İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/91 E. 2026/163 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/91
- Karar No
- 2026/163
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/91 KARAR NO : 2026/163
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 18/06/2019 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizden verilen 05/01/2021 tarih ve --- Esas --- sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin 16/04/2025 tarih ve --- Esas ---- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait tescilli markalara yönelik tecavüz ve haksız rekabetin öncelikle tedbiren durdurulması ,önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ; bu sebeplerle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla taraflarınca belirlenmesi mümkün olmayan maddi tazminat miktarından şimdilik 1.000,00 TI ile 100.000.00 TL manevi tazminatın taraflarına ödenmesi tecavüz teşkil eden her türlü tabela ve taklit ürünlere el konulması internet sitesi ve sosyal medya hasaplarının kapatılması erişim yasağı getirilmesi,verilecek hükmün Türkiye çapında tirajı en yüksek gazetede ikişer hafta ara ile yayınlanmasına karar verilmesi taleplerimizden ibaret olduğunu, davacı şirket --- markasını --- başvuru numarası ile yenilendiğini, bundan başka davacı şirket ---'markasını --- başvuru numarası ile TPE'ye tescil ettirmiş ve bu markanın da halen tüm haklarına sahip olduğunu, davalı yan bununla da kalmayarak söz konusu kursun tanıtımını yine davacı şirkete ait markaları taklit etmek suretiyle “ --- kullanıcı adıyla --- ve ---- medya platformunda yaptığı ve yapmaya devam etmektedir.Ayrıca ---- isimli bir internet sitesi kurduğunu, Ayrıca davalı şirket davacı şirkete ait markayı ticaret sicilde tescil ettiği şirket adına da kullandığını, davacının itibarına büyük zarar vermiş ve büyük bir maddi ve manevi kayba yol açtığını, davalı firmaya ait tescilli markalara yönelik tecavüz ve haksız rekabetin öncelikle tedbiren durdurulması önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilerek davacı yanın markaları taklit ederek kullanmış olduğu tüm materyal, tabela ve sair ürünlerin toplatılması ve el konulmasına ayrıca dilekçe içerisinde erişiminin engellenmesine davanın kabulü ile Marka hakkına tecavüz nedeniyle dava uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla taraflarınca belirlenmesi mümkün olmayan maddi tazminat miktarından şimdilik 1000 TL ile I.00.000 TL manevi tazminatın tarafımıza ödenmesine tecavüz teşkil eden her türlü tabela ve taklit ürünlere el konulması internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının kapatılması erişim yasağı getirilmesi verilecek hükmün Türkiye çapında tirajı en yüksek pazetede ikişer hafta ara ile yayınlanmasına yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kurum logosu ve faaliyet alanı ile davalının geçmişte işlettiği -----faaliyet alanı ve logosu arasında benzerlik bulunmadığını, davalının eğitim faaliyeti yürütürken davacının basım ve yayın faaliyeti yürüttüğünü, “---” tabirinin bir --- tabiri olduğunu ve sadece davacının kullanımına özgü olmadığını, Davacının davaya onu eğitim kursunu açmadan evvel davacı tarafın yetkilileri ile görüştüğünü ve eğitim faaliyeti göstermedikleri cevabını aldıklarını. bunun üzerine işletmeyi açmakta sakınca görmediklerini, --- Asliye Nukuk Mahkemesi'nin ---- sayılı iddiası üzerinden aldırılan bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilmediğini ve kendisine savunma imkanı verilmediğini, delil tespiti niteliğinde olan işbu dosyada bulunan rapora itiraz ettiklerini, bilirkişilerin hukuki değerlendirmede bulunamayacağını, raporun hatalı olduğunu, yaklaşık 1.5 -2 yıl arası faaliyet gösteren davaya konu eğitimi kursun ticari yönden kötüye ettiğini ve 2019 yılı eylül ayında ---- İl Milli Eğitim Müdürlüğüne verilen dilekçe sonucu kapatıldığını ----Kursu'nun şu an kapalı olduğunu ve bu hususun ----- İl Milli Eğitim Müdürlüğünden sorulabileceğini beyan ederek; Dava konusuz kaldığından işbu davanın reddine karar verilmesi şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davanın davacının ---şekil ve --- tescil nolu --- marka haklarına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, hükmün ilanı olup tazminat taleplerinin tefrik edildiği, Davacının tescilli markalarının daval ıtarafından kullanılıp kullanılmadığ ıkullanılıyor ise bunun iltibas yaratıp yaratmadığı, davalınınkullanımlarına dava tarihinden önce son verip vermediğine ilişkin davadır. Mahkememizde aldırılan 15/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya ve internet üzerinde yapılan araştırmalar bütünlük oluşturacak şekilde değerlendirildiğinde, İncelenen internet sitesi arşiv kayıtları içerisinde Davacı adına tescilli markada esas unsur olarak yer alan "----" ibaresi ile benzer şekil, başlık, içerik kısımlarında tanıtımların bulunduğu, bu haliyle markanın kapsadığı mal ve hizmet sınıfların alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunduğu ve tarafların sunduğu hizmet sınıflarının benzer olduğu kanaatine varıldığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Mahkememizde aldırılan 26/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davalının ihtilaf konusu filli kullanımlarımı SMK md.29/1-aA ve md.7/2-b uyarınca davacının ----- sayı ile tescilli markalarından doğan haklarma tecavüz teşkil edebileceği; ---- sitesine ilişkin -- kaydınm 06.03.2019 tarihli olması karşısında bu sitedeki kullanımın işbu davanm açıldığı tarih olan 18.06.2019'dan önce son bulmuüş olabileceği fakat--- hesabinın halihazırda aktif bulunduğu; davalı cevap dilekçesinde ----hesabinin kendisi ile ilgisi bulunmadığını savunmuş ise de ----- sitesinin arşiv kaydında --- olarak “---” yazdığı; davalının ---- hesap adı ---- internette çıkan aktif hesabin ve içeriğindeki davalı işletmesinin alan adı gibi “----- yazıldığında görüntülerini içeren fotoğrafların davalının -----” ile davacı aleyhine haksız rekabette bulumduğunun kabul edilebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Mahkememizce aldırılan 27/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafın, incelenen ticari defterlerinin 2018 yılı sahipleri lehine delil vasfına haiz, 2019 yılı delil vasfina haiz olmadığını, davalı ya ait firmalar olan ---- Şirketi” MERSİS (Merkezi Kayıt Sicil Sistemi) Sisteminde sorgulandığında halen " AK'TİF” olarak sistemde yer aldığını, Davalı tarafin, ticari defterlerinde.ve Kurumlar versisi Beyannamelerinde; 2018 yılında 3.864.19 TL Kârelde ettiği görülmekte, 2019 yılı 29,742,58 zarar ettiği görüldüğünü, Davalı taralın mali tablolarında görünen Özsermaye hesabında ise; 2018 yılı Özsermaye 3.864,19 TL, 2019 yılı Özsermaye si 621,61 TL bulunduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Davacı vekilinin tazminat talebine yönelik davasının tefrikine karar verilerek Tefrik edilen ---- Esas üzerinden yargılaması yapılmıştır. Mahkememizin --- esas sayılı dosyası ile davacı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, üniversiteye, liseye hazırlık ve ilköğretim derslerine yardımcı yüzlerce kitap hazırlayan, yayımlayan ve basan bir yayın evi olduğunu, ayrıca 2002 yılından itibaren---- adı ile özel kurs hizmeti de verdiğini, Müvekkilinin----markasını ---- TPE'ye tescil ettirdiğini, 2014 yılında da söz konusu tescilin 10 yıl süre ile yenilendiğini, bundan başka müvekkili şirketin --- markasını da ---- başvuru numarası ile TPE'ye tescil ettirdiğini bu markanın da halen tüm haklarına sahibi olduğunu, davalının --- adı altında kurs işletmesi kurduğunu davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, ---- Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyasında bu hususun tespit edildiğini, davalının söz konusu kursun tanıtımını yine müvekkili şirkete ait markaları taklit etmek suretiyle ---- kullanıcı adıyla --- ve ---- sosyal medya platformlarında yapmış ve yapmaya devam ettiğini,---- adlı internet sitesi kurduğunu, bu durumun müvekkili firmanın marka hakkına açık bir saldırı teşkil etmesinin yanında, müvekkili firmanın itibarına büyük zarar verdiğini ve büyük bir maddi ve manevi kayba yol açtığını, Marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla tarafımızca belirlenmesi mümkün olmayan maddi tazminat miktarından şimdilik 1.000,00-TL ile 100.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini öncelikle fiili irtibat nedeniyle davanın tensiben Mahkememizin--- Esas sayıl dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği ve mahkememizin ---- Esas sayılı dosyası ile yine Mahkememizin ---- Esas sayılı davası birbiriyle irtibatlı olduğundan, her iki davanın birleştirilmesine karar verildiği anlaşıldı. Mahkememizin---- esas sayılı dosyasından tefrik kararı verildiği ve ---- esas sırasına kaydedildiği, tefrik kararında; davacı vekiline muhtıra gönderilmesine ve muhtırada tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının, dava şartı haline getirildiği, davalı taraf ile arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmanız için 1 hafta kesin süre verildiği, davacı vekilinin son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulmadığı takdirde, davanın tazminat talepleri yönünden usulden reddedileceğinin ihtar edilmesine karar verildiği, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşıldı. İbraz edilen hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, davalı ile arabuluculuk sürecinin başladığı tarihin 11/07/2019 olduğu, anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanak tarihinin 19/07/2019 olduğu, davanın 21/06/2019 tarihinde açıldığı, bu hali ile yasanın aradığı şekilde dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmadığı ve son tutanağın dava açılmadan önce alınmadığı ve dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, Mahkememizden verilen 05/01/2021 tarih ve ---- Esas ---- sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 16/04/2025 tarih ve ---- Esas ---- Karar sayılı ilamıyla Davacı vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede ise; davalı tarafça işletmeye açılan eğitim kursunda ----- ibaresinin işletme adı, ticaret unvanı ve marka olarak kullanıldığının sabit olduğu, alınan bilirkişi raporunda da bu durumun davacının "-----" esas unsurlu markaları ile iltibasa neden olacağına dair görüş bildirildiği, Mahkemece bilirkişiden görüş alınmasına karar verildiği halde, bilirkişi raporunun hükme esas alınmayarak, "-----" ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri için zayıf bir marka olduğu ve davacının tescilli markalarında tek başına kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak, davacının markasının tescilli oldukları mal ve hizmetlerde "-----" ibaresi zayıf bir marka olmadığı gibi, davacının markasının 2004 yılından bu yana tescilli olduğu, davacı tarafça tescilli markasının kullanılması nedeniyle ayırt edicilik de kazandığı, bu nedenle Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı, davacının 41. sınıfta "Eğitim öğretim hizmetleri, dergi, kitap, gazete vb. yayınlama hizmetleri" için tescilli---+Şekil" ve "-----+Şekil" markalarının mevcut olduğu, bu markaların esas unsurunun "----" ibaresi olduğu, diğer kelimelerin tanımlayıcı nitelikte oldukları, davalının da kendisine ait işletmesinde "-- -- ismini ve ticaret sicilinde "..." ticaret unvanını kullandığı, bu kullanımlarını internet ortamında da gerçekleştirdiği, faaliyet alanının davacının markalarının tescilli oldukları 41. sınıftaki eğitim öğretim hizmetleri, dergi, kitap, gazete vb. yayınlama hizmetleri olduğu, davalının kullandığı işletme adında ve ticaret unvanında da esas unsurun "----" ibaresi olduğu, diğer kelimelerin tanımlayıcı ibareler ve kişi adı ve soyadı oldukları, davalının bu ibareyi markasal olarak da kullandığı, davalının ve davacının markalarının hitap ettiği tüketici kitlesinin ortalama tüketicilere göre biraz daha seçici olabileceği, ancak bilinçli tüketici olmadıkları, davalının kullandığı markayı gören tüketicilerin davalıya ait işletmenin davacı şirkete ait işletmelerden birisi olduğunu zannedebilecekleri, bu şekilde işletmeler arasında bağlantı kurabilecekleri kanaatine varılmıştır. (Emsal nitelikte Yargıtay ---- HD’nin 29/05/2015 tarihli, --- Esas, ---- Karar sayılı onama kararı ve 26/05/2016 tarihli, --- Esas, ----- Karar sayılı karar düzeltme talebinin reddine dair karar.) Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davalının kullanımları davacının markaları ile iltibasa neden olduğundan, asıl dava ile davacının maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili açılan birleşen davayla ilgili buna göre değerlendirme yapılarak yargılamaya devam edilmesi ve HMK’nun 297.maddesine uygun olarak gerekçeli karar yazılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Mahkememizce aldırılan 16/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davalı tarafın dosya muhteyiyatında yer alan belgelerden 2018 yılında satış geliri kaydettiği ancak 2020 yılı Kurumlar Vergi Beyanında yer alan 2019 -2020 yılı gelir tablolarında bir satış gelir kaydı olmadığı, Davacı tarafın incelemeye tabi tutulan 2018,2019,2020 yıllarına ait , yevmiye ve kebir beratlarının süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığına gönderildiği, yevmiye ve kebir defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edeceği Davacı tarafın ticari defter ve belgelerinden tespit tarihinden dava tarihine kadar toplam 170.312.492,07 TL ciro kaydettiği, Davacı tazminat talebinin varsayımsal lisans bedeli üzerinden yapılması şeklinde olduğu, -- Ticaret Odasından, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun %10 unun lisans bedeli olarak belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş beyan edilmiş olduğu, Ancak yoksun kalınan kazanç hesaplamasında sadece davacı tarafın cirosu esas alınarak belirlenen lisans bedelinin hakkaniyete aykırı durumlara yol açabileceği, bu sebeple hem davalı hem davacı cirosu üzerinden lisans bedeli hesaplandığı, Buna göre davacı Tarafın 11.05.2018- 23.12.2020 Satış Gelirleri üzerinden 2018 yılı için yıllık 5.448.599,92 TL, 2019 Yılı için yıllık 6.796.786,24 TL,2020 Yılı için yıllık 4.785.863,04 TL Lisans bedelleri hesaplanırken , davalı tarafın sadece 2018 yılı kaydettiği tespit edilen satış gelirleri üzerinden yıllık 932,03 TL Lisans bedeli hesaplanmıştır. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 16/04/2025 tarih ve --- Esas ----kararı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin --- numaralı--- şekil ibareli marka ve --- numaralı ----- markanın tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanıldığı iddia edilen---- kursu adı altında eğitim öğretim faaliyeti gerçekleştirildiğini, bu durumun davacının ----- ibareli markalarına tecavüz oluşturduğu yönünde esas dava yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti meni ve önlenmesi ile birleşen davada maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce ihtiyati tedbir talebine ilişkin aldırılan 15/08/2019 tarihli bilişim raporunda----paylaşımı olduğu tespit edildiği yine ----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ---- değişik iş sayılı dosyasında yaptırtılan delil tespitinde davalının işyerinde ---- şeklinde kullanımların bulunduğunun tespit edildiği, mahkememizce dosyanın esasına yönelik olarak yaptırtılan 26/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise ---- isimli internet sitesinin arşiv kaydının dava tarihinden önce olduğunu, dava tarihinden sonra ise kullanım bulunmadığı ----- ibaresinin ise davalı tarafından kabul edilmediği görüşünün bildirildiği, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ise 2018 yılında 3864,19 TL kar ettiği, 2019 yılında ise 29.742,58 TL zarar ettiğinin tespit ettiği, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacının --- numaralı----ibareli markanın 41. Sınıfta ve ----- numaralı markanın ---- markanın 16,38,41 ve 35 sınıflarda tescilli sahibi olduğunu, davalı kullanımlarının ise-----şeklinde olduğu, tarafların faaliyet alanlarının ortak olarak eğitim sektörü olduğu taraflarca ortak olarak kullanılan ----- ibaresinin benzer olarak eğitim sektöründe kullanılması sebebiyle tüketicilerin davalı eğitim kurumunu davacının bir temsilcisi veya şubesiymiş gibi algılayabileceği bu durumun karışıklığa sebebiyet verebileceği bu durumun SMK 29 ve 7. Maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığı bu nedenle tecavüze ilişkin asıl davanın kabulüne karar vermek gerektiği, birleşen tazminat davası bakımından ise, davacı tarafça SML 151/2-c) kapsamında emsal lisans bedeli üzerinden hesaplama yapılması istenmiş davamıza emsal lisans bedeli örneği sunulmadığından ---- gelen cevabı yazıya göre davalının elde ettiği cironun %10' unun lisans bedeli olarak hesaplanabileceği davalının sadece 2018 yılı içerisinde gelir elde ettiği bu gelir üzerinden de 932,03 TL lisans bedeli hesaplandığı, davacının gelirleri üzerinden ise her biri için yıllık ayrı ayrı 2018 yılı için 5.448.599,92 TL , 2019 yılı için 6.796.786,24 TL, ve 2020 yılı için 4.785.863,04 TL hesaplandığı, davacı ve davalı gelirleri arasında fahiş miktarda farklılık olduğu, davalı şirketin faaliyetlerini belirli bir dönem yürüttüğü, davalı gelirleri yönünden hesaplanan lisans bedelinin çok düşük kaldığı fakat sadece davacı gelirleri üzerinden yapılan hesaplamanın da ölçüsüz ve orantısız olduğu, bu nedenle mahkememizce maddi tazminat yönünden B.K. 50. Maddesi gereğince, incelenen mali veriler, markaların kullanılış biçimi, süresi değerlendirildiğinde, 40.000,00 TL maddi tazminatın hem dosya kapsamına, tarafların gelir durumu ve hakkaniyete daha uygun olduğu anlaşıldığından bu bedel üzerinden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise, incelenen mali veriler, markanın kullanılış biçimi ve süresi de dikkate alınarak takdiren 20.000,00 TL tazminatın SMK 149. Maddesi uyarınca davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde birleşen davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davanın KABULÜ ile, davalı tarafından davacının markasına yönelik tecavüzün tespiti, men'i ve refine, davalı tarafça kullanılan ---- ibaresinin yer aldığı tüm tabela ve materyallere el konulmasına, davalı tarafından kullanılan --- isimli --- hesabı ve---- isimli internet sitelerine erişimin engellenmesine, Davalı ticari unvanında yer alan ---- ibaresinin terkinine, Hüküm kesinleştiğinde Türkiye' de yayın yapan 5 büyük gazeteden birinde bir kereye mahsus ilanına, Birleşen dava yönünden: Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 40.000,00 TL Maddi tazminat ve 20.000,00 TL Manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, ASIL DAVA YÖNÜNDEN: 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 1.724,83 TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 992,83 TL Harcın davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 732,00 TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 22.724,30 TL yargılama giderin davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN: 1-Alınması gereken 4.098,60 TL Harçtan peşin alınan 3.415,83 TL' nin mahsubu ile eksik alınan 682,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davalı tarafından yatırılan 3.415,83 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Maddi tazminat yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Manevi tazminat yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 20.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Maddi tazminatın ret edilen kısmı yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.