Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/461 E. 2026/1709 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/461
- Karar No
- 2026/1709
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/461 - 2026/1709 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/461 KARAR NO : 2026/1709
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2024 NUMARASI : 2024/29 Esas - 2024/732 Karar
DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - .... Beykoz/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - .... Kadıköy/İST. DAVALILAR : 1- ... ULUSLAR ARASI NAKLİYAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - 0859053356300018 - Yenicami Adnan Menderes No:33/101 Adapazarı/SAKARYA VEKİLİ : Av. ... - .... Kızılay/ANKARA 2- ... ULUSLARARASI TAŞIMACILIK TURİZM OTOMOTİV GIDA TEKSTİL GÜMRÜKLEME TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - 0547015674200012 Aktaş Mh. Öney Sk.Uğur İş Hanı No:6 Kat:2 Merkez/BOLU VEKİLİ : Av. ... - .... & Av. ... - .... Şişli/İSTANBUL İHBAR OLUNAN : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... Kadıköy/İSTANBUL VEKİLİ :Av. ... - .... Kadıköy/İSTANBUL DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2024 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 22/10/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ... numaralı Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Metal San. ve Tic. A.Ş. tarafından brüt 21.562,00 kg ağırlında ektrolitik bakır tel cinsi emtia, Avısturaya'da yerleşik ... & ... firmasına satılmış olup emtianın Avusturaya'da bulunan alıcısına karayolu ile nakliyesini davalı ... Uluslar Arası Nakliyat Tic. Ve San. Ltd. Şti. üstlenmiş ve fiili nakliye de diğer davalı ... Uluslararası Taşımacılık firması tarafından yapıldığını, Emtia 54 makara, 14 palet olacak şekilde taşıyan tarafından yüklenmiş ve davalı ... Uluslararası Taşımacılık firmasına ait ... /.... plakalı araçla taşındığını, alıcının tesisine 08.08.2022 tarihinde ulaşan yükün tahliyesi esnasında yapılan kontrolünde, dorse içerisinde yüklü paletlerin ileriye doğru kaydığı ve dorsenin ön kısmında paletli şekilde bulunan makaraların ezilmiş olduğu görüldüğünü, taşınan emtianın nakliye esnasında hasara uğramış olduğu taşıma senedi üzerine kaydedilmiş araç sürücüsü de yükün taşıma sırasında hasar gördüğünü kabul ettiğini, Hasarlı emtia Türkiye'ye geri gönderilmiş ve yapılan incelemede, toplam 14 makara 4.982,40 kg ağırlındaki elektrolitik bakır tel cinsi emtianın makaraların aldığı darbe ve baskı sonucunda ezilmek, kopmak ve dağılmak suretiyle hasarlandığı tespit edildiğini, meydana gelen bu hasar nedeniyle davacı şirket tarafından sigortalısına sovtaj bedeli düşüldükten sonra poliçe uyarınca 5.171,06 USD tazminat ödendiğini, davalı taşıdığı yükü alıcısına hasarsız ve tam olarak teslim edilebilmesi için gerekli tüm önlemleri almakla da yükümlü olduğunu, bu nedenle davalı taşımacı, emtiayı teslim aldıktan sonra varma yerinde gönderilene teslim etmeden önce nakliye esnasında meydana gelen hasar ve ziyanından sorumlu olduğunu, meydana gelen zararın tazmini davalılardan talep edilmiş ise de davalılar tarafından ödeme yapılmadığını, bu nedenle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalılar aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2023/342 E. sayılı dosyası ile icra takibine girildiğini, davalılar takibe, borca, ferilerine itiraz ettiğini, davalı ... Uluslararası Taşımacılık ayrıca Sakarya İcra Dairesinin yetkisine de itiraz ettiğini, Davalıların borca ve ferilerine yaptığı itirazın haksız olduğunu, bu nedenle davalıların Sakarya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2023/342 E. sayılı takip dosyasına yaptığı tüm itirazların iptali ile takibin, takip talebindeki şartlarla devamını, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Uluslararası Taşımacılık Turizm Otomotiv Gıda Tekstil Gümrükleme Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dışı sigortalıya ödeme yaptığından bahisle işbu rücuen tazminat davasını ikame etmiş bulunduğunu, hal böyle iken davacının dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu ispat etmesi gerektiğini, bir diğer deyişle bu hususta ispat yükü davacıya ait olduğunu, bunun doğal bir sonucu olarak sigortacının aktif husumet ehliyetinin de bulunmayacağı her izahtan vareste olduğunu, öncelikle davacının gerçekten dava dışı sigortalısına ödeme yapıp yapmadığının tespit edilmesi, şayet bir ödeme söz konusu ise de poliçe genel şartlarının incelenmesi ve nihayetinde davacının dava açma hakkının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, huzurdaki davada davacı tarafından ne dava dilekçesi ekinde ne de delil dilekçesi ekinde ödeme dekontu sunulmadığını, bu nedenle aktif husumet ehliyetini ispatlayamayan davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, zamanaşımı itirazlarının kabul edilmemesi halinde ise haksız ve mesnetsiz davanın diğer esas gerekçeleri sebebiyle reddine, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Uluslar Arası Nakliyat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dışı sigortalıya ödeme yaptığından bahisle işbu rücuen tazminat davasını ikame etmiş bulunduğunu, Bilindiği üzere sigortacının aktif husumet ehliyetine haiz olabilmesi, bir diğer deyişle sigortalısının uğramış olduğu zarara binaen dava ikame edebilmesi için, bu zararı tazmin ettiğini gösterir ödeme dekontu sunması gerektiğini, Bu hususta ispat yükü davacıya ait olduğunu, diğer bir değişle davacının dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu ispat etmesi gerektiğini, bunlara ek olarak işbu ödeme “lütuf ödemesi” mahiyetinde olması gerektiğini, yani sigorta poliçesi kapsamı dışında kalan bir durum için ödeme olmaması gerektiğini, işbu ödeme sigorta poliçesi kapsamı dışında kalan bir ödeme ise “lütuf ödemesi” olarak nitelendirilecek ve sigortacı sigortalısının haklarına halef olamayacağını, hal böyle iken; öncelikle davacının gerçekten dava dışı sigortalısına ödeme yapıp yapmadığının tespit edilmesi, şayet bir ödeme söz konusu ise de poliçe genel şartlarının incelenmesi ve nihayetinde davacının dava açma hakkının olup olmadığının tespit edilmesi elzem olduğunu, huzurdaki davada davacı tarafından ne dava dilekçesi ekinde ne de delil dilekçesi ekinde ödeme dekontu sunulmadığını, bu nedenle aktif husumet ehliyetini ispatlayamayan davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi gerektiğini, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, zamanaşımı itirazlarının kabul edilmemesi halinde ise haksız ve mesnetsiz davanın diğer esas gerekçeleri sebebiyle reddine, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarına, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, davalıların Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/342 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 5.171,06 USD asıl alacak yönünden iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarınca Dolar cinsi para yönünden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -İcra inkar tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... Uluslar Arası Nakliyat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevcut dava uluslararası bir taşımayı kapsadığı için CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, hasarın hatalı ambalajlama işleminden kaynaklanmış olduğu hususu gözetilmediğini belirterek, davacı tarafça talep edilen tazminatın CMR Konvansiyonuna aykırı olduğunu beyan etmiştir. Bununla birlikte yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Uluslararası Taşımacılık Turizm Otomotiv Gıda Tekstil Gümrükleme Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince takip talebiyle beraber zamanaşımı süresi kesilmiş ve sanki bir daha hiç işlemeye başlamamış gibi değerlendirme yapılmış olmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından aktif husumet itiraza ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından taşımanın yapıldığı aracın hızının yol ve hava şartlarına uygun olmadığı kanaatine nereden ulaşıldığının izaha muhtaç olduğunu, ambalajama ve sabitlemeye ilişkin CMR Konvansiyonuna göre çekince derç edilmediğinden bahisle taşıyıcının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ilk derece yargılaması boyunca CMR Konvansiyonuna uygun tazminat hesaplaması yapılmadığını, CMR 23/3 hükmüne uygun şekilde sınırlı sorumluluk hesaplaması yapılmadan hüküm kurulmuş olması hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince davacının faiz talebinin %5’i aşan kısmının reddi gerekirken kabulü hatalı olduğunu beyan etmiştir. Bununla birlikte yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalıların 17.01.2023 ve 19.01.2023 tarihinde icra takibine itiraz etmeleri sebebiyle kesilen zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başladığı kabul edilse dahi yapılan arabuluculuk görüşmeleri sebebiyle 22.12.2023 - 09.01.2024 tarihleri arasında zamanaşımı süresi tekrardan durduğunu, söz konusu arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonlanmasının akabinde ise 17.01.2024 tarihinde dava açıldığını, tüm bu sebeplerle davalının zamanaşımına karşı öne sürmüş olduğu iddialar asılsız olup reddi gerektiğini, yargılama neticesinde davalının öne sürmüş olduğu hukuki dayanaktan yoksun ve maddi vakıaya aykırı iddiaların reddedilmiş olduğunu, bu kapsamda istinaf dilekçesi ile sunmuş olduğu iddialarında reddi gerektiğini beyan etmiştir. Bununla birlikte davalıların istinaf istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2024 Tarih - 2024/29 Esas - 2024/732 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2023/342 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalıların ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalıların ayrı ayrı davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Uluslararası karayolu ile taşımasının Türkiye-Avusturya arasında olması, dolayısıyla yükleme ve teslim yerinin iki ayrı ülke olması sebebiyle uyuşmazlığa "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti açısından 1995 yılından itibaren bir iç hukuk normu haline gelen CMR 1. maddesine göre, yükün teslim alındığı yer ile yükün teslim edildiği yerin ayrı ülke ve bu ülkelerden birinin sözleşmeye taraf ülke olması halinde tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın CMR hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir. CMR Konvansiyonu'nun 8. maddesi; "Malları teslim aldığı sırada, taşıyıcı şunları kontrol edecektir: (a)Parça sayısı ve bunların üzerindeki marka ve numaralar bakımından sevk mektubundaki beyanların doğruluğunu, (b) Malların ve bunların ambalajlarının görünüşteki durumu." şeklindedir. CMR'nin 17. maddesi; "Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata veya ihmallerinden dolayı sorumludur." şeklindedir. CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesinde, taşıyıcının sorumlu olduğu tazminatın malların taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanacağı, malların kıymetinin ise öncelikle ticaret borsası fiyatına göre tespit edileceği, eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılacağı, eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespitin, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılacağı düzenleme altına alınmıştır. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır. CMR Konvansiyonu 27. maddesine göre, Hak sahibi, ödenecek tazminat için faiz talep edebilir. Yılda %5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme talebinin yazılı olarak taşıyıcıya gönderildiği tarihten itibaren tahakkuk ettirilir. Böyle bir talepte bulunulmamış ise tahakkuk, dava açıldığı tarihten itibaren yapılır. CMR'in 34. maddesine göre; tek bir mukaveleyle düzenlenen taşıma, karayolu taşımacıları tarafından ortaklaşa yapıldığında, bunların her biri, tüm taşımanın yapılmasından sorumludur. İlk derece Mahkemesi tarafından alınan 08/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davaya konu emtiadaki hasarın, taşımanın yapıldığı davalı ... Uluslararası Taşımacılık firmasına ait .../.... plakalı aracın sürücüsünün trafikte ani fren yapması sonucunda meydana geldiği, bu kapsamda CMR Sözleşmesinin 17/2 maddesi gereğince oluşan hasarda taşımacının sorumluluğunun bulunduğu, meydana gelen hasar ile ilgili olarak CMR madde 25 gereğince hasarın tespit ettirildiği yerdeki bedeli karşılığında azami tazminat tutarı olarak 6.154,87 Euro olacağının hesaplandığı, dosyada mevcut sigorta ekspertiz raporlarında hesaplanan tazminat tutarının dava dışı taşıtan ile davacı arasındaki sigorta poliçesi uyarınca dava dışı taşıtana ödediğini beyan ettiği ve davalılardan talep ettiği 5.171,06 USD'nin talebinin azami tazminat tutarı sınırları içerisinde kaldığı ve talebin uygun olacağı, davacı tarafın CMR Sözleşmesi madde 27 gereğince azami % 5 faiz talep edebileceği, davacı sigortacının rücu koşullarının oluştuğu yönünde görüş belirtildiği görülmüştür. Eldeki davada; davalıların yargılamaya konu hasarın meydana gelmesinde, yükün yolda meydana gelebilecek ani fren gibi olağan yol koşulları dahi dikkate alınmaksızın ambalajlanmış olmasından kaynaklandığını, davalı ... şirketi ile davacının sigortalısı gönderici arasındaki anlaşma uyarınca da yükleme ile alakalı hususların göndericinin sorumluluğunda bulunduğunu belirterek CMR Konvansiyonunun 17/4-b maddesi gereğince sorumluluklarının bulunmadığını iddia ettikleri anlaşılmaktadır. Gerçekten de hasara ilişkin ekspertiz raporunda hatalı ambalajlama ve istifleme uygulamasının hasarın meydana gelmesinde etkili olduğunun değerlendirildiği görülmekte, davalı ... şirketi ile davacının sigortalısı gönderici arasındaki anlaşma uyarınca da yüklemenin davacının sigortalısına ait olduğu anlaşılmaktadır. Konu ile alakalı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/05/2003 tarihli, 2002/12522 Esas, 2003/5035 Karar sayılı ilamı uyarınca mahkemece, ambalaj ve istiflemenin göndericiye ait olduğunun belirlenmesi halinde, tüm kusurun taşıyana yüklenemeyeceği gözetilerek, gönderici ve taşıyıcının birlikte kusurlu ve sorumlu olduklarının kabulü gerekmektedir. Ancak, dosya kapsamında bulunan, davalı ... şirketi ile davacının sigortalısı arasında imzalanan Taşıma Sözleşmesi'nin "IV. İşleyişle İlgili Hükümler" kısmının "b)" bendinde bulunan "yüklemenin herhangi bir itirazi kayıt olmaksızın gerçekleştirilmesi yahut tamamlanması ile birlikte, taşınanların herhangi bir hasar veya kusur olmaksızın yüklenmiş ve taşıyıcının da bu şekilde teslim almış olduğu kabul edilecektir." şeklindeki hükmünün sorumsuzluk anlaşması ihtiva ettiği görülmektedir. Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin, davalılara yükleme işleminin sorumluluğu davacının sigortalısı taşıtanda olsa da; davalılara da yüklemenin hasar yahut kusursuz bir biçimde gerçekleştirilmesini kontrol etme yükümlülüğü yüklediği anlaşılmaktadır. Bu halde davalıların ticaret şirketleri olmalarının da sonucu olarak TTK'nın 18/2 maddesi gereğince basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüklerinin bulunduğu göz önünde bulundurulmalı, imza ile kabul ettikleri anlaşmanın hükümlerine uygun hareket etmeleri kendilerinden beklenmelidir. Bu kapsamda davalıların, yükleme sırasında, yüklemenin bilimsel yönteme aykırı biçimde yapıldığı hususunda çekince koymak şeklindeki bir davranışla taşıma sırasında meydana gelen hasarın davacının sigortalısının eyleminden kaynaklı olduğunu tespit edebilecek ve sözleşme uyarınca bu husustan kaynaklı sorumluluktan kurtulabilecek iken bunu yapmadıkları anlaşılmaktadır. Davalıların taraflar arasındaki sözleşmeye ve taşımacılık kurallarına aykırı yükleme konusunda çekince koymamak şeklindeki davranışları göz önünde bulundurularak, somut olayda meydana gelen zarardan kaynaklı kusurun, davalı ... şirketi ile davacının sigortalısı arasındaki taşıma sözleşmesinin yukarıda belirtilen özel hükmü gereğince, davacıya ve davacının sigortalısına yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Ve bu kapsamda davalıların, davalı ... şirketi ile davacının sigortalısı ... Metal şirketi ile aralarında akdettikleri Taşıma Sözleşmesi ve CMR'nin 17/1 ve 2 maddeleri gereğince meydana gelen hasarda sorumluluklarının bulunduğu Dairemizce gözetilmiş, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki tespitlerinin usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere taşıyıcının sorumlu olduğu miktar CMR 23. maddesine göre malların taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanacağı, malların kıymetinin ise öncelikle ticaret borsası fiyatına göre tespit edileceği, eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarınagöre bir tespit yapılacağı, eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespitin, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılacağı düzenleme altına alınmıştır. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada alınan ve bu esaslara uygun hesaplamalar içeren, somut olayın özelliklerine uygun olmakla denetime elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporunda yapılan tespitler uyarınca davacının rücuda bulunduğu 5.171,06 USD tutarın davalıların sorumluluk sınırları içerisinde kaldığı görülmekle ilk derece mahkemesinin asıl alacak yönünden takibin devamına dair kararının yerinde olduğu görülmüştür.
Taşımaya konu hasarın 08/08/2022 tarihinde tespit edildiği, davaya konu icra takibine 11/01/2023 tarihinde başlandığı, davalıların takibe itiraz tarihleri göz önünde bulundurulduğunda ise ilk derece mahkemesinde ikame edilen davanın süresinde olduğu görülmekle, ilk derece mahkemesince zaman aşımı def'inin yerinde olmadığına dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesince davacının faiz talebinin yıllık %5'i aşan miktarının reddine karar verilmesi gerektiğini iddia edilmiştir. Gerçekten de, CMR Konvansiyonunun 27. maddesi gereğince hak sahibinin talebi halinde yılda %5 oranı üzerinden hesap edilecek faize hükmedilebileceği hükmünün bulunması ve davacının faiz talebi karşısında; asıl talebin fer'i niteliğindeki faiz talebi bakımından da iş bu somut uyuşmazlığın çözümü için kullanılan bu hükmün kullanılması gerektiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin kabul edilen tutara 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca 1 yıl mevduata uygulanan en yüksek faiz tutarında faiz işletmesi dairemizce hatalı bulunmuştur. Açıklanan bu nedenle, faiz yönünden hükmün usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, kararın bu yönüyle kaldırılarak düzeltilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında, bir kısım tarafların ve vekillerinin adreslerinin yazılmaması ile dava alt başlığını "Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan" şeklinde yazılması gerekirken uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde "Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle" şeklinde yazılması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davalılar ... Uluslar Arası Nakliyat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi ile ... Uluslararası Taşımacılık Turizm Otomotiv Gıda Tekstil Gümrükleme Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle faiz yönünden kısmen kabulüne ve yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde uyarınca kamu düzeni gereğince hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalılar ... Uluslar Arası Nakliyat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi ile ... Uluslararası Taşımacılık Turizm Otomotiv Gıda Tekstil Gümrükleme Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin İSTİNAF BAŞVURULARININ KISMEN KABULÜNE; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2024 Tarih - 2024/29 Esas - 2024/732 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davalıların Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2023/342 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 5.171,06 USD asıl alacak yönünden iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarınca Dolar cinsi para yönünden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi (CMR Konvansiyonunun 27. maddesi gereğince yıllık %5 oranını geçmemek kaydıyla) ile birlikte devamına, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, c-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 12.376,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.220,72-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.155,68-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (karar tarihi olan 17.12.2024 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru 1 USD= 35.0373 TL esas alınarak değerlendirilmiştir.) ç-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (karar tarihi olan 17.12.2024 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru 1 USD= 35.0373 TL esas alınarak değerlendirilmiştir.) d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.895,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (karar tarihi olan 17.12.2024 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru 1 USD= 35.0373 TL esas alınarak değerlendirilmiştir.)
e-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.220,72-TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 2.648,32 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 801-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.801,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (98,05 kabul) 12.551,38-TL'lik kısmanın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, g-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ğ-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL ücretin kabul red oranı dikkate alınarak (98,05 kabul) 3.725,90-TL'sinin davalılardan müiştereken ve müteselsilen bakiyesinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
h-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-)Davalı ... Uluslar Arası Nakliyat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi Yönünden -İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye irad kaydına, -İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, -Davalı tarafından yapılan 1.683,10-TL İstinaf Kanun yolu masrafının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, b-)Davalı ... Uluslararası Taşımacılık Turizm Otomotiv Gıda Tekstil Gümrükleme Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi yönünden -İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, -İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, -Davalı tarafından yapılan 1.683,10-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 270,00 TL posta masrafı toplamı olan 1.953,10 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-)İstinaf edenlerin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 6-)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*