İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/606 E. 2026/426 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/606
- Karar No
- 2026/426
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/606 KARAR NO : 2026/426
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 10/07/2025 KARAR TARİHİ : 04/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği 10/07/2025 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih ve ..... Esas sayılı kararı ile ..... sicil numarası ve ..... vergi numarası ile kayıtlı, muamele merkezi ..... Mah...... Sok. No:21C Bağcılar/İstanbul adresinde bulunan ..... İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 19/09/2024 tarih, saat 11:38 itibarıyla iflasına karar verildiğini, tasfiye işlemlerinin Bakırköy ...... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ..... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü; müvekkili bankanın Bahçelievler Şubesi ile müflis şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme kapsamında müflise çeşitli nakdi krediler ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Beşiktaş ..... Noterliği'nin 23/09/2024 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesiyle hesapların kesilip kat edildiğini; müvekkil bankanın nakdi kredilerden dolayı 8.104.693,66 TL, 59 adet gayrinakdi çek taahhüt bedelinden dolayı ise 681.345,00 TL olmak üzere toplam 8.786.038,66 TL alacaklı bulunduğunu, iflas idaresinin söz konusu alacağın tamamını yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddettiğini ileri sürerek; reddedilen 8.786.038,66 TL alacağın müflis ..... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
I. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE UYGULANACAK HÜKÜMLER Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 235. maddesi uyarınca, iflas idaresince reddedilen alacağın müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkin olup uygu Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi ..... tarafından mahkememize sunulan 16/12/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacı banka ile davalı/müflis kredi lehtarı (asıl borçlu) ..... İÇ VE DIŞ TİC. LTD.ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bahse konu sözleşme kapsamında nakdi krediler ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığını, kredi borçları ödenmediğini, bu kanaldan davalı MÜFLİS şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemiş olmaları nedeniyle, davacı bankanın anılan bu kredi bedellerini iflas masasına kaydettirebileceğini, dosya içeriğine göre alacak rehinle temin edilmemiş olması nedeniyle tamamı “ adi alacak “ statüsünde değerlendildiğini, davacı bankanın, davalı şirketin iflas tarihi (19.09.2024) itibariyle asaleten doğan alacakları, 2.a) Nakdi alacak yönünden ¸ Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; müflis şirketin iflas tarihi (19.09.2024) itibariyle tespit edilen asaleten doğan toplam 1.217.406,01 TL alacağın “ tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla “ İİK'nun 235 m. hükmü uyarınca 4. Sıraya “ adi alacak statüsünde “ kaydının yaptırılabileceğini, 2.b)Gayrinakdi alacak yönünden Belirtildiği üzere 23 adet çek yaprağı bedeli olarak 213.210,00 TL (9.270,00 TL x 23 adet çek yaprağı bedeliz) gayrinakdi alacak statüsünde İİK'nun 197 m. uyarınca şarta bağlı alacak olarak iflas masasına kaydının yaptırılabileceği, davacının belirtilen tespitler dışında davalı müflis şirketin keşidecisi olduğu (5) adet çekten dolayı 6.924.800,00 TL'nın daha iflas masasına kaydını talep ettiğini, ancak, bahse 5 adet çek karşılığında kime/lere ya da hangi 3. Şahsa kredi kullandırılmış olduğunun açıkça kanıtlanamadığını, şayet 3.bir şahsa anılan çeklerin teminatı kapsamında bir kredi kullandırılmış ise başta o firma ile akdedilen sözleşme, kredi hesap ekstreleri, kat ihtarnamesi, kanuni takip hesabı ekstresi ve vd belgelerle bunun açıkça kanıtlanması gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi ..... tarafından mahkememize sunulan 08/04/2026 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; davacı banka ile davalı/müflis kredi lehtarı (asıl borçlu) ..... İÇ VE DIŞ TİC. LTD.ŞTİ. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bahse konu sözleşme kapsamında nakdi krediler ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığını, kredi borçları ödenmediğini, bu kanaldan davalı MÜFLİS şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemiş olmaları nedeniyle, davacı bankanın anılan bu kredi bedellerini iflas masasına kaydettirebileceğini, dosya içeriğine göre alacak rehinle temin edilmemiş olması nedeniyle tamamı “adi alacak “ statüsünde değerlendirildiğini, davacı bankanın, davalı şirketin iflas tarihi (19.09.2024) itibariyle asaleten doğan alacakları, ¸ yönünde olduğunu, müflis şirketin iflas tarihi (19.09.2024) itibariyle tespit edilen asaleten doğan toplam 2.234.686,01 TL alacağın “ tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla “ İİK'nun 235 m. hükmü uyarınca 4. Sıraya “ adi alacak statüsünde “ kaydının yaptırılabileceği, 2.b)Gayrinakdi alacak yönünden Belirtildiği üzere 23 adet çek yaprağı bedeli olarak 213.210,00 TL (9.270,00 TL x 23 adet çek yaprağı bedeliz) gayrinakdi alacak statüsünde İİK'nun 197 m. uyarınca şarta bağlı alacak olarak iflas masasına kaydının yaptırılabileceği, davacı belirtilen tespitler dışında davalı müflis şirketin keşidecisi olduğu (4) adet çekten dolayı 6.0000.000,00 TL'nın daha iflas masasına kaydını talep ettiğini, ancak bahse 4 adet çek karşılığında kime/lere ya da hangi 3. Şahsa kredi kullandırılmış olduğu açıkça kanıtlanamadığını, şayet 3.bir şahsa anılan çeklerin teminatı kapsamında bir kredi kullandırılmış ise başta o firma ile akdedilen sözleşme, kredi hesap ekstreleri, kat ihtarnamesi, kanuni takip hesabı ekstresi ve vd belgelerle bunun açıkça kanıtlanması gerektiğini, ancak davacı banka yetkilisi .....'nın e-posta marifetiyle vermiş olduğu bilgiye göre bahse konu 4 adet çekin müşteriye İADE edilmiş olduğunun anlaşıldığını, dolayısıyla 4 adet çek bedeli böylece konusuz kalmış olduğu yönünde görüş ve beyanda bulunmuştur. İİK m. 235 hükmü, iflâs tasfiyesi sürecinde alacaklılar arasında eşitliğin ve hukuki güvenliğin sağlanmasına hizmet eden sıra cetveline itiraz kurumunu ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Bu hüküm uyarınca, alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen alacaklı, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içinde iflâsa karar verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesinde dava açmak zorundadır. Anılan on beş günlük süre hak düşürücü nitelikte olup süresinde dava açılmaması halinde sıra cetveli kesinleşmekte ve alacaklılar arasındaki sıralama ile alacak miktarları bakımından bağlayıcı hâle gelmektedir. Kanun koyucu bu kısa süreyi öngörmek suretiyle iflâs tasfiyesinin sürüncemede kalmasını önlemeyi ve tasfiyenin makul sürede tamamlanmasını amaçlamıştır. Sıra cetveline itiraz davası, niteliği itibarıyla bir eda davasıdır. Zira bu dava ile alacaklı, iflâs idaresinin alacağını haksız biçimde reddettiğini veya eksik kabul ettiğini ileri sürerek alacağının masaya kaydedilmesini ve tasfiye sonunda kendisine pay verilmesini talep etmektedir. Bu yönüyle dava, salt bir tespit davası olmayıp alacağın tasfiye sürecinde hüküm ve sonuç doğurmasına yönelik bir eda talebini de içermektedir. Kayıt kabul davasında husumet, iflâs masasını temsil eden organa yöneltilir; adi tasfiyede bu temsil yetkisi iflâs idaresine, basit tasfiyede ise iflâs dairesine aittir. İspat hukuku bakımından, sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıya aittir. Alacaklı, masaya yazdırılması gereken geçerli ve gerçek bir alacağının bulunduğunu somut delillerle ortaya koymak zorundadır. Mahkeme, alacaklı ile müflis arasındaki temel hukuki ilişkiye inerek alacağın dayanağını oluşturan sözleşme ilişkilerini, ifa durumunu, karşı edimleri ve varsa alacağın sona ermesine yol açan sebepleri değerlendirmek durumundadır.
II. USUL YÖNÜNDEN İNCELEME Bakırköy ...... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün müzekkeresine verilen cevaptan; müflis ..... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih ve ..... Esas sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin ..... İflas sayılı dosyasında yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetvelinin 28/06/2025 tarihinde gazete ilanı yapıldığı, davacı vekiline 27/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 10/07/2025 harçlandırma tarihiyle açıldığı görülmektedir. Buna göre, dava İİK m. 235'te öngörülen 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılmış olup süre koşulu sağlanmıştır. Tasfiyenin basit usulde yürütüldüğü ve iflas idaresi teşkil edilemediğinden tasfiyenin Bakırköy ...... İcra ve İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü anlaşıldığından, davanın iflas dairesine karşı ikame edilmesi usul hukuku bakımından isabetlidir. Mahkememizin görevi, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri, yetkisi ve usul koşulları denetlenmiş; uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
III. ESAS YÖNÜNDEN İNCELEME A. Taraflar Arasındaki Sözleşme İlişkisi ve Kredi Kullanımı Dosya kapsamındaki delillerden; davacı ..... Bankası T.A.O.'nun ..... Şubesi ile müflis ..... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşme kapsamında müflise taksitli kredi, kredi kartı, kredili mevduat hesabı (KMH) ve gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi olmak üzere çeşitli nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 15. maddesi ile delil sözleşmesi akdedilmiş olup bu hüküm uyarınca tarafların defter ve kayıtları, elektronik ya da manyetik ortamlardan çıkarılan bilgileri içeren belgeler ile bilgisayar ve benzeri kayıtların HMK m. 193 anlamında kesin delil niteliği taşıyacağı ve bağlayıcı olacağı kararlaştırılmıştır. Davalı iflas idaresi, bu delil sözleşmesinin ispat gücünü çürütebilecek nitelikte herhangi bir kesin delil sunmamıştır. Davacı bankanın ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK'nun 64. ve VUK'un 182. maddesi gereğince 2017-2023 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, söz konusu defterlerin Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 1 Sıra No.lu Elektronik Defter Tebliği gereğince e-defter olarak düzenlendiği ve beratlarının zamanında alındığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu kapsamda davacı bankanın ticari defter ve kayıtlarının HMK m. 222 ve TTK m. 64 hükümleri çerçevesinde davacı lehine delil niteliği taşıdığı sonucuna varılmıştır.
B. Kredi Borçlarının Ödenmemesi ve Hesabın Kesilip Kat Edilmesi Davacı banka, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Beşiktaş ..... Noterliği'nin 23/09/2024 tarih ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesiyle tüm hesapları kesilip kat etmiş; ihtarname müflis şirkete 24/09/2024 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edilmiştir. Müflis şirketin hesap kat ihtarnamesiyle istenilen alacak tutarına itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Ancak bu noktada önemli bir usul meselesi karşımıza çıkmaktadır: Müflis şirketin iflasına Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 19/09/2024 tarihinde saat 11:38 itibarıyla karar verilmiş olmasına karşın hesap 23/09/2024 tarihinde kesilip kat edilmiştir. Dolayısıyla hesap kat ihtarı iflas tarihinden sonra gerçekleştirilmiştir. Bilirkişi raporunda da isabetli biçimde tespit edildiği üzere, iflas tarihinden sonra kesilip kat edilen hesaba ayrıca faiz işletilemeyeceğinden, alacak hesabının banka kayıtları ve hesap ekstreleri esas alınarak iflas tarihi itibarıyla belirlenmesi gerekmektedir. Bu husus, İİK'nun iflas hukukuna ilişkin temel ilkelerinden biri olan ve iflasın açılmasıyla birlikte borçların muaccel hale gelmesi ile faiz işlemesinin durması ilkesinin (İİK m. 195) zorunlu bir sonucudur.
C. Bilirkişi İncelemesi ve Alacak Miktarının Tespiti Mahkememizce uyuşmazlığın teknik ve finansal yönlerinin aydınlatılması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından önce kök rapor, ardından mahkememizin 22/01/2026 tarihli ara kararı uyarınca davacı vekilinin itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor düzenlenmiştir. 1. Nakdi Alacak Hesabı Bilirkişi kök raporunda; iflas tarihi olan 19/09/2024 itibarıyla müflis şirkete asaleten kullandırılan 4 ayrı kalem nakdi kredi için hesap ekstrelerine göre asıl alacak tutarının 1.009.410,41 TL, iflas tarihi öncesi kayıtlara göre işlemiş faiz ve BSMV'nin 160.076,81 TL, karşılıksız çıkan 7 adet çek taahhüt bedeli tazmin tutarının (9.270,00 TL x 7) 64.890,00 TL ve hesap kat ihtarı için notere ödenen masrafın 156,80 TL olduğunu tespit etmiş; toplam nakdi alacağı 1.234.536,02 TL olarak hesaplamıştır. İflasın açılmasından sonra 20/12/2024 tarihinde icra dosyasına 17.130,01 TL tahsilat yapıldığı anlaşıldığından bu tutar alacaktan mahsup edilmiş ve bakiye nakdi alacak 1.217.406,01 TL olarak belirlenmiştir. Bilirkişi ek raporunda ise; davacı vekilinin sonradan ibraz ettiği ..... seri numaralı, 924.800,00 TL bedelli ve 05/09/2024 keşide tarihli çeke ilişkin İstanbul Banka Alacakları İcra Md. ..... Esas sayılı icra takibi incelenmiş; söz konusu çekin müflis şirketin keşidecisi olduğu, dava dışı ...... Yapı İnş. Oto. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'ye kullandırılan kredinin teminatında bulunduğu ve karşılıksız çıktığı anlaşılmıştır. Bu nedenle çek bedeli olan 924.800,00 TL ve %10 çek tazminatı olan 92.480,00 TL alacağa dahil edilerek yeniden hesaplama yapılmış; ancak iflas tarihinden sonraki faiz talep edilemeyeceğinden bu kalemler alacağa eklenerek ek rapordaki toplam nakdi alacak 2.234.686,01 TL olarak tespit edilmiştir. (1.217.406,01 + 924.800,00 + 92.480,00 = 2.234.686,01) Mahkememizce her iki bilirkişi raporu da ayrıntılı biçimde incelenmiş; raporların hesap kalemlerini ayrı ayrı gösteren, dayanak dönemleri belirten ve emsal içtihat bağlamında tartışan yapısının yargısal denetime elverişli ve hüküm kurmaya müsait olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim son duruşmada da bilirkişinin ek raporunun tekniğine uygun olduğu saptanarak davacı vekilinin yeni ek rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir. 2. Temerrüt Faiz Oranının Belirlenmesi Bilirkişi, temerrüt faiz oranının tespiti bakımından emsal Yargıtay içtihatlarını titizlikle değerlendirmiştir. Buna göre; TCMB'ye bildirilen ya da faiz genelgeleri ile ilan edilen faiz oranlarına değil, dava konusu kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranlarına itibar edilmesi gerektiği Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasının bir gereğidir (Yargıtay 11. HD., T. 11.10.2022, E. 2021/5462, K. 2022/6896; Yargıtay 11. HD., T. 08.12.2022, E. 2021/4966, K. 2022/8843; Yargıtay 19. HD., T. 18.06.2019, E. 2018/2511, K. 2019/3854). Bu çerçevede bilirkişi; davacı bankanın söz konusu kredilere fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranını %47,52 olarak tespit etmiş, sözleşmenin 12. maddesi hükmü uyarınca bu akdi faiz oranının %50 fazlasıyla temerrüt faizi oranını %71,28 olarak belirlemiştir. Davacının talep ettiği %91 temerrüt faiz oranının ise emsal içtihatlara aykırı olduğunu, davacı bankanın fiili uygulamayı değil yalnızca bir faiz genelgesini delil olarak sunduğunu ve genelge ile deklare edilen %70 oranının %50 fazlasıyla ulaşılan %105 oranının benimsenemeyeceğini açıklamıştır. Davacı vekili ek rapor aşamasında dahi emsal kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranlarına ilişkin herhangi bir ekstre ve kayıt sunamamıştır. Mahkememizce bu tespit isabetli bulunmuştur. Zira yukarıda zikredilen Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmede açıkça bir temerrüt faiz oranı belirlenmediği durumlarda faiz genelgesiyle deklare edilen oranların değil, dava konusu krediye ya da emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranlarının esas alınması zorunludur. Bu doğrultuda bilirkişinin %71,28 olarak belirlediği temerrüt faiz oranının usul ve hukuka uygun olduğu kanısına varılmıştır.
3. Gayrinakdi Alacak (Çek Taahhüt Bedeli) Bilirkişi kök raporunda, davacı bankadan gayrinakdi çek taahhüt bedelinin varlığı ve miktarının tespitine ilişkin olarak temin edilen çek takip kartonu ekstresi incelenmiş; 23 adet çek yaprağı bedeli olarak 213.210,00 TL (9.270,00 TL x 23 adet) gayrinakdi alacak belirlenmiştir. Davacı vekili ek rapor aşamasında ilave 36 adet çek yaprağına (toplam 59 adet) ilişkin herhangi bir ekstre ve kayıt sunamamıştır. Bu nedenle mevcut delil durumuna göre gayrinakdi alacak miktarında herhangi bir revizyon yapılamamıştır. Bu çerçevede gayrinakdi alacak olarak belirlenen 213.210,00 TL'nin İİK m. 197 hükmü uyarınca şarta bağlı alacak statüsünde iflas masasına kaydına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
4. Müflis Şirket Keşideli 4 Adet Çekten Kaynaklanan 6.000.000,00 TL'lık Talep Davacı, yukarıda belirtilen alacakların dışında müflis şirketin keşidecisi olduğu 4 adet çekten kaynaklanan 6.000.000,00 TL'nın da iflas masasına kaydını talep etmiştir. Ancak bilirkişi raporu ile dosyaya ibraz edilen belgeler incelendiğinde; davacı banka yetkilisinin e-posta marifetiyle verdiği bilgiye göre bahse konu 4 adet çekin müşteriye iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında söz konusu 4 adet çekle ilgili dava konusuz kalmıştır. Konusuz kalan davalar bakımından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği açıktır. Bu nedenle 6.000.000,00 TL bedelli 4 adet çeke ilişkin talep yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5. Alacağın Hukuki Niteliği ve Sıradaki Yeri Bilirkişi raporunda dosya içeriğinde alacağın rehinle temin edilmediği tespit edildiğinden, hem nakdi hem de gayrinakdi alacak kalemlerinin tamamı "adi alacak" statüsünde değerlendirilmiştir. Dolayısıyla hükmedilecek alacak, İİK m. 206 hükmü uyarınca 4. sıraya adi alacak statüsünde kaydedilecektir.
IV. SONUÇ Tüm bu değerlendirmeler ışığında; davacı ..... Bankası T.A.O. ile müflis ..... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında müflise nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmediği, sözleşme ile ticari defter kayıt ve belgelerinin yanı sıra bilirkişi incelemesi de gözetildiğinde alacağın varlığının ispat edildiği anlaşılmaktadır. Davacının toplam 8.786.038,66 TL alacak talebi bakımından; 2.234.686,01 TL nakdi alacağın ve 213.210,00 TL gayrinakdi alacağın iflas masasına kaydına, 6.000.000,00 TL bedelli 4 adet çekle ilgili dava konusuz kaldığından bu kısım hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; (1)-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 2.234.686,01.-TL nakdi alacağın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müflis ...... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin iflas masasına İİK'nun 235/1. Maddesi uyarınca KAYIT VE KABULÜNE, (2)-213.210,00-TL gayrinakdi alacağın,tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müflisKasımoğulları İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin iflas masasına İİK'nun 197. Maddesi uyarınca şarta bağlı olarak KAYIT VE KABULÜNE, (3)Davacı vekili tarafından iflâs masasına kaydı istenilen toplam 6.000.000,00.-TL bedelli 4 adet çekin davacı bankaya iade edildiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bu çekler ile ilgili olarak açılan dava yönünden esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, (4)-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, (5)-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı ile 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.347,40-TL harç bedelinin davalı iflas idaresinden alınarak hazineye İRAT KAYDINA, (6)-Davacı tarafından yapılan 8 adet tebligat+posta ücreti 761,00-TL, bir bilirkişi inceleme ücreti 15.000,00 TL olmak üzere toplam 15.761,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.391,01.-TL'nin davalı iflas idaresinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (7)-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalı iflas idaresinden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, (8)-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı,davalının yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.04/06/2026
Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır