Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1755 E. 2026/4483 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1755
- Karar No
- 2026/4483
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1578 E., 2025/1297 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/231 E., 2023/259 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Sivas ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 1 61... parsel sayılı 3.078,93 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ile 1 01... parsel sayılı 7.673, 59... yüz ölçümündeki taşınmazın maliklerinin kim ya da kimler olduğunun bilinmediğinden hak kaybı olmaması için tarla vasfı ile davalı Hazine adına tespit edildiği ilan süresi içinde dava açılmadığından 24.07.2008 tarihinde kadastro tespitlerinin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili; Sivas ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 61... ve 1 01... parsel sayılı taşınmazların davacının babası ... 'a ait olan taşınmazlar olduğunu, bu taşınmazların ... 'ın ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, kadastro tespitleri esnasında bu taşınmazların Maliye Hazinesi adına tespit edildiğini belirterek, taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile muris ... mirasçıları adına tescilini istemiş, Suşehri Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/30 Esas, 2018/160 Karar sayılı kararı ile; Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/231 dosyasında muris ... terekesini temsil etmek üzere temsilci olarak ... un atanmasına karar verildiği, kararın 09.03.2021 tarihli kesinleştiği görülmüştür.
Davalı Hazine temsilcisi; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kadastro tespitinin yapıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahallinde yapılan keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu 1 61... parsel ve 1 01... parsel sayılı taşınmazların davacının murisi ... 'a ait olduğu ve ...'ın 20 yılı aşkın süreyle taşınmazları ekip biçerek kullandığı, murisin ölümünden sonra mirasçılarının zaman zaman taşınmazları başkalarına ektirerek kullanmaya devam ettikleri, keşfe iştirak eden bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlarda dava konusu taşınmazların tespit edilen hava fotoğraflarına göre 1973 yılından itibaren imar ve ihyası tamamlanmış şekilde ekilip biçilerek aktif olarak kullanıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne 1 61... ve 1 01... parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan ... Kalkan mirasçılarının miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; davalı Hazine harçtan muaf olmasına rağmen, Mahkemece peşin harç, başvurma harcı ve tamamlama harcının yargılama giderleri içerisine eklenerek davalı Hazineden tahsiline hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı Hazine vekilinin bu hususa yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Davacılar tarafından yapılan; 27,70 TL Başvuru Harcı, 27,70 TL Peşin Harç, 490,00 TL Tamamlama Harcı, 1.912,35 TL Keşif Harcı, 6.500,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.052,94 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.010,69 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ” cümlesinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine “Davacılar tarafından yapılan; 1.912,35 TL Keşif Harcı, 6.500,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.052,94 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 9.465,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.