İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/199 E. 2026/373 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/199
Karar No
2026/373
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/199 KARAR NO : 2026/373

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK m.5/A kapsamında konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari dava niteliğinde bulunduğunu, bu nedenle dava şartı arabuluculuk sürecinin işletildiğini ve İstanbul Arabuluculuk Bürosu nezdinde yürütülen sürecin 03.09.2025 tarihli karekodlu son tutanak ile anlaşamama ile sonuçlandığını, HUAK m.18/A ve HMK m.115 uyarınca dava şartının yerine getirildiğini, uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı şirket merkezinin İstanbul’da bulunması nedeniyle yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davası olduğunu ve yasal bir yıllık süre içinde açıldığını, taraflar arasında 01.01.2023 tarihli kozmetik ürün tedarikine ilişkin sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı adına yedi adet e-fatura düzenlendiğini, toplam asıl alacağın 643.405,68 TL olduğunu, faturaların sevk ve teslimlerinin gerçekleştirildiğini, faturalarda belirlenen kesin vadelerde ödeme yapılmadığını, davalıya gönderilen faturalara sekiz gün içinde itiraz edilmediğini ve TTK m.21/2 gereği fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, davalı yetkililerinin e-posta yazışmalarıyla ödeme taahhütlerinde bulunduklarını ancak borcun ifa edilmediğini, uzlaşma girişimlerinin sonuçsuz kalması üzerine .... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takipte yedi fatura yönünden asıl alacak ve faiz kalemlerinin ayrı ayrı gösterildiğini, toplam alacağın 857.788,72 TL olarak talep edildiğini ve takip tarihinden itibaren yıllık %24 faiz istendiğini, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının alacağın likit olmadığı yönündeki itirazının fatura, e-fatura sistem kayıtları, sevk belgeleri ve e-posta yazışmaları karşısında haksız olduğunu, alacağın muayyen ve hesaplanabilir nitelikte bulunduğunu, bu nedenle itirazın hükümden düşürülmesi gerektiğini, davalının uzlaşmadan uzak ve oyalayıcı tutumunun icra takibi ve akabinde itirazın iptali davası açılmasını zorunlu kıldığını, borca haksız itiraz edilmesi nedeniyle İİK m.67/2 uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından süresinde borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı tarafın bu itirazın iptalini sağlamak amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, dava dilekçesinin davalı şirkete e- tebliğ edildiğini, HMK m.317 uyarınca süre uzatımı talep edildiğini ve Mahkemenin 29.09.2025 tarihli ara kararı ile yasal sürenin bitiminden itibaren iki haftalık ek süre verildiğini, bu süre içinde cevapların sunulduğunu, davacının 01.01.2023 tarihli tedarik sözleşmesine dayanarak yedi adet faturanın ödenmediğini ve 643.405,68 TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddiaların ticari ilişki sürecindeki belgeler, sistem kayıtları ve 22.07.2024 tarihli cari hesap mutabakatı karşısında gerçeğe aykırı olduğunu, söz konusu yedi faturanın davalı şirket sisteminde süresinde elektronik ortamda “ret” edildiğini, ret sonrasında doğru tutarlar ve teslimlere uygun yeni faturalar düzenlendiğini, taraflar arasında 22.07.2024 tarihinde kaşeli ve imzalı cari hesap mutabakatı yapıldığını ve bu mutabakatla davacının davalıya 504.817,85 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, davacının bu borcunu ve sonrasında oluşan borçlarını ödemediğini, davalı şirketin kayıtlarına göre 23.01.2025 tarihi itibariyle davacıya karşı 917.277,69 TL alacaklı konumda bulunduğunu, bu nedenle davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davacının bu takibe itiraz etmeyerek takibin kesinleştiğini, bu haliyle davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davacının davalıya borçlu olduğunu, davacının borçlu olduğunu bilmesine rağmen alacaklıymış gibi davranarak .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı takibini başlattığını, bu takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ve İİK m.67/2 uyarınca takibe konu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLER Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, İhtarname, sözleşme, Fatura, BA-BS formları ve bilirkişi raporu alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 7 adet faturadan kaynaklı 643.549,20 TL tutarındaki fatura alacağının işlemiş faiziyle ( 857.788,72) birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde ( 14/08/2025) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce atanan SMMM bilirkişisi ...'ın hazırlamış olduğu 09/02/2026 tarihli raporda "dava konusunun, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 7 adet faturadan kaynaklı 643.549,20 TL tutarındaki fatura alacağının işlemiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2022 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2022, 2023, 2024, 2025 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2022, 2023, 2024, 2025 yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2022, 2023, 2024, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterine göre, davalı 120. Alıcılar ve 320. Satıcılar olmak üzere iki ayrı hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı adına düzenlenen takibe konu 7 adet faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120. Alıcılar ve 320. Satıcılar hesap kodu altında kayda alındığı, yapılan işlemler neticesinde, davacının 120. Alıcılar hesabında davalıdan olan 3.039.393,49 TL tutarındaki cari hesap bakiye alacağını 31.12.2023 tarihi itibariyle 320. Satıcılar hesabına virmanladığı, 01.04 2024 tarihli yevmiye kaydında borç kaydı yapılarak 320. kodlu hesaptaki borcu azaltıldığı, bu bağlamda davacının 320. Satıcılar hesabında takip tarihi (06.08.2025) itibariyle davalıya 273.872,58 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2022 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2022, 2023, 2024, 2025 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2022, 2023, 2024, 2025 yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2022, 2023, 2024, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının incelenen ticari defterine göre, davalı 120. Alıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 7 adet faturanın davalı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davalının faturalardan kaynaklı takip tarihi (06.08.2025) itibariyle davacıdan 917.277,69 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, tarafların karşılıklı olarak incelenen ticari defterlerinde, takip tarihi (06.08.2025) itibarıyla davacının davalı yana 273.872,58 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, buna karşılık davalı kendi ticari defterlerinde davacı yandan 917.277,69TL alacaklı olduğu, buna göre cari hesap farklılığının (917.277,69 TL - 273.872,58 TL =) 643.405,11 TL olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davacı tarafından davalı adına düzenlenen .... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasına konu edilen; davacı tarafından düzenlenmiş 7 adet toplam 643.549,20 TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklandığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen cari hesap farklılığına konu faturaların E- Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu fakat davalı şirketin yasal ticari defterlerinde yer almadığı, faturaların davalıya iadesi yapılan sipariş edilemeyen/fazla gelen/eksik gelen ürünlerin bedeli muhteviyatında düzenlendiği, 7 adet fatura kapsamında her biri için düzenlenen tutanakların ibraz edildiği, ayrıca faturalara konu ürünlerin davalıya teslimine dair teslim alan kısımları imzalı teslim fişlerinin de sunulmuş olduğu, teslim fişlerinde davalı şirket adına teslim alan olarak ... ..., ... adlı şahısların imzalarının yer aldığı, ayrıca faturaların alt kısmında “... Depo Teslim Alındı” ibareli kaşenin de yer aldığı görüldüğü, dosya kapsamında söz konusu faturalara dair davacının somut bir itirazına rastlanmadığı, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacı tarafından düzenlenen faturaların geçerliliği ile kabul edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak hukuki değerlendirme ve sonucuna göre bir karar verilmesi, tamamen Mahkeme’nin takdirine bırakıldığı, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, icra takibinde TTK. 1530. maddesi kapsamında bir talebin mevcut olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 214.383,04 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının ve davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 7 adet faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığından çıkmış bulunduğu, ilk seçenek olarak, davacı tarafından davalı adına düzenlenen .... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasına konu 7 adet toplam 643.549,20 TL bedelli davalıda kayıtlı olmayan faturaların Mahkemece kabul edilmesi halinde/olasılığında; davacının takip tarihi (06.08.2025) itibarıyla davalı yana 273.872,58 TL bakiye borçlu olacağı, ikinci seçenek olarak, Mahkemenizce söz konusu faturaların kabul edilmemesi halinde ise, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları esas alındığında davalının davacıdan 917.277,69 TL alacaklı olacağı" şeklinde görüş bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz araflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturalardan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki 01/01/2023 tarihinde imzalanan kozmetik ürünlerinin tedariki sözleşmesi kapsamında ürün satışı kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan 7 adet faturadan kaynaklı 643.549,20 TL tutarındaki fatura alacağının işlemiş faiziyle ( 857.788,72) birlikte tahsili için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda takip konusu alacağı oluşturan faturaların e-faturayı olarak düzenlendiği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu 7 adet faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği, tüm işlemlerin 120. Alıcılar ve 320. Satıcılar hesap kodu altında kayda alındığı, yapılan işlemler neticesinde, davacının 120. Alıcılar hesabında davalıdan olan 3.039.393,49 TL tutarındaki cari hesap bakiye alacağını 31.12.2023 tarihi itibariyle 320. Satıcılar hesabına virmanladığı, 01.04 2024 tarihli yevmiye kaydında borç kaydı yapılarak 320. kodlu hesaptaki borcu azaltıldığı, bu bağlamda davacının 320. Satıcılar hesabında takip tarihi (06.08.2025) itibariyle davalıya 273.872,58 TL cari hesap bakiye borçlu olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterleri incelendiğinde, tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davalının faturalardan kaynaklı takip tarihi (06.08.2025) itibariyle davacıdan 917.277,69 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davacı tarafından davalı adına düzenlenen .... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasına konu edilen; davacı tarafından düzenlenmiş 7 adet toplam 643.549,20 TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklandığının tespit edildiği ayrıca taraflar arasında düzenlenen 22.07.2024 tarihli Cari Hesap Mutabakatı incelendiğinde, davacı şirket tarafından 30.06.2024 tarihi itibariyle davalı yana 504.817,85 TL tutarında borçlu olunduğu hususunda bildirimde bulunulduğu, söz konusu bildirimin davacı tarafça “Mutabıkız” ibaresi üzerine kaşe ve imza atılmak suretiyle tasdik edildiği, buna karşılık, mutabakat tarihi itibariyle davacının kendi ticari defterleri incelendiğinde, 320 nolu hesapta davalıdan 1.341.754,98 TL tutarında cari hesap alacaklı olarak kayıt bulunduğu, davacı ticari defter kayıtlarının mutabakat belgesi ile uyum göstermediği, davalının incelenen ticari defterlerinde ise mutabakat tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinin mutabakat belgesinde yer alan tutar ile birebir uyumlu olduğu anlaşılmakla davacının, takibe konu faturalar sebebi ile alacaklı olduğunu ispat edemediği, davacının kötüniyetli olduğuna dair ispata yarar bir delil sunulmadığı anlaşıldığından davanın ve tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 10.359,95-TL harcın mahsubu ile artan 9.627,95TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 134.668,30-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.15/05/2026

Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/199, K. 2026/373, T. 15.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-199-e-2026-373-k-187606160bb7