Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1195 E. 2026/1635 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1195
Karar No
2026/1635
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2022/1195 KARAR NO : 2026/1635

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06/12/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/363E., 2021/801K. DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 02/10/2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalılardan ... tarafından diğer davalı ...'e yapılan kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin işlemin muvazaalı olduğunu, işlemin yapılmasındaki asıl amacın kooperatife olan mali borçları ödemekten kaçınmak olduğunu, sonuçta kooperatif alacağının davalı ...'den tahsil edilemediğini ileri sürerek, davalı ... adına olan üyelik kaydının diğer davalı ...'e aktarılmasına ilişkin işlemin muvazaa nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... özetle: Diğer davalı ile aralarındaki kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin varılan anlaşmanın kooperatif yönetim kurulunun uygun görmesi üzerine tamamlandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili özetle: davalılar arasında gerçekleşen kooperatif üyelik devrine ilişkin işlemin yönetim kurulu tarafından kabul edilmesi nedeniyle davalı ...'in üyeliğinin sona erdiğini, aradan geçen uzun süre ve kooperatif alacaklarının tahsil edilemediği gerekçesiyle açılan bu davanın iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince "...Kooperatif üyeliğinin devri için üyeler arasında yapılan ayrı bir devir sözleşmesi yanında bu devir iradesinin kooperatif yönetimi tarafından kabul edilmesi üzerine davalılar arasındaki üyelik devir işlemi gerçekleşmiştir. Yeni üyeyi kabul etmeme hakkı bulunan davacı taraf davalılar arasındaki devir işlemini kabul ettikten sonra üyeleri olan ...'ndan mali yükümlülükler nedeniyle oluşan alacağını tahsil edememiş, bunun sonrasında davacı taraf devir işleminin mali yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla yapıldığı gerekçesiyle eldeki davayı açmıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi, davacı kooperatifin davalılar arasındaki üyelik devrine ilişkin anlaşmayı uygun görmesi nedeniyle devir işlemi tamamlanmış olup, kooperatifin üyelik devrini kabul kararı öncesi yeni devir alan üyenin ödeme yapma gücü olup olmadığını araştırdıktan sonra üye olarak kabul edip etmeme seçeneği bulunduğu, anlaşıldığı kadarıyla bu araştırma yapılmaksızın davalı ...'in üye olarak kabulüne karar verildiği, bu aşamadan sonra geriye dönülerek oluşan borcun üyeleri olan ...'den tahsil edilememesinin yapılan devir işleminin danışıklı olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, davalılar arasındaki üyelik devir işleminin davacı kooperatifin yönetim kurulu tarafından uygun görülmüş olması nedeniyle danışıklı işlemin varlığından da söz etmenin mümkün olmadığı kabul edilip davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalılar arasında görünüşte bir ortaklık devri yapılmışsa da yapılan işlemin asıl amacının davalı ...'ın aidat ve diğer parasal yükümlülüklerden kaçınma iradesi olduğunu, konut almadan üye olmanın hayatın olağan akışına ters düştüğünü, davalı ...'nun üyeliği devraldıktan sonra kooperatife hiç ödeme yapmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliği devir işleminin iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1195, K. 2026/1635, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1195-e-2026-1635-k-9ea0ca925668