Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2877 E. 2026/50 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2877
- Karar No
- 2026/50
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
70. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/2877
KARAR NO : 2026/50
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: DERDEST
NUMARASI: 2026/1737 Esas
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 02/10/2026
I-DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Anonim Şirketi ile davalı ...Anonim Şirketi arasında 07.08.2023 tarihinde İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 0 ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde lojistik depo kompleksi inşası ve kiralanmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, davalı şirketin sözleşme uyarınca inşaatı tamamlayıp teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 08.04.2025 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünü, arabuluculuk sürecinin 03.06.2026 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının 30.12.2025 tarihli cevabi ihtarnamesinde finansman güçlüğü ve maliyet artışlarını gerekçe göstererek işi yapamayacağını beyan ettiğini, müvekkilinin aynen ifadan vazgeçerek müspet zarar tazmini ve cezai şart alacağını talep ettiğini, sözleşmenin 3.5. maddesi uyarınca günlük 11.000 ABD Doları üzerinden hesaplanan cezai şartın tahsilinin gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.400 ABD Doları cezai şart alacağının faiziyle tahsilini, taşınmaz üzerindeki irtifak hakkına ferağdan men ve tasarruf yasağı şerhi işlenmesini, projenin üçüncü kişilere devrinin tedbiren durdurulmasını, sözleşmenin tapu kütüğüne şerh edilmesini, ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını ve davalı şirketin mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 25.06.2026 tarihli ara kararla, taşınmazın mülkiyetinin Milli Emlak 'a ait olduğu, taşınmaz üzerinde her hangi bir irtifak hakkı tesis edilmediği, davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin adi yazılı sözleşme olduğu, adi yazılı sözleşmenin tapuya şerhinin kanuni şartlara uygun yapılan sözleşmeler için geçerli olabileceği, adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak taşınmaz üzerinde mevcut olmayan irtifak hakkının işlenmesi talep edilemeyeceği gerekçesiyle tedbir talebinin; davacının alacağının varlığına ve miktarına ilişkin iddialarının yargılamayı gerektirdiği, muaccel bir para alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
III-İSTİNAF
Davacı vekili istinafında, ihtiyati haciz istemleri yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu, davalının temerrüde düştüğünü, projenin 3.kişilere devrinin durdurulması isteminin davalı şirkete yönelik davranış yasağı niteliğinde olduğunu beyan etmiştir.
IV-DEĞERLENDİRME
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir rehinle temin edilmemiş muayyen ve muaccel bir alacağın varlığına yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde bilgi ve belge bulunmaması ve sadece dava konusu "şey" üzerine ihtiyati tedbir kararı verilebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkemece ihtiyati haciz/tedbir taleplerinin reddine dair verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin tarih ve 2026/.... Esas sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.