Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1186 E. 2026/1205 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1186
Karar No
2026/1205
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1186

KARAR NO: 2026/1205

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/04/2026

NUMARASI: 2026/358 Esas - 2026/393 Karar

DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket adına keşide edilen; ...A.Ş.’ye ait, ... sıra numaralı, 02.01.2026 keşide tarihli, 38.400,00 TL bedelli çekin henüz herhangi bir kişiye teslim edilmeden, tedavüle çıkarılmadan davacının zilyetliğinde iken çalınmak suretiyle kaybolmuş olduğunu, söz konusu çekin davacı tarafından hiçbir kişi ya da kuruma rızaen teslim edilmemiş olduğunu, çekin çalınması veya kaybolması üzerine davacı yetkilisi ... tarafından 05.01.2026 tarihinde ...Polis Merkezi Amirliği nezdinde kayıp eşya kapsamında resmi ifade verilmiş ve tutanak düzenlenmiş olduğunu, çekin kötü niyetli üçüncü kişilerce ibraz edilme riski nedeniyle muhatap banka ...A.Ş.’ye .... Noterliği 07/01/2025 tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş, çek hakkında gerekli tedbirlerin alınması talep edilmiş olduğunu, çek henüz hamile teslim edilmeden keşidecinin zilyetliğinde iken çalınmak suretiyle kaybolmuş olup, bu halde keşidecinin çek iptal davası açma yetkisi bulunduğunu, bu hususun gerek doktrin gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 19.12.2018 tarih, 2017/2667 E., 2018/8085 K. sayılı kararı ile sabit olduğunu, davacının dava açmakta açık hukuki yararı mevcut olup, çekin iptali ve ödeme yasağı konulması zarureti hasıl olduğunu beyanla; davanın kabulüne, ...A.Ş ‘ ye ait ... sıra numaralı, 38.400,00 TL bedelli çek hakkında, çekin ödenmesini önlemek üzere ödeme yasağı konulmasına, ödeme yasağının çek muhatabı bankaya bildirilmesine, yargılama sonunda çekin iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesince; "Dava dilekçesinin incelenmesi sonucunda davacının dava konusu çekin keşidecisi olduğu hususu sabittir. TTK nun 818/1-(s) bendinin göndermesiyle aynı yasanın 757 vd. maddelerine göre çek iptali davasını çek hamili açabilir, keşidecinin çek iptali davası açma hakkı bulunmamaktadır. Dava konusu iptali istenilen çekin keşidecisinin davacı ... olduğu, buna göre davacının çekin keşidecisi konumunda olduğu, keşidecinin ise çek iptali davası açma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine,..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; anılan kararın, hem maddi olaya hem de yürürlükteki mevzuata ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırı olduğunu, somut olayda dava konusu çek, henüz hamile teslim edilmeden, tedavüle çıkarılmadan ve davacı şirketin zilyetliğinde iken çalınmak suretiyle kaybolduğunu, bu hususun resmi kolluk tutanağı ile sabit olduğu gibi, muhatap bankaya noter aracılığıyla derhal bildirimde bulunulduğunu, çekin henüz tedavüle çıkarılmamış olmasının, hukuki nitelik itibarıyla çekin hamil sıfatını kazanan herhangi bir üçüncü kişinin bulunmadığını açıkça ortaya koymakta olup mahkeme kararında, yalnızca hamilin çek iptali davası açabileceği belirtilmiş ise de, bu yaklaşım soyut ve eksik bir değerlendirmesi gerektiğini, zira çekin henüz hamiline teslim edilmediği ve keşidecinin zilyetliğinde iken kaybolduğu hallerde, keşidecinin iptal davası açabileceği gerek öğretide gerekse Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında açıkça kabul edildiğini, mahkemece, davacının hamil olmadığı gerekçesiyle dava takip yetkisinin bulunmadığı sonucuna varılmışsa da, burada HMK m.114/e kapsamında bir dava şartı yokluğu söz konusu olmadığını, davacının, çekin henüz hamile teslim edilmediği bir aşamada, kötü niyetli üçüncü kişilerce ibraz edilme riskini ortadan kaldırmak amacıyla dava açmış olup, açık ve güncel hukuki yararı olduğunu, aksi yöndeki kabulün, mülkiyet hakkının ve ticari güvenliğin ciddi biçimde zedelenmesi sonucunu doğuracağını, somut olayın özellikleri göz ardı edilmiş yerleşik içtihatlara aykırı şekilde karar tesis edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/s madde hükmü delaletiyle, aynı kanunun 757. madde hükümlerinde belirtilen zayi nedeniyle çek iptali isteğine ilişkindir.

Mahkemece keşidecinin çek iptali davası açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Hamil TTK 651. Maddesi uyarınca hamil çekin zayi edilmesi halinde iptal davası açabilecek. TTK 652. maddesine göre iptal karar ile hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir.

Çek iptali davası sonucunda verilen karar borçluya ibraz ile borçludan çek bedelinin tahsili imkanını sağlamaktır. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Çek keşidecisinin TTK'nın 757 ve 818/s.maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır.

Somut olayda davacı talebe konu çekin keşidecisi olup, iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde dayandığı Yargıtay içtihadı uyarınca çek tedavüle çıkmadan keşideci tarafından kaybedilmesi halinde keşidecinin iptal davası açma hukuki yararı bulunduğunu ileri sürmüş ise de emsal olarak dayanılan Yargıtay 11 H.D'nin 19/12/2018 tarih E:20172667-K:8085 içtihadında bu yönde bir değerlendirme mevcut olmayıp, belirtilen durum keşidecinin iptal davası açma hakkına bir etkisi bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1186, K. 2026/1205, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1186-e-2026-1205-k-2b0a1b43df34