Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2370 E. 2026/4482 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2370
- Karar No
- 2026/4482
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1558 E., 2025/1680 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/289 E., 2023/668 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; muris ... 'den kalan 299, 3 02... parsel sayılı taşınmazların intikali ve süregelen işlemlerle ilgili olarak davalı kardeşlerinin vekaletname vermesi üzerine davacının dava dışı avukat ...'e vekaletname verdiğini, dava dışı vekil tarafından 12.06.1984 tarihinde taşınmazların intikal işlemlerinin yapıldığını ve aynı gün taşınmaz hisselerinin tamamının davalılar ile aynı köyde ikamet eden yakınları dava dışı ... 'e, ... tarafından da 11.09.1984 tarihinde yine davalıların köylüsü dava dışı ... ...'e, bundan bir yıl sonra da 11.09.1985 tarihinde ... tarafından davalılara eşit paylarda temlik edildiğini, ara maliklerin iyi niyetli olmadıklarını, davalılar ile el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini, vekaletnamenin kötüye kullanılarak muvazaalı ve hileli işlemler ile devirlerin gerçekleştirildiğini belirterek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili; muris ... 'nin taziyesinde akrabalarından dava dışı ... oğlu ...'in, murisin kendisine borcu olduğunu bildirmesi üzerine taşınmazların satıldığını ve borcun ödendiğini, satımın üzerinden 10 yıl geçtiğini, ayrıca 6-7 sefer satış yapıldığını, tüm satışların iyi niyetli olduğunu, ilk vekalet verilen kişi olarak tarafları tanımadığını, işlem sonrasında taraflarla ilişkilerinin bittiğini, davalı tarafın mali gücünün olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların 1985 yılından bu zamana davalıların kullanımında olduğu, davacının bu kullanıma bunca zamandır itirazının olmadığı, yıllar sonra vekaleti satış için vermediğini beyan etmesinin TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, davacı tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın niteliği gereği ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu ve davacının iddiasını kanıtlayamadığı, ayrıca aradan uzun bir süre geçmesine rağmen dava açılmamış olmasının da vekaletnamenin iradeye uygun olarak kullanıldığı yönünde delil olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere özellikle vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca ispatlanmadığına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 3.608,50 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcı olmak üzere toplam 4.340,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.