İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/639 E. 2026/605 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/639
Karar No
2026/605
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/639 Esas - 2026/605 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/639 Esas KARAR NO : 2026/605 Karar

....

DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 YAZIM TARİHİ : 03/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı arasında 2024 yılından itibaren süregelen ticari ilişki kapsamında, davalı şirket yetkilisinin bizzat huzurda imzaladığı 23.09.2024 tanzim ve 11.02.2025 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli bononun vadesinde ödenmediğini, söz konusu bononun protesto edilmesine rağmen davalının borcu kabul ederek ödeme için zaman istediğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinde borçlunun mal varlığına rastlanmadığını, davalının .... nezdinde açtığı imza itirazı davasında tatbiki imza örneklerini sunmayarak ve yargılama usullerine aykırı davranarak eksik incelemeye sebebiyet verdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli emsal incelemesi içermediğini ve hatalı olduğunu, buna rağmen imza itirazının kabul edilerek müvekkili aleyhine tazminata hükmedildiğini, bu kararın ardından davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, icra mahkemesi kararının ve tazminatın dava sonuna kadar tahsilinin önlenmesi adına tedbir kararı verilmesini, 23.09.2024 tanzim ve 11.02.2025 vadeli bonoya ilişkin 242.458,76 TL alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasında ki ticari ilişki kapsamında faturalar kapsamında bono bedeli alacağı davasına ilişkindir. ..... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ..... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ticari defterlerinin dikkate alınması durumunda; 340.788-TL senetsiz, 250.000- TL senetli olmak üzere 31.12.2024 tarihi itibari ile davacının, davalıdan toplam 590.788,00-TL alacağı bulunduğu, dava konusu bono alacağının (250.000-TL) davacının 2024 dönemi ticari defterinde kayıtlı olduğu, Form BA-BS karşılaştırmasında belge adedi ve toplam tutar bazında farklılık bulunmaması nedeniyle dava konusu tutara ilişkin malların davalı tarafından 2024 döneminde davacıdan alınmış olduğu, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar kapsamında bono bedeli alacağı davasına olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, fatura alacağına karşılık verilen bonoya ilişkin yapılan takibe karşı davalı tarafça imzaya itiraz üzerine .... esas sayılı dosyasında imzaya itirazın kabul edildiği, takibin durduğu ancak taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının alacağının bulunduğu, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalıya verilen kesin mehilde ticari defterlerini mahkememize ibraz etmediği, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 242.458,76-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 16.562,36 TL harçtan, dava açılışında alınan 4.140,59 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 12.421,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 4.140,59 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 330,00 TL tebligat ücreti, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 12.110,99 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, taraf vekillerine yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize .....Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/639, K. 2026/605, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-639-e-2026-605-k-3f3d7fb2292a