Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/5867 E. 2026/6528 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5867
Karar No
2026/6528
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/500 E., 2026/577 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/5 E., 2024/435 K.

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucunda, dava konusu .... köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli 4808,62 m² yüz ölçümlü 1 07... parsel sayılı taşınmaz ile 4487,15 m² yüz ölçümlü 1 07... parsel sayılı taşınmaz dava dışı ... adına tespit edilerek 21.11.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı; 1 07... ve 56 parsel sayılı taşınmazların davacıların murisi ... ...'e ait olduğunu, murisin 08.01.2016 tarihinde vefat ettiğini, davalılardan ... murisin mirasçısı ise de ...ın murisin mirasçısı olmadığını, murisin sağlığında taşınmazlarının büyük bölümünü çocuklarına teslim ettiğini, kadastro çalışmalarında da yine taşınmazlarının büyük bölümünü çocukları adına tescil ettirdiğini, dava konusu taşınmazları ise güvence olarak kendi üzerinde bırakmak istemişse de yeşil karttan faydalanmak için kadastro çalışmaları esnasında bu taşınmazları da ölümü halinde mirasçılarına eşit paylaştırmak üzere dava dışı (mirasçılardan) ... adına gerçek olmayan kadastro tutanakları ile tescil ettirdiğini, ...nın ise bu isteği bilmesine rağmen taşınmazları murisin mirasçılar arasında eşit dağıtılması iradesini sürdürmeyerek diğer mirasçılardan mal kaçırmak üzere taşınmazları en küçük kardeş olan (davalılardan) ...'e daha muris ölmeden 21.10.2014 tarihinde görünürde satış gerçekte bağışlama işlemiyle devrettiğini, davalı ...'un da dava tehlikesini engellemek ve mirasçılardan mal kaçırabilmek amacıyla 52 parsel sayılı taşınmazı yakın akrabaları olan davalı ...'e 20.12.2021 tarihinde görünürde satış işlemiyle devrettiğini, ...'ın yakın akraba olduğundan aile içi ilişkiyi ve taşınmazların mirasçılara ait olduğunu bildiğinden iyiniyetli sayılamayacağını, taşınmazların muris adına tespit görmesi gerekirken hatalı ve doğru olmayan şekilde dava dışı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek kadastro tutanağı ve zilyetlik şerhlerinin iptalini, dava dışı ... adına oluşan ve bu kişi tarafından davalılara yapılan devre dair tasarruf işlemlerinin iptalini, tapu kayıtlarının davacıların miras hisseleri oranında iptali ile taşınmazların veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tescilini istemiştir.

Davalılar vekilleri; davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; tespitlerin 21.11.2008 tarihinde kesinleşmesine, davanın 07.01.2022 tarihinde açılmasına göre İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacılardan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/5867, K. 2026/6528, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-5867-e-2026-6528-k-d157da61adb6