Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2098 E. 2026/12649 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2098
- Karar No
- 2026/12649
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/718 Esas, 2025/2190 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/123 Esas, 2024/56 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 29 19... ,2,7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen yolda kısmen lise alanında kalması nedeniyle davalı idarelerce kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek taşınmazların bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin maktu tayin edilmesinin ve faiz başlangıç tarihi açısından dava tarihinin belirlenmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini, Bakanlığın ve Başkanlığını müştereken ve müteselsilen sorumluluğu talep edilmişken sorumluluğun bölüştürülmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihinin doğru belirlenmediğini, eksik inceleme ve araştırma sonucu hatalı karar verildiğini, bilirkişi raporu ile belirlenen 14.498,00 TL/m² birim bedelinin çok yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazda davacıların fiili kullanımlarının devam ettiğini ve hukuki el atma olgusu dava şartının oluşmadığını, ayrıca vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde herhangi bir el atmalarının bulunmadığını, davacının imar planından kaynaklanan zararının sorumluluğunun ... Belediye Başkanlığından olduğunu, davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, onaylı parselasyon planı olmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırılmasından belediye ve valiliklerin sorumlu olduğunu, ayrıca belirlenen bedelin fazla olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 2003 yılında kesinleşen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kısmen yolda ve kısmen lise alanında kaldığı, davalı idareler tarafından imar planının uzun yıllardır hayata geçirilmediği anlaşılmakla lise alanında kalan kısımlar bakımından kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Milli Eğitim Bakanlığında, yolda kalan kısımlar bakımından ise yolun genişliği dikkate alınarak kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun ... Belediye Başkanlığından olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, arsa vasfındaki taşınmazlara emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibari ile doğru olduğu gibi taşınmazların bilirkişi raporunda belirlenen niteliği ve konumuna göre dava tarihi olan 06.03.2023 itibarıyla 13.061,00 TL/m² ve 14.498,00 TL/m² birim değerler üzerinden belirlenen bedelin de uygun bulunduğu, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü ve 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 18 inci maddesi ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanun'la bu Kanun'un ek 3 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesinde olanlar dâhil görülmekte olan davalar ile yargılamanın iadesi davaları hakkında da uygulanır." hükmü getirilmiş olup dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından maktu harca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlar 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin sorumlu davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazların davacı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile idareler adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idareler vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idareler vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesinin kelimelerinin hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan "yasal faizi" kelimelerinin çıkarılması, yerine "Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi” kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Büyükşehir Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.