Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2018 E. 2026/2759 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2018
Karar No
2026/2759
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/2018

KARAR NO:2026/2759

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:13/07/2021

NUMARASI:2018/111 E - 2021/603 K

DAVANIN KONUSU:Alacak

KARAR TARİHİ:13/10/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının inşaat taahhüt işleri alanında faaliyet gösteren bir şirket, ... isimli şahsın ise İstanbul İl Özel İdaresi'nde devlet memuru olarak çalışan davacının tanışıklı olduğu bir inşaat mühendisi olduğunu, adı geçen şahsın...Hastanesi'nin yapım işinde kontrol mühendisi olarak görev yapmakta iken davacıya " inşaatı yapan şirketin mali yetersizlik içinde olduğunu, şirketin kayyıma devredildiğini işi yürütecek bir firma aradık- larını"ilettiğini, davacının kayyıma devredilen bir firma ile çalışmak istemediğini iletmesi üzerine "bu firma ile sözleşmenin 3-4 ay sonra feshedileceğini, aynı firmanın elinde ... ... işinin de olduğunu şayet mümkün ise aile şirketi üzerinden bu işlerin yapılabileceğini söylediğini,Taraflar arasındaki çalışma şekline göre,... ... işinin müteahhitliğini ... AŞ'nin taşeronluğunu ise davacının üstlendiğini, ... Hastanesi işinin müteahhitliğini ise ... ve ... AŞ, taşeronluğunu ise ... adına davalı ...'nın üstlendiğini, her iki projenin ana müteahhidi olan... ile ...'nın ... Grubuna ait olan firmalar olduğunu,Davalılar ile davacının adi ortaklık şeklinde anlaştığını, aralarında yazılı bir ortaklık sözleşmesi olmadığını, sözlü bir anlaşma kurulduğunu,Taraflar arasındaki ortak projelerden ... ... işinde davalılar ile bir sorun olmadığını, ancak ...Hastanesi projesinde davacının ne harcadığı paraların ve ortaklık payının ödenmediğini,davalıların birlikte hareket ederek davacıyı mağdur ettiklerini beyanla; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla bahse konu yapım işinden kaynaklanan ve dava- cının payına düşen alacağa karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin , bunun mümkün olmaması halinde ise mümkün değilse davalı adına davacı tarafından yapılan tüm ödemelerden kaynaklanan alacağa karşılık şimdilik10.000,00 TL'nin projenin teslim tarihi olan 14.01.2014 tarihinden başlayacak en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde;davalı ile davacı şirket yetkilisinin birbirini çok iyi tanıyan arkadaş olduklarını, ancak davacı şirket yetkilisinin işlerinin bozulmasından sonra davalıdan para istediğini, davalının vermemesi üzerine aralarında husumet oluştuğunu, davacı şirket yetkilisinin davalıyı tehdit ederek para istediğini, bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın halen devam ettiği, davacı şirket yetkilisinin işbu davayı davalıya karşı bir baskı aracı olarak ikame ettiğini,davalının... ... ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bunun yanı sıra bahsi geçen... Hastanesi projesi ile ... projelerinin birbirinden farklı yüklenici şirketler tarafından yapıldığını, davalının diğer davalı ... Şti'nin yetkilisi olduğu yönündeki iddiaların da gerçek dışı olduğunu, davalı şirketin yetkilisinin dava dışı ... olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı... yetkilisi olmayan davalı ...'ın şirketin yetkilisi olarak düşünülmesi halinde dahi davaya ilişkin taraf ehliyetinin bulunmadığını ve davacının taleplerini sadece ...'ya yönlendirmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımı itirazlarının bulun- duğunu, ayrıca davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği bedelleri net bir şeklide belirttiğini, davanın belirsiz alacak veya kısmi dava şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davalı ... ile davacı arasında herhangi bir ortaklık veya ticari alışverişin olmadığını,davalı şirketin ... işi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı gibi davacı şirketin de davalı tarafından taşe- ronluğu üstlenilen... Hastanesi yapım işi ile de herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, davalı şirket ile ... AŞ arasında... Hastanesi Ek Bina ve Güçlendirme İkmal ve Ek İlave İşler'in yapımı konusunda sözleşme yapılmış olup, davalı firmanın bu yapım işinin taşeronluğunu tek başına ve herhangi bir ortaklık olmaksızın üstlendiğini , tarafların bu konuda aralarında yazılı sözleşme akdettiklerini, ... Projesinde kullanılan malzemeler için davacı tarafından ödemeler yapıldığı iddia edilmekte ise de, söz konusu ödemelerin yapıldığı şirketler ile tüm anlaşmaların davalı adına yapıldığını ve tüm ödemelerin davalı tarafından ilgili şirketlere gönderildiğini, ... Projesi için davacı firma ile herhangi bir şekilde ortaklık yapılmadığını, davacı tarafından bu konuda herhangi bir ispat belgesinin de sunulmadığını, davanın ispatının gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: Her iki davalı yönünden de davanın ayrı ayrı REDDİNE, karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında davalı adına açılan "Cari Hesap" olmadığı gerekçesine dayanarak davanın reddine karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir takım muhasebe başlıklarının açılmamış olmasının müvekkilimin davalı şirket adına harcamalar yapmadığı anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin ticari defterlerinde yapmış olduğu harcamaları "... Şantiyesi" başlığı altında göstermesi, "... Şantiyesi" için ayrı bir harcama başlığı olmamasının red gerekçesi yapıldığını,Taraflar arasında ...' nde de bir işbirliği olduğunu, yapılan harcamaları şirket muhasebesinin bu başlık altında tuttuğunu,Müvekkili tarafından davalılar adına yapılan ödemelerin, davalıların ticari defterlerinde sanki davalının kendisi tarafından yapılmış gibi gösterildiğini, davalı şirketin muhasebe kayıtları fiktif olup davalı tarafın ödeme belgelerinin görülmediğini,müvekkilin yapmış olduğu ödemeler vasıtasıyla davalıların haksız kazanç elde ettiğini, Bilirkişi raporlarında yeralan bu yöndeki tespitlere de süresi içerisinde açıklama yapmış olmalarına rağmen mahkemece hiç bir şekilde dikkate alınmadığını, delillerinin incelen- mediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlığın çözümü, davacı tarafından dayanılan adi ortaklık sözleşmesinin hukuki tanımı, kurulma aşaması ve ispatında toplanmaktadır.Adi ortaklık; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir(TBK md 620/1).Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (katılım paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (...), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir.Adi ortaklık sözleşmelerinin kuruluşu bakımından, ortakların esaslı noktalarda uyuş- ması gerekir (TBK md 2/1).Eş söyleyişle, ortakların şahsı, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba, katılım payının türü ve kapsamı, ortaklık açısından esaslı unsurlar olup, bunlarda uyuşulması ortaklık sözleşmesinin kurulması için yeterlidir. Ortaklar, ikinci derecedeki noktalarda uyuşmamış olsalar bile, ortaklık kurulmuş sayılır.Türk Borçlar Kanunu'nun 620 . maddesinde; "Adi Ortaklık Sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir" deni- lerek sözleşme unsuru açıkça belirtilmiştir.Ortaklar, ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bir sözleşme etrafında birleşirler. Sözleşmenin kurulması için tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanlarını açıklamaları gerekir. Adi ortaklık, ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulur. Ortak amaçtan bahsedebilmek için, sözleşme ile ulaşılmak istenen hedefin bütün ortaklar için müş- terek olması gerekir.TBK'nın 620 nci maddesinde; “ortak bir amaca erişmek üzere” ifadesiyle açıkça belirtilen ortak amaç unsuru, sözleşmenin temel unsurudur. Ortakların, ortak bir amacı gerçekleştir- mek için bir araya gelmeleri de yeterli değildir. Bu nedenle, ortakların ayrıca bu amacı gerçekleş- tirmek üzere çalışmalara katılmayı ve bu amaçla işbirliği yaparak birlikte çaba göstermeyi de taahhüt etmeleri ve bu hususta üzerilerine düşeni yapmaları gerekir. Yani ortaklar, ortak amacın gerçekleşmesi için eşit durumda gayret ve özen gösterme yükümlülüğü altındadırlar. Sözleşmede ortaklar için sermaye payı koyma yükümlülüğünün öngörülmüş olması, birlikte çaba gösterme yükümlülüğüne de yer verildiği anlamına gelmez.Bu unsurun sözleşmenin içeriğinde yer alması gerekir (N.Barlas 38,O.H.Şener 117.sy).Diğer bir deyişle, taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık olarak kabul edilebilmesi için sözleşmede, sözleşmeyi yapacak kişiler, sermaye payı, ortak amaç ve işbirliği unsurları bulunmalıdır.Yukarıda da açıklandığı üzere; adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir. İhtilaf halinde, bu ortaklığın var olduğunu ileri süren kişi, iddiasını, HMK'nın 200. md gereğince senetle ispat etmelidir.İspat için başvurulan araçları ifade eden deliller ise; HMK’da senet, yemin, tanık bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır.Ancak sayılan bu deliller sınırlayıcı (tahdidi) olmayıp, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu getirmediği hâllerde taraflar kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de dayanabilirler. Delillerin değerlendirilmesinde ise hâkimin bağlılığı ve her bir delile bağlanan hukuki sonuçlar bakımından "kesin" ve "takdiri" deliller ayrımı esas alınarak incelenme yapıl- maktadır. Kesin deliller hâkimin bağlı olduğu ve takdir yetkisine sahip olmadığı senet, ikrar,yemin vs , takdiri deliller ise hakimin takdir yetkisinin olduğu bilirkişi ,tanık beyanı vs dir."Delil Başlangıcı" başlıklı 202. Maddesi; (1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispa- tına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir""Senetle İspat Zorunluluğunun İstisnaları" başlıklı 203. Maddesi (1) Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir:

a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler.

b) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler.

c) Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler.

ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları.

d) Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları.

e) Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli." şeklinde düzenlemeler içermektedir. Bu açıklamalar ışığında eldeki dosya incelendiğinde; somut olayda, davacı taraflar arasında ... ... ve ... Hastanesi projesine ilişkin olarak ortaklık ilişkisi kurulduğunu, ... işinde bir sorun olmadığını , ancak ... Hastanesi işine ilişkin yaptığı bir kısım harcamalar ile ortaklık payının verilme- diğinden bahisle alacak talep etmektedir.Davalılar, ... Projesi için davacı firma ile herhangi bir şekilde ortaklık yapılma- dığını beyanla davanın reddini savunmaktadır.Davacı ... Projesi için kurulan ortaklık ile ilgili yazılı bir sözleşme sunmamış, ortaklığın sözlü olarak kurulduğunu iddia etmiştir.Mahkemece verilen ara karar gereğince , tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu,

1.)Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 15.03.2020 tarihli kök raporda Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait incelenen Ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;Davacı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının, ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ispatlanmasının ispata muhtaç olduğu,Davalı şirketin 2013-2014 yılına ait Ticari defterleri Ticaret Kanunu'nun 64 ve 213 sayılı VUK ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı,Davalı tarafın 2013-2014 ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede ise; Davalı tarafın aşamalardaki dilekçelerde ve beyanlarında açıkça dava dışı firmalar ile yapılan sözleşmelere ,cari hesap ve davacı tarafa borcunun olmadığı deliline dayandığı Davacı taraflar üzerinde yapılan incelemede ise; arasında... Hastanesi Yapımı İşi tamamlanıp teslim edildiği halde iş bedelinden ve nakdi teminat kesintilerinden kaynak- lanan 10.000,00TL’lik alacağın ödenmediğini beyan etmiş ise de, gönderilen mailler ile davacı taraftan dava dışı firmalar ile yaptığı sözleşmeleri, ödeme dekontları, çekleri vs belgelerinin talep edildiği ,fakat dava konusu belgelerin kendilerine iletilmediği, davacının iddia ettiği işlerin ispata muhtaç olduğu, davacı... Hast yapımı için yapılan ödemeler ve sözleşmeleri sunduğunda davacı tarafın alacaklı olup olmadığı hususunun tespit edilebileceği "02.12.2020 tarihli ek raporda; davacı tarafın defterlerinin tasdiklerinin zamanında yapıldığı ve delil niteliğine haiz olduğu, davacının dava dışı firmalar ile cari hesap deliline dayandığı, dava dışı firmalar ile taşeronluk sözleşmelerinin talep edilmesine karşılık ibraz edilmediği, iddia edilen işlerin ispata muhtaç olduğu, davacı tarafça alacaklı olup olmadığı konusunun sözleşmeler sunulduğunda tespit edilebileceği " belirtilmiştir.

2.) Banka - E. Müdürü/ Faktoring E.Genel M.-mali Tablolar Değerlendirme Uzmanı ... ile İnşaat ...'in 01.03.2021 tarihli kök raporlarında;Mali açıdan yapılan incelemede tespit edilen hususlar Dosya muhteviyatı ve heyetimize verilen görevden önce yapılan incelemeler dosya muhtevi- yatında bulunduğundan aynı konuların kısa incelemeleri yapılarak 22.02.2021 tarihinde her iki firmanın resmi kayıtları incelenmiş ve aşağıdaki tespitler yapılarak tutanak altına alınmıştır.

-Dosya da bulunan ... Bankası A. Ş. den 18.12.2018 tarihinde gelen yazıdan davalı .... Şti. tarafından diğer davalı ...’a şirket yetkilisi olarak vekâlet verildiği belirtilmektedir. Bu durumda davalı ...’ın diğer davalı ile ilişkisinin bulun- duğu konusunda bir sonuca varılması doğaldır.

- Bilirkişi ...'ın daha evvel tespit ettiği üzere her iki firmanın da resmi defterlerinin tasdiklerinin zamanında yapıldığı ve muhasebe kayıtlarının genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak tutulduğu ve lehlerine delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir.

- Önceki raporlarda tüm cari hesap dökümlerinin bulunması nedeni ile bu dökümler rapora alınmamış bu hareket dökümlerinin taraf defterlerinde bulunduğu ve ortak tedarikçilerinin olduğu görülmüştür.

-Davacı dilekçesinde belirtilen 5 firma ile davacı ve davalının ticari ilişkisinin bulunduğu ve birbirlerinden bağımsız olarak cari hesap hareketlerinin olduğu ,bu firmaların hem davalının hem davacının iş yaptığı şirketler olduğu anlaşılmaktadır.Davacı defter İncelemesinde yapılan tespitler:

- Davacının 2014 yılında 7 adet şantiyesi bulunduğu, ...İnşaat adı altında bir şantiye hesabının bulunduğu görülmüş olup, ... Hastanesi adı altında açılmış bir şantiye hesabı bulunmamaktadır.

- Senelere sari işlerin (Şantiye Hesapları) genel kabul görmüş sisteme göre iş devamınca ve iş kabulünün sonuna kadar 170(yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri hesabında takip edilmesi gerekmektedir.

-Davacı kayıtlarında .... Şti. – .... Şti. – .... Şti.– .... Şti.–... Şti. ile olan ticari ilişkiler incelenmiş faturalar ve deftere yapılan kayıtlar indelenmiş ve aşağıdaki tespitler yapılmıştır.Bu şirketler ile yapılan iş nedeni ile yapılmış olan bir sözleşme bulunup bulunmadığı sorul- muş olup tarafımıza herhangi bir sözleşme sunulmamıştır.Bu şirketler ile yapılan alımlara ilişkin irsaliyelerde teslim yerinin ... olduğu yönünde bir bilgi bulunmamaktadır.Bu faturalar ile ilgili ayrı bir cari hesap açılmamış , ne ... Şantiyesi ne de davalı ile ilgili bir kayıt yaratılmamıştır.Cari hesaba ilişkin faturaların yevmiye defterine 740 hesap (Hizmet Üretim Maliyetleri) hesa- bına işlendiği ve 30.09.2014 tarihinde 170 hesap (yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri) hesabına aktarıldığı görülmektedir.Bu aktarımda dava dilekçesinde belirtilen firmalardan yapılan tüm bu alışların ... yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri - ... İnşaat alt hesabına aktarıldığı görülmüştür.

-Bu firmalardan alınan hizmetlerin ... İnşaatı ile ilgisini kanıtlayacak resmi defterlere aktarılmış herhangi bir kayıt bulunmamıştır.

- Bu durum taraf vekillerinin huzurunda tutanakla tespit edilmiş olup katılanlar tarafından imzalanmıştır.

- Davacı defterlerinde davalıya ait açılmış bir cari hesap tespit edilememiştir.

- Davaya konu edilen ve adı geçen 6 şirket ile ilgili ticari ilişki ve faturalar kayıtlarda bulun- masına karşılık ... Şantiyesi için yapıldığı söylenen ve bu yönde sunulan hiçbir evrakın resmi defterlerdeki kayıtlarından ... Şantiyesi ile ilişkilendirilmesi mümkün olamamıştır.Davalı defter İncelemesinde yapılan tespitler:Aynı gün davalının resmi defterlerinde yapılan incelemede davacı vekili de hazır bulunmuş olup, aşağıdaki tespitler yapılmıştır.

- Yukarıda ismi belirtilen şirketler ile ticari ilişki kapsamında ... Hastanesi şantiyesi için yapılmış sözleşmeler bulunmaktadır.

- Her 6 şirketten alınan faturalarda ... Hastanesi için yapılan/teslim edilen iş olduğu açıklaması bulunmaktadır.

- Ait taşeron olan firmalar için Sigorta hesabı açılmış ve stopajları yapılmıştır.

- Tüm giderlerin... Şantiyesi hesabında takip edildiği görülmüştür.

- Davacının önceki bilirkişi raporunda belirttiği ve her iki tarafın kayıtlarında görüldüğü belirtilen 31.01.2014 keşide tarihli 25.000,00 TL ve 30.112013 keşide tarihli 40.000,00 TL tutarlı çekler ile inceleme yapılmış olup 25.000,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından keşide edilen çek olduğu ve görüntüsünün dosya muhteviyatında bulunduğu, 40.000,00 TL lik çekin ise ciro yoluyla elde edilen çek olması nedeniyle görüntüsünün bulunmadığı tespit edilmiştir.

- Bu incelemede davacı vekili de hazır bulunmuş olup tutanak altına alınmıştır.

SONUÇ OLARAK :

-Davacı ... Gurup, davalı ile ... Hastanesi yapımı için davalı ile sözlü anlaşma kurulduğunu ifade etmekle birlikte davalı tarafından bu husus teyit edilmemektedir.

- Her iki tarafın da resmi defterleri delil niteliği taşımakta ve dava dilekçesinde belirtilen 6 firma ile ticari ilişkilerinin bulunduğu görülmektedir. Bu firmalar taraflara fatura düzenlemiştir.

- Davacı tarafın 2013-2014 yıllarında ticari defterlerinde birçok şantiyesi (Devam eden işleri) bulunmasına karşılık ... işi için açılmış bir hesap bulunmamaktadır.

- Davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen 6 firmadan yapılan mai ve hizmet alımlarının ... Şantiyesi için yapıldığının öne sürülmesine karşılık, alımlara ilişkin giderleri önce hizmet giderleri (... Şantiyesi) hesabında giderleştirilmiş 30.09.2014 tarihinde ise ... yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri - ... İnşaat alt hesabına aktarmıştır.

- Davalı ile açılmış bir cari hesap bulunmadığı gibi, ... için yaptığı belirttiği tüm harca- maları ... İnşaat hesabında takip etmiştir.

Bu çerçevede;

a) Davacının kurulduğu ifade edilen ancak karşı tarafça kabul edilmeyen sözlü ortaklık çerçevesinde yaptığı masrafları ... Şantiyesi için yaptığına dair ispata yönelik kayıtlara dayalı resmi bir belge sunmadığı,

b) Yaptığını iddia ettiği harcamaları resmi defterlerde ... Şantiyesi hesabında takip ettiği,

c) Daha önce Sayın Bilirkişi tarafından ulaşılan kanaat dışında bir kanaate ulaşılamadığı, Davacının ispata yönelik bir resmi belge sunamadığı...." belirtilmiştir.Bilirkişi raporu içerdiği teknik inceleme ve gerekçe itibariyle dosyadaki delillere uygun hükme elverişlidirMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı ... Hastanesi yapımı hususunda davalı taraf ile sözlü şekilde ortaklık ilişkisi kurulduğunu, bu ortaklık kapsamında harcama yaptığını, ortaklık payı alacağının doğduğu hususunu yasal deliller ile ispat edememiştir.Davacı tacir sıfatını haiz ticaret şirketi olup , ticari defter ve kayıtlarının doğru tutul- masından bizzat sorumludur.Bu durumda ... Hastanesi yapımına ilişkin kayıtların ... ... işi kapsamında muhasebeleştirildiği yönündeki iddiası işlerini görürken basiretli , dikkatli davranma kuralına ,ayrıca ticari hayatın olağan akışına aykırı bulunmuştur.Hal böyle olunca davanın reddi yönünde verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvuru- sunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2018, K. 2026/2759, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2018-e-2026-2759-k-c40aae9adac1