İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/667 E. 2026/608 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/667
Karar No
2026/608
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/667 Esas - 2026/608 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/667 Esas KARAR NO : 2026/608 Karar

.... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/09/2025 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 YAZIM TARİHİ : 03/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıların ortak iş yürütmek amacıyla kurduğu iş ortaklığının tüzel kişiliği bulunmadığını, bu nedenle iş ortaklığının borçlarından her bir ortağın müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı şirket yetkilileri ve çalışanlarının müvekkili şirkete ait otelde konakladığını, bu konaklamalara ilişkin düzenlenen e-faturaların bir kısmının ödenmesine rağmen dava konusu edilen fatura bedellerinin ödenmediğini, faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, buna rağmen başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini, davalıların kötü niyetli olarak takibi uzatmayı ve alacağın tahsilini imkansızlaştırmayı amaçladıklarını, müvekkili şirketin kusursuz bir hizmet sunmuş olmasına rağmen konaklama bedellerini tahsil edemediğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, .... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalıların menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine borca yeter miktarda ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalılar tarafından davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; ....esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin davalı şirket yetkilerinin davacıya ait otel deki konaklamalarına ilişkin fatura alacağı davasına ilişkindir. ... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ..... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ...’nin dava konusu işlemlerin yer aldığı 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve devamı maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 257. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca elektronik ortamda tutulduğu, e-Defter beratlarının süresinde ....sistemine gönderildiği ve beratların gönderilmesinden sonra herhangi bir değişiklik yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu itibarla, söz konusu ticari defterlerin, HMK’nın 222. maddesi kapsamında sahibi lehine delil olma vasfını taşıyabileceği kanaati oluşmuştur. Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde; dava konusu faturaların davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, söz konusu faturaların ... Başkanlığı kayıtlarında davalı adına düzenlenmiş satışlar arasında yer aldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu faturalara ilişkin olarak davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edildiğine, faturaların iade edildiğine veya iade faturası düzenlendiğine dair herhangi bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Ayrıca, davalı tarafından davacı adına herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin olarak; ödeme makbuzu, banka havale/EFT dekontu, çek, senet veya benzeri nitelikte herhangi bir ödeme belgesinin de dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir. Açıklanan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ....’den, davacının 30.06.2025 tarihli defter kayıtlarına göre 128.211,75 TL tutarında alacağı bulunduğu anlaşılmış olup, nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere görüş ve kanaate varıldığı, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (....) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davanın, ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalılara verilen kesin mehilde ticari defterlerini mahkememize ibraz etmediği, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile;.... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 128.211,75-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, Kabul edilen miktarın %20'si olan 25.642,35-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.758,14 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.192,62 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 6.565,52 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6,59 TL'sinin davacıdan; 4.693,41 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 615,40 TL başvurma harcı, 120,00 TL tebligat ücreti, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler toplamı 6.260,40 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 6.251,62 TL'si ile dava açılışında alınan 2.192,62 TL peşin harç toplamından oluşan 8.444,24 TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren ....Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/667, K. 2026/608, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-667-e-2026-608-k-92c565d81231