Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/363 E. 2026/1468 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/363
Karar No
2026/1468
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/363 - 2026/1468 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/363 KARAR NO : 2026/1468

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.05.2024 NUMARASI : 2022/387 Esas 2024/410 Karar

ASIL DAVA DOSYASINDA; DAVACILAR :1 2- 3- 4- 5- mirasçıları

VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.

: 2- VEKİLİ : Av. BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/831 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.

: 2- VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.09.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 30.12.2014 tarihinde, davacıların yakını ...'ın, İstanbul yolu üzerinde bulunan otobüs durağına gitmek için karşıdan karşıya geçtiği sırada davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan, diğer davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın çarpması neticesinde hayatını kaybettiğini, olayın meydana gelmesinde davalının asli kusurlu olduğunu belirterek şimdilik davacılardan eş ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 25.000,00 TL manevi tazminatın, çocuk ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 25.000,00 TL manevi tazminatın, baba ... ve anne ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte(davalı sigorta şirketi açısından maddi tazminat yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 10.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini davacı eş ... için 65.196,62 TL, davacı... için 6.045,59 TL, davacı ... için 10.805,25 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ...AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kaza ile ilgili davadan önce davalı şirkete müracaat edilmediğini, herhangi bir hasar dosyası açılmadığını, aracın sigorta şirketine sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere azami 268.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne kusur izafesinin mümkün olmadığını, müteveffanın karşıdan karşıya geçişi sırasında, akşam saatlerinde havanın karanlık olmasının yanında araçların süratle ilerlediği 4 şeritli devlet karayolunda dikkatsizce dalgınlıkla ve kontrolsüz bir şekilde karşıya geçmeye çalıştığını, bu şekilde hem kendi can güvenliğini, hem de trafik güvenliğini tehlikeye attığını, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken asgari ücretin baz alınması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 30.12.2014 tarihinde trafik kazasına karıştığını, söz konusu kazaya ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/175887 numaralı dosya ile soruşturma açıldığını, kazada davalının kusurunun bulunmadığını, yolda ışıklandırma bulunmamasının o yolda yayaların geçmesi açısından tehlikeli bir hal aldığını, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda yayaların uyması gereken kurallara riayet etmeyen müteveffanın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.12.2014 tarihinde davacının oğlu ...'ın karşıdan karşıya geçtiği esnada davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ve diğer davalı ... 'un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpması sonucunda hayatını kaybettiğini, mirasçılar tarafından Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/387 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını asıl dosyada davacı baba ... için maddi tazminat istenmemiş olması nedeniyle bu dava ile maddi tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve dosyanın Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/387 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/2913 Esas 2022/1057 Karar sayılı, HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde desteğin %75 oranında, davalı ...’un %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacılar vekilinin asıl ve birleştirilen dava yönünden sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davada davalı ...AŞ yönünden açılan davanın vaki feragat nedeniyle reddine, asıl ve birleşen davada davalı ... hakkında maddi tazminat talepleri yönünden açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada manevi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile davacı ...’a, davacı ... yönünden; 2.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile dahili davacı ...’a, 1.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile dahili davacı ...’a, 1.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile dahili davacı...’a, 1.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile dahili davacı ...’a, 1.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile dahili davacı ...’a, 750,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile dahili davacı...’a, 750,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile dahili davacı ...’a, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile davacı ...’a, 25.000,00 TL tazminatın davalı ...’dan tahsili ile davacı...()’e 25.000,00 TL tazminatın davalı ...’dan tahsili ile davacı ...’a verilmesine, tüm alacak kalemleri yönünden 30.12.2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalının kusur oranının fazla belirlendiğini, davacılar desteğinin yayalar için geçişi yasak olan yerden yolun karşısına geçmeye çalıştığını, kusur yönünden alınan iki rapor arasında çelişki olduğunu, kusur durumu dikkate alındığında davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da fazla olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat talebi yönünden davalı ...AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 1-Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, kazanın gerçekleştiği yolun, refüjle bölünmüş, tek yönlü, 5 şeritli olduğu, desteğin, karşı tarafta bulunan otobüs durağına ulaşmak için yolun karşısına geçmek istediği, orta refüje ulaşmak üzereyken, 5. şerit üzerinde seyretmekte olan davalı ... idaresindeki aracın çarptığı, desteğin çarpma noktasından 34 metre uzaklığa savrulduğu, aracın desteğe çarptıktan sonra 190 metre sonra durduğu hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Kazaya ilişkin Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/404 Esas 2016/22 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada, sanık (davalı) ...’un, kazanın oluşumunda hızlı seyretmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık (davalı) müdafi tarafından temyiz yasa yoluna başvurulduğu, kararın Yargıtay tarafından onanmakla kesinleştiği görülmüştür. Mahkemece, hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunun, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumuna uygun, ceza yargılamasında belirlenen somut olgularla uyumlu olduğu anlaşılmış, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmüş, bu itibarla davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda, kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; davacıların dava dilekçesinde tam kusura dayanmamış olmaları da gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 6.489,45 TL istinaf karar harcından, davalıdan peşin alınan 2.477,57 TL harcın mahsubu ile kalan 4.011,88 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 24.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/363, K. 2026/1468, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-363-e-2026-1468-k-5d15e40ff272