Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/364 E. 2026/900 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/364
- Karar No
- 2026/900
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/364 KARAR NO : 2026/900
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2026 NUMARASI : 2025/567 Esas - 2026/13 Karar DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 24/06/2025 BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2025/1136 E SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 22/07/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2026
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2026 tarih 2025/567 Esas 2026/13 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, Müvekkili tarafından .... Şirketine karşı işçilere ödenen kıdem tazminatlarının rücusu amacıyla İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/201 E sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, yargılama sürecinde şirketin sicil kaydının silindiği, mahkemece taraf teşkilinin sağlanması için ihya davası açmak üzere davacı kuruma süre verildiği ileri sürülerek, sicilden terkin olunan ... .. Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... sunduğu cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin 01.02.2024 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'ın seçildiğini, 06.06.2024 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlandığını,14.06.2024 tarihinde sicilden terkin edildiğini, tasfiyenin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bununla birlikte kurumlarının yasal hasım konumunda olduğundan davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, yargılama giderinden sorumlu olmayacaklarını savunmuştur. Birleşen Mahkememiz 2025/1136 Esas sayılı dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından ..... Şirketine karşı işçilere ödenen kıdem tazminatlarının rücusu amacıyla İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/201 E sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, yargılama sürecinde şirketin sicil kaydının silindiği, mahkemece taraf teşkilinin sağlanması için ihya davası açmak üzere davacı kuruma süre verildiği ileri sürülerek, sicilden terkin olunan ..... Şirketinin ihyası için İzmir 3.ATM'nin 2025/567 E sayılı dosyası ile dava açıldığını, tensip ara kararı gereği tasfiye memuruna karşı dava açılarak mahkeme dosyası ile birleştirmek üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, öncelikle bu davanın İzmir 3.ATM'nin 2025/567 E sayılı davası ile birleştirilmesine, sonuç olarak sicilden terkin olunan .... Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1136 E sayılı dava dosyası ile tasfiye memuru hakkında açılan davanın Mahkememizin 2025/567 E sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen dosyada davalı ... vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde; Müvekkilinin şirketin tasfiye memuru olduğunu, şirketin prosedürlere uygun olarak tasfiye edildiğini, tasfiye sürecinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve bitirildiği, alacaklı kurumun müracaatının olmadığı, tasfiye memuruna tasfiye işlemleriyle ilgili herhangi bir kusur ve sorumluluk isnat edilemeyeceği, davanın terkinden sonra açıldığı, bu nedenlerle açılmış olan şirketin ihyası davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ..... Şirketi'nin 01.02.2024 tarihinde yapılan genel kurul ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak şirketin yönetim kurulu başkanı ve tek ortağı ...'ın görev yaptığı, tasfiye işlemlerinin tamamlandığı, böylelikle sicilden 14.06.2024 tarihinde silindiği, davacı tarafından belediye tarafından alt işverenler bünyesinde çalıştırılan personelin emekli olduğu, kıdem tazminatının ödendiği ve alt yüklenicilerden tahsili amaçlı İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, dava sırasında ... .. Şirketi'nin tasfiye sonucu terkin olduğunun öğrenildiği, davanın devamının sağlanabilmesi, ihyası istenen şirketin söz konusu davada temsil edilebilmesi bakımından şirketin ihyasının zorunlu olduğu, davacının ihya talebinde bulunmaya hukuki yararının olduğu ve ihya istemekte haklı olduğu kanaatine varılmakla, davanın kabulüne, ....'nün Merkez-... sicilinde kayıtlı .... Şirketi'nin İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/201 E sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir. Asıl ve birleşen dava yönünden davalı .... tasfiyenin gerçekleştirilmesinden sorumlu olmadığı, bu davada yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemiş, birleşen davada ihyası istenen şirketin kaydının 14.06.2024 tarihinde silindiği, her ne kadar dava dışı şirket aleyhine rücuen tazminat davasının davacı tarafça İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/201 E sayılı dosyası ile iş bu tasfiye ve sicilden silinme tarihinden sonra açıldığı anlaşılmış ise de davacı Belediyenin rücuen tazminat talebine konu işçilik alacağı ödemesine esas İzmir 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/201 E sayılı dava dosyasının incelenmesinde dava dışı işçi....'ın dava dışı şirket bünyesinde 01.04.2010-05.08.2024 tarihleri arasında hizmet sözleşmesi ile çalıştığı iki şirketten birisi olduğunun şüphesiz olup bir şirketin tasfiyesine karar verilirken davacı Belediye nezdindeki iş bitimi ile birlikte bünyelerinde çalışan tüm işçilerinin kıdem ve ihbar tazminatı gibi daha önceden belli olan işçilik alacaklarının da ödenmesi ve sonrasında tasfiyenin gerçekleştirilmesi gerekirken 14.06.2024 tarihinde tasfiye terkini gerçekleştirildikten sonra 01.07.2024 tarihinde davacı Belediye tarafından ödenen ve dava dışı ..... Şirketi' tarafından da bilinmesi gereken ödenmeyen işçilik alacaklarının ödenmesinden dava dışı şirketin davacı Belediye ile birlikte hem İş Kanunu hem de yapmış oldukları sözleşme nezdinde birlikte sorumluluğu bulunduğundan tasfiyenin o aşamada yapılmış olması nedeniyle şirket tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinden, birleşen dosya davalısı ...'ın tasfiyeye ilişkin her türlü iş ve işlemlerinden yasa gereği sorumluluğu bulunduğundan tasfiyeye ilişkin tüm ödemeler yapılmaksızın gerçekleştirilen tasfiyenin hatalı olduğundan, davalı ...'ın tasfiye memuru olarak bu giderlerden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Anılan nedenlerle iş bu nedenlerle davacı lehine iş bu davanın açılmasında haklılık nedenleri oluştuğundan ve davalı tasfiye memurunun tasfiye sürecindeki hatalı tutumu yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulü ile; ....'nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı dava dışı ..... Şti'nin İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/201 Esas sayılı dava dosyasına konu yargılama faaliyeti ve icrası işlemleri ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyası ile ticaret sicilinde bu şekilde tescil ve ilanına, geçici tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memuru ...'ın atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, ihya koşullarının oluşmadığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını tasfiyesi eksi bakiye ile kapatılan bir şirketin tasfiye memuruna tasfiye işlemleriyle ilgili herhangi bir kusur ve sorumluluk isnat edilemeyeceğini, açılan başka davalarda müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmadığını, zira tasfiyenin bitiş tarihinin açılan dava tarihinden önce olduğu, bulunmadığı gibi davalı tasfiye memuru tarafından yapılan tasfiye işlemlerinde bir usulsüzlük bulunmadığı bu sebeple davalı tasfiye memuru aleyhine de vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceğini, şirketin, davalı olduğu İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/201 E sayılı dava dosyasında 26.05.2025 tarihinde açılan davadan önce şirketin terkin edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Asıl ve birleşen dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile.....'nun merkez ..sicil numarasına kayıtlı .... Şti.'nin İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/201 E sayılı dosyasındaki uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde;“Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı vekili, asıl ve birleşen davada tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan alacak istemli İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/201 E sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. Kaldı ki alacak davası yönünden mahkemece ihya davası açılması konusunda taraflara süre verildiği sonucunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı davanın süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve alacak davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmıştır. Ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında .... yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu olmayıp, davacı ihya davası açmakta haklı ise de, tasfiye tarihi itibariyle açılmış herhangi bir dava bulunmadığından, davalı son tasfiye memurunun da yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması yerindedir. Başka bir anlatımla eldeki asıl ihya davasının 24.06.2025 tarihinde, birleşen davanın 22.07.2025 tarihinde açıldığı, davacı tarafın alacak istemli İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/201 E sayılı davasının ise Uyap kayıtlarına göre 26.05.2025 tarihinde açıldığı, bu şekilde ihyası istenen şirketin 14.06.2024 tarihinde alacak davasından önce terkin edilmiş olmasına göre tasfiye memurunun da yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken, mahkemece tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında isabet bulunmadığı, bu yönüyle tasfiye memuru vekilinin istinaf itirazlarının haklı ve yerinde olduğu, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2026 tarih 2025/567 Esas 2026/13 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre; Davanın Kabulü ile;....'nün Merkez-.... sicil numarasında kayıtlı dava dışı .... ŞTİ'nin İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/201 Esas sayılı dava dosyasına konu yargılama faaliyeti ve icrası işlemleri ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyası ile ticaret sicilinde bu şekilde TESCİL ve İLANINA, Geçici tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memuru ...'(TCKN:....)ın atanmasına, ücret takdirine YER OLMADIĞINA, Ek tasfiye memurunun görevinin karar kesinleştiğinde BAŞLAMASINA, ek tasfiye memuru tarafından şirketin ihyasına karar verildiği ve ek tasfiye memuru atandığının sicile tescil ve ilanına, ek tasfiye konusu işlemlerin ikmalinden sonra ek tasfiye memuru tarafından şirketin sicilden başka bir karara gerek kalmaksızın terkin işlemlerinin YAPILMASINA, Karar kesinleştiğinde şirketin ihyası ve ek tasfiye memuru atandığının sicile BİLDİRİLMESİNE, Asıl davada karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA, Birleşen davada karar tarihi itibarı ile alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA, Asıl ve birleşen davada davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Asıl ve birleşen davada yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, 2-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 2.002,00-TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.