Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7846 E. 2026/12727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/7846
- Karar No
- 2026/12727
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/171 Esas, 2025/180 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/389 Esas, 2024/63 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davalı ... aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildikten sonra, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 23 52... (imar uygulaması ile 23 52... ) parsel sayılı taşınmazda müvekkilin hisselerinin bulunduğunu, dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığını, dava konusu taşınmazın fiilen el atılmayan bölümlerinden de müvekkilinin yararlanmasının mümkün olmadığını, proje bütünlüğü kapsamında bu bölümlerin de bedeline hükmedilmesi gerektiğini belirterek belirlenecek tazminatın davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, müvekkili lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılmış olup nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atmayan müvekkili idare yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, proje bütünlüğü kapsamında davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, el atma nedeniyle tazminat şartlarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmaza fiilen bir müdahalede bulunulmadığını, dava konusu taşınmazın yüzölçümü itibarıyla Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsalin uygun olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan irtifak hakkı şerhinin diğer paydaşların açtıkları davalarda esas alınıp iş bu dosyada esas alınmaması sebebiyle oluşan çelişkinin giderilmesi için duruşma açılmasına karar verilerek bilirkişi heyetinden alınan ek raporda diğer paydaşların davacısı oldukları ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/394 Esaslı dava dosyasında taşınmazdaki irtifak hakkından kaynaklanan değer kaybı dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı, irtifak hakkı dikkate alınmadan tespit edilen metrekare birim değeri ile iş bu dosyada irtifaksız belirlenen metrekare birim bedellerinin neredeyse aynı olduğu, dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarının açtığı dava ile bu davada belirlenen metrekare birim değerlerinin aynı olduğu, dolayısıyla çelişkinin olmadığı, arsa niteliğindeki taşınmaza dava tarihinden öncesine ait özel amacı olmayan taşınmaz satışı esas alarak, emsal ile eksik- üstün yanları karşılaştırılmak suretiyle emsal incelemesi yöntemine göre değer biçilmesi isabetli olup dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ''İdari Tesis ve Park Alanında'' kaldığı, davalı ... tarafından kamulaştırma işlemleri yapılmaksızın taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 36,40m²lik kısmına stabilize yol yapılmak suretiyle fiilen ve kalıcı şekilde el atıldığı, (B) harfiyle gösterilen 13.586,95m²lik kısmında ise fiili el atma bulunmadığı, ancak plan fonksiyonu gereği davacının kullanımına elverişli olmadığı ve taşınmazın 10.000/m²den büyük olması sebebiyle sorumlu belediyenin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğu, davalı ... Belediyesi sorumlu olmadığını savunmuş ise de taşınmazın yüzölçümünün büyüklüğü karşısında bu davalının sorumluluğunun bulunduğunun açık olduğu, hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği davalı ... aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetli olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Buna karşın; davalı ... Başkanlığınca dava konusu taşınmaza hukuken el atıldığından adı geçen idareden maktu istinaf karar ve ilam harcı alınması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra davalı ... Başkanlığından nispi istinaf karar ve ilâm harcı alınmasına hükmedilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davacı Vekili ve Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; 1.Davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereği Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (4) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması ve yerine “Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcının davalı ... Belediyesinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, peşin alınan 68.266,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 67.651,28 TL harcın yatıran idareye iadesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ...'ndan fazla alınan aşağıda yazılı harcın istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.