Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1046 E. 2026/747 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1046
Karar No
2026/747
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2026/1046

KARAR NO : 2026/747

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 03/02/2026

NUMARASI : 2025/682 Esas - 2026/92 Karar

DAVANIN KONUSU: Hasar tazminatı

KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nın idaresindeki davacı müvekkili ...' ya ait ... plakalı aracın, ... yönetimindeki ... plakalı araç ile yaptığı kaza

sonucunda hasara uğradığını davalı

sigorta şirketinden tahsili için başvurduğu Sigorta Tahkim Komisyonunun usulden red kararı verdiğini, belirterek 17.392,25 TL hasar tazminatının temerrüt tarihi olan 24/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte

davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde: davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile

12.174,58 TL tazminatın 24/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlala ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili: Davaya konu kaza incelendiğinde sigorta teminatının varlığından söz edilemeyeceğini, araçlardan herhangi birinin ülkemizde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının olmaması durumunda tarafların kendi aralarında anlaşmalı tutanak düzenlemelerinin açıkça yasaklandığını, düzenlenen tutanağın kaza yerinde ve kaza anında değil, günler sonra ve muhtemelen sigorta poliçesinin tanziminden sonra uydurularak hazırlandığını, gerçeğe aykırı beyanlarla oluşturulan belgenin delil vasfını yitirdiğini, eksik belge ile yapılan başvurunun geçerli bir dava öncesi başvuru şartı sayılamayacağını belirtmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Dava, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın 31/12/2018 tarihinde karıştıkları kaza neticesinde, davacının aracında meydana gelen 17.392,25 TL hasar bedelinin, ... plakalı aracın sigortacısı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır (HMK m.114/1-i). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (6100 sayılı HMK m.115/2)

HMK'nin 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2019/7538 E. 2019/23685 K. sayılı kararı ile; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın 07/11/2017 tarihli ve 2017/18 sayılı ‘’Yalnız Maddi Hasarla Sonuçlanan Trafik Kazalarında Taraflarca Doldurulacak Kaza Tespit Tutanaklarına İlişkin Genelgeye göre davacıya ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesi bulunmadığından Anlaşmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenleyemeyeceği bu nedenle davalı sigorta şirketine eksik delil ile başvuru yapıldığından “dava şartı” gerçekleşmediğinden, davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bu nedenle, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararının usule ilişkin olduğundan toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmaması nedeniyle davacıların davasının kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 207,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 524,08 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1046, K. 2026/747, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1046-e-2026-747-k-d2817f4caf71