Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2146 E. 2026/934 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2146
Karar No
2026/934
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2146 KARAR NO : 2026/934

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2023 NUMARASI : 2017/1416 Esas - 2023/195 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2023 tarih 2017/1416 Esas 2023/195 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, malik/sürücü .... idaresinde bulunan ve davalı .... A.Ş. nezdinde, maddi kazalarda araç başına 33.000,00 TL azami İimitle sınırlı olmak üzere 100000000580660 sayılı trafik poliçesiyle sigortalı .... plakalı araç, 02.08.2017 tarihinde... ilçesi ... caddesi sol şeritten sağ şeride kontrolsüzce geçerek,sağ şeritten seyreden müvekkili malik/sürücü .... idaresindeki .... plakalı araca sol kısmından tam kusurlu çarpıp,çarpmanın etkisiyle müvekkil aracı belediye yol çalışması için konulan bariyerlere çarparak durabildiğini, kaza sonucu müvekkil aracı üzerinde İzmir 10 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/123 D.İş sayılı dosyasıyla yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli 66.269.96 TL olarak tespit edildiği, onarımının ekonomik olmaması sebebiyle sovtaj araştırması yapılarak 2. el rayiç değeri 62.000,00 TL ve sovtaj bedeli 20.000,00 TL olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi araçta meydana gelen değer kaybı zararından da sorumlu olduğu, işbu kazaya ilişkin davalı sigorta şirketine 2918 sayılı yasanın 97. maddesi gereğince başvuru yapıldığını,ancak yapılan başvurunun haksız ve gerekçesiz olarak ödemeden imtina edildiği, bilirkişi raporuyla müvekkil aracında meydana gelen hasar bedeli zararının belirlenebilir hale geldiği zaman fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.00-TL. maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, İzmir 10 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/123 D.İş sayılı dosyasında yapılan 550,00 TL giderler ve 440,00 TL vekalet ücreti ile birlikte işbu davada yapılacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; sigorta poliçesiyle müvekkil sigortacının maddi zararlarda azami sorumluluğunun 33.000 TL ile sınırlı olduğunu, davacının dava açmadan önce 2918 sayılı yasanın 97 maddesi ile trafik sigortası genel şartları B.2.1 maddesi gereğince hasara ve hasarın miktarına tespite yarayan belgelerle müvekkil şirkete başvuruda bulunmadığını dava şartının yerine getirmemiş olması nedeniyle davanın reddini ve davacı olayda müvekkil şirkete sigortalı vasıtanın % 100 kusurlu olduğu nedeniyle husumetin yöneltildiğini müvekkil şirketin sigortalı vasıta sürücüsünün % 100 kusuruna itiraz ettiğini davacı taraf aracında yaptırılan tespite ve talep edilen hasar miktarına itiraz ettiğini belirterek davanın dava şartı yokluğundan reddi ile kusur ve hasara ilişkin itirazlarının kabulü ile müvekkil sigorta şirketi temerrüde düşmemiş olduğundan davacının faiz taleplerinin reddi ile dava açılmasına müvekkil şirket neden olmadığından davacının vekalet ücreti taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şayet illiyet bağını kesen bir durum bulunmakta ise bunun ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu, ancak davalı tarafın kazaya sebebiyet verdiğini iddia ettiği kamyonun varlığı hususunun davalı tarafça ispat olunamadığı, iddianın soyut kaldığı anlaşılmakla; kazaya .... plaka sayılı araç sürücüsü .....'ın kusurlu hareketinin sebep olduğu, kusurunun asli ve tam (% 100) olduğu, davacı ....'in ise kusurunun bulunmadığı yönündeki değerlendirmeyle zarar veren .... plaka sayılı aracın sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin 42.000,00-TL'lik hasardan sorumluluğunun bulunduğu mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne taleple bağlı kalınarak 33.000,00-TL hasar bedeli tazminatının poliçe limiti olan 33.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere dava tarihi olan 15/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı tarafça KTK 97 başvurusunun usulüne uygun yerine getirilmediği, davacının işbu davayı belirsiz alacak şeklinde başvuru ile açtığı, miktarlar davacı iddiasının aksine belirli olduğu bu nedenle hukuki yararın bulunmadığı, İzmir 10. SHM'nin 2017/123 D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan tespitlerin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi mahkemece hükme esas alındığı anlaşılan raporun gerekçelendirilmeden karar verilmiş olmasının yine usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı yanın sorumluluğu gerçek zarar tutarını teminat altına aldığından davalı sürücüsüne atfedilen tam kusurun dosya kapsamına uygun olmadığı gibi davacı tazminat taleplerinin yerinde ve doğru bir biçimde hesaplanmadığından kararın eksik incelemeye dayalı olduğu, eş değer parça temininin mümkün olduğu, geçmiş hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davalının iskonto uygulama hak ve yetkisinin olduğu gibi KDV hariç araç hasar bedelinin tespitinin gerektiği bütün bunlar yanında mahkemece faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası sebebiyle araç hasar tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, 02/08/2017 tarihinde davacı sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile davalı yana olay tarihi itibariyle ZMMS'li olup dava dışı .... sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı araç hasarına yönelik davacı yanca delil tespiti yaptırılarak açılan iş bu davada mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile olaya karışan üçüncü bir aracın varlığının ispatlanamadığı kabul edilerek söz konusu kazanın oluşumunda ....'ın tam kusurlu olduğu ve bu kaza sebebiyle davacı aracının pert işlemine tabi tutulması gerektiği yönündeki bilirkişi değerlendirilmesine iştirak edilerek sovtaj bedelinin düşümünden sonra davacı yan hasar alacak miktarına ilişkin taleple bağlılık ilkesi ve davalının sorumluluk limiti gereği davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ) 6100 sayılı HMK’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde” (1)Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkânsız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda davanın haksız fiil çerçevesinde ileri sürülen ve gerek kusur gerekse de hasarın varlığı ve miktarı bilirkişi incelemesi neticesi ortaya çıkacağından davanın belirsiz alacak olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı olmakla aksi yöndeki dava şartı noksanlığına dair istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğuna göre, başvurunun yapıldığı, ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik de yargılama aşamasında tamamlanabilecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3042 E.- 2021/1562 K. sayılı içtihatı). Somut olayda, davadan evvel hasarın giderilmesine yönelik davalıya tebliğ edildiği anlaşılan başvuru dilekçesinin yasa maddesi ile istenilen şartları taşıdığı ayrıca evrak eksikliği olsa bile bu durumun az önce belirtilen örnek niteliğindeki karar kapsamında yargılama aşamasında tamamlanabileceğinden davalı yanın bu yönden dava şartı noksanlığı olduğu yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, her ne kadar birden fazla bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmış ise de ihtimalli değerlendirmeler içeren raporlar arası farklılık bulunmamasına, söz konusu kazada üçüncü bir aracın varlığı yönünde ispat külfeti üzerinde olan davalı yanca bu hususun ispatlanamamış olmasına, bu kapsamda gerek kusur gerekse de araç hasarı yönünden dosyaya kazandırılan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olduğundan mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasının yerinde görülmesine, aracın onarımı ekonomik olmadığından gerçek hasar miktarının ikinci el rayiç değerinden sovtaj değeri düşülerek belirlenmesinin yerinde görülmesine, bu nedenle hesaplama yöntemine iştirak edilmesinin gerekmesine, araç hasar miktarının tespitine yönelik orjinal yedek parça fiyatları üzerinden işçilik ve KDV tutarının dahil edilmesi ve ancak iskonto uygulanmamasının yerinde olmasına, hasardan kaynaklı sorumlu olunmadığı iddiasının davalı sigorta şirketince kanıtlanamamış olmasına, davalının sorumluluk limitinin gözetilmiş olmasına, faiz başlangıç tarihinin yerinde tespit edilmesine mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.254,23 TL'den peşin alınan 833,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.420,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2146, K. 2026/934, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2146-e-2026-934-k-7e11a840c23e