Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1674 E. 2026/1464 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1674
- Karar No
- 2026/1464
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/1674
KARAR NO: 2026/1464
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (Kapatılan)İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12/5/2022
NUMARASI: 2021/603 (E) - 2022/341 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 1/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, kasko sigortasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, hasardan kaynaklanan 130.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 7/4/2021 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine; 5.000 TL kazanç kaybı tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı...AŞ vekili dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297'nci maddesine aykırı olarak düzenlendiğini, gerekçenin kanuna uygun olarak belirtilmediğini; denetime elverişli olmayan ve eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, ıslah öncesi tutara dava tarihinden ve ıslah edilen tutara ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının HMK'nin 297'nci maddesine öngörülen uygun olarak düzenlendiği, gerekçede tarafların iddia ve savunmalarının özetine, anlaştıkları ve anlaşamadıkları konulara, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan kanıtlara, kanıtların tartışılması ve değerlendirilmesine, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplere yer verildiğinin anlaşılması karşısında, bu konuya ilişkin ileri sürülen istinaf nedeni yerinde görülmemiş; eldeki davanın davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan HMK'nin 107'nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığı dikkate alındığında, hükmolunan tazminatın tamamına temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesinin de yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, davalı...AŞ'ye 28/6/2020 - 28/6/2021 tarihleri arasında geçerli genişletilmiş kasko sigortası poliçesiyle sigortalı davacı ... Limited Şirketine ait ... plakalı çekicinin 11/3/2021 günü meydana gelen kaza nedeniyle oluşan hasarının onarımının ekonomik olmadığından aracın pert-total kabul edilebileceği; çekicinin marka ve model yılı ile mevcut kilometresi, teknik özellikleri ve hasar geçmişindeki iki ayrı kazası gibi özellikleri dikkate alındığında, gazete ilanları, yetkili servisler, oto galeri teklifleri ve ikinci el satışına yönelik internet siteleri üzerinden yapılan araştırmada, kazadan önceki değerinin 600.000 TL, kazadan sonraki hasarlı değerinin ise 345.200 TL olduğu buna göre davaya konu ... Marka çekicinin davaya konu kazada hasar görmesi nedeniyle oluşan zararın 254.800 TL olabileceği; daha önce davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 124.800 TL tazminat mahsup edildiğinde bakiye hasar tazminatının 130.000 TL olduğu bildirilmiş, böylece davacıya ait çekicinin davaya konu kazadan önceki rayiç değerinin, marka ve model yılı ile mevcut kilometresi, teknik özellikleri ve hasar geçmişi değerlendirilip benzer araçların satış ilanlarına da yer verilerek yöntemine uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun olarak, denetime uygun biçimde düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişilerin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı...AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.880,30 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 2.221 TL mahsup edilerek, bakiye 6.659,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacı...AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı...AŞ'nin istinaf başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 1/10/2026