaki edimi ve taraflar arasındaki sözleşmedeki yapım işi götürü bedelli belirlenmiş olduğu da gözetilerek dava konusu işte davalının gerçekleştirdiği imalatın ayıp ve eksiklikler ile dikkate alınmak suretiyle fiziki gerçekleşme oranını % 84 olarak belirlenmiş olup, buna göre davalının hakedişi 664.398,28 TL'dir. Davacının 650.000 TL olan ödemesi düşüldüğünde iş sahibinin bakiye iş bedeli olmadığı anlaşılmaktadır. İşin teslimi üzerinden geçen zaman, işin tesliminin Almanya'da olduğu, yargılamanın basitlik ve en az masrafla yapılması ilkeleri ile montajın davacı yanca gerçekleşmediğinin tarafların kabulünde olması gözetilerek Mahkemece, dosyada bulunan bilgi. Belge, fotoğraf ve videolar kapsamında alınan bilirkişi raporu yeterli görülmüş, davacının keşif yapılması talepli istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yukarıda anlatıldığı üzere götürü bedelli sözleşmede iş bedelinin tamamı ödenmediği, fiziki oran ile davacının fazla ödemesi bulunmadığından taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.
V.KARAR Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2026 tarih, 2024/412 E - 2026/137 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden hüküm kurulmasına, 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının peşin yatırılan 427.60 TL ve 7.000,00 TL ıslah harcından mahsubu ile fazla yatırılan 6.695,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -İlk derece mahkemesince düzenlenen 08/04/2026 tarih, 2026/255 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 7.000,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 65.182,037 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 1-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden yatırmış olduğu 6.924,00 TL istinaf nispi harcının talebi halinde iadesine, 2-Davalının yapmış olduğu 2.002,00 + 590,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.2 ve 361/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/10/2026 tarihinde oy brliği ile karar verildi.
* Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır