Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1562 E. 2026/2253 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1562
- Karar No
- 2026/2253
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1562 KARAR NO : 2026/2253
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2023 NUMARASI : 2021/822 Esas 2023/336 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 13/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/10/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... bünyesinde devlet ihale Kanunu uyarınca davaya konu .. – .. isimli teknelerin 04.05.2016 tarihinde 1 sayılı kararla ihaleye çıkarıldığını ihale sonucunda davaya konu 2 tekne dahil olmak üzere toplam 4 teknenin ihalesinin müvekkili aldığını, ihaleye binaen teknelerin satış sözleşmesinin üniversite tarafından düzenlendiğini ve davalı taraf ile arasında özel hukuk sözleşmesinden kaynaklı satış ilişkisini kurulduğunu, ... için 81.000 TL, ... için ise 85.000 TL ödeme yapıldığını, davaya konu teknelerin müvekkile teslim edildiğini, liman başkanlığına başvuru yapılmasıyla müvekkili üzerine düşen tüm ödemelerin yaptığını ve belgelerin tamamlandığını bildirildiğini, ancak davalının ÖTV’si indirilmiş yakıt alım defterinin iptaline ilişkin belgeyi davalı tarafından sunulmadığını, Liman Başkanlığında bu durumun sorulabileceğini, davalının bu işlemi yerine getirmemesi sebebiyle sicil kaydının alınamadığını, ÖTV indirimli yakıt defterinin iptaline ilişkin belgenin davalı tarafından sağlanması tespitinin gerektiğine ve teknelerin müvekkilin adına gemi sicilin tesciline karar verilmesi gerektiğine, ayrıca müvekkilin teknelere zilyetliğini aldıktan sonra muhtelif işlemler yaptığını ancak tekneleri satamadığını, teknelerin karada beklediğini, müvekkilin tekneleri satmak amacı ile aldığını munzam zararlarının oluştuğunu, yapılan harcamaların kredi ve diğer masraflar ile birlikte 444.786TL olduğunu bu miktardan şimdilik 1.000 TL nin sözleşme tarihinden itibaren işlenecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve teknelerin devri için tescil yükümlülüğün davalıya ait olduğunu tespitine ve müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; üniversitenin denizcilik fakültesine ait 9 adet teknenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m. 45 uyarınca ihalesini yapıldığı, ihaleye davacının katıldığı ve rektörlüğün 04.05.2016 tarihli 1 sayılı ihale komisyon kararı ile ... adlı teknenin 85.000 TL ....nolu teknenin 81.000 TL bedelle davacıya ihale edildiğini, teknelerin arasında.... isimli bir bulunmadığını, ihale şartnamesinin 13. m. göre ihale ve taahhüdün tamamının yapılmasına ait bütün vergi, resim, harç ve sözleşme giderlerinin talep edene ait olduğunu ve 12. m. göre satış işlemlerinden doğan her türlü vergi resim harcın davacı tarafın ödemekle yükümlü olduğu, ihale şartnamesine göre davacının bu şartların kabul ettiğini, aksi halde müvekkili idare ihale sözleşmesini ve eki satış sözleşmesini yapmayacağını, ihale şartnamesinde yer alan bütün masrafları ödemekle yükümlü olduğunu, şartnamenin 15. maddesine göre ihale ile satışı yapılan teknelerin alım satım bütün masraflarının alıcıya ait olduğunu davacıya her türlü giderden sorumlu olduğunu, tescil işlemleri için müvekkili idareden tescil bedeli vergi ve tescil edilmemeden kaynaklanan tazminat isteme hakkının bulunmadığını, müvekkil idareye böyle bir yükümlülük getirmediğini, sicillerin aleniyet ilkesi gereğince herkese açık olduğunu, davacının bu hususları bilerek ihaleye katıldığını, sözleşmeyi imzaladığını, ihaleye ve sözleşmeye konu edimin müvekkili tarafından yerine getirilmesine rağmen davacının tescil bedellerinden ve vergilerden müvekkili sorumluymuş gibi talepte bulunduğunu, oysaki satış sözleşmesinin 4. maddesine göre teknenin liman başkanlığında devri ile ilgili tüm masrafların alıcıya ait olduğunu belirtildiğini, 08.06.2016 tarihli tekne satış sözleşmesinde .... kılavuz botunun satışında bu hükümlerin yer aldığını, ayrıca bu satış sözleşmesinin dışında gemi satış sözleşmesinin de yapılarak liman başkanlığı tarafından da imzalandığını, yine ... kılavuz botunun da 08.06.2016 tarihinde tekne satış sözleşmesi ile tüm masrafları alıcıya ait olmak üzere satıldığını, ....kılavuz botu tekneleri hakkında 08.06.2016 tarihinde bota ait sertifika teslim tutanağının düzenlendiği ve bu teknelerin denize elverişlilik belgesi 7 tasdiknamesi yıllık gemi sağlık cüzdanı kalınlık ölçüm raporu, kalınlık test raporu, gibi belgelerin de davacıya teslim edildiğini, TTK m. 953 e göre tescili caiz olmayan gemilerin belirtildiğini, devlet il özel idare belediye köy ve diğer kamu tüzel kişiliğine ait kamu hizmetinin görülmesine bırakılan gemilerin gemi siciline tescil olunamayacağını TTK m. 997 hükmüne göre gemi siciline kayıtlı olmayan Türk gemileri hakkında mülkiyet ve sınırlı ayni haklara ilişkin olarak, TMK’da taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanacağı ilişkin gemiler için zilyetliğin devri yapıldığında mülkiyetin usulüne uygun devredildiğini TTK m. 1001 hükmüne uygun olduğunu geminin mülkiyetinin devri için her iki tarafın anlaşması ve zilyetliğin geçirilmesinin yeterli olduğu, geminin mülkiyetinin devri için anlaşmanın yazılı yapılması yeterli olup, 2886 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak devir işlemlerinin yapıldığını, 24.09.2016 tarihinde teknelerin tamamının ...’a devredildiğini, konaklama ve barınma masraflarının üniversite tarafından karşılandığını, 04.05.2016 tarihinde teknelerin açık teklif usulüne göre teknelerin satışının yapıldığını, KEGM Dairesi başkanlığını 15.05.2018 tarihli yazısında her 2 teknenin davacıya satılması ile bu teknelere ait özel tüketim dairesi yakıt alım defterinin bulunmadığı ve hale KEGM üzerinde görüldüğünden bu defterlerin liman başkanlığında iptali işlemin yapılmasının istendiği, ancak her 2 teknenin yapılan kontroller sonucunda yakıt alım defterinin kapatıldığından ve 5 yıllık zamanaşımına uğradığından bu KEGM-YAD defteri sisteminden iptal edildiğine ilişkin şerh bulunduğunu, bu durumda davacının liman başkanlığına başvurması sonuç alamaması durumunda liman başkanlığı aleyhine dava açması gerektiği, ihale yoluyla satın aldığı teknelerin adına tescil edilmesi İçin İzmir Liman başkanlığının 05.06.2018 tarihinde bildirdiği yazısında bu teknelerin özel tekne olarak kaydedilmesi için makine ve CE uygunluk belgesinin arandığı, teknelerin müvekkilinin kamu kuruluşu olması nedeniyle daha önceden özel tekne olarak bağlama kütüğüne kaydının olmadığını davacı tarafın satış sırasında bunu bildiğini, teknenin ilk kaydını KEGM adına olduğunu, böylece davacının bu kuruma müracaat etmesi gerektiği, Kamuya tahsis edilmiş deniz araçlarının bağlama kütüğü uygulama yönetmeliği m. 2-9 ve 6ya göre sicile kayıtlı olmasının zorunlu olmadığı, ihtiyari olduğu yine yönetmeliğin 6. maddesine göre ilk defa kayıt edilecek veya kayıt değişikliği yapılacak olursa liman başkanlığına başvurması gerektiği, ihale yoluyla satın alınan tekneler için sair masrafların müvekkilinden istenemeyeceğini davacının tekneyi alırken sicildeki durumun bildiğini ayrıca, TBK m. 112’ye göre munzam zarar isteme şartların şartların istemeye oluşmadığını ayrıca TBK m. 223 ve 227 e göre davacının süresinde ihbar külfetini yerine getirmediğini ve seçilme hakkını yerine getirmediği ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; davalı ....'nün 2886 sayılı Devlet İhale Kanunları uyarınca davacının ihale yoluyla satın aldığı ... Ve ... isimli teknelerin davacı adına sicile kayıtlanması ve munzam zararın tazminine ilişkindir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Mahkememizce sicil kayıtları ihale dosyası ve diğer kayıtlar incelenmiş bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiler .... ve ..., .... ve ...’den alınan 15.06.2022 tarihli raporda; ....ve... isimli teknelerin tescil işlem yükümlülüğünün satıcı davalıya ait olup olmadığı, davacının tescilin gerçekleştirilmemesi nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği zarar yönünden inceleme yapıldığı, dava konusu teknelerin .... ve.... olarak gemi sicilinde kayıtlı olduğu, iktisap tarihinin .... isimli gemi yönünden 07.04.2011, iktisap nedeninin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün 21.09.2010 tarihli 23/5 sayılı kararı ile iz bedeli üzerinden ... bütçe Dairesi Başkanlığı’na devredildiği, ... gemisinin de iktisap tarihinin 06.06.2011, iktisap nedeninin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden .. Bütçe Dairesi Başkanlığına devir olduğu, ihale aşamasında.. Denizcilik Fakültesinin 06.04.2016 tarihli Rektörlük yazısına istinaden ekonomik ömürlerini tamamladıklarından ihale konusu teknelerin satışlarının uygun görüldüğü, 04.05.2016 tarihinde açık teklif usulü ile yapılan ihalede davacı ....’un davaya konu ... isimli tekne için 81.000,00 TL, ... için ise 85.000,00 TL verdiği tekliflerin İhale Komisyonunca uygun görüldüğü, yapılan ödemenin ihalenin tebliğine müteakip 15 gün içerisinde ihalede teklif ettiği bedelin tamamını peşin olarak yatırılmasıyla satışın gerçekleştirileceği, her türlü harç, resim, vergi ve karar pulunun istekli tarafından peşin olarak ödeneceği hükmünün bulunduğu, yine vergi, resim ve harçlardan istekli tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında 09.05.2016 tarihinde ihaleyi kazanan ....’a ihale bedellerinin ödenmesi ve Denizcilik Fakültesine başvurarak devir işlemlerini gerçekleştirmesi için tebligat gönderildiği, 08.06.2016 tarihli tutanakla tekleneler ve teknelere ait belgelerin ihaleyi kazanan .... a teslim edildiği ve aynı gün satış sözleşmesi imzalandığı, ... ve ... ile denize elverişlilik belgesi, gemi tasdiknamesi, yıllık gemi sağlık cüzdanı, karanlık ölçüm raporunun teslim edildiği, her iki tekne için ayrı ayrı yapılan satış sözleşmesinin 4. maddesinde tarafların hak ve yükümlülükleri olarak teknenin Liman Başkanlığında devri ile ilgili tüm masrafların alıcıya ait olduğu, satış ve devir işlemlerinin nakliyesi gerekiyorsa masrafların ve sigorta masraflarının alıcıya ait olduğu, hak ve yükümlülüklerin hazırlanan şartnamede belirtildiği, ayrıca bütün vergi, resim ve harçların sözleşme giderlerinin alıcıya ait olduğu hükmünün bulunduğu, dosya içerisinde belgelerden ....nün 31.10.2017 tarihli yazısı ile İzmir Vergi Dairesi Başkanlığından teknelerin emsal değerinin istendiği, Urla Vergi Dairesi Müdürlüğünün 15.12.2017 tarihli Takdir Komisyonu Kararında ...için 90.000 TL, .... için ise 100.000 TL değer takdir edildiği, davacı vekilinin davalı idareye 25.01.2018 tarihli Aliağa 1. Noterliği’nden çektiği ihtarnamede 04.05.2016 tarihinde davaya konu teknelerin satış ihalesini kazandıklarını, tüm sözlü ihtarlara rağmen satış işleminin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleşmediğini, ihtarnamenin alınmasından itibaren üç gün içinde tekne devirlerinin gerçekleştirilmesi ve doğan zararın ödenmesini istediği, Denizcilik Fakültesi’nin 08.02.2018 tarihli yazısında; 08.06.2016 tarihinde teknelerin davacıya teslim edildiği, teknelerin teslimi için sözlü bildirimin Ağustos 2017 tarihinde Fakülteye bildirildiği, ancak davacı alıcının takip etmesi gereken belge ve bilgilerin Liman Başkanlığı ile Vergi Dairesi Müdürlükleri nezdinde Rektörlük İdari ve Mali İşler Başkanlığı’nın süreci takip ettiği, tekneleri satın alan firmanın mağduriyetinin Üniversiteden kaynaklanmadığı, teslimin süresi içerisinde yapılmamasının nedeninin ÖTV Defterinin kapatıldığına dair belgenin olmamasından olduğu, bu belgeyi alıcının Liman Başkanlığı ve Vergi Dairesi Müdürlüğü arasında yapılacak yazışmaları takip ederek alması gerektiği, bu eksik belgenin tamamlama sorumluluğunun alıcıya ait olduğunun bildirildiği, ...’nün 05.02.2018 tarihli yazısı ile İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan dava konusu teknelerin emsal değerlerinin takdirinin talep edildiği, ... için 90.000 TL, ... için ise 100.000 TL değer takdir edildiği, Üniversiteye bağlı Denizcilik Fakültesinin 06.03.2018 tarihli yazısı ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne yazdığı yazı ile KE den alına teknelerin satışının yapılabilmesi için İzmir Liman Başkanlığından 2010 yılı için ... ya ve ... e ait ÖTV yakıt alım defterinin bulunmadığı ve hala KEGM üzerinde görüldüğünden satış ve devir işleminin gerçekleştirilemediğinin bildirildiği, bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için ÖTV'siz yakıt defterinin bulunabilmesi ve İzmir Liman Başkanlığı nezdinde gerekli iptalin yapılması ve defter bulunamıyorsa bağlı bulunan Vergi Dairesinden VUK m. 253 gereği ÖTV'siz yakıt defterinin 2010 yılına ait olması, hiç sarfiyat ve tüketim bulunmaması ve zamanaşımıyla iptalinde bir sakınca yoktur yazısının istendiği, Kıyı Emniyeti İzmir Müdürlüğünün 15.05.2018 tarihli cevabında ise .... isimli teknenin yakıt alım defterinin kapalı olduğu,.... nın ise ÖTV'siz yakıt alım defterinin açık olduğunun tespit edildiği, bu tekneye ilişkin ÖTV'si indirilmiş yakıt uygulaması deniz aracı örnek kontrol formu tanzim edilerek zamanaşımı cihetiyle iptal işlemi yapılarak defterin kapatıldığı, davacının 25.05.2018 tarihli dilekçe ile Liman Başkanlığına başvuru yaptığı ve teknenin kaydını istediği, Liman Başkanlığının teknenin bağlama kütüğüne kayıtlanabileceği, buna ilişkin bazı belgelerin bulunması gerektiğini bildirdiği, ... isimli teknenin .... adına 29.06.2018 tarihinde tescil edildiği, 06.07.2018 tarihinde.... isimli kişiye satıldığı, yine ... isimli teknenin de ... adına 29.06.2018 tarihinde tescil edildiği, daha sonra 30.11.2021 tarihinde ... Şti’ye devrettiği, KEGM’nün yazısından 2016 yılına ait envanterde bulunan deniz araçlarına ilişkin yakıt defter numaraları bildirildiğinde dava konusu teknelerin Üniversite üzerinde olduğundan defter kayıtlarının bulunmadığı, sonuç olarak dava dilekçesine ekli faturalar ve diğer ekler incelendiğinde tadilatlardan kaynaklı bir zarar oluştuğuna dair kanaat oluşmadığı, davacının iddia ettiği her iki tekne için 400.000 TL bedelle alıcı bulunduğu ve anlaşmanın yapıldığı, ancak tescil ve devir yapılamadığından zararın oluştuğu ispatına ilişkin bir delil bulunmadığı, teknelerin satış ihale aşamasında idare şartnamede bulunan hükümlere göre ihale bedellerinin ödenmesi gerektiği ve davacının bu bedelleri ödeyerek 08.06.2016 tarihinde tekneleri teslim aldığı, teknelerin devir teslim işlemlerinin 08.06.2016 tarihinden sonra Ağustos 2017 tarihine kadar herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, tescil işlemlerinin taraflarca müştereken Liman Başkanlığında yapılması gerektiği, ÖTV yakıt alım defterlerinin kapalı olması hususunun satıcı idarenin yükümlülüğünde olduğu, Üniversitenin döner sermaye işletmesinin bu işlemi tamamlaması gerektiği, davacının bir yıl geç devir nedeniyle 57,6 TL harçtan doğan zararının bulunduğu, sözleşmenin imzalanması tarihinden itibaren 14 ay sonra tekne devirlerinin yapılmasının davalı idarenin sorumluluğu nedeniyle gerçekleştiği belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili 22.06.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; Üniversitenin teknenin devirlerinde gerekli yükümlülükleri yerine getirmediğinin tespit edildiğini, müvekkilinin bu konuda sorumlu olmadığını, davaya konu teknelerin alımından sonraki faturaların bu teknelere ilişkin olduğunu, başkaca bir tekne bulunmadığını, bu teknelerin satışı için anlaşma yapılmasıyla zararlarının oluştuğunu belirterek ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bu rapora karşı davalı vekili 29.06.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; ÖTV’si indirilmiş yakıt alım defterinin olmamasının tescile engel olmadığını, bu defterin KEGM uhdesinde kaldığından müvekkilinin kusurlu olmadığını, masrafların davacı tarafından karşılanması gerektiğini belirterek rapora itiraz etmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları gözetilerek 17.02.2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişilerden alınan 17.02.2023 tarihli ek raporda; davacı tarafın itirazları incelendiğinde ÖTV'siz yakıt alım defterinin sunulması zorunluluğunun satıcı davalıda olduğunun tespit edilmesine rağmen satış tescil işleminden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağına ilişkin itirazı incelendiğinde; Sözleşmenin tarafların hak ve yükümlülükleri başlıklı 4. maddede Liman Başkanlığında devir ile ilgili tüm masrafların alıcıya ait olduğu, bu nedenle tekne tescil işlemlerinde her iki tarafın birlikte bulunması gerektiği, yine davacının başka teknesi olmadığı ve masrafların bu teknelere ait olduğu itirazının ise tekne tadilat işlemlerinin yapıldığının ispatlanamadığı, kanaatin oluşmadığı, teknelerin satışı için anlaşma yapıldığı, daha sonra iptali için sözleşme yapıldığı ve bunları yazılı belge ile sabit olduğu halde delillendirilemediği iddiası incelendiğinde, davacının zamanında tekneyi elden çıkarabilseydi daha düşük bir semeni talep edebileceğini, davalının itirazları yönünden de davalının sorumluluğunu kaldırmadığını belirterek kök rapordaki beyanlarını tekrar etmişlerdir. Bu rapora karşı davalı vekili 08.03.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; davacının uğradığı zararı ispat edemediğini, ÖTV'si indirilmiş yakıt alım defterinin olmamasından müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve yapılan incelemelere göre; Davacı ....un dava konusu olan ... ve ... isimli tekneleri ....nden satın aldığı, bu teknelerin daha önceden KEGM ne kayıtlı olduğu, bilahare ...’ye 2010 tarihinde devir edildiği, 2016 tarihinde ekonomik ömürlerini tamamlaması nedeniyle açık teklif usulü ile yapılacak ihale ile satışına karar verildiği, davacının .... isimli tekne için 81.000 TL.... . için 85.000 TL teklif ettiği ve taraflar arasında 08.06.2016 tarihli Tekne Satım sözleşmesinin yapıldığı, teknelerin satışına ilişkin ...nün yapmış olduğu ihale idari şartnamesinde ödeme vergi resim ve harçlara ilişkin olarak m. 12 ve m.13 de teknenin bedelinin tamamının peşin ödenmesi ve harç, resim ve vergilerin de alıcı tarafından yatırılması kaydı ile sözleşme yapılmadan peşin olarak ödenmesi halinde satışın yapılacağının belirtildiği, yine şartnamenin 15. maddesinde de alım satım için bütün masrafların alıcıya ait olduğu hususunun yer aldığı, taraflar arasında 08.06.2016 tarihli satım sözleşmesinin imzalandığı, ....nün buna rağmen devri gerçekleştiremediği, devirlerin 29.06.2018 tarihinde yapıldığı, bu tarihe kadar davalı idarenin devir ile ilgili tüm eksiklikleri gidererek takdir komisyonu kararı alması liman başkanlığı ve vergi daireleri nezdinde gerekli başvuruları yapması gerektiği halde yapmadığı, 05.02.2018 tarihinde takdir komisyonundan değer takdiri aldığı, 06.03.2018 tarihinde ÖTV'siz yakıt defterinin bulunması için müzekkereler yazdığı, ancak bu defterlerin kapatıldığı, ancak 29.06.2018 tarihinde ....’a devrin gerçekleştiği, bu tarih itibariyle ödenen harcın değiştiği ve iki tekne için 57,6 TL davacının zararı oluştuğu, davacının diğer zararlarının ise bilirkişiler tarafından yapılan incelemede incelendiği, munzam zarar olarak istenen 1000 TL zararına ilişkin ise; teknelerin 3. kişilere satış tarihi itibariyle (06.07.2018 ve 30.101.2021 tarihlerinde ) zararlarının ispatlanamadığı, aynı zamanda bu tekneler için yapılan masrafların da teknik bilirkişiler tarafından tespit edilemediği, zira; teknelerin mevcut durumlarının tamir edildiği tarih itibariyle tespit edilmediği, davacının yaptığını iddia ettiği tamirlerin davaya konu olup olmadığının belirlenemediği ve tespit edilemediği, aynı zamanda teknelerin 3. kişilere satılmasında doğduğunu iddia ettiği zararların da ispatlanamadığı belirlenmiştir. Davacının talebinde yer alan ve dava dilekçesinin netice ve sonuç kısmında yer alan teknelerin tescil için gerekli yükümlülüklerinin davalıya ait olup olmadığı incelendiğinde ise; TTK m. 958 e göre “(1) Türk gemisi olmayan gemilerle, yabancı bir gemi siciline kayıtlı bulunan Türk gemileri, donanmaya bağlı harp gemileri, yardımcı gemiler ve Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerine ait münhasıran bir kamu hizmetinin görülmesine özgülenmiş gemiler Türk Gemi Siciline tescil olunamaz” hükmü bulunduğu, her iki geminin milli gemi sicilinde davalı adına kayıtlı olduğu, 08.06.2016 tarihinde teknelerin zilyetliğinin devredildiğini, ancak TTK m. 1001 vd. hükümlere göre gemi siciline kayıtlı olan bir geminin devri için malik ile iktisap edenin mülkiyetin devri konusunda anlaşmaları ve zilyetliğe geçirilmesinin şart olduğu bu anlaşmanın yazılı ve imzaların noterce onaylı olması ya da Gemi Sicil Müdürlüğünde yapılması gerektiği, tarafların adi yazılı satım sözleşmesi yaptıklarını, tescilin 29.06.2018 tarihinde TTK m. 1001’e uygun şekilde liman başkanlığında yapıldığı, bu tarihe kadar davalı idarenin gerekli eksiklikleri gideremediği, davacının da dava sırasında (dava tarihi 19.04.2018) gemileri üçüncü kişilere sattığı (06.07.2018 ve 30.11.2021), bu süreç içerisinde davanın konusunun ortadan kalktığı, zira; dava açıldıktan sonra yargılama sırasında 29.06.2018 tarihinde devrin davalı adına yapıldığı, davalının da bu tekneleri üçüncü kişilere sattığı tespit edilmiş olmak ile birlikte davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği bu nedenle tescile ilişkin konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ancak yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulmuştur. Davacının diğer talepleri olan 1.000 TL munzam zararının ise yukarda açıklanan gerekçelerle ispatlanamadığından reddi gerekmiştir.'' gerekçesi ile; HÜKÜM Yukarda Açıklanan Sebeplerle Davacının açmış olduğu dava konusu olan .... ve ... isimli teknelerin davacı adına tesciline ilişkin talebinin dava sırasında davalı idare tarafından yerine getirilmiş olduğundan bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, " şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin idare özel bütçeli kamu kuruluşu olup harçtan muaf olduğunu, yargılama giderleri kapsamında bulunan harcın müvekkili idareye yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya cevap dilekçelerinde belirtmiş oldukları üzere ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davalı müvekkili tarafından yerine getirilmesi gereken tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, TTK m.931, hem de TTK m.957 hükümlerinin birlikte tatbikinden davaya konu geminin Milli Gemi Siciline tescil zorunluluğu bulunmadığının açık olduğunu, neticede taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinin açık mevzuat hükümleri kapsamında geçerli olduğunu ve müvekkili davalının bu noktada kendisine düşen bir yükümlülüğü ihlal etmediğini açıkça tespit etmenin mümkün olduğunu, davacı vekilinin kök rapora itiraz dilekçesinde belirttiğinin aksine satış tescil işleminden müvekkilinin sorumlu tutulması ihtimalinin dahi açık mevzuat hükmü karşısında "sicile tescil" şartı tekne satış sözleşmesinin geçerliliği açısından zorunlu kılınmadığından tamamen hukuki mesnet dışı olduğunu, bilirkişilerin haklı olarak işaret ettiği üzere müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, zararın ispat edilemediği, zarar ile davalı müvekkili davranışı arasında bir illiyet bağı kurulamadığı iş bu davada müvekkilinin sorumluluğunun tesisi imkanı da yürürlükte bulunan tüm mevzuat hükümleri dahilinde bulunmadığını, ek raporda ulaşılan son kanaat olan ÖTV'si indirilmiş yakıt alım defterinin olmamasının tekne tesciline engel olacağı değerlendirilmesinin açık mevzuat hükmüne aykırı olduğunun da yine her türlü şüpheden uzak olduğunu, davalı müvekkilinin dava dosyasına mübrez belgelerin tetkikinden görüleceği üzere mevzuat gereği kendisine atfedilen belge temin yükümlülüğünü iyi niyetli davranmak suretiyle aşarak edinebildiğinin tüm belgeleri temin ettiğini, bunların dışında müvekkili idarenin sözleşme hükümleri kapsamında temin etmek mecburiyetinde olmadığı bir belgeyi temin etmemesi nedeniyle kusurunun ya da sorumluluğunun tesisinin hayatın olağan akışına ve yasal mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: davacının ihale yoluyla satın aldığı ... Ve ... isimli teknelerin davacı adına sicile tescili ve munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dava; davacının ihale yoluyla satın aldığı .... Ve ... isimli teknelerin davacı adına sicile tescili ve munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış; Bilirkişi raporunda özetle;Yargılama sırasında teknelerin davacı adına tescillerinin yapıldığı ve davacının bu tekneleri başka kişilere sattığı, tescil işlemlerinin taraflarca müştereken liman başkanlığında yapılması gerektiği, ÖTV yakıt alım defterinin kapalı olması hususunun satıcı idarenin yükümlülüğünde olduğu üniversitenin döner sermaye işletmesinin bu işlemi tamamlaması gerektiği yani ÖTV yakıt alım defterinin kapalı olması nedeniyle tescilin yapılmadığını davalı idarenin bunda sorumluluğu olduğu belirtilmiştir . Bilirkişilerden ek rapor alınmış ek raporda da aynı hususu tekrar etmişlerdir. Davalı taraf harç ve yargılama giderleri hususunda kararı istinaf etmiştir. Yargılama sırasında davalı idarenin KEGM ile gerekli yazışmaları yaparak eksiklikleri tamamlaması üzerine davalı adına tescil yapıldığından davacının dava açmakta haklı olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davalı kendisinden harç alındığını alınmaması gerektiğini ileri sürmüş ise de; Mahkemece davalıdan harç alınmadığı, davacının yaptığı harca ilişkin masrafların davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği dolayısıyla verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı değerlendirilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2023 tarih, 2021/822 Esas ve 2023/336 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 13/10/2026