Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/6835 E. 2026/6527 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6835
- Karar No
- 2026/6527
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1201 E., 2025/1133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/402 E., 2023/32 K.
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında, müvekkiline ait olan .... Mahallesi, 60 44... parselde bulunan 9 numaralı bağımsız bölümün, davalının banka kredisi çekebilmesi için teminat göstermesi amacıyla ve kredi alındıktan sonra iade edilmek koşuluyla devredilmesi yönünde bir inançlı işlem tesis edildiğini, bu güven ilişkisine dayanılarak yapılan devrin ardından davalının taşınmazı iade etmediğini ileri sürüp inançlı işlem hukuki nedenine dayanarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili; davacının inançlı işlem iddiasının 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ile ispatlanması gerektiğini, dosyada bu nitelikte bir delil bulunmadığından tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, esasen devrin inançlı bir işlem olmayıp davalının bankadan konut kredisi kullanarak ve kalan bedeli de ödeyerek gerçekleştirdiği gerçek bir satış işlemi olduğunu, davacının, davalının gelir durumuna ilişkin beyanlarının aksine kredi dosyasına davalının 2013 yılı net gelirinin 4.500,00 TL olduğuna dair imzalı belge sunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; yazılı mesaj içerikleri, tanık beyanları, taraflar arasındaki akrabalık bağı, banka kayıtları, tapu kayıtları dikkate alındığında davacı tarafın iddiasını ispat ettiği, davacının inançlı işlem gereği dava konusu ... Apartmanındaki ... nolu bağımsız bölümü davalıya devrettiği, bu devir neticesinde davalının TEB Bankasından kredi kullandığı, bu parayı da davacıya vermediği uhdesinde tuttuğu, davacıya aradaki akrabalık bağı, güven ilişkisi gereği bir ödeme yapılmadığı, sonra taşınmazın davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca yine aradaki güven ilişkisi gereği davalı ...'in bu taşınmazda satın almadan önce davacıya ait iken de hiç kira vermeden oturduğu bu suretle davalı tarafın 9 nolu bağımsız bölümü iade borcunu yerine getirmediği, davacının davasında haklı olduğuna tam olarak vicdani kanaat getirilmekle davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden Yasa'ya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davalıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.