Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/5264 E. 2026/6529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5264
- Karar No
- 2026/6529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1545 E., 2026/425 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/323 E., 2025/183 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucunda, dava konusu ... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmazların kök parsel numarasının 118 parsel olduğu, söz konusu parsel hakkında 1986 yılında tesis kadastrosunun yapıldığı, tesis kadastrosuna yönelik itiraz sonucunda davacı ...'nın, davalı olarak Hazine'yi göstererek 118 parsel hakkında 19 Mayıs Kadastro Mahkemesinin 1993/555 Esas, 1993/475 Karar numarasıyla dava açtığı ve davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın 11.05.1994 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili; 11 48... parsel, 3 parsel, 11 45... parsel, 11 49... parsel ve 5 parsel (öncesi 118 parsel) sayılı taşınmazların 1986 yılında yapılan tapulama çalışmaları ile davacının babasının kullanımında iken hatalı olarak Hazine adına tescilinin yapıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın imar-ihya ile kazanılabilecek yerlerden olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacı, Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen kadastro kesinleşme tarihi olan 1994 tarihine göre 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra 14.08.2024 tarihinde kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olması ve yine 19 Mayıs Kadastro Mahkemesinin 1993/555 Esas, 1993/475 Karar sayılı dosyanın taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde olması da nazara alınarak davacının taleplerinin usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacı tarafından alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.