Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/767 E. 2026/988 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/767
- Karar No
- 2026/988
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/767 KARAR NO : 2026/988
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2026 NUMARASI : 2025/497 E. 2026/79 K. DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 10.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.06.2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.01.2026 tarih 2025/497 Esas 2026/79 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, dava dışı .... tarafından davacı şirketin eski çalışanı ....'e meslek hastalığından kaynaklı olarak ödeme yapılması nedeniyle oluşan kurum zararının tazmini için İzmir 1. İş Mahkemesinin 2023/53 E. sayılı dosyasında rücu davası açıldığını, o davada dava dışı kişinin müvekkili ile çalıştığı iş yeri olan.... (.... ) ünvanlı şirkete de ihbarını talep ettiklerini ancak söz konusu iş yerinin terkin olduğunun bildirildiğini, mahkemece bu yer ile ilgili ihya davası açmak için süre verildiğini ileri sürerek .... (..... )i ünvanlı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ....., SGK yönünden evrak belge isteme süresinin 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, dava dışı ....'in çalışma döneminin 1994 yılının bu döneme ilişkin ticari kayıt , belge mevcut olmadığını, yasal saklama süresinin dolduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ..... cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dava dilekçesi, sicil kayıtları ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek ihyası istenen ..... (.... ) isimli işletmenin gerçek kişi ticari işletmesi olduğu, ihya talebinin sadece ticari şirketler ile kooperatifler hakkında bulunulabileceğinden davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava dilekçesini tekrar ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece somut olayın gereklilikleri incelenmeden gerçek kişi ticari işletmelerin ihyasının mümkün olmadığı yönünde yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, ticari şirketler yönünden ihya kurumunun açıkça düzenlendiğini, gerçek kişi tacirlere ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmaması somut olayda olduğu gibi yargılamanın yürütülebilmesi için zorunlu hale gelen durumlarda bu yola başvurulamayacağı anlamının çıkmayacağını, usulü işlemin maddi gerçeği ortaya çıkarak şekilde yorumlanması gerektiğini, kaldı ki ihya talebinin işletmenin yeniden faaliyete geçirilmesi ve devamını sağlamak amacı ile olmayıp görülmekte olan davada taraf teşkilinin sağlanması için ileri sürüldüğünü, İzmir 1. İş Mahkemesince görülmekte olan davada terkin nedeniyle tebligat yapılamadığından taraf teşkilinin sağlanmasının imkansız hale geldiğini, mahkemece taraf ehliyetinin devam ettiği gerekçesiyle ihya talebinde hukuki yarar bulunmadığını benimsemesinin usul hukukunun bütünlüklü yorumlanmasıyla bağdaşmadığını, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hukuki yarar kavramı hatalı değerlendirildiğinden ihyanın taraf teşkili için zorunlu olduğunu, ayrıca usul ekonomisi ve usul ekonomisi gereği davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticaret sicilden kaydı silinen şahıs işletmesinin görülmekte olan bir davada taraf teşkilinin sağlanması açısından TTK 547 maddesi kapsamında ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir. Somut olayda, ihyası talep edilen şirket olmayıp şahıs işletmesidir. İhyası konusunu düzenleyen TTK 647 maddesi ve geçici 7. Maddesi kapsamında açıkça ticari şirketleri kapsadığı, şahıs işletmeleri yönünden ihya konusunun düzenlenmediği, başka bir anlatımla anılan bu yasal düzenlemelerde ticari işletme kaydının ve gerçek kişi tacirin sicilden işletme kaydının ihyasının düzenlenmediği ve ayrıca gerçek kişi tacirin sicilden terkin edilse bile bu durumun taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından bu gerekçelerle davanın ilk derece mahkemesi tarafından red edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacının istinaf istemi yerinde görülmemiştir. İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kesin olmak üzere 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.