İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/395 E. 2026/434 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/395
Karar No
2026/434
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/395 Esas KARAR NO : 2026/434

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2026 KARAR TARİHİ : 08/06/2026

Mahkememize tevzi edilmiş olan "İtirazın İptali" davasına dair yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... adresinde bulunan iş yeri için abonelik sözleşmesi imzalanmış ve davalıyla ... nolu mukavele numarası ile davacı idarenin abonesi olduğunu, davalı tarafından ... nolu sözleşmeden kaynaklanan idare alacağının yasal süresi içinde ödenmediğini, 19.10.2023 tarihinde idare keşif ekibi tarafından yapılan kontrollerde gayri resmi sayaçla su kullanımı olduğunun tespit edildiğini, iş yerinde çalışanların beyanıyla su kullanıcısının ... olduğunun bilgisinin verildiğini ve kaçak su kullanımından dolayı re'sen abonelik yapılarak sayacın söküldüğünü ve borçtan iptal yapıldığını, 11.7.2024 tarihinde yine aynı şahıs adına kaçak su ihbarına istinaden re'sen abonelik yapıldığını, sayaçlı kaçak su kullanımının söz konusu olduğunu, zira her defasında mutfak girişinden merdiven boşluğuna geçilen yerde bulunan sayacın bulunduğu yere içecekler dizilerek fiili engel yaratmak suretiyle sayaç okuma görevlilerinin sayacı okumasının zorlaştırıldığını, dolasıyla İdarenin hüküm ve tasarrufundaki suyun ve/veya atık su kanalının, İdarenin izni olmaksızın, sayaçlı, sayaca müdahale ederek veya sayaçsız bağlantılarla yasa dışı kullanılmasının söz konusu olduğunu, yönetmelik hükümleri sağlayamayanlara re'sen abonelik yapılamayacağını, izinsiz su kullanıcısının adına tahakkuk yapılarak tahsili cihetine gidildiğini ve bedeli ödemeyenler hakkında yasal takip başlatıldığını, müvekkili olduğu idarenin görevli personelleri yapılan çevre araştırması ve mal sahibinden de elde edilen ve ekte sunulan bilgi ve belgeler dayanak edilerek tespit edilmiş olup bu tespite istinaden 15.9.2023 tarih ve ... no.lu Kaçak Su ve Usulsüz Su Kullanım ile Mühürleme Tutanağının düzenlendiğini, 15/9/2023 tarih ve ... no.lu kaçak su ve usulsüz su kullanım ile mühürleme tutanağı ile ... no.lu sayaçla ve sözleşmesiz şekilde izinsiz su kullandığı tespit edilen davalı adına ... no.lu abone hesabına; Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği'nin 40 ıncı ve 41 inci maddeleri gereğince 11.756,14-TL İzinsiz su bedeli, 116,40- TL Kapama Açma Bedeli, 14,30-TL Tahakkuksuz Bedel Gecikme Zammı, 1.444,59-TL Su/Ksub Gecikme Zammı olmak üzere toplam 13.331,43-TL tahakkuk ettirildiğini, ... nolu abone hesabına tahakkuk ettirilen borçların ödenmemesi üzerine; davalı aleyhine 18/07/2025 tarihinde İstanbul Adliyesi MTS 2025/... Esas numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine karşı haksız şekilde itirazda bulunması üzerine icra takibinin durduğunu, ancak hakkında yasal takip başlatılan davalının, bu yasal takibe, borçtan sorumlu olmasına rağmen, haksız ve yersiz bir şekilde itiraz ederek, takibin durmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu alacağın, faturalandırılmış malzeme bedelleri ve bu bedellere işlemiş gecikme zammından müteşekkil olduğundan likit olduğunu, dolayısıyla borçlunun likit bir alacağa karşı itirazda bulunmuş olduğunu, anlatılan tüm bu nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına; borçlunun % 20’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemesine, yargılama giderleriyle, vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ile talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İşbu dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafça MTS 2025/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında izinsiz su kullanım bedeli yönünden başlatılmış icra takibine davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. 26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. TTK'nun 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir. Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Davalı ...'in, gerçek kişi sıfatıyla tacir olup olmadığına dair mahkememizce yapılan araştırmalar sonucunda, Sultangazi Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün dosya arasında yer alan müzekkere cevabında; "... TC. kimlik numarasındaki ... dairemiz kayıtlarında aktif vergi kaydı ve herhangi bir şirket ortaklığının olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde bilgi verilmiş olması karşısında vergi mükellefi olmayan davalı ...'in, gerçek kişi tacir sıfatına haiz olmadığı, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabında da davalının, gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı hususunun belirtildiği, dolayısıyla somut yargılamada her iki taraf tacir olmadığı gibi somut davanın konusu itibariyle mutlak ticari davalar arasında da düzenlenmediği, izinsiz su kullanımının tespit edildiği adrese yönelik olarak iş yeri abonelik sözleşmesi yapılmış olmasının mahkememizi görevli kılmayacağı, davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup mahkememizin görev alanında değildir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. Sonuç olarak, HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince işbu davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ve sair hususlara ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa ve Mahkememizin görevsiz olduğunun tespit edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi halinde bu ret kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde tarafların Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nın 20. maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 08/06/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/395, K. 2026/434, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-395-e-2026-434-k-06963a7a9168