Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2652 E. 2026/584 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2652
Karar No
2026/584
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2022/2652

KARAR NO :2026/584

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:24/03/2022

NUMARASI :2018/110 Esas, 2022/213 Karar

DAVANIN KONUSU:Alacak - Tazminat

KARAR TARİHİ:30/04/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVADA: Davacı vekili; Kırklareli Organize Sanayi Bölgesi Parsel 122-1 'de yer alan Gıda Ürünleri Fabrikası (GÜF) ... Projesi'nin çelik konstrüksiyon imalat ve montaj yüklenicisi olarak müvekkili şirket olan ... üretim A.Ş ile davalı ... A.Ş. arasında 08/08/2014 tarihli ... numaralı sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin Kırklareli Organize Sanayi Bölgesi Parsel 122-1 Kırklareli'de yapımı gerçekleştirilecek olan ...(...) ... yapım işleri imalatlarının yapılması için gerekli olan her türlü imalatların uygulama projelerinde gösterildiği şekil ile sözleşme eklerine, yasal yükümlülüklere uygun mahiyette birim fiyat ile yapılması işini üstlendiğini, iş bu sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından davalı şirkete, ...bank ... Şubesi'ne ait 19/08/2014 tarih ... Mektup nolu 607.741,87-TL bedelli Kesin Teminat Mektubu verildiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme konusu işi tamamlayarak davalı şirkete teslim ettiğini, ancak davalı şirketin sözleşme gereği müvekkili şirketten aldığı davaya konu kesin teminat mektubunu müvekkiline iade etmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 24. Maddesine göre davalının kesin teminat mektubunu 24. Madde de yazılı şartların yerine getirilmesi şartı ile geçici kabul tutanağının kabulünden 1 yıl sonra müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme konusu işin tamamlanarak davalı şirkete teslim edildiğini, 15/10/2015 tarihinde Geçici Kabul gezisi yapılarak, tespit edilen noksanlıkların müvekkili şirket tarafından tamamlandığını, yapılan işlerde bir kusura rastlanmadığınını 11/12/2015 tarihinde Geçici Kabul Tutanağı düzenlendiğini, ancak Geçici kabul tutanağının düzenlenmesinin üzerinden 2 yıldan çok fazla süre geçmesine rağmen, davalı ile yapılan tüm görüşmelere ve taleplere rağmen davalı tarafından hiçbir haklı sebep ileri sürülmeksizin müvekkili şirkete ait davaya konu kesin teminat mektubunu müvekkili şirkete iade etmediğini, müvekkilinin gerek maddi, gerekse de ticari itibarı yönüyle zorda kalmasına sebep olduğunu belirterek, müvekkilinin 19/08/2014 tarihli ... Mektup nolu 607.741,87-TL bedelli kesin teminat mektubu sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun müvekkiline iadesine, mümkün olmaması halinde iptaline, müvekkili tarafından teminat mektubu komisyon, harç v.b bedeli olarak bankaya ödenen toplam 7.000,00-TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; Müvekkili ... A.Ş.'nin sürdürmüş olduğu faaliyetler kapsamında Kırklareli ilinde bir gıda üretim fabrikası inşa ettirdiğini ve söz konusu fabrikanın inşası kapsamında üçüncü kişilerle çeşitli sözleşmeler akdettiğini, bu fabrikanın statik projelendirme işlerini yerine getirmesi amacıyla 30 Nisan 2013 tarihinde dava dışı ... Şirketi (“...”) ile Sözleşmesi'ni akdettiğini, bu kapsamda, dava dışı ... şirketinin, Fabrika'nın statik projelerinin, hesaplarının ve raporlarının (“... Proje”) yapılması işlerini üstlendiğini, dava dışı ... tarafından hazırlanmış olan... Proje'ye ilişkin çelik konstrüksiyon işleri imalatlarının yapılması amacıyla 8 Ağustos 2014 tarihinde davacı ... Şirketi ile ... Sözleşmesi imzalandığını, ...'in ikame etmiş olduğu işbu davanın konusunu oluşturan...bank ... Şubesi'ne ait 19.08.2014 tarih ve ... Mektup no.lu 607.741,87-TL bedelli kesin teminat mektubunun anılan ... Sözleşmesi'nin 23.a4 maddesi uyarınca, işin Sözleşme hükümlerine göre tam ve gereği gibi ifa ve ikmalini teminen ve sözleşmesel her türlü yükümlülüklerin teminatı olmak üzere, davacı tarafından müvekkili davalıya şartsız, süresiz ve gayrikabilirücu olarak verildiğini, somut olayda davacının kötü ifada bulunduğu proje kapsamında herhangi bir kesin kabul tutanağının imzalanmadığını, yapılan incelemeler sonucunda ... Sözleşmesi kapsamında üstlenilmiş olan işlerin davacı tarafından kötü ifa edildiğinin tespit edildiğini, anılan kötü ifa sebebiyle müvekkilinin büyük zararlara uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA:Davacı vekili; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin Kırklareli İli sınırları içerisinde ..., ... ve ... markalı ürünlerin üretileceği bir gıda fabrikası inşaa ettirdiğini, inşaa edilecek fabrikanın statik projelendirmesini yapması amacıyla 30/04/2013 tarihinde davalı ... ile statik projelendirme sözleşmesinin imzaladıklarını , ...'nın üstlenmiş olduğu proje yapım işini teslim ettiğini, müvekkili şirket tarafından ... tarafından hazırlanmış olan statik proje ile projelendirilen fabrikanın inşası kapsamındaki çelik konstrüksiyon imalatların yapılması amacıyla 8/8/2014 tarihinde davalı ... ile çelik konstrüksiyon sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşmenin 15/a maddesinde; "yüklenici, sözleşme imzasını takiben işveren tarafından kendisine verilen sözleşme eki uygulama projeleri ve projelerle ile ilgili hesapları kontrol ederek, uygulama çizimlerini disiplinler arası çakıştırmasını yaparak, herhangi bir eksiklik ve uygunsuzluk saptanması durumunda işverene yazılı bildirir" denildiğini, davalılarca anılan sözleşmeler uyarınca gerçekleştirilen işlerin tamamlanmasından sonra dava dışı başka yükleniciler ile geçici kabullerin yapılması aşamasında bazı yüklenicilerin uyarıları ile inşaatın çelik konstrüksiyonunda aşırı miktarda çelik kullanıldığının tespit edildiğini, bu durumun uzman bir firmaca da tespit edildiğini, yapılan incelemede hem ...'ın hemde ...'in aşırı miktarda çelik kullanımını gerektiren hesaplama, projelendirme ve uygulama yaptıklarının sabit hale geldiğini, davalılardan ...'in sözleşmenin 23.maddesi uyarınca işin sözleşme hükümlerine göre tam ve gereği gibi ifa ve ikmalini teminen her türlü vecibelere karşılık olmak üzere müvekkiline 607.741,87 TL bedelli teminat mektubu verdiğini, davalı ...'in söz konusu teminat mektubunun iadesi, paraya çevrilmesinin durdurulması ...'in borçlu olmadığının tespiti amacıyla İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/110 esas sayılı dosyasında görülmekte olan davayı açtığını, davalı...'in sözleşme hükümlerini ihlal etmiş olması nedeniyle müvekkili davacının söz konusu teminat mektubunu paraya çevirme hakkının doğduğunu, davalıların müvekkilinin uğramış olduğu zararı tazmin etmeleri gerektiğini belirterek, bu kapsamda belirsiz alacak kapsamında şimdilik 310.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili; Taraflar arasındaki 08/08/2014 tarihli ... Konstrüksiyon İşleri Sözleşmesi gereği, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirip, sözleşme konusu çelik konstrüksiyon işini tamamlayıp davalıya teslim etmesine rağmen davaya konu teminat mektubunu müvekkiline iade etmek istemeyen davalının bu maksatla yapmış olduğu itirazlarını kabul etmediklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin 24. Maddesine göre davalının kesin teminat mektubunu 24. Maddede yazılı şartların yerine getirilmesi şartı ile geçici kabul tutanağının kabulünden 1 yıl sonra müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirmediğini sözleşme konusu işi tamamlayarak davalı şirkete teslim ettiğini, sözleşmeye istinaden hem imalat projelerini hem de inşaat sahasında yer teslimini geciktirmesi sebebiyle ...'in yaşadığı maddi kayıpları karşılamadığı gibi sözleşmeye de aykırı olarak davaya konu teminat mektubunu müvekkiline iade etmeyerek müvekkilinin zararının daha artmasına sebep olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Mühendislik vekili; Belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkili şirket ile davacı arasında 30/04/2013 tarihinde ... Projelendirme Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği müvekkili şirket üzerine düşen sorumlulukların eksiksiz olarak yerine getirildiğini, sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca, işverence kabul edilmiş mimari projelerin projeciye teslim edilmesine müteakip statik projelerinin hesaplarının ve raporlarının yapılması işlerinin üstelenildiğini, işverenin veya yetkili temsilcilerinin her aşamada statik projelerin mimari projelere uygunluğunu yapının güvenliğini maliyetini değerlendirileceğini, her aşamanın iş verenin yazılı onayından geçtikten sonra bir sonraki aşamaya geçileceğini, iş veren tarafından kabul edilmeyen ve ya açıklanması istenen hesap ve çizimlerin talebin teknik şartnameye uygun olması şartı ile projeci tarafından bir yazı ile cevaplandırılarak düzeltileceğini, aksi belirtilmedikçe işveren ile beraber işveren adına mimari proje müellifinin de projenin yönetilmesinde yetkili olacağını, projeci, proje müellifi ve diğer disiplinler ile koordineli olarak çalışılacağını,davacı şirketin dava konusu proje dahilinde yapının statik projesinin hazırlanmasını müvekkili şirketten talep ettiğini, talep gereği müvekkili şirketçe estetik güvenilirlik ekonomi kriterleri dikkate alınarak teklif hazırlandığını, davacı tarafından hazırlanan teklifin kabul edilerek taraflar arasında sözleşme imzalandığını,hazırlanan projenin yürütülmesi ve yönetilmesi süresinde müvekkilinin görev almadığını, sadece statik projenin yapılması ve çizimlerinin hazırlanmasında yer aldığını, ... işleri ihalesinin davacı tarafından yönetildiğini ve ... firmasına verildiğini, müvekkili şirketçe hazırlanan tüm proje çizim ve dökümanların da projenin yönetilmesi ve yürütülmesi işlerinde görevli ... proje yönetim firmasına teslim edildiğini, müvekkili şirketin yüklendiği işleri davacı şirkete teslim ettiğini, faturasını kestiğini aradan geçen 4 yıl içinde kötü ifada bulunulmasının dinlenilebilir bir yanı olmadığını, davacı tarafından süresi içinde yapılmış olan bir ayıp ihbarının da olmadığını, sözleşme süresi içinde noksan hatalı işler var ise bile müvekkili şirket tarafından giderildiğini, hizmet bedelinin davalı şirket tarafından ödendiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEMECE;Mahkemenin 2016/91 Esas sayılı kesinleşmiş dosyasından aldırılan bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere, 15/10/2015 tarihinde taraflarca sözleşme konusu işin yapıldığı alanda geçici kabul gezisi yapıldığı, tespit edilen eksikliklerin yüklenici ... tarafından giderilmesi üzerine 11/12/2015 tarihinde tarafların imzasını taşıyan geçici kabul tutanağının imzalandığı, ancak geçici kabul tutanağının imzalanmasından sonra mahallinde keşfen inceleme yapan bilirkişilerce tespit edilen hatalı işlemler olduğu, bunların geçici kabul tarihi olan 11/12/2015 den sonra oluştuğu, bu hataların kesin kabul süresi içerisinde yüklenici tarafından giderilmesi gerektiği, davalı işveren tarafından kesin kabulün yapılmadığı, sözleşmenin 24. Maddesinin (h) bendine göre yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğinin anlaşılması halinde geçici kabulün onayından sonra kesin teminatın iade edilebileceği, yine sözleşmenin 24-i maddesinde göre de kesin teminatın iadesinin 24. Maddede sayılan şartların yerine getirilmesi koşulu ile geçici kabul tutanağının kabulünden bir yıl sonra yapılacağı, yüklenici tarafından geçici kabul tutanağının düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan hataların kesin kabul süresi içerisinde giderilmediği, kesin kabulün de iş veren tarafından yapılmadığı, 16/01/2017 tarihli talimat raporu ile anlaşıldığından asıl davada teminat mektuplarının iadesi talebinin reddine karar vermek gerektiği, Birleşen davada, davalı ... şirketi ile davacı ... arasında akdedilen 30/04/2013 tarihli statik projelendirmeye ilişkin sözleşmenin 2. Maddesinde; "projelendirmenin sözleşmede belirlenen aşama ve süreler sonunda işverene teslim edileceğinin, işverenin veya yetkili temsilcisinin her aşamada statik projelerin mimari projeye uygunluğunu yapının güvenliğini ve maliyetini denetleyeceğinin, her aşamanın iş verenin yazılı onayından geçtikten sonra bir sonraki aşamaya geçileceğinin, işveren tarafından kabul edilmeyen hesap, çizim gibi taleplerin teknik şartnamelere uygun olması şartı ile projeci ... tarafından bir yazı ile cevaplandırılarak düzeltileceğinin, işveren ile beraber iş veren adına mimarı proje müellifinin de projenin yürütülmesinde yetkili olacağı mimari proje müellifinin statik, mekanik ve elektrik disiplinleri arasındaki koordinasyonu sağlayacağının, projecinin başta proje müellifi olmak üzere diğer disiplinler ile koordineli çalışmak zorunda olduğunun, tasarımın son onayını mimari proje müellifinin vereceğinin" kararlaştırıldığı, işveren ... ile ... arasında akdedilen yapım sözleşmesinin 14. Maddesinde; "ihale dökümü projelerin işveren tarafından hazırlatıldığının, yüklenicinin kendisine teslim edilen uygulama projelerinin dışında işin bitirilmesi için gerekebilecek bütün ek proje detay ile bunlara ilişkin hesapları masrafların kendisine ait olmak üzere hazırlayacağının ve proje müellifine onaylatacağının, yüklenicinin yapacağı projelerin ilgili mevzuat, fen ve sanat kurallarına uygun olarak iş programını aksatmayacak şekilde hazırlayacağının, bu projelerin gereken tüm ölçü ve ayrıntıları kapsayacağı tüm projelerde proje müellifinin onayının isteneceğinin, proje müellifinin onayı olmayan projelerin değerlendirilmeye alınmayacağının", 15-a maddesinde de; "sözleşme konusu işlerin işveren tarafından yükleniciye verilen veya yüklenici tarafından hazırlanıp proje müellifince onaylanan uygulama projelerine uygun olarak yapılacağının, yüklenicinin sözleşme imzasını takiben işveren tarafından kendisine verilen sözleşme eki uygulama projeleri ve projeler ile ilgili hesapları kontrol ederek uygulama projelerinin disiplinler arası çakıştırmasını yaparak herhangi bir eksiklik ve uygunsuzluk saptaması durumunda işverene yazılı olarak bildireceğinin" düzenlendiği, ... tarafından hazırlanan uygulama projesinin yüklenici ... tarafından uygulandığı, uygulama aşamalarının işveren ...'in kendisinin ve proje müellifince onaylandığı, işveren tarafından veya proje müellifi tarafından onaylanmayan işlemlerin yapılmadığı, işveren ve yüklenici tarafından geçici kabul tutanağının düzenlendiği, geçici kabul tutanağından fazladan çelik kullanıldığına ilişkin bir bilginin yer almadığı, Mahkemenin 2016/91 Esas sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde de; fazladan çelik kullanımına ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı, yüklenici ...'in kendisine işveren tarafından verilecek projelere göre imalat ve montaj yapmak zorunda olduğu, geçici kabul tutanağına göre 15/10/2015 tarihinde geçici kabul gezisinin yapıldığı, noksan hatalı ve kusurlu işlerin tespitinin tamamlanması için süre verildiği, verilen süre içerisinde noksan hatalı ve kusurlu işlerin tamamlandığı, yapılan işlerde bir kusura rastlanmaması sebebiyle 11/12/2015 tarihinde geçici kabul tutanağının tanzim edildiği, yüklenici tarafından yapılan işlerin projeci ...'nın hazırladığı projelerin işveren ve proje Müellifi tarafından onaylandığı, buna göre imalat işlerinin devam ettirildiği, fazladan çelik kullanıldığı iddiasının eser sözleşmesinde gizli ayıp olarak nitelendirilemeyeceği, işverenin geçici kabul tutanağına bu konuda herhangi bir kayıt düşmediği, eseri bu şekli ile kabul ettiği, süresi içerisinde de fazladan çelik imalatı yapıldığına ilişkin herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşıldığından birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İSTİNAFLAR:

A-)Davacı-birleşen davalı ... vekili istinafında;

1-)Uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan çelik yapı sözleşmesi kapsamında verilen kesin ve süresiz teminat mektubundan kaynaklandığını, davacı tarafça sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirildiğini ve teminat mektubunun iadesi koşullarının oluştuğunu, buna rağmen davalı tarafça teminat mektubunun iade edilmediğini,

2-)Dosya kapsamına göre, sözleşme konusu işlerin tamamlandığını ve 11.12.2015 tarihinde geçici kabulün yapıldığını, geçici kabul tutanağında davalı tarafça herhangi bir itiraz veya ihtirazi kayıt ileri sürülmediğini, eksik veya kusurlu iş bulunduğuna dair bir tespit yapılmadığını, ayrıca geçici kabul sonrasında fabrikanın faaliyete geçtiği ve halen faaliyetini sürdürdüğünü, davacı tarafça, teminat mektubunun iadesi amacıyla Bakırköy ...Noterliği’nin 19.09.2017 tarihli ihtarnamesi ile davalıya başvurulduğunu, ancak bu ihtara rağmen teminatın iade edilmediğini,

3-)Yargılama sürecinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğinin, imalatların projeye uygun olduğunun, eksik ve kusurlu iş bulunmadığının tespit edildiğini, buna rağmen mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,

4-)Mahkemenin ret gerekçesinde, teminat mektubunun iadesi için ... ilişik kesme yazısının bulunmadığına vurgu yapıldığını, ancak davacı tarafın taşeron olarak davalı şirketin ... sicil numarası altında faaliyet gösterdiğini, bu nedenle ... yazışmalarının davalı adına düzenlenmesinin doğal olduğunu, davacı adına ayrıca ilişik kesme yazısı aranmasının hukuka aykırı olduğunu,

5-)Davacı tarafça, işin eksiksiz tamamlandığının, buna rağmen davalının kesin kabul işlemini keyfi olarak yapmadığının, uzun süre geçmesine rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinin, bu nedenle teminat mektubunun iadesinin engellendiğinin ileri sürüldüğünü, bu durumun dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

6-)Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre davalı tarafın %70, davacı tarafın %30 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de,bu hususun teminat mektubunun iadesine engel teşkil etmeyeceğini, aksine davalı tarafın daha ağır kusurlu olduğunu gösterdiğini,

7-)İlk derece mahkemesinin, fabrikanın faaliyete geçmesi, işin fiilen kullanılması ve projeye uygunluk gibi hususları yeterince incelemediğini, teminat mektubunun iadesine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı yönünde eksik değerlendirme yaptığını belirterek,kararın asıl dava yönünden kaldırılmasını, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne ve teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

B-)Davalı-birleşen davacı ... Gıda vekili istinafında;

1-)Birleşen davaya özgü iddiaları inceleyen yeterli ve doğrudan bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, mevcut raporların bu davadaki uyuşmazlıkları değerlendirmediğini, bu nedenle kararın eksik incelemeye dayandığını,

2-)Bekletici mesele yapılan dosyadaki bilirkişi raporunun da fazla çelik kullanımı iddiasını değerlendirmediğini, bu raporun hükme esas alınmasının yeterli olmadığını ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca; teknik konuların mahallinde keşif ve uzman bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini, bu yapılmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

3-)Uyuşmazlığın ayıp hükümlerinden ziyade kötü ifa (TBK m.112) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının taleplerini açıkça bu hükümlere dayandırdığını, ayıplı ifanın aynı zamanda kötü ifa niteliğinde olduğunu, iş sahibinin dilerse genel hükümler kapsamında tazminat talep edebileceğini, ayıp hükümlerine ilişkin süre ve şartların bu durumda zorunlu olmadığını, TBK m. 475/II hükmü gereği iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğunu, bu nedenle davacının taleplerinin ayıp hükümleriyle sınırlanamayacağını, Doktrin ve Yargıtay kararları doğrultusunda; ayıplı ifanın kötü ifanın bir türü olduğunu ve zararların TBK m.112 kapsamında da talep edilebileceğinin kabul edildiğini, bu kapsamda, ayıp hükümlerine özgü muayene ve ihbar külfetlerinin yerine getirilmemiş olmasının, genel hükümlere dayalı tazminat talebine engel teşkil etmeyeceğini,

4-)Davalılar ...'in ve ...'nın yükümlülüklerinin fazladan çelik kullanımının önüne geçilmesini de kapsadığını, bu doğrultuda hem ...'in hem de ...'nın kendileri ile akdedilen sözleşmeleri fazla çelik kullanmak suretiyle ihlal ettiklerini, davalı ...’nın ... Projelendirme Sözleşmesi kapsamında üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğini ve teknik hatalar içeren projeler hazırladığını, bu durumun kötü ifa teşkil ettiğini, davalı ...’in ise sözleşme gereği projeleri kontrol etme, uygunsuzlukları tespit etme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, projeleri denetlemeden uyguladığını, ortaya çıkan hatalı imalatı esas alarak iş görmesi nedeniyle zararın artmasına sebebiyet verdiğini, bu suretle sözleşmeye aykırı davrandığını, 30.03.2018 tarihli ... Raporu'na göre projedeki hatalar nedeniyle çelik kullanımının yaklaşık %30 oranında arttığının, bu artışın asgari düzey olduğunun ve daha yüksek olabileceğinin tespit edildiğini, Yargıtay ve doktrin görüşlerine göre yüklenicinin sadakat ve özen borcu kapsamında iş sahibini zarardan koruma ve gerekli uyarıları yapma yükümlülüğü bulunduğunu, davalıların sadakat ve özen borcuna aykırı hareket ettiklerini, iş sahibinin menfaatlerini gözetmediklerini ve gerekli teknik uyarıları yapmadıklarını, yüklenicinin uzman kişi sıfatıyla projedeki hataları tespit edip iş sahibini bilgilendirme yükümlülüğünün bulunduğunu, bu yükümlülüğün ihlal edildiğini, yüklenicinin, projelerdeki teknik hata ve eksiklikleri fark etmesine rağmen gerekli uyarıyı yapmaması halinde doğacak zararlardan sorumlu olacağını,

5-)Davalı ...’nın ifasına davacı tarafından verilmiş herhangi bir teknik onayın bulunmadığını, bu nedenle sorumluluğun ortadan kalkmayacağını, davacı tarafından işin kabul edilmiş olmasının (geçici kabul tutanağı imzalanmasının) kötü ifadan doğan zararların talebine engel teşkil etmeyeceğini, zira, sözleşmeye aykırı ifanın kabul edilmiş olmasının alacaklının zararlarının tazmininden feragat ettiği anlamına gelmeyeceğini, bu hususun doktrin ve içtihatlarla da kabul edildiğini,

6-)Davalılar sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediklerinden TBK m.112 kapsamında sorumluluklarının doğduğunu ve davacının zararına sebebiyet verdiklerini, ilk derece mahkemesinin, uyuşmazlığı hatalı şekilde ayıp hükümleri kapsamında değerlendirerek karar verdiğini, bu nedenle kararın hukuki nitelendirme bakımından da isabetsiz olduğunu, ayrıca eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi değerlendirmesi ile hüküm kurulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak, birleşen davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-birleşen davalı ... yüklenici, davalı-birleşen davacı ...Gıda iş sahibi, birleşen davalı ... Mühendislik ise ... Gıda'nın başka bir yüklenicisidir.Asıl dava, davacı yüklenici ... A.Ş ile davalı iş sahibi ... A.Ş. arasındaki 08/08/2014 tarihli ... numaralı sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya verilen19/08/2014 tarihli ... Mektup nolu 607.741,87-TL bedelli kesin teminat mektubu sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti ve teminat mektubunun davacıya iadesi, aksi halde iptali, ayrıca davacı tarafından teminat mektubu komisyon, harç v.b bedeli olarak bankaya ödenen toplam 7.000,00-TL'nin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Birleşen dava, davacı iş sahibi ... ile davalılardan ... arasında Kırklareli'ndeki bir fabrikanın inşasına ilişkin olarak 30/04/2013 tarihli ... Sözleşmesi'nin imzalandığı, davalı ... tarafından hazırlanmış bulunan statik proje kapsamında çelik konstrüksiyon imalatının yapımı konusunda da davalılardan ... ile 08/08/2014 tarihli sözleşmenin imzalandığı, yapılan projenin ve uygulamanın dava dışı ... isimli şirkete incelettirilmesi neticesinde hazırlanan rapora göre çok fazla çelik kullanıldığının tespit edildiği, buna göre Sözleşmenin 15./a Maddesinin ihlal edildiği iddiasıyla, bundan kaynaklanan zararlarının davalılardan tazminini talebine ilişkindir.Mahkemenin 2016/91 E - 2018/126 Karar sayılı dosyasında, davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... turizm aleyhine açılan davada, taraflar arasında ... imalat işleri için akdedilen 08/08/2014 tarihli sözleşme uyarınca üstlenilen edimlerin yerine getirildiği belirtilerek, proje ve yer tesliminin geciktirilmesinden kaynaklı olan zararların tahsilinin talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10/a maddesine göre sözleşmenin imzalanmasından sonra 3 gün içerisinde yüklenici yer teslimi almaya ve yer tesliminden itibaren işe başlamaya mecburdur. Ancak dosyada davacının yer teslimini ne zaman aldığı ve ne zaman işe başladığına dair herhangi bir teslim tutanağı bulunmamaktadır. Yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda tespit edildiği üzere davacının çelik konstrüksiyon montajlarını yapabilmesi için montaj yapılacak olan alana ait betonarme yapı ve temellerin hazır olması gerekmektedir. Yüklenici firma tarafından yer teslimi sırasında betonarme imalatlarında tamamlanmış olması gerekmektedir. Sözleşmenin 13.maddesi kapsamında belirlenen iş programı taraflarca dosyaya sunulmamış, 14.madde de sözleşmenin imzalanması sonucunda projelerin CD içerisinde teslim belgesi ile yükleniciye verileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen dosyaya böyle bir teslim belgesi de sunulmamıştır. Tarafların dosyaya sunmuş oldukları delillerin bilirkişilerce incelenmesi sonucunda; uygulama projelerinin Eylül 2014 ile Aralık 2015 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği sonucuna varılmıştır.Sözleşmede belirlenen iş süresinin uzadığı, uzama sebeplerinin davalı tarafından cephe panel yüksekliğinin belirlenememesi, cephe işleminin durdurulması, mevsim şartları nedeniyle betonarme yapıları çevreleyen zemin koşullarının bozulması, mekanik köprü üzerinde istenen yürüme yolu ile ilgili temellerin hazır olmayışından kaaynaklandığı davacı tarafından ileri sürülmüş, bu iddia doğrultusunda sunulan e-mailler ve fotoğrafların değerlendirilmesi ve mahallinde yapılan keşif sonucunda, bilirkişilerce; betonarme işleminin bitiş tarihlerine ilişkin sürenin uzamasına ve gecikmeye davalının sebep olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davalı taraf, işin uzamasına davacının hatalı ve ayıplı imalatlarının neden olduğunu savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenmiş olan 11/12/2015 tarihli geçici kabul tutanağına göre taraflarca 15/10/2015 tarihinde geçici kabul gezisi yapıldığı, noksan, hatalı ve kusurlu işlerin tespit edildiği ve tamamlanması için davacıya süre verildiği, verilen süre sonunda noksan hatalı ve kusurlu işlerin davacı tarafından tamamlandığı, 11/12/2015 tarihinde de taraflarca geçici kabul tutanağının tanzim edildiği, kesin kabul süresi içerisinde yüklenici tarafından giderilen bir kısım hatalı ve ayıplı imalatlar nedeniyle de işin süresinin uzadığı, işin süresinin uzamasında davacı ve davalının müterafik kusurlu olduğu, davalı tarafın sorumluluğunun %70, davacının ise %30 oranında bulunduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.Her ne kadar işin uzamasında davacı ve davalı müterafik kusurlu olarak bulunmuşlar ve davacı işin uzamasından kaynaklı olan fazladan yapmış olduğu masrafları talep etmiş ise de; sözleşmenin 7/a maddesinde iş bedelinin birim fiyatlarla 6.077.418,69 TL +KDV olarak kararlaştırıldığı, davacı yüklenicinin işin niteliğini, mahiyetini, türünü , yerel koşulları bilerek toplam bedeli kabul ettiği, bu bedeli oluşturan fiyatlara hiçbir itiraz ve talepte bulunamayacağına dair sözleşme maddesini kabul ederek işi üstlendiği, sözleşmenin 15/i maddesinde; iş için gerekli olan projelerle diğer teknik belgelerin yükleniciye tesliminde gecikme olması veya uygulanmak üzere yükleniciye verilen proje ve teknik belgelerde yeni proje veya belge hazırlanmasını gerektirecek ve dolayısıyla zamana ihtiyaç gösterecek şekilde değişiklik yapılması hallerinde yüklenicinin hiçbir itiraz öne sürmeyeceğinin belirlendiği, sözleşmenin 21.maddesine göre;işin uzatılmasının mücbir sebep halleri hariç işverenin takdirinde olduğu, meteorolojik raporların incelenmesi sonucunda; işin süresine etki edebilecek olan herhangi bir meteorolojik hadiseye rastlanmadığı, sözleşmenin 27.maddesi kapsamında; davacı yüklenicinin sözleşme süresi içerisinde uzatılan süre var ise; sözleşmenin tamamen ifasına kadar birim fiyatların değiştirilmesi ve arttırılması talebinde bulunamayacağı, hiçbir şart ve surette eskalasyon yapılmasını isteyemeyeceği, işverence onaylanmış bir süre uzatımı olsa dahi bu süreye eskalasyon uygulanmayacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasında 11/12/2015 tarihli geçici kabul tutanağının imzalandığı, geçici kabul tutanağının imzalanması sırasında davacının işin uzamasından kaynaklı olarak alacaklı bulunduğu yönünde herhangi bir itirazi kayıt öne sürmeksizin geçici kabul tutanağını imzaladığı, sözleşmenin 34/g maddesi hükmüne göre de yüklenicinin kendisine hangi nedenle olursa olsun süre uzatımı verilmesi nedeniyle sözleşme bedelinde artış, fiyat farkı ve eskalasyon talebinde bulunamayacağının düzenlenmiş olduğu, 23/11/2017 bilirkişi raporu ve 16/01/2017 tarihli talimat raporundan anlaşıldığından; davacının sözleşmenin 27-34/g maddeleri kapsamında işin uzamasından dolayı tazminat talep edemeyeceği, geçici kabul tutanağı da itirazi kayıt öne sürmeden imzalamış olması..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar İstanbul BAM 15. HD'nin 2018/1520 Esas - 2021/268 Karar sayılı ilamı ile onanarak 16/03/2021 tarihinde kesinleşmiştir.Asıl davadaki taraflar arasında akdedilen sözleşmenin kesin teminatın iadesi başlıklı 24/a-i maddesinde; eksik ve kusurların giderilerek kesin kabul tutanağının onaylandığını, yüklenicinin bu işten dolayı iş verene her hangi bir borcunun olmadığını, malzeme ve teçhizata ait garanti belgeleri ile bunların ilgili evrakın geçici kabul öncesi teslim edilmiş olması yüklenici ve alt yüklenicilere ait işlerin ücret tazminat vs haklarını aldıklarını, sosyal güvenlik kurumu ve diğer kurum ve kuruluşlara dair edimlerin yerine getirildiğini, 24-h maddesinde; yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirildiğinin anlaşılması geçici kabulün onayı ve sözleşme konusu işin iş verene teslim işlemlerinin gerçekleştirilmesi ... dan iş ile ilgili ilişiksizlik belgelerinin getirilmesi ve kesin kabul ve kesin hesabın işveren tarafından onaylanmasından sonra teminatın serbest bırakılacağı, 24-i maddesinde; kesin teminatın iadesinin yukarıdaki şartların yerine getirilmesi şartı ile geçici kabul tutanının kabulünden 1 yıl sonra yapılacağının düzenleme konusu yapıldığı görülmüştür.Birleşen davalı ... Mühendislik ile birleşen davacı ... arasında akdedilen 30/04/2013 tarihli statik projelendirmeye ilişkin sözleşmenin 2. Maddesinde; projelendirmenin sözleşmede belirlenen aşama ve süreler sonunda işverene teslim edileceği, işverenin veya yetkili temsilcisinin her aşamada statik projelerin mimari projeye uygunluğunu yapının güvenliğini ve maliyetini denetleyeceğini her aşamanın iş verenin yazılı onayından geçtikten sonra bir sonraki aşamaya geçileceğini, işveren tarafından kabul edilmeyen hesap , çizim gibi taleplerin teknik şartnamelere uygun olması şartı ile projeci ... tarafından bir yazı ile cevaplandırılarak düzeltileceği, işveren ile beraber iş veren adına mimarı proje müellifinin de projenin yürütülmesinde yetkili olacağı mimari proje müellifinin statik, mekanik ve elektrik disiplinleri arasındaki koordinasyonu sağlayacağı, projecinin başta proje müellifi olmak üzere diğer disiplinler ile koordineli çalışmak zorunda olduğu, tasarımın son onayını mimari proje müellifinin vereceğinin kararlaştırıldığı, işveren ... ile ... arasında akdedilen yapım sözleşmesinin 14. Maddesinde; ihale dökümü projelerin işveren tarafından hazırlatıldığı, yüklenicinin kendisine teslim edilen uygulama projelerinin dışında işin bitirilmesi için gerekebilecek bütün ek proje detay ile bunlara ilişkin hesapları masrafların kendisine ait olmak üzere hazırlayacağı ve proje müellifine onaylatacağı, yüklenicinin yapacağı projelerin ilgili mevzuat, fen ve sanat kurallarına uygun olarak iş programını aksatmayacak şekilde hazırlayacağı, bu projelerin gereken tüm ölçü ve ayrıntıları kapsayacağı tüm projelerde proje müellifinin onayı isteneceği, proje müellifinin onayı olmayan projelerin değerlendirilmeye alınmayacağı, 15-a maddesinde de; sözleşme konusu işlerin işveren tarafından yükleniciye verilen veya yüklenici tarafından hazırlanıp proje müellifince onaylanan uygulama projelerine uygun olarak yapılacağı, yüklenicinin sözleşme imzasını takiben işveren tarafından kendisine verilen sözleşme eki uygulama projeleri ve projeler ile ilgili hesapları kontrol ederek uygulama projelerinin disiplinler arası çakıştırmasını yaparak herhangi bir eksiklik ve uygunsuzluk saptaması durumunda işverene yazılı olarak bildireceği düzenlenmiştir.Bu açıklamalar, yukarıda belirtilen daha önce kesinleşen mahkeme ilamı, iddialar, savunmalar, mahkeme kabulü, istinaf itirazları ve dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda; Asıl dava bakımından;Yukarıda özetlenen mahkemenin mevcut ret gerekçesine göre ayrıca bir bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı, Mahkemenin 2016/91 E - 2018/126 Karar sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporlarında tespit edilen ve kesinleşen somut olgu ve tespitlerden yola çıkılarak yapılan hukuki değerlendirme sonucuna göre mevcut ret gerekçesine ulaşıldığı, istinaf dilekçesinde ayrıca rapor alınmasını gerektirecek teknik bir husus ileri sürülmediği, istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar hukuki değerlendirmelere ilişkin olup, bu değerlendirmelerin mahkeme heyetince dosya kapsamına uygun bir şekilde yapılmış olduğu, buna göre, mahkemece, yukarıda ayrıntılı olarak özetlenen gerekçe doğrultusunda (özetle: yüklenici tarafından geçici kabul tutanağının düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan hataların kesin kabul süresi içerisinde giderilmediği, kesin kabulün de iş veren tarafından yapılmadığı,16/01/2017 tarihli talimat raporu ile anlaşıldığından) asıl davaya konu teminat mektuplarının iadesi ve bunun ferisi niteliğindeki diğer alacak talebinin reddine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu,Birleşen dava bakımından; Yine aynı hususların geçerli olduğu, bu dava bakımından da ayrıca rapor alınmasını gerektirecek teknik bir incelemeye gerek bulunmadığı,Mahkemenin yukarıda özetlenen hukuki tespit ve değerlendirme doğrultusunda davanın reddedildiği (özetle: fazladan çelik imalatı yapıldığına ilişkin süresi içerisinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle),"fazladan çelik imalatı yapıldığı" iddiasının "eksik iş" değil "ayıp" niteliğinde olduğu, 11/12/2015 tarihli geçici kabul sırasında ve sonrasında makul süre içerisinde bu yönde bir itirazda bulunulmadığı, geçici kabul tutanağındaki itirazların başkaca eksik işlere vs ilişkin olduğu anlaşılmakla,mahkemece, yukarıda ayrıntılı olarak özetlenen gerekçe doğrultusunda birleşen davaya konu "fazla çelik kullanılmasından kaynaklı zararın tazmini" talebinin reddine karar verilmesinin de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-birleşen davalı ... vekilinin ve davalı-birleşen davacı ... Gıda vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/03/2022 tarih ve 2018/110 Esas, 2022/213 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı-birleşen davalı ... vekilinin ve davalı-birleşen davacı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,

2-Ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harçlarının davacı-birleşen davalı ... ve davalı-birleşen davacı ...'dan ayrı ayrı alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2652, K. 2026/584, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2652-e-2026-584-k-2d7d96a7b6f8