Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1316 E. 2026/1639 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1316
Karar No
2026/1639
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/1316 KARAR NO : 2026/1639

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08/02/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/969E., 2022/66K. DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: 04/12/2005 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında kooperatif yönetiminin değiştirildiğini, kooperatifin eski yöneticilerinin büyük çaplı usulsüzlük ve yolsuzluk yaptıklarının tespit edildiğini, davalıların Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2007/3795 sayılı icra dosyasında iki adet bonoyu takibe koyduklarını, bonoların kooperatif eski Başkanı ile ... tarafından sahte olarak düzenlendiğini, kooperatif ile senet lehdarı ... arasında hiçbir hukuki ilişki olmadığını ileri sürerek takibe konu iki adet senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalıların % 40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili: Diğer davalı ...'tan alacaklı olan müvekkilinin alacağına karşılık dava konusu senetleri alarak takibe koyduğunu, ancak bu güne kadar tahsil edemediğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sahte olduğu belirtilen 12 adet senet arasında müvekkiline ciro edilmiş olan senetlerin olmadığını, müvekkiline verilen senetlerin üzerine atılı imzaların gerçek olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine, takip tarihi itibariyle % 40 kötüniyet tazminatının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... özetle: Şikâyete konu senetler ve olaylar nedeniyle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi 2006/321 E sayılı dosyadan yargılandığını ve beraat ettiğini, beraat kararının Yargıtayca onanarak kesinleştiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacının kooperatif üyesi olmadığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabittir. Davalı senetleri yakın akrabalarına ciro etmiştir. Takibe konu senetlerdeki kooperatif Başkanı imzası sahih ise de ...'ün imzası sahtedir. Kooperatif senetlerinin iki imza ile düzenlenmesi gerekmektedir. İmza eksikliği nedeni ile geçersiz senet 2. Başkan ...'a imza attırılarak geçerli hale getirilmeye çalışılmıştır. ... dükkan bedeli için elde ödeme yaptığını iddia etmiş ise de kooperatif kayıtlarında ödemeye rastlanmamış ... ödeme bu iddiasını ispatlayamamıştır. Üyelik tespiti dosyasının gerekçeli kararında kooperatife aidat ödediği parasal edimini yerine getirdiğinin kanıtlanamadığı belirtilmiştir. ... da eniştesine borç para verdiğini yazılı delil ile ispatlayamamıştır. 2006'321 Esas sayılı ceza dosyasındaki 12 adet senet içinde bu senetler yok ise de, sonradan bu senetler için de ceza davası açılmış aynı eylem karar olduğundan dava usulden reddedilmiştir. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/21 Sayılı dosyasında yargılanan sanık ... 'ın ''yazılı savunmamdır'' başlıklı dilekçesinde 80.000 TL tutarlı senedin kendisi ile ilgisi olmadığını, kayın biraderi ... ile borç alacak ilişkisi olmadığını, senetlerde ciro ve imzası olmadığını, iradesi dışında senetlerin takibe konulduğunu beyan etmiş olup mahkememiz dosyasında da ...'ın davalının eniştesidir. Ramazana borç para verdiğini borcunu alamadığı için senetleri takibe koyduğunu beyan etmiş ancak ödeme emrinde lehtar ...'ı borçlu olarak göstermemiştir. Netice olarak, davalı ...' ...'ın kooperatif üyesi olmadığı, kooperatif kasasına 200.000 TL ödemenin yer almadığı sabittir. Davalı savunmasında senedin üzerindeki üç imzadan ikisinin sahih olduğunu, bononun illetten mücerret olduğunu, şekli unsrları tamam olan bonodan dolayı alacaklı olduğunu savunmuştur. Bu durumda Davalı ... tarafından dava dışı ...'a ödeme yapılmış ve bu ödeme ...'ın zimmetinde ise dava konusu bonolardan dolayı davalıların alacaklı olup olmadığı, davalı ... tarafından kooperatif başkanına ödeme yapılmamış olsa dahi bononun düzenlendiği tarihte kooperatifi temsile yetkili başkan ve muhasip üyenin imzasının sahih olması ile kooperatifin bonodan dolayı borç altına girip girmeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde senetlerin tanzim tarihinin 06/07/2003 olduğunu, enet Tanzim tarihi itibariyle kooperatifi borç altına sokmaya yeterli iki kooperatif yetkilisinin imzasının senet üzerinde olmadığını, senedin tarihinin değiştirilerek 04.12.2015 tarihinden sonra kooperatif eski yönetimi üyesi ... tarafından imza eklenmek suretiyle senetlere geçerlilik kazandırılmak istendiği belirtilmiştir. Davacı kooperatifin temsili ve borç altına girebilmesi için, başkanın yanında yetki verilen diğer bir üyenin imzası olmak üzere çift imzanın varlığı gerekir. Davacı kooperatif adına atılan çift imzadan birisinin sahte olduğu anlaşıldığına, sahtecilik def'i senedin hükümsüzlüğüne yönelik mutlak def’ilerden olmakla herkese karşı ileri sürülebileceğine göre, bu imzanın kooperatifi bağlamayacağı da belirgindir. Diğer yandan davalı ... , kooperatife borç para vermiş ve bu para kooperatif işlerinde fiilen harcanmış ise, nedensiz zenginleşme hükümlerine göre paranın iadesini isteme hakkını ilke olarak haizdir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2011/11530 2012/3672 e-k sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Kooperatif ana sözleşmesine göre bonoların düzenlendiği tarihte temsile yetkili olan kooperatif yetkililerinin çift imzası olması gerekmektedir. Takibe konu senetlerin tanzim tarihi 06/07//2003 iken üzeri çizilerek 2005 yılı olarak yeni bir tarih yazılmıştır. Bu değişiklik 2005 yılında görev yapan başkan ve ... tarafından paraf edilmiştir. 06/07/2003 tarihindeki Kooperatif adına senet düzenleme yetkisi Başkan ... ve üyelerden ..., ...'dür. Senedin tanzim tarihi olan 06/07/2003 tarhii itibariyle düzenlenen senetlerde kaşe üzerindeki imzalardan Başkan ... dışındaki ... imzası taklit sahte imzadır. ... 2005 yılında kooperatif kaşesinin dışına iki imza atmış aval veren durumunda olmuştur. Senetlerin bu hali ile unsurlarının da eksik olduğu kabul edilmiştir. Netice olarak lehtar ...'ın kooperatif üyesi olmadığı, kooperatife nakit ödeme yaptığını ispatlayamadığı, ...'ın kooperatif Başkanı ile 2005 yılında tanıştığını beyan ettiği, oysa senetlerin 2003 yılında düzenlendiği, davalı beyanınındaki tutarsızlık yanında senetlerin geçerli olmadığı da kabul edilerek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir. İİK nun 72. Maddesi gereğince talep edilen kötüniyet tazminatı bakımından ise bu talep yalnızca takip alacaklısına karşı yöneltilecek talep olup davalı ... ceza dosyasına beraat ettiğinden davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkememiz 2014/83 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından ödenen peşin harcın davacının feragat dilekçesi nedeniyle maktu harç alınarak fazlası davacıya iade edildiğinden iş bu davanın kabulü nedeniyle alınması gereken 3.662,00 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsiline karar verilerek davanın kabulüne; davacının Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2007/3795 esas sayılı dosyasına konu 2 adet senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine..." karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ciro yoluyla malik olduğu ve takibe koyduğu davacının borçlusu olduğu senetlere karşı açılan bu menfi tespit davasının karara bağlanmasının ceza yargılamasının kesinleşmesine bağlı olduğu ve ceza dosyasının sonuçlanmasının beklenilmediği, 08.02.2022 tarihli duruşmaya gönderdikleri mazeret dilekçelerinde Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi 2020/302 E sayılı (Eski Esas: 2006/321 E) dosyasının Yargıtay aşamasında olduğunu ve kesinleşmediğini beyan etmelerine rağmen mahkemece UYAP kayıtlarında kararın temyiz edildiğine dair bir kayda rastlanmadığı gerekesiyle bu beyanlarının kabul edilmediği, senetler ve imzalar üzerinde hiçbir imza incelemesi yapılmadan senetlerin sahte olduğunun değerlendirildiği, senetlerin tanzim tarihlerinin düzeltildiği, bunun muhatabının müvekkili olmadığı nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 13.662 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 3.415,50 TL harcın düşümü ile kalan 10.246,50 TL harcın davalı ...'dan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,

dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1316, K. 2026/1639, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1316-e-2026-1639-k-8bfe9b14d447