Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/459 E. 2026/1422 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/459
Karar No
2026/1422
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/459 - 2026/1422 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/459 KARAR NO : 2026/1422

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.12.2024 NUMARASI : 2023/184 Esas 2024/714 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 17.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 28.09.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.08.2016 tarihinde, davacının maliki olup dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari araç ile ... plakalı aracın çarpışması nedeni ile oluşan kazada ... ticari araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ...'nin yaralandığını, ... plakalı aracın 2392986/310 poliçe numaralı 10.05.2016-10.05.2017 tarihli poliçe ile ... plakalı aracın ise 719234/310 poliçe numaralı 12.09.2015-12.09.2016 tarihleri arasını kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, dava dışı ... tarafından davacı ve davalı sigorta şirketinin de bulunduğu sorumlulara karşı tazminat davası açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, Ankara 9.İcra Dairesinin 2021/5230 E. Sayılı dosyası ile ilamlı takip başlatıldığını, söz konusu dosyaya davalı sigorta şirketi tarafından bir kısım ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketi ödeme yaptıktan sonra davalı şirket tarafından araç maliki olan davacıya yönelik olarak Bakırköy 14.İcra Dairesinin 2021/12777 E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının da sorumlu olmadığı halde 10.11.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine tahsil harcı hariç 215.000 TL ödeme yaptığını, olayda hiçbir rücu sebebinin olmadığını, sigorta şirketinin kusuru oranında rücu etmesi gerekirken tamamının rücu ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 45.000 TL’nin ödeme tarihi olan 10.11.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 215.000 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada yaralanan ...tarafından Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/549 E. sayılı dosyası ile açılan maddi tazminat davası neticesinde başlatılan Ankara 9. İcra Dairesinin 2021/5230 E. sayılı dosyasına, kusurlu olan ... plakalı aracın ZMSS sigortacısı olması ve bu nedenle sorumluluğu bulunması nedeniyle davalı şirket tarafından 177.611,27-TL tazminat ödemesi yapıldığını, kaza esnasında ... plakalı araç sürücüsü ...’ın 0,88 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı şirketin poliçenin tarafına karşı rücu hakkı bulunduğunu, sürücünün kazanın oluşumunda asli kusurlu olması ve kazanın alkolün etkisinde gerçekleşmesinden dolayı haklı rücu sebeplerinin varlığı nedeniyle, ödenen tazminatın poliçenin tarafı olan davacıdan rücuen tahsili yoluna gidildiğini, davaya konu Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün 2021/12777 E. Sayılı icra takibi başlatıldığı ve tahsilat yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %75, karşı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, sigortalı araç sürücüsünün 0,88 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ancak kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketi lehine rücu koşulunun oluşmadığı, davalı şirket tarafından davacıdan tahsil edilen bedelin iadesinin gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 215.000,00-TL'nin 10.11.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin, karşı aracın da zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, karşı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, bu hususun gözetilmediğini, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığını, karşı aracın asli kusurlu olduğunu, dava dışı yolcu ...’ni maluliyet oranının fazla belirlendiğini, davacıdan tahsil edilen bedelin fazla olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kaza esnasında, yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket yönünden rücu koşulunun oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı, davacı adına kayıtlı aracın kaza yaptığını, kazada zarar gören üçüncü kişilere davalı şirket tarafından ödeme yapıldığını, davalı şirketin yaptığı ödemeyi, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu ileri sürerek davacıdan tahsil ettiğini, tahsilatın haksız olduğunu belirterek yapılan ödemenin davalı şirketten iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya içeriğinden, davacı adına kayıtlı, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile yine davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...’nin yaralandığı ve malul kaldığı, ... tarafından eldeki davanın tarafları olan davacı ... ve ... AŞ’nin de içerisinde bulunduğu tüm sorumlulara karşı maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/549 Esas 2021/235 Karar sayılı kararı ile, kazanın oluşumunda davacı adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın %75 oranında, ... plakalı araç sürücüsü...’nın %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yargılama sonucunda geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 90.451,86 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan tahsiline karar verildiği, ... tarafından Ankara 9. İcra Dairesinin 2021/5230 sayılı dosyası ile kararın icraya konulduğu, davalı ... AŞ tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığı, davalı ... AŞ’nin, yaptığı bu ödemeyi, davacı ... adına kayıtlı araç sürücüsü ...’ın kaza esnasında 0,88 promil alkollü olduğunun tespit edilmiş olmasına dayanarak rücuen tahsil için davacı ...’a yönelik olarak Bakırköy 14. İcra Dairesinin 2021/12777 sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı, bunun üzerine davacı ... tarafından davalı ... AŞ’ye 215.000,00 TL ödeme yapıldığı, eldeki davada ise, davacı ...’ın, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediğini ileri sürerek ödediği bedelin davalı ... AŞ’den tahsil edilerek iadesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği, dolayısıyla davalı sigorta şirketi lehine rücu koşulunun oluşmadığı, davalı şirket tarafından davacıdan tahsil edilen bedelin iadesinin gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 215.000,00 TL'nin 10.11.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı ile davalı şirket arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 10.05.2016-10.05.2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkindir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede, 01.06.2015 tarihli sigorta genel şartlarında kazanın, aracın, uyuşturucu madde veya 2918 sayılı KTK'nın 48. Maddesi, KTKY'nın 97. maddesi ile belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmesi rücu için yeterli sayılmıştır.Poliçe tanzim tarihinde geçerli olan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4.c maddesi gereğince “aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” sigortalıdan rücuen talep edilebilir. 01.06 2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarında alkollü sürücünün idaresinde bulunan araçla “alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa” ifadesi yer olmadığından kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçeklemediğinin rücu şartlarının oluşmasına etkisi bulunmamaktadır. Bu kapsamda dava konusu olaya bakıldığında, davacı ... ve davalı ... AŞ’nin davalı sıfatıyla taraf oldukları mağdur yolcu ... tarafından açılan davada, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ...’ın %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup sürücü ...’ın kaza esnasında 0,88 promil alkollü olduğu konusunda ise taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, davacıya ait araç sürücüsünün yasal sınır olan 0,50 promilin üzerinde alkollü olduğu sabit olduğuna göre davalı sigorta şirketi yönünden rücu koşulunun oluştuğu açıktır. Öte yandan, rücuya esas Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/549 Esas 2021/235 Karar sayılı tazminat kararının icrasına ilişkin Ankara 9. İcra Dairesinin 2021/5230 takip sayılı dosyasında takibe konu miktarın, 90.451,86 TL'sinin maddi tazminata, 20.000,00 TL'sinin manevi tazminatın tahsili ve ferilerine ilişkin olduğu, toplam alacak miktarının 200.925,64 TL olarak belirtildiği, davalı sigorta şirketinin karşı aracın da zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve hükmedilen maddi tazminattan müteselsilen sorumlu tutulduğu, davalı sigorta şirketi tarafından icra dosyasına 184.883,00 TL ödeme yapıldığı, davalı sigorta şirketinin yapılan bu ödeme ve faizinin tahsili için toplam 190.932,12 TL alacak yönünden davacıya yönelik olarak Bakırköy 14. İcra Dairesinin 2021//12777 takip sayılı icra takibi başlattığı, bunun üzerine davacı tarafça davalı sigorta şirketine haricen 215.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi, ödediği tutarı değil, mağdur ...'nin maddi zararı yönünden hükmedilen tazminatın, davacı sigortalının kusur oranı olan %75'ine tekabül eden tutarı davacıdan talep edebilecektir. Davalı sigorta şirketi, karşı aracın da zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olup karşı araç yönünden sorumlu olduğu %25 oranına tekabül eden tutarı davacıdan rücuen talep edemeyecektir. Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahiyeti, davacının kusur oranına tekabül edip etmediği açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir. Bu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketi vekiline, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/549 Esas 2021/235 Karar sayılı tazminat kararının icrasına ilişkin Ankara 9. İcra Dairesinin 2021/5230 takip sayılı dosyasına, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödemenin, mahiyetinin ve ayrıntılarının açıklatılması, buna göre gerektiğinde bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, mağdur ... lehine hükmedilen maddi tazminatın ve ferilerinin ne kadarına tekabül ettiğinin "ödeme tarihi itibariyle" belirlenmesi, davacı sigortalının kusur oranı ile uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi, buna göre davalı sigorta şirketinin davacıdan rücuen talep ettiği tutarın yerinde olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre davalı sigorta şirketi tarafından davacıdan rücuen talep edilen tutarın yerinde olduğunun anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmesi, davacı sigorta şirketinin davacıdan fazla bir ödeme talep ettiğinin anlaşılması halinde davanın bu bedel yönünden kabul edilip bakiye bedel yönünden reddedilmesi gerekirken yetersiz inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı ile davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2025/99 sayılı dosyasına sunulan 560.000,00 TL bedelli Teminat Mektubunun talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/459, K. 2026/1422, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-459-e-2026-1422-k-8ea6c4c8dca7