Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2278 E. 2026/169 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2278
- Karar No
- 2026/169
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2278 - 2026/169 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2278 KARAR NO : 2026/169
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2026 NUMARASI : 2026/280 Esas 2026/429 Karar
DAVACI : .. VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/280 Esas 2026/429 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 2436 ada 31 parselde dava dışı şirket adına kayıtlı ipotek hakkının bulunduğunu, ipotek bedelinin karşı tarafa ödendiğini ancak ipotekin terkin edilmediğini, müvekkili tarafça dava dışı şirket aleyhine ikame edilen ... İcra Dairesi'nin 2023/124186 sayılı dosyası ile ipoteğin fekki işlemlerinin başlatıldığını, bu işlemlerin yapılabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyası gerektiği ileri sürülerek şirketin ihyasına karar verilmesi talep edilmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, dava konusu şirketin tasfiye sonucu 14.12.2000 tarihinde ticaret sicilinde terkin edildiğini, terkin işleminin yapılmasında müvekkiline izafe edilecek bir kusur bulunmadığı belirtilerek davanın reddi ile aleyhlerine yargılama gideri hükmedilmemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; dava dışı ...'ın Paz. AŞ.'nin sicil kaydının tasfiye sonucunda resen ticaret sicilinden silindiğini, davacının maliki olduğu taşınmaz üzerinde şirket lehine tescilli teminat ipoteği bulunduğundan davacının şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaatinin bulunduğunu, bu nedenle şirketin tüzel kişiliğinin ... İcra Dairesi'nin 2023/124186 esas sayılı takip ve bu takibe istinaden İcra Mahkemesi'nde açılacak ipoteğin terkini davası sonucunda verilecek hükmün infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete tasfiye memuru olarak ... TC Kimlik Numaralı ...’ın atanmasına dair karar verildiği görülmüştür. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığından davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün davada husumet ehliyetinin bulunmadığını, şirketin tasfiye, terkin ve ilan işlemlerinin mevzuata uygun olarak gerçekleştiğini, ihya kurumunun şartlarının sınırlı olduğunu ve bu hususta gerekli araştırmaların yapılması gerektiği sebebiyle mahkeme kararının kaldırılmasına, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini ve yargılama giderlerinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne ve tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına dair karar verildiği, karara karşı davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Anayasa'nın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hâkim, Kanun'un gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku, Onbirinci Baskı, 2011, s.273). Hukuki dinlenilme hakkının gereği olarak taraflar duruşmaya çağrılmadan, eş anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasa'nın 36 ncı maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan Anayasa'nın 36 ncı maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenilmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Kanun ve Tebligat Yönetmeliği'nde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir. Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanmış olur. Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece işbu dava dosyası ile davalı olarak gösterilen tasfiye memuru ...'a dava dilekçesi tebliğ edildiği ancak bu kişinin ölü olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine mahkemece ihyası istenen şirketin son ortağı olan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına dair karar verildiği ancak tasfiye memuru olarak atanan ...'ın usulüne uygun şekilde davaya dahil edilip davadan haberdar olması sağlanmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre; İlk Derece Mahkemesince tarafların hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder şekilde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/280 Esas 2026/429 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/280 Esas 2026/429 Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne İADESİNE, 5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesi'nce karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır