İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1027 E. 2026/367 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1027
Karar No
2026/367
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1027 Esas KARAR NO : 2026/367

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/06/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026

Mahkememizde görülmüş olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkili tarafından davalı/borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2015/... Esas sayılı icra dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı/borçlu, borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve mezkûr takibi durdurduğunu, icra takibine konu alacağın, davalı borçlunun abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik enerjisi kullanmasına karşın bedelini ödememesinden kaynaklandığını, Taraflar arasında akdedilen 08.07.2003 Perakende Satış Sözleşmesini ekte ibraz ettiklerini, ilgili mevzuata uygun olarak düzenlenmiş olan Sözleşmede davalı tarafın kullandığı elektrik enerjisi bedelini ödemeyi taahhüt etse de davacı müvekkilinin gönderdiği faturaları düzenli ödemediğini ve bir kısım fatura bedelini esasen kabul edip kısmen ödeme yapmış olsa da icra takip talebinden belirtilen kadar tutarın halen ödenmediğini, Davalı yanın .... icra Müdürlüğü 2015/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin alacak, faiz ve tüm feriler bakımında devamına, dava konusu takibe esas bedelin %20'sinden az olmamak üzere takdir edilecek icra inkâr tazminatının davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı asil mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; Davaya konu edilen alacağın dava zamanaşımına uğradığını, 10 yılı aşan bir alacağın talep edildiğinin görüldüğünü, bu nedenle dava ve alacak zamanaşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu edilen borcun kendisi ile ilgisinin bulunmadığını, iddia edilen elektrik kullanımı yada kaçak kullanımının tarafına ait olmadığını ve icra dosyasına sunulan belgelerin de yeterli ve kesin delil olmadığını, aleyhe kabul anlamına gelmemesi kaydı ile borç oluşsa dahi talep edilen bedelin fahiş fiyat olduğunu, gerçek kullanım bedeli tespit edilmeden varsayımlar ile oluşturulan rakamların yasal olmadığını belirterek alacak zamanaşımına uğradığından davanın reddine, “dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddine, davacı yanın herhangi bir alacağının bulunmaması nedeni ile davanın reddine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... Tüketici Mahkemesi'nin 23/09/2025 tarihli, ... Karar numaralı görevsizlik ilamı uyarınca dava dosyasının mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İşbu dava konusu uyuşmazlık; .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı icra dosyasına konu edilmiş olan kaçak elektrik kullanım bedeline dair davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.” Elektrik kullanım bedeline dair açılan itirazın iptali davalarına yönelik olarak en güncel tarihli emsal kararlardan birisi olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2025/1351 Esas ve 2025/3536 Karar sayılı, 29/12/2025 tarihli ilamının; "Dava,İtirazın İptali talebine ilişkindir. .... Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın ticari ilişkiden kaynaklı olduğu, incelenen faturada abone numarasının ticarethane olarak gözüktüğü gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi ise, davalının tacir sıfatının bulunmadığı, davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Somut olayda; kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı, uyuşmazlık konusunun, işyerinde kaçak ve abonesiz olarak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kaynaklandığı, dosya kapsamına göre davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ....Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 29/12/2025 gününde oy birliği ile karar verildi." şeklinde olduğu görülmüştür. Görüleceği üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık temelinde satış ilişkisine yönelik olup mutlak ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından tarafların sıfatına bakılmaksızın doğrudan Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyecektir. Somut olayda, dosyamız arasında yer alan ... Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabından da görüleceği üzere; dava konusu kullanım dönemi itibariyle davalı ...'in gerçek usulde vergilendirmeye tabi olup işletme hesabına göre defter tuttuğu ancak 213 sayılı VUK'nun 176.ncı ve 177.nci maddeleri kapsamında belirtilen hadler göz önüne alındığında Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı görülmüştür. Yine, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin resmi internet sitesi üzerinden yapılan sorgulamada (İstanbul ili için) davalı ...'in gerçek kişi tacir kaydının da bulunmadığı tespit edilmiş olup, somut davada nisbi ticari dava da bulunmamaktadır. Bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. Sonuç olarak, HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince işbu davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ve sair hususlara ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edilen Nedenlerle; 1-Davacı tarafça açılan davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa ve Mahkememizin görevsiz olduğunun tespit edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi halinde bu ret kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde tarafların Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nın 20. maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı asilin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1027, K. 2026/367, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1027-e-2026-367-k-ed49eec26a3e