Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2791 E. 2026/585 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2791
- Karar No
- 2026/585
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :2022/2791
KARAR NO :2026/585
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:15/02/2022
NUMARASI :2015/1908 Esas, 2022/117 Karar
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:04/12/2015
Birleşen İstanbul 4. ATM'nin 2017/445 Esas sayılı dosyasında:
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:19/02/2016
KARAR TARİHİ:30/04/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVADA:Davacılar vekili; Müvekkili iş ortaklığının devlet idaresinden Karayolları 13. Bölge sınırları dahilinde muhtelif yollarda katyonik asfalt emülsiyonu çift kat ... işini aldığını, müvekkilinin aldığı bu işi alt yüklenici sözleşmesi ile davalı alt işveren şirkete verdiğini, müvekkili iş ortaklığı adına 13. Antalya Bölge Müdürlüğü'ne 11 adet hakkediş hazırlandığını ve 11 adet fatura kesildiğini, 11 faturanın bedelinin 6.312.159,14 TL olduğunu,bu miktarın tamamını Karayolları idaresinden vekaleten tahsil eden davalı şirketin, bu miktar karşılığında müvekkili iş ortaklığına 9 adet fatura kestiğini, 01.08.2014 tarihli yapım işleri geçici kabul tutanağı ve 05.09.2014 tarihli iş deneyim belgesine göre işin bitirildiğini, müvekkili iş ortaklığının, davalı şirket ile arasındaki sözleşmeler kapsamındaki alacaklarına karşılık olarak; ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ve 519.151,40 TL toplam bedelli 6 adet faturayı davalı şirkete kestiğini, davalı şirketin, müvekkili şirkete bu faturaların bedeli olarak 250.000,00 TL ödeme yaptığını belirterek, ödenmeyen 269.151,40 TL'nin fatura tarihi olan 28.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili; İş ortaklığı tarafından ikame edilen davada davacı adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından dava-taraf ehliyeti de bulunmadığını, müvekkili ile ... Şti - ... Şti İş Ortaklığı arasında 24.05.2013 tarihli sözleşme imzalanarak iş ortaklığının aldığı ... nolu ihale gereği "Karayolları 13. Bölge sınırları dahilindeki muhtelif yollarda katyonik asfalt emülsiyonu ile çift kat ... İşi'nin müvekkili şirket tarafından alt işveren olarak yapımı hususunda anlaştıklarını, söz konusu işin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, geçici ve kesin kabul tutanaklarının ilgili idare tarafından verildiğini, söz konusu işe ilişkin olarak tüm vergi ödemelerinin de iş ortaklığı adına müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği alacağın gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin iş ortaklığından alacaklı olduğunu, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye de Beyoğlu ... Noterliği'nin 12.12.2015 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, .... Şti- .... Şti İş Ortaklığının davaya konu sözleşmeden kaynaklı olarak müvekkili şirkete faiz ve masraflar hariç 247.924,75 TL borcu bulunduğunu, davacılar tarafından müvekkiline verilen taahhütnamede davacı şirketlerin müvekkiline ödemesi gereken meblağı Vergi Dairesinden talep edilecek stopaj ve KDV iadesi mahsup hakkını müvekkiline vererek ödemeyi kabul ettiklerini, aksi halde müvekkili şirkete 250,000,00 TL cezai şart ödeyeceklerini, ayrıca uğranılan tüm zararları da tazmin edeceklerini kabul ve taahhüt ettiklerini, ancak davacı tarafın yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi, müvekkili şirkete olan borcunu da ödemediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA:Davacı ... vekili; Müvekkili şirketin, davalı şirketler tarafından kurulan adi şirket ile 24/05/2013 tarihli ... nolu ihale gereği alt işveren olarak anlaştığını, adi şirketin söz konusu taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödemediğini, buna karşılık müvekkilinin Beyoğlu ... Noterliği 01/09/2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ödemesini istediğini fakat adi şirketin borcunu ödememekte ısrarcı olduğu için adi şirket ile birlikte adi şirketi kuran davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosya numarası ile 247.924,75 TL tutarında icra takibi başlattığını, davalıların iş bu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, davalı şirketlerin yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile kötü niyetli itiraz nedeni ile davalı şirketler aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili; Öncelikle müvekkilleri ve davacı arasında bir hukuki ilişki olmadığı için husumet itirazında bulunduklarını, davanın davalılar tarafından kurulan adi şirket aleyhine açılması gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketlerin adresinin Batman ve Diyarbakır olduğunu, sözleşmenin tarafı olan adi ortaklık aleyhine açılacak davanın da sözleşmede belirtilen yer mahkemesinde açılması gerektiğini,müvekkili şirketler tarafından kurulan adi ortaklığın davacı ile aralarındaki sözleşme nedeniyle davacı aleyhine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1908 E sayılı dosyada dava açtığını, bu davanın incelenmesi gerektiğini, müvekkili şirketlerin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece; Asıl davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkin olduğu, birleşen davanın ise aynı sözleşmeden kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, tarafların defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığı ve aleyhine değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun olduğu ve HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil olarak değerlendirilmesi gerektiği, asıl dosya davacılarının ticari defterlerine göre davalıdan 269.151,40 TL alacaklı durumda bulunduğu, alınan bilirkişi raporları ile ticari defter kayıtlarının hatalı olduğu, dayanak belgeleri ile uyum içinde olmadığı, dolayısıyla hatalı/eksik kayıtların bulunduğu tespit edilen davacı ... ortaklığının ticari defter kayıtlarına ve bu kayıtların sonucuna itibar edilemeyeceği, bunun yanında tüm dayanak belgeleri ve dosyada mübrez banka ekstre kayıtlarıyla uyum içinde olduğu tespit edilen, aynı zamanda usul ve yasaya uygun tutulduğundan sahipleri lehine delil olabilme niteliği taşıdığı görülen davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına itibar edilebileceğinin tespit edildiği, alınan bilirkişi raporlarının gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alındığı, yapılan yargılama ve bilirkişi raporları ile asıl davanın davalısı- birleşen davanın davacısı... şirketinin davacı- birleşen davalı ... ortaklığından 247.924,75 TL asıl alacağı bulunduğunun tespit edildiği, buna göre asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacak eser sözleşmesinden kaynaklandığından ve yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği, asıl davada sadece asıl alacak üzerinden dava harcı yatırıldığından, işlemiş faiz talep edilmediğinden bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle, a) Asıl dava 2015/1908 Esas sayılı dosya yönünden; 1-Asıl davanın reddine, b)Birleşen İstanbul 4. ATM'nin 2017/445 Esas sayılı davası yönünden; 1-Davanın kabulüne, 2-Davalıların İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 247.927,75 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10,50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, 3-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Davacı-birleşen davalılar vekilince istinaf dilekçesinde;
1-)Birleşen dava yönünden; 24.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; 05.06.2013 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi’nin 7. maddesi uyarınca, çalıştırılan işçilere ilişkin SGK primleri ile her türlü vergi, harç ve benzeri yükümlülüklerin alt yüklenici konumundaki davalı ... A.Ş.’ye ait olduğunun açıkça düzenlendiğinin tespit edildiği, davacı tarafça düzenlenen gider yansıtma faturalarında yer alan SGK primi, damga vergisi, muhtasar, KDV ve benzeri ödemelerin davacı tarafından yapıldığı, bu giderlerin davalıya yansıtıldığı, söz konusu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği ve yasal süresi içinde itiraz edilmediği, bu suretle faturaların ve içeriklerinin davalı tarafından zımnen kabul edilmiş sayılması gerektiği, bu kapsamda düzenlenen 24.12.2021 tarihli ek bilirkişi raporunun, davacı tarafın başından beri ileri sürdüğü iddia ve savunmaları doğruladığı, önceki 23.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, anılan ek rapor ile önceki raporun fiilen hükümsüz kaldığı, davalı tarafın karşı davasına dayanak yaptığı alacak kalemlerinin sözleşme gereği zaten kendisine ait olduğu, bu nedenle davalının karşı davasının dayanaksız kaldığı ve tamamen çöktüğü, buna rağmen ilk derece mahkemesince birleşen dosya yönünden itirazın iptaline karar verilerek davacı aleyhine 247.927,75 TL hüküm kurulmasının, dosya kapsamına, sözleşme hükümlerine ve bilirkişi raporuna aykırı olduğu, ayrıca davalının iddia ettiği alacaklara ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş bir fatura bulunmadığı, bu nedenle usul yönünden de talebin kabulünün mümkün olmadığı,
2-)Asıl dava yönünden; Davacı ... tarafından davalı ...Ş.’ye karşı, iş devri kapsamında doğan komisyon alacağına ilişkin olarak toplam 519.151,40 TL bedelli 6 adet faturanın düzenlendiği ve bu faturaların davalı kayıtlarında borç olarak yer aldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davalının söz konusu fatura bedellerine karşılık 250.000,00 TL ödeme yaptığı, bu suretle bakiye 269.151,40 TL borcun kaldığı, davalının alacaklı olması halinde böyle bir ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin, Karayolları Genel Müdürlüğü ile yapılan ihale kapsamında üstlenilen işin alt yüklenici olarak davalıya verilmesine dayandığı; iş kapsamında düzenlenen hakedişlerin idareden davalı tarafından tahsil edildiği ve bu kapsamda taraflar arasında fatura ilişkisi bulunduğu, davacı ... tarafından Karayolları İdaresi adına düzenlenen 11 adet faturaya karşılık davalı tarafından tahsilat yapıldığı, buna karşılık davalı tarafından davacıya yalnızca 9 adet fatura kesildiği ve başka bir fatura ilişkisinin bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen 6 adet faturaya rağmen davalının bakiye borcunu ödemediği, ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ifa edilmediği ve davalının temerrüde düştüğü, Mahkemece, alacağın miktarının tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılması talebinin karşılanmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, tüm dosya kapsamı, sözleşmeler, faturalar ve ödeme kayıtları birlikte değerlendirildiğinde asıl davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek,kararın kaldırılması ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı-birleşen davalılar yüklenici, davalı-birleşen davacı taşerondur.Asıl dava, taraflar arasında yapılan "Karayolları Genel Müdürlüğü ile yapılan ihale kapsamında davacılar (adi ortaklık) tarafından üstlenilen işin alt yüklenici olarak davalıya verilmesine" ilişkin 05/06/2013 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklı olarak, yüklenici tarafından taşerona karşı açılan, sözleşme kapsamındaki alacaklarına karşılık olarak düzenlediği toplam 519.151,40 TL bedelli 6 adet faturadan kalan 269.151,40 TL alacağın tahsili talebine ilişkindir.Birleşen dava, yine aynı sözleşmeden kaynaklı olarak taşeron tarafından yükleniciye (adi ortaklığa ve ortaklara) karşı açılan, cari hesap alacağı olan 247.924,75 TL asıl alacak ve 1.569,06 TL işlemiş faiz toplamı 249.493,81 TL'nin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki 05/06/2013 tarihli sözleşmeye konu işin davalı taşeron tarafından ifa edildiği, iş bedeli ve yapılan ödemeler hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı,dava, savunma, mahkeme kabulü ve istinaf itirazlarına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı-birleşen davalı yükleniciler tarafından düzenlenen toplam 519.151,40 TL bedelli 6 adet "yansıtma faturasının" hesaplamada ne şekilde dikkate alınacağına ilişkin olduğu, bu faturaların davalı-birleşen davacı taşeron defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturalara konu SGK, harç vs ödemelerin sözleşmenin 7.Maddesine göre davalı-birleşen davacı taşeronun yükümlülüğünde bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporlarıyla; davacı-birleşen davalıların ticari defter ve kayıtlarının usulsüz olduğundan belgesiz ödeme kayıtlarının hesaplamada dikkate alınamayacağı, davalı-birleşen davacının tüm ödemelerinin belgeli olduğu, söz konusu 6 adet faturanın da davalı-birleşen davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bunlar dikkate alındığında dahi davalı-birleşen davacı defterlerine göre davacı-birleşen davalıların borçlu gözüktüğü belirlenmiş, son alınan ek raporla da tarafların itirazları değerlendirilmiş olmakla, davacı-birleşen davalılar vekilinin her iki davaya yönelik istinaf başvurusunun da reddi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-birleşen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/02/2022 tarih ve 2015/1908 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı-birleşen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Asıl ve birleşen davada alınması gereken 17.667,94 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.314,68 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.353,26 TL istinaf karar harcının davacı-birleşen davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı-birleşen davalılarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.