Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1630 E. 2026/1565 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1630
Karar No
2026/1565
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/1630

KARAR NO: 2026/1565

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 12/4/2022

NUMARASI: 2021/532 (E) - 2022/305 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 19/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 10.599,48 TL hasar bedeli, 16.500 TL değer kaybı olmak üzere toplam 27.099,48 TL maddi tazminatın 3/3/2021 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...AŞ vekili dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmayan davacının açtığı davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini; ilk derece mahkemesinin zamanaşımı itirazını değerlendirmediğini; davaya konu kazanın 9/10/2020 gününden önce meydana gelmesi nedeniyle hesaplamanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına (KMAZMSSGŞ) göre yapılması gerektiğini; karara esas alınan bilirkişi raporuyla belirlenen kusurun hukuka uygun olmadığını, kusura ilişkin raporun Adli Tıp Kumundan (ATK) alınması gerektiğini, maddi zarara ilişkin 4.500 TL ödeyen müvekkili davalı şirketin sorumluluğunun sonra erdiğini, araçta oluşan değer kaybından sorumlu olmadıklarına ilişkin beyanların dikkate alınmadığını; mahkemenin kabul ettiği faiz başlangıç tarihinin de kanuna ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: 9/4/2020 günü meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen 2 yıllık zamanaşımı içinde 1/9/2021 günü açıldığının; hasar ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkin davanın açıldığı tarihte, alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi kendisinden beklenemeyecek davacının, eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan HMK'nin 107'nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunduğunun anlaşılması karşısında, bu konulara ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişinin raporunda, yönetimindeki davalı ...AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı kapalı kasa kamyonet cinsinden araçla seyir halinde iken, davacı sürücünün yönetimindeki ... plakalı otomobile arkadan çarpan dava dışı sürücü ...'ün asli kusurlu, davacı ...'un ise kusursuz olduğunun bildirmesi, böylece davacıya ait otomobil ile davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı kapalı kasa kamyonet cinsinden aracın kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının; davacıya ait otomobilde oluşan değer kaybının, otomobilin kilometresi, modeli ve model yılı hasar geçmişi dikkate alınarak kazadan önceki piyasa rayiç değeri ile onarılmış durumdaki piyasa değeri dikkate alınarak ve yöntemine uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 4.500 TL maddi tazminatın, bilirkişi tarafından hesaplanan hasar tazminatından mahsup edilerek nihai karar verildiğinin; davacı vekilinin dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasının istemesi de dikkate alındığında, davacının maddi zararının giderilmesi için gönderdiği ihtarnamenin 18/2/2021 günü ulaştığı davalı sigorta şirketinin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98'inci maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen 8 iş günü ödeme süresinin dolduğu 3/3/2021 günü itibarıyla temerrüde düştüğü, böylece davalı sigorta şirketinin aleyhine hükmolunan maddi tazminata 3/3/2021 gününden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında, davalı vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ...AŞ yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.851,17 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 770 TL mahsup edilerek, bakiye 1.081,17 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalı ...AŞ'nin istinaf başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1630, K. 2026/1565, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1630-e-2026-1565-k-7414eb69ea9b