Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1888 E. 2026/1899 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1888
- Karar No
- 2026/1899
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1888
KARAR NO : 2026/1899
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/08/2026
NUMARASI : 2026/3462 D.İş - 2026/3554 D.İş Karar
TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP : İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkilim şirket tarafından, icra takip tarihinden önce ihtiyati tedbir başvurusundan bulunulduğunu Muğla 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/251 D.iş sayılı dosyasından verilen 24.07.2026 tarihli İhtiyati Tedbir Kararı ile iş bu takip konusu çekin ve tedbir konusu diğer çeklerin, Lehtar ... ve 3. Kişiler tarafından bankaya ibraz edilmesi halinde ödenmemesi ve lehtar ... ve 3. Kişiler tarafından icra takibine konu edilmemesine karar verildiğini, Müvekkilim tarafından ihtiyati tedbir kararı sonrasında İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/1410 Esas sayılı dosyasından da menfi tespit davası açıldığını ve davanın derdest olup tedbir kararının devam ettiğini, Davalının tedbir kararını bilmesine rağmen kötüniyetli olarak, tedbir kararını bertaraf etmek için müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ardından da takip dosyası içerisindeki evrakların incelenmesi neticesinde Mahkemeden İhtiyati Haciz başvurusunda bulunduğunu, Mevcut ve devam eden ihtiyati tedbir kararı karşısında aynı çeke dayanılarak ihtiyati haciz talep edilmesi, tedbir kararının dolanılması sonucunu doğurduğunu beyanla, mevcut tedbir kararının kapsamının dikkate alınarak ihtiyati haciz talebinin müvekkil yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İtirazın değerlendirilmesi neticesinde; kambiyo senetleri hakkında ödeme yasağı ve/veya takibe konu edilmemesi yönünde verilen tedbir kararlarının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, ihtiyati haciz kararına itirazda gösterilen sebeplerin İİK'nın 265. maddesinde gösterilen ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden olmadığı, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz kararı veren mahkeme ihtiyati hacze konu çeki, İhtiyati tedbir kararını ve dosyaya sunmuş oldukları itirazları eksik ve hatalı olarak değerlendirdiğini ve taleplerinin reddine karar vererek hukuka aykırı karar ittihaz ettiğini, ihtiyati haciz talep eden banka, çekin gerçek ve meşru alacaklısı olmadığını, çekin münhasır alacaklısı sadece çekin lehtarı olduğunu, ihtiyati hacze konu çek nama yazılı olduğundan, ciro yoluyla devredilemeyeceğini, çek arkasındaki ciroların hiçbir hükmünün bulunmadığını, geçerli temlik belgesi bulunmadığından üçüncü kişi çekten doğan hakkın sahibi olduğunu ispat edemediğini, üçüncü kişinin (...’ın) çeki iktisabında, ihtiyati hacze müracaatında iyi niyetli olmadığını, suiniyetli alacaklı müddeisinin kanunlar tarafından TMK hükümleri gereği himaye edilmeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, üçüncü kişi Burganbank, çeki bankaya ibraz ettiği anda İhtiyati Tedbir kararını öğrendiğini ancak ihtiyati tedbir kararına itiraz etmediğini, ihtiyati tedbir kararınında tedbire konu çekin icra takibine konu edilmemesi kararının da yer almadığını, 3. kişi banka bu kararı yok sayarak kötüniyetli olarak İhtiyati Tedbir kararını bertaraf etmek adına işbu çeke ilişkin İhtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu ve bu davanın İhtiyati haciz talep eden bankanın kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, aynı konuda bir mahkeme tarafından İcra takibine konu edilmemesine ilişkin tedbir kararı var iken başka bir mahkeme tarafından aynı çeke ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ...’ın ihtiyati haciz talebinde bulunma gayesi; cebri icra tehdidi ile alacağını tahsil etmek ve ihtiyati hacze itiraz eden davalı firmayı telafisi olmayan zararlara muhatap olması pahasına ihtiyati hacze itiraz eden davalıyı lehtar ile karşı karşıya bıraktığını, İİK m.258 anlamında ihtiyati haciz isteyen kişinin alacaklı sıfatı ve alacağın varlığı konusunda mahkemede gerekli kanaati oluşturacak delilleri ihtiyati haciz talebine eklemediğini, tedbir kararının açıkça üçüncü kişileri de kapsadığı ve üçüncü kişinin tedbir kararını bildiği ayrıca ortaya konulabiliyorsa, HMK m.389 vd. ve mevcut tedbir kararının bağlayıcılığı bakımından da mahkemece bir değerlendirme yapılması gerekirken yapılmadığını veya yapılmışsa da gerekçelendirilmediğini, mahkeme; her ne kadar çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasının tek başına ihtiyati hacze engel olmayacaksa da ihtiyati hacze konu çekin emrine yazılı olmaması nedeniyle genel kural olan mücerretlik ilkesinden (nama yazılı çeklerin) soyut olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Talep, kambiyo senedine(çek) dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, itiraz edilen ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı, çekin nama yazılı olması nedeniyle ihtiyati haciz talep edenin sıfatının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
İhtiyati hacze itiraz eden ... Anonim Şirketi tarafından ... Ltd. Şti. Lehine 4.000.000,00 TL bedelli nama yazılı çek 28/07/2026 tarihinde keşide edilmiştir. Bu çek sırasıyla lehtar, .... A.Ş. Ve ihtiyati haciz talep eden ... A.Ş. Tarafından ciro edilmiştir. Çekin ibrazında Muğla 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/250 Esas sayılı dosyasında ödeme yasağı bulunduğundan işlem yapılmamış şerhi işlenmiştir.
İhtiyati haciz isteyen tarafça, çekin ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, çek hakkında ihtiyati tedbir kararı bulunduğu iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).
Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nin 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. Ancak borçlu, ihtiyati haciz kararına karşı alacaklının iddia ettiği alacağın mevcut olmadığı yönünde bir itirazda bulunamaz. Borçlu alacağın esasına ilişkin olan itirazlarını alacaklının açacağı davada ileri sürebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 785/1. maddesi, "Çek;
a) “Emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişiye,
b) “Emre yazılı değildir” kaydıyla veya buna benzer bir kayıtla belirli bir kişiye,
c) Veya hamile,
ödenmek üzere çekilebilir." şeklindedir.
TTK'nın 788. Maddesine göre ise, “Emre yazılı değildir” kaydıyla veya buna benzer bir kayıtla belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ancak alacağın temlikiyle devredilebilir. Bu devir, alacağın temlikinin hukuki sonuçlarını doğurur. TTK'nın 647/2. Maddesindeki düzenleme de bu yöndedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 184/1. maddesinde de, alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı kılınmıştır.
Somut olayda, talebe konu çek nama yazılı olup, bu çekimin devri için cirodan başka yazılı bir temlik beyanına da gerek bulunmaktadır. Ancak, söz konusu ciro ile devredilmiş olmakla birlikte yazılı bir temlik beyanı dosyada bulunmamaktadır. Bu haliyle talebe konu nama yazılı çek, ihtiyati haciz talep edenin alacaklı sıfatını yaklaşık olarak ispata elverişli değildir. İhtiyati haciz talep eden tarafından çekin nama yazılı olduğu itirazının ilk derece aşamasında ileri sürülmediğini ve istinaf incelemesi sırasında ileri sürülemeyeceğini iddia etmiş ise de, bu husus sıfat ile ilgili olup, bu durum her aşamada ileri sürülebileceği gibi mahkemece resen nazara alınacak hususlardandır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itiraz sebepleri bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
İhtiyati hacze itiraz eden ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-İhtiyati hacze vaki itirazın KABULÜ ile, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/08/2026 Tarih, 2026/3462 D.İş - 2026/3554 D.İş K. sayılı kararı ile verilen ihtiyati haczin, ... Anonim Şirketi yönünden tüm neticeleri ile birlikte KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından itiraz aşamasında yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-İhtiyati hacze itiraz eden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 12.500,00 TL vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak, ihtiyati hacze itiraz eden ... Anonim Şirketi'ne verilmesine;
4-İhtiyati hacze itiraz eden vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
5-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 2.002,00 TL'nin karşı taraftan alınarak ihtiyati hacze itiraz eden ... Anonim Şirketi'ne verilmesine,
6-İstinaf aşamasına ilişkin olarak karşı taraf tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca oy birliği kesin olarak ile karar verildi.22/10/2026