Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1564 E. 2026/2255 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1564
- Karar No
- 2026/2255
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1564 KARAR NO : 2026/2255
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2023 NUMARASI : 2022/1062 Esas 2023/455 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 13/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 13/10/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 2021/ 748795 numaralı, 08.02.2022 tarihli İhale Sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkil şirketin, davalı- borçluya 2.500 çift kışlık iş emniyet ayakkabısı temin ve teslim edeceğini, karşılığında davalı- borçlu tarafından KDV hariç 608.000,00 TL ödeme yapılacağını, Müvekkil şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak malın teslimi gerçekleştirildiğini, buna istinaden de davalı- borçlu tarafından Muayene ve Kesin Kabul Tutanağı düzenlendiğini, müvekkil şirketin, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 22.03.2022 tarihinde MKA2022000000246 numara ve 656.640,00 TL bedelli faturayı düzenlediğini, Davalı- borçlunun 18.08.2022 tarihinde 183.496,00 TL ve 19.09.2022 tarihinde 174.628,80 TL kısmi ödeme yaptığını, 22.08.2022 tarihli yazısı ile de maliyet artışları nedeniyle nakit sıkıntısı yaşandığını, en kısa zamanda ödeme yapılacağını bildirdiğini, müvekkil şirketin her geçen gün zararının artması ve 13.10.2022 tarihinde hala bakiye borcun ödenmemiş olması nedeniyle, borcun tahsili amacıyla, İzmir 24. İcra Müdürlüğü’nün 2022/ 12861 Esas sayılı dosyası ile 298.515,20 TL asıl alacak ve 11.077,78 TL işlemiş faiz üzerinden (ihtarnamenin tebliğ tarihinin esas alındığını) 7 örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı-borçlu tarafından, söz konusu icra takibinden sonra, ödeme emrinin tebliğinden önce 20.10.2022 tarihinde, 169.480,00 TL kısmi ödemede bulunulmuş ise de dosya borcunun tamamı ödenmediğini, 26.10.2022 tarihinde takibe, borcun tamamına, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının talebinin haksız olduğu, davacının düzenlemiş olduğu, 22.03.2022 düzenlenme tarihli MKA2022000000246 no.lu faturanın 12.04.2022 tarihinde muhasebeleştirilerek ödeme listesine alındığını, son ödeme tarihinin 11.06.2022 olduğunu, 6183 sayılı Kanun gereği ödeme aşamasında davacı firmanın SGK ve vergi borcunun sorgulandığını, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34. Maddesi uyarınca nakit yetersizliği durumunda mevzuata uygun olarak muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeme yapıldığını, davacı firmanın sırasını beklemeden ve bu davayı açarak bir anlamda mevzuata aykırı hareket ettiğini, Davacı firmanın 298.515,20 TL. üzerinden icra takibi açmışsa da 175.771,92 TL. dava esas değeri üzerinden itirazın iptali davası açtığını, kabul anlamına gelmemek üzere, 20.10.2022 tarihinde icra takibine konu fatura için davacı firmaya ödenen 169.480,00 TL.’lık ödemenin tamamının dava açılırken icra takip borcundan mahsup edilmediğini, mahsup edilmiş ise ne kadarının mahsup edildiği hususunun bilirkişilerce araştırılması ve dosya hesabının çıkartılmasının gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası şeklinde dava açmasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, belirtmiştir. MAHKEMECE: "...Dava, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. SMMM ... 17/04/2023 Tarihli Bilirkişi Kök Raporunda; Davacı ve....’nce 21.03.2022 tarihinde imza altına alınan muayene ve kesin kabul tutanağı sonucunda davacının iş ayakkabısına ait 22.03.2022 tarih, MKA2022000000246 no.lu ve KDV dahil 656.640,00 TL bedelli faturası düzenleyerek ticari defterlerine kaydedildiği,... tarafından KDV dahil 183.496,00 TL.’lık ödemenin 18.08.2022 tarihinde, ikinci olarak yapılan 174.628,80 TL.’lık ödemenin de 19.09.2022 tarihinde yapıldığı ticari defterlere kaydedildiği, davalı tarafından da ödendiğinin kabul edildiği 169.480,00 TL.’lık ödemenin 20.10.2022 tarihinde yapıldığı, 10,11 ve 12. aylardaki işlemler için henüz defter beyanı verilmediği için resmi defterler resmi olarak oluşmadığından bu ödemenin yevmiye maddesi numarasının henüz oluşmadığı, davacının alacağının 175.771,92 TL. olduğunun belirtilmesine rağmen davacı defterlerinde dosyadaki faiz ve masraflara ait tutarlar kayıtlarda gösterilmediğinden söz konusu tutarın tespit edilemediği, davacı alacağının 175.771,92 TL. değil 129.035,20 TL. olduğu belirtilmiştir. SMMM .... 17/04/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; Kök raporunun sonuç bölümünde davacı alacağı ile ilgili olarak, davanın itirazın iptali ve davanın da henüz sonuçlanmamış olması nedenleriyle davacının ticari defterleri esas alınmış ve “Davacının alacağının 175.771,92 TL. olduğunun belirtilmesine rağmen davacı defterlerinde dosyadaki faiz ve masraflara ait tutarlar kayıtlarda gösterilmediğinden söz konusu tutarın tespit edilemediği, davacı alacağının 175.771,92 TL değil 129.035,20 TL olduğu, Davacı firmanın İdare adına düzenlemiş olduğu 22.03.2022 düzenleme tarihli, KA2022000000246 nolu fatura 12.04.2022 tarihinde muhasebeleşerek ödeme listesine alınmış olup son ödeme tarihi 11.06.2022 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun gereği ödeme aşamasında davacı firmanın SGK ve Vergi borcu sorgulandığı, icra takibine konu fatura için davacı firmaya ödenen 169.480,00 TL’lik ödemenin dava açılırken icra takip borcundan mahsup edilmesi gerektiğinin bilirkişi raporunda da netliğe kavuştuğu, İzmir 24. İcra Dairesi’nin 2022/12861 Esas no.lu dosyasının kapak hesabının dikkate alınarak, davacının 175.771,92 TL. alacaklı olacağı tespit edilmiştir... ...Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Davacı tarafça davalı ... ile arasında bulunan sözleşmeye uygun olarak mal tesliminden kaynaklı davalının sözleşme konusu bedel ödeme edimini ifa etmediğinden bahisle hakkında yapılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği, itirazın iptalinin mahkememizde talep edildiği, yapılan defter incelemesi ve dosya içerisinde bulunan evraklar üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının teslim ettiği, iş ayakkabılarına dair malların muayene ve kesin kabul tutanağı doğrultusunda tesliminin gerçekleştiği, muayene ve kesin kabul tutanağı düzenlenmesinden sonra 60 gün içerisinde bedelin ödeneceğinin sözleşmede yer aldığı ancak bu bedelin ödenmediği, alınan bilirkişi raporunda ilk başta faiz ve masraflara dair tutarın gösterilmediğinin tespit edildiği, ancak alınan ek rapor sonunda dosya kapak hesabı da dikkate alınarak ayrıca 5018 sayılı kanun ve 6183 sayılı kanuna göre davalı idarenin ödeme yapma sorumluluğuna ilişkin yapılan değerlendirmede, davalının bakiye borç miktarı olan bedelin icra harç masrafları da dikkate alınmak suretiyle tespitinin yapıldığı anlaşılmakla, davacı tarafa idarenin ödediği 169.480,00 TL nin de mahsubu ile bakiye borç miktarının 182.147,6 TL olduğu anlaşılmakla, ayrıca davalı idarenin başkaca ödeme belgesi sunmadığı da gözetilmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; "HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1)Davanın KABULÜNE, 2)İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/12861 Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN 175.171,92 TL üzerinden DEVAMINA, 3)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 175.171,92 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ek rapor ile kök rapor arasında çelişki olmasına rağmen ve bu çelişki giderilmeden dosyanın karara çıkmış olmasının usul ve mevzuata aykırı olduğunu, İdarelerince 20.10.2022 tarihinde ödenen 169.480,00 TL'nin ödenmesini davacı tarafın itirazları gibi değerlendirerek faiz, vekalet ücreti ve icra masraflarından düşerek kalan kısmı ana paradan düştüğünü e davacının 175.771,92 TL alacaklı olduğu sonucuna ulaştığını, bilirkişinin bu tespitinin yanlış olduğunu, zira İdarelerince 20.10.2022 tarihinde 169.480,00 TL'nin davacı şirketin hesabına ödenirken açılan icra takibinden İdarelerinin haberdar olmadığını, İdarelerince icra ödeme emri tebliğinin bu ödemeden sonra gerçekleştiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılan bu ödemeden sonra ödeme emrinin İdarelerine tebliğ edildiğinden 169.480,00 TL'lik ödemenin doğrudan asıl alacak miktarından düşmesinin gerektiğini, bilirkişinin kök raporundaki asıl alacak hesabı gibi yapılması gerektiğini, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34.maddesinde "Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir" denildiğini, İdarelerince nakit yetersizliği durumunda mevzuata uygun olarak muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeme yapıldığını, davacı firmanın sırasını beklemeden işbu davayı açarak bir anlamda ilgili mevzuata aykırı hareket ettiğini, İdarelerinin icra takibinden sorumlu olmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Mahkemece aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, takip talebinden sonra yapılan ödemenin icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabına göre TBK nun 100. maddesi gereğince hesaplanmış olmasına, yapılan hesaplamada kanuna bir aykırılık bulunmamasına, takip başlatılmış olmakla borçlu tarafın takip giderlerinden ve harçlarından sorumlu olacak olmasına, bu nedenle takip talebinden sonra ödeme emrinin tebliğinden önce yapılacak ödemenin sadece tahsil harcı ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldıracak olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/06/2023 tarih, 2022/1062 Esas ve 2023/455 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 11.965,99 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 2.991,50 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 8.974,99 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/10/2026