Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/958 E. 2026/1640 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/958
- Karar No
- 2026/1640
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/958 - 2026/1640 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/958 KARAR NO : 2026/1640
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/12/2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/772E., 2024/856K.
DAVA : Kooperatifin İhyası KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin ihyasını talep ettikleri ... Kooperatifinden olan alacağının tahsiline yönelik olarak Ankara 6. ATM'nin 2013/170E. Sayılı dosyasında dava açtığını, yargılama neticesinde 21/01/2014 tarih ve 2014/3 K. sayılı ilamı ile 144.236,87-TL alacağa hükmedildiğini, verilen kararın temyizen ve karar düzeltme talebi de reddedilmekle kesinleştiğini, kesinleşen ilama dayalı olarak Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/10249E. E 2016/500E. sayılı takip dosyalarında ilamlı icra takiplerinin başlatıldığını, ancak takibe konu alacağın tahsilinin mümkün olmadığını, bu nedenle Ankara 3. ATM'nin 2022/474E. sayılı dava dosyasında borçlu ... Kooperatifi hakkında bilançosunun açık vermesi nedeni ile iflas talepli dava ikame edildiğini, yargılama sürecinde borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrenmeleri üzerine kendilerine şirketin ihyası konusunda dava açmak üzere yetki ve süre verildiğini ileri sürerek; ... Kooperatifinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yetkili temsilcisi özetle: İhyası talep edilen kooperatifin 25/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile tasfiyeye girme kararı aldığını, sözkonusu kararın 12/04/2001 tarih ve 5273 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan karar ile sözkonusu kararın ticaret siciline tescil ve ilan edildiğini, tasfiyenin sona erdiğine ilişkin olarak alınan genel kurul kararının 18/08/2017 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, sözkonusu kooperatifin terkininin 24/08/2017 tarih ve 9396 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, kooperatifin terkin davalarında kooperatifin derdest davaları ile alacak ve borçlarının yasal hasım konumundaki Ticaret Sicil Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle yargılama giderlerinden de hukuken sorumlu tutulamayacaklarını, tasfiyenin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, ek tasfiye kararı verilmesi durumunda TTK 547/2.m. gereğince tasfiye memuru atanmasının gerektiğini savunmuştur. Diğer davalılar vekili özetle: Tasfiye kararı sonrası yapılan ilanlarda kooperatiften alacaklı olduğunu bildiren bir başvuru yapılmamış olduğunu, 24.12.2016 tarihli genel kurul ile tasfiyenin sonlandırılması ve Ticaret Sicilden terkini kararı alındığını, alınan karar doğrultusunda müvekkilleri tarafından Ankara Ticaret Sicil Memurluğuna başvuruda bulunulduğunu ve gereken işlemlerin ifa edilmesi sonucunda kooperatifin 18.08.2017 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, davacının ihya talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak; ihya davasında taraf sıfatının Ticaret Sicil Memurluğunda olduğundan müvekkilleri hakkındaki davanın öncelikle husumet yokluğu yönünden aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...davacının davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h.m. delaleti ile 115/2.m. gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, dosyamızda husumet yöneltilen diğer davalıların ise; taraf sıfatı (pasfi husumet ehliyeti) bulunmadığı gözetildiğinde; anılan davalılar aleyhine açılan davanın ise; pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince verilen kararın hüküm kısmının 1. maddesine karşı istinaf sebeplerinde; tasfiye halindeki davalı kooperatifin tüzel kişiliğinin tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam edeceğinden taraf ehliyetinin son bulmasının mümkün olmadığı, davalı tasfiye memurlarınca yapılan tasfiye işleminin yasalar karşısında suç teşkil edecek şekilde müvekkilinin alacaklarının tasfiye bilançosu dışında bırakılarak, borçlu kooperatifin tasfiyesi yapılmaya çalışıldığından, tasfiye memuru davalıların taraf ehliyetinin bulunmadığı yönündeki tespit ve haklarındaki davanın reddine dair verilen kararın usule ve yasaya aykırı olduğu, davalı tasfiye memurları ile dava konusu arasında hak ilişkisine dayalı bir bağ bulunduğundan davalıların taraf sıfatının varlığı şüphe götürmeyecek şekilde açık ve kesin olarak ortada olduğu, İlk derece mahkemesinin hüküm kısmının 2. Maddesine karşı istinaf sebeplerinde ise; müvekkilinin Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi' nin 2022/474 Esas sayılı dosyası ile kooperatifin tasfiyesinin sağlanabilmesi için ihyasını talep ettiği, müvekkilinin borçlu kooperatifin bilançosunun açık vermesine dayalı olarak iflasını talep ettiği, böylece borçlu kooperatifin iflası sağlandıktan sonra borçlu kooperatifin ortaklarından müvekkilinin alacağının İflas İdaresi aracılığı ile tahsilinin amaçlandığı, bunun da müvekkili için hukuki bir yarar olduğu, taleplerinin Kooperatifler Yasasının 31. maddesine dayandığı, mahkemenin kararının da 1163 sayılı yasaya aykırı olduğu, davalı ... Müdürlüğü'nün de davalı tasfiye memurları ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatifin ihyası taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026
Başkan Üye Üye Katip