Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/756 E. 2026/1776 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/756
- Karar No
- 2026/1776
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/756 - 2026/1776 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/756 KARAR NO : 2026/1776
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2025 NUMARASI : 2023/414 Esas - 2025/188 Karar
DAVACI : ... GROUP SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .... Adapazarı/SAKARYA VEKİLİ : Av. ... - ....... Erenler SAKARYA DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...... Erenler/SAKARYA VEKİLİ : Av. ... - ....... Serdivan/SAKARYA
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/07/2023 KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı borçlu ... hakkında Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2023/10696 esas sırasına kayıtlı ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı olarak borçlu davalıya ödenen ve makbuz açıklamalarında açıkça belirtildiği üzere borç para verildiğine dair ibareler de bulunduğunu, borçlu davalının ... Eczanesi isimli eczanesinin bulunduğunu ve borçlu tarafından işletildiğini, davalı borçlunun borçlarından dolayı eczanesini işletmekte sıkıntılar yaşaması ve yasal takiplerin başlatılması üzerine davacı şirket yetkilisi ile görüşmeler yaptığını ve eczanesinin işletilmesi, demirbaşlarının tarafına devredilmesi ve borçlarının ödenmesi karşılığında işletmesinin devir edildiğini ve borçlarının ödendiğini, icra takibinin dayanağı olarak eklenen dekontların açıklama kısımlarında verilen bedellerin borç ve emanet olduğunu, davalının kredi kart borçlarının ödendiğini, işletmiş olduğu eczanenin kira bedelinin ödenmesi gibi açıklamaların mevcut olduğunu, Sakarya 5. Noterliğinin 03/04/2023 tarih ve 10257 yevmiye numaralı geniş yetkili genel vekaletnamesi ile davacı şirket yetkilisinin vekil edildiğini, davalı borçlunun kendisine ait olan ... plakalı aracını aralarında ki sözlü olan eczane devir protokolü anlaşması ile davacı şirket yetkilisi olan ...'a devir etmek istendiğini ancak aracın üzerinde banka rehni bulunduğundan dolayı noterde tescil işlemi yapılamadığını, bunun üzerine fiili kullanımı için yedek anahtarı ve ruhsatı ile birlikte aracın teslim edildiğini, sonrasında aracın resmi devir işlemleri için davalı borçludan talepte bulunulduğunu, davalı borçlunun icra takibine dayanak yapılan borçlarını ödettirdikten sonra kolluğa giderek aracının ödünç verildiğini ve kendisine teslim edilmediğini belirterek şirket yetkilisi ...'dan şikayetçi olduğunu, savcılık tarafından KYOK kararı verildiğini belirterek Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2023/10696 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eczacı olduğunu, eczane işlettiğini, davalı taraf ile bir arkadaşı vasıtası ile tanıştığını, davalı tarafın yetkilisinin medikal işleri uğraşmakta, eczaneler ile ticaret yaptığını yine ecza ürünlerine ilişkin internet sitesi işlettiğini, davalı ile aralarında ticari alışveriş olduğunu, kendisinin eczacı olup eczanelerin devrinin sadece eczacılara yapılabileceğini, aksi durumda her vatandaşın eczane işletme hakkına sahip olabileceğini, bu nedenle davacı tarafın eczane işletmesinin kendisine devri karşılığında borç para verdiğine ilişkin beyanlarının asılsız ve kurgusal olduğunu, davacı ile aralarında birtakım borçlanmalar söz konusu olduğunu, bazen davacı tarafın kendisine, bazen de kendisinin davacı tarafa borçlandığını, iddia edildiği üzere hiçbir şekilde ... plaka sayılı aracını kesinlikle davacı şirket yetkilisi ...'a devretmediğini, başlatılan icra takibinin kötüniyetli olarak başlatıldığını, takip çıkış rakamı takibe dayanak olarak sunulan dekontlar miktar itibari ile birbiriyle uyuşmadığını, alıcı adı ve soyadı kısmında farklı isimlerin bulunduğu kendisi ile alakası olmayan ödemelerin olduğu dekontlar, yine kendisine olan borcuna istinaden yapılan ödemeler ve henüz vadesi gelmemiş alacakların davalı şirket tarafından icra takibine konu edildiğini, davaya konu icra takibine dayanak olarak sunulan 10.000,00 TL tutarındaki 5. Dekont, 3.000,00 TL tutarındaki 8. Dekont, 10.000,00 TL tutarındaki 9. Dekont, 15.500,00 TL tutarındaki 15. Dekont, 77.000,00 TL tutarındaki 24. Dekont,100.000,00 TL tutarındaki 33. Dekont, 1.000,00 TL tutarındaki 39. Dekontların ne açıklama kısmında ne de alıcı kısmında kendisi alakalı bir hususun söz konusu olmadığını, davacı tarafın icra takibine dayanak olarak sunduğu dekontlardaki 361.813,00 TL tutarındaki miktarın davacı taraftan olan alacağına istinaden yapılan ödemelere ilişkin olduğunu, 1 numaralı 303.000,00 TL tutarındaki dekont, 10 numaralı 2.275,00 TL tutarındaki dekont, 11 numaralı 383,00 TL tutarındaki dekont, 12 numaralı 12.925,00 TL tutarındaki dekont, 13 numaralı 39.830,00 TL tutarındaki, 14 numaralı 3.400,00 TL tutarındaki ödemelerin davacı şirketin ve yetkilisi ...'ın kendisine olan borçlarına istinaden yapılmış ödemeler olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde davacı taraf dekontların borç-emanet olarak gönderildiğini ileri sürmüşse de söz konusu dekontların sadece 16'sında borç-emanet şeklinde ibare bulunduğunu, davacı tarafa dekontlarını sundukları üzere 273.022,00 TL tutarında borç ödemesi yaptıklarını, açıklama kısmında borç - emanet olarak verilen paraların hukuki niteliğinin tüketim ödüncü niteliğinde olduğunu, söz konusu icra takip tarihi 09.06.2022 tarihi öncesinde davacının borç - emanet olarak gönderilen paralara ilişkin herhangi bir istemde bulunmadığını, buna ilişkin ne bir ihtarname ne de farklı bir bildirim söz konusu olmaadığını, takip tarihi öncesinde yani 09.06.2022 tarihi öncesinde söz konusu tutarlara ilişkin bir istem bulunmadığı için bu tutarların da takip tarihinde muaccel olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Davacı tarafından davalıya EFT edilen ve açıklama kısmında emanet borç para diye belirtilen dekontlar yönünden davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından 3. kişilere eft edilen ve açıklama kısmı boş bırakılan, 3. kişilere eft edilen ve açıklama kısmında davalı adına borç ödemesi ve dacalı adına kira ödemesi diye belirtilen, davalının kredi kartına eft edilen ile davalıya eft edilen ve açıklama kısmı boş bırakılan dekontlar yönünden davanın ESASTAN REDDİNE, 3-Koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalının kredi kart borçlarını ödediği ve buna karşı dekontları sunduğu, taahhüt evrakında açıkça da belirtildiği üzere davalının davacı şirket tarafından ödediği bedellerin sorumluluğunun kendisinde olduğunu belirttiği, Mahkemenin dosyayı bilirkişiye gönderdiği ancak kredi kartlarının kullanımından kaynaklanan bedellerin tespitini istemediğini, bunun da eksik inceleme sonucunda karar verildiğini gösterdiği, ayrıca davacı şirketin ticari defterlerinde davalıdan alacaklı olduğuna ilişkin tespitin de yapıldığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, haksız ve kötüniyetli biçimde alacak iddia ederek davalının mağduriyetine neden olmaya çalıştığını, nitekim dava devam ederken sahte senet ile davalı hakkında alacak iddiasında bulunduğu, İcra Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları takibin iptali davasının da lehlerine sonuçlanarak kesinleştiğini, yine işbu davada da davalının kendisine borcu olduğunu iddia ederek haksız, kötüniyetli ve sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/03/2025 tarih, 2023/414 Esas - 2025/188 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı tarafından davalıya ve davalının borçlarını ödeme maksadıyla 3. Kişilere yaptığını iddia ettiği havale işlemlerinden dolayı başlattığı ilamsız takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1-Kamu düzeni yönünden yapılan inceleme; Davacının açıklama kısmında borç emanet şeklinde ibareler olan havale işlemleri ile verdiği paraların iadesini talep ettiği, davalının bu işlemler yönünden davacının istemde bulunmaması nedeniyle alacağın takip tarihinde muaccel olmadığını ve hali hazırda davacıya 273.022,00 TL ödeme yaptığını savunduğu, ilk derece mahkemesince davacının takipten önce istemde bulunulmamış olması nedeniyle hukuki yarar dava şartı yokluğundan bu talep yönünden davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Borçlu tarafından bu işlemlerin dayanak yapıldığı borcun ikrar edilmesi ve bunun karşılığında ödeme yapıldığı savunması karşısında davalının yaptığı ödemelerin TBK'nın 100. ve devamı maddeleri uyarınca davacının borç emanet açıklamasıyla gönderdiği ve davalının son ödeme tarihi olan 18/05/2023 tarihine kadar gönderilen miktardan mahsup edilmesi gerekmektedir. Davacının bu tarihe kadar emanet- borç verme açıklamasıyla yaptığı havaleler toplamının 163.490,00 TL, davalının gönderdiği miktarın ise 273.022,00 TL olduğu anlaşıldığından davacının 18/05/2023 tarihine kadar gönderilen borç emanet açıklamalı havale işlemlerinden alacaklı olmadığı görülmüştür. Bu nedenle davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken davacının istemde bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır. 2-Davacının diğer istinaf nedenleri yönünden yapılan inceleme; a-Davalıya açıklama kısmı boş bırakılarak yapılan havaleler yönünden yapılan inceleme; 6098 sayılı Kanunun 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen havale bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersinin (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2003 tarihli ve 2003/3-118 E., 2003/158 K. sayılı ilamı). Havale yolu ile gönderilen paralar için herhangi bir açıklama yapılmadığı, bu haliyle havalenin bir ödeme vasıtası olduğu ve borcun ödendiğini gösterdiğinin kabulü gerekir. Davacının açıklama kısmı boş şekilde davalıya yaptığı havale işlemlerinin davalı tarafından davacıya verdiği borcun geri ödenmesi amacıyla yapıldığının savunulması karşısında davacının bu işlemleri ödünç verme maksadıyla yaptığı iddiasını ispatlayamadığı bu kapsamda verilen davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. b-Davalının 3. kişilere olan borçlarının ödendiği iddia olunan havaleler yönünden yapılan inceleme; Davalıya ait olduğu iddia edilen borçların 3. kişilere davacı tarafından ödendiği iddiasının 6098 sayılı TBK'nın 526. vd. maddelerinde düzenlenen vekaletsiz işgörme hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Vekaletsiz olarak işin görülmesinde; "Vekaleti olmaksızın başkasının hesabına işgören, o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür." (m.526). İşin işsahibinin menfaatine uygun yapılması halinde işsahibinin borçları 6098 sayılı TBK'nın 529. maddesinde; "İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması halinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hakimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Dava dışı ...'e yapılan 03/04/2023 tarihli, Borç Ödeme açıklamalı 3.000,00 TL bedelli havale işlemi, 18/04/2023 tarihli Borç Ödeme açıklamalı 77.000,00 TL bedelli havale işlemi ile 07/04/2023 tarihli, açıklama bulunmayan dava dışı ...'a yapılan 15.500,00 TL bedelli havale işlemi incelendiğinde davacının bu ödemeleri davalı adına davalı ile dava dışı 3. kişiler arasındaki ilişkiden kaynaklı olarak davalının borcunu ödeme maksadıyla gerçekleştirdiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı gibi davalının ...'in davacı tarafından kendisine gönderilen parayı iade ettiğine ilişkin dekontu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. 24/04/2023 tarihli, dava dışı İlhan Türkseven'e yapılan 100.000,00 TL bedelli havale ile, 10/05/2023 tarihli dava dışı .....'na yapılan 1.000,00 TL bedelli havale işlemlerinin ise açıklamalarında Emanet Borç - Borç Emanet ibarelerinin yer aldığı, davalının bu işlemlerin kendi adına borç ödemesi olarak yapıldığını kabul etmediği ve İlhan Türkseven'in kendisine gönderilen parayı davacıya iade ettiğini savunması karşısında yapılan işlemlerin davalı ile herhangi bir ilgisi bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmıştır. 03/04/2023 tarihli, 10.000,00 TL bedelli, ... - Adına Borç Ödemesi açıklamasıyla dava dışı .... i'ye yapılan havale işleminin dekontu ile 05/04/2023 tarihli, 10.000,00 TL bedelli, ... - ... Eczanesi - Nisan 2023 - Kira ödemesi açıklamasıyla dava dışı ...'a yapılan havale işleminin dekontu açısından yapılan değerlendirmede; Dava dilekçesinde davalının 3. kişilere olan borçlarının davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılması üzerine çeşitli ödemeler yapıldığının beyan edildiği, bu iddiaların vekaletsiz iş görme kapsamında değerlendirilebileceği düşünülse de davacının bu yönde herhangi bir delil sunmamış olduğu, ödemeler arasında anlamlı bir zaman farkının bulunmadığı, iddia edilen ödeme tutarlarının toplamının senetle ispat sınırının üzerinde olduğu, bu haliyle tanıkla ispat edilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince bu taleplerin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi hükmünün usulden reddine yapılan itiraz yönünden kabulü ile kaldırılmasına, diğer istinaf istemlerinin reddine, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi hükmünün usulden reddine yapılan itiraz yönünden KABULÜNE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/03/2025 tarih, 2023/414 Esas - 2025/188 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, diğer istinaf istemlerinin reddine, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın REDDİNE, b-Koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, c-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 8.740,71 TL'nin yatıran tarafa iadesine, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 123.649,08 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra artan gider avansının ilgisine iadesine, g-6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irat kaydına, b)İstinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, c)Davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 315,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.998,10-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, e)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/10/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*