İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/191 E. 2026/507 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/191
Karar No
2026/507
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/191 Esas - 2026/507 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/191 Esas KARAR NO : 2026/507

HAKİM : .... KATİP : ...

DAVACI : ... .... VEKİLİ : Av......

DAVALI : ... .... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/03/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında "Uygulama Projesinde Belirtilmiş Çizimlere Göre İki Katlı Prefabrik Ofis Binası Alım İşi" konulu 880.000,00TL+KDV bedelli 23.05.2022 tarihli sözleşme akdedildiğini, Davalının sözleşme kapsamında edimini yerine getirdikten sonra 17.05.2023 tarihinde meydana gelen fırtına sonucunda söz konusu prefabrik şantiye binasında maddi hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle eserin kullanılamaz hale geldiğini, eserin gizli ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, davalıya ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalının ayıbı gidermediğini, ayıbın müvekkili tarafından giderildiğini, davalı tarafından müvekkiline verilen teklifte ve imzalanan sözleşmede yapının rüzgara karşı dayanıklılığının garanti edilmesine rağmen, fırtına sonrası binanın kullanılamaz hale geldiğini, zararın tepsiti için ... 4 ATM 2023/57 D.İş sayılı delil tespiti yapıldığını, yapının eski hale getirilebilmesi için toplamda 487.750,00TL onarım bedeline ihtiyaç duyulacağının tespit edildiğini, hasar gören tefriş malzemeleri ile elektrik ve mekanik işlerinin onarım bedeline ilave edilmesi gerektiğini, eserin onarımında toplamda 1.112.000,00TL ödeme yapıldığını beyanla eserde meydana gelen ayıp nedeniyle şimdilik 500,00TL onarım bedelinin işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, meydana gelen ayıp nedeniyle şimdilik 500,00TL ayıp oranında indirim bedelinin işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, delil tespiti dosyası da dahil olmak üzere yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Yetkili mahkemenin Gaziantep Ticaret Mahkemesi olduğunu, delil tespiti raporunu kabul etmediklerini, hasar tarihinde meydana gelen durumun doğal afet olarak nitelendirildiğini, satatik hesabı yapılması sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, herhangi ayıp durumunu kabul etmemekle birlikte ayıp var ise açık ayıp olacağını ve bu hususta ihbar sürelerinin dolduğunu, Davacı tarafın yaşanan felaketi kendi lehine bir kazanç kaynağına çevirmeye çalıştığını, yapıda oluşan hasardan sonra müvekkili şirket ile iletişime geçtiğini, hasarlı yapının onarılması için müvekkili şirketçe mail aracılığıyla fiyat teklifi ve yapılacak işlemlerin listesinin davacı tarafa bildirildiğini, davacı tarafın çok fahiş fiyatlara hasarı onardığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Prefabrik Alım Sözleşmesi, Fiyat Teklif Formu, Plan ve sözleşme ekleri, -... 4 ATM 2023/57 D.İş sayılı Delil Tespiti dosyası -Fatura ve üçüncü kişiler ile yapılan sözleşmeler, -Ticari defter ve kayıtları, -Bilirkişi raporları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir, inşaat mühendisi ve hesap uzmanı bilirkişilerden oluşan heyet tarfından tanzim edilen 04/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Davacı şirketçe taraflar arasında akdedilen 23/05/2022 tarihli "Uygulama Projesinde Belirtilmiş Çizimlere Göre İki Katlı Prefabrik Ofis Binası Alım İşi" konulu 880.000,00TL+KDV bedelli 23.05.2022 tarihli sözleşmeye istinaden, davalı şirketçe yapılan prefabrik şantiye binasında 17.05.2023 tarihinde meydana gelen fırtına sonucu oluşan hasara ilişkin dava açıldığı, Dolayısı ile, iş bu dava konusunun taraflar arasında ki cari borç/alacağına ilişkin olmadığı, davacı şirketçe verilen süre zarfında davalı şirketin ayıbı gidermemesi üzerine, davacı şirket tarafından eserdeki ayıbın giderildiği, onarılması için; 217.000,00TL .... Şti firmasına olmak üzere toplamda 1.112.000,00.-TL ödeme yapıldığı iddialarına ilişkin davacı şirket ticari defterlerinde yapılan inceleme ve tespitlerde, Yukarıda detayı tablolar halinde arz edildiği üzere,....…Ltd Şti 588.000,00.-TL firmasına olmak üzere toplamda 1.112.000,00.- TL fatura ve ödeme belgelerinin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, “Teknik İncelemeler” bölümünde açıklandığı üzere, tespit edilen ayıpların “açık ayıp” niteliğinde olduğu, Davacı yanca ayıp ortaya çıktıktan sonra ayıp ihbarı yapıldığı, ancak ayıpların “açık ayıp” niteliğinde olduğu nazara alındığında, -eserin teslim tarihi tam olarak tespit edilememekle birlikte- teslimden hemen sonra ayıp ihbarının yapılmadığının anlaşıldığı, San. Mahkemenizce talep edilebileceği kanaati hâsıl olması halinde, davacı yanın onarım gideri olarak talep edebileceği tutarın 543.390,00-TL. (KDV dahil) olarak hesaplandığı, " hususları belirtilmiştir. İtirazların irdelenmesi amacıyla ek rapor alınmış, 29/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle kök rapordaki tespit ve görüşler yinelenmiştir. Davacı tarafın dayandığı delil tespiti raporu ile dosyamız kapsamında alınan kök ve ek rapor arasında davaya konu ayıbın niteliği bakımından çelişki meydana geldiğinden bu kez inşaat mühendisi ve mimar bilirkişilerden oluşan 3 kişilik teknik bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmiştir. 01/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı.... İnş....Ltd. Şti. firması tarafından yapılan prefabrik yapının 17.05.2023 tarihinde meydana gelen hava olayı sonucu hasarlandığı, .... Meteoroloji Genel Müdürlüğü Meteorolojik Veri İşlem Dairesi Başkanlığının 09.07.2024 tarihli ....354228 sayılı yazısında, ''Çankaya/TBMM/18046'' istasyon verilerinde 17.05.2023 tarihinde maksimum rüzgar yönü ve hızının saat 13:55'te SW 18,6 m/sn, '.....'' istasyon verilerinde 17.05.2023 tarihinde maksimum rüzgar yönü ve hızının saat 13:44'te WSW 32,4 m/sn olduğu, meteoroloji raporunda 17.05.2023 tarihinde meydana gelen hava olayının afet olarak adlandırılmadığı, Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesine göre binanın kurulması için gerekli plan, proje ve yasal izinlerinin alınmasının sorumluluğunun davacı müteahhit firmada olduğu, dosya kapsamında prefabrik yapıya ait statik proje bulunmaması sebebiyle rüzgar yükünün nasıl hesaplandığının tespitinin yapılamadığı, Davacı firmanın talebi ile ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/57 D.İş dosyasına sunulan 01.06.2023 tarihli tespit raporunda H profillerinin gerekli yerlerde kulanılmadığı, çatı taşıyıcı sistemi makas aralıklarının fazla bırakıldığı, çatı imalatının düşey taşıyıcı sistem yani kolon bulunmadığı için sadece az sayıda akıllı vida kullanılarak sandviç panele sabitlenmeye çalışıldığının tespit edildiği, tespit edilen kusurların tarafımızca yapılan değerlendirmesinde, prefabrik yapının montajı esnasında yapılacak kontrollerde fark edilebilecek nitelikte açık ayıplar olduğu, ayıp ihbarı hususundaki hukuki yorum ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkeme tarafından prefabrik yapıda oluşan hasarın davalı firma sorumluluğundan kaynaklandığı takdir edilir ise davacı firmanın talep edebileceği onarım tutarının;430.700,00 (365.000,00 + KDV %18) + 112.690,00 (95.500,00 + KDV %18) = 543.390,00 TL olduğu," hususları belirtilmiştir.

Eldeki davada; davacı özetle taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu prefabrik ofis binasının 17/05/2023 tarihinde fırtına sonucu hasarlandığını, eserin gizli ayıplı olduğunun ortaya çıktığını ileri sürmüş davalı yan ise özetle imalatın ayıplı olmadığını, ayıp ihbarı bulunmadığını ve meydana gelen fırtına olayının afet niteliğinde olmakla davalıya kusur izafe edilemeyeceğini savunmuştur. Taraflar arasında 23.05.2022 tarihinde anahtar teslim götürü bedelli ''Prefabrik Alım Sözleşmesi'' imzalandığı, 23.05.2022 tarihli sözleşme konusu iki katlı prefabrik ofis binası işinin davalı taşeron tarafından tamamlanarak davacı müteahhit firmaya teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine sözleşme konusu prefabrik yapının 17.05.2023 tarihinde meydana gelen hava olayı sonucu hasarlandığı sabittir. Eserin teslim tarihi dosya kapsamınca tespit edilememiş ise de, taraflar arasında imzalanan 23.05.2022 tarihli sözleşmenin 5. Maddesi ''İşe Başlama ve İşin Süresi'' başlığında; ''Taşeron, sözleşmenin imzalanmasından sonra imalatı 10 gün içerisinde sahada montaja hazır hale getirecektir. Bu sürede Müteahhit prefabrik için zemin betonu ve kaidelerini tamamladıktan sonra taşeron prefabrik montajını 20 gün içerisinde kullanıma hazır hale getirerek Müteahhite teslim edecektir.'' şeklinde olup, somut olayda taraflarca geç teslime dair bir iddia veya ispat söz konusu değildir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesine göre binanın kurulması için gerekli plan, proje ve yasal izinlerinin alınmasının sorumluluğunun davacı firmada olduğu, dosya kapsamında prefabrik yapıya ait statik proje bulunmaması sebebiyle rüzgar yükünün nasıl hesaplandığının tespitinin yapılamadığı, diğer yandan hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca, dava konusu eserde tespit edilen H profillerinin gerekli yerlerde kulanılmaması, çatı taşıyıcı sistemi makas aralıklarının fazla bırakılması, çatı imalatının düşey taşıyıcı sistem bulunmaması, az sayıda akıllı vida kullanılarak sandviç panele sabitlenmeye çalışıldığı şeklindeki prefabrik yapının montajı esnasında yapılacak kontrollerde fark edilebilecek nitelikte açık ayıplar olduğu anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nın 474. Maddesi uyarınca; İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Anılı yasa'nın 477. Maddesi uyarınca; Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.

Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir. Değinilen yasal düzenlemeler ve konuya ilişkin istikrar kazanan Yargıtay kararları çerçevesinde özetle; yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474, gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477.maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E., 1979/80 K. sayılı ve Y. 6 HD'nin 16.01.2013 tarih ve 2012/5835 E., 2013/129 K. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.) Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu yapının ayıplı olduğu, ayıpların açık ayıp niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından yapıda 17.05.2023 tarihinde meydana gelen hasarın ardından ihbarda bulunulduğu, dava konusu eserin teslim tarihi dosya kapsamınca net olarak tespit edilememiş ise de, 23.05.2022 tarihli sözleşmede teslim için 20 günlük süre öngörüldüğü, eserin geç teslim edildiğine dair iddia ve ispat bulunmadığı bu halde somut olayda teslimden sonra TBK 474. Madde düzenlemesine göre süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine dair karar verilmiştir. Davalı vekilinin karar tarihinden sonra 24/06/2026 tarihli dilekçesinde kararın miktar itibariyle kesin olduğunun belirtilmesi talep edilmiş ise de, 6100 Sayılı HMK'nın 341/3. Maddesi uyarınca uyarınca, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirleneceğinden, davalı vekilinin talebi yerinde görülmemiş, karara karşı istinaf kanun yolu ve süresi aşağıdaki şekilde gösterilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... ... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2026

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/191, K. 2026/507, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-191-e-2026-507-k-2e9bf84486fa