Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/194 E. 2026/1660 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/194
Karar No
2026/1660
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/194

KARAR NO : 2026/1660

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/10/2022

NUMARASI : 2021/480 Esas - 2022/763 Karar

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı bankadan 31/04/2014 tarihinde 500.000,00 TL, 27/07/2014 tarihinde 245.967,65 TL, bila tarihli 99.268,66 TL tutarında krediler kullandığını, müvekkili şirketin bahsi geçen kredileri 08/06/2015 ve 26/12/2016 tarihinde erken kapatması nedeniyle kendisinden 33.954,09 TL tutarında erken kapama bedeli tahsil edildiğini, tahsil edilen erken kapama bedelinin taraflar arasındaki sözleşmelere ve mevzuata aykırı olduğunu, davalının kredilerin erken kapatılması nedeniyle herhangi bir zararının doğmadığını, ticari kredilerde erken ödeme komisyonu adı altında bir komisyon ödemesi olmadığını, davalı banka tarafından alınan %10,4 ve % 5,3 oranlarında erken kapama komisyonunun dürüstlükten uzak ve fahiş olduğunu, alınabilecek en yüksek oranın %2 olduğunu, buna göre müvekkilinden 19.640,73 TL fazla tahsilat yapıldığını beyanla fazladan ödenen 19.640,73 TL alacağın davalıdan faizi ile birlikte tahsil edilerek müvekkiline verilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, kredili müşterisi olan davacıya 05/04/2013 tarih ve 2.000,000,00 TL meblağlı Genel Kredi Sözleşmeleri gereğince, 31/12/2013 tarihinde 500.000,00 TL tutarlı ve 27/06/2014 tarihinde 250.000,00 TL tutarlı ticari kredi kullanıldırıldığını, davacının kredi kullandığı müvekkili bankanın ... şubesine müracaatta bulunarak kullanmış olduğu kredileri erken kapatmak istediğini bildirdiğini, söz konusu talebe istinaden müvekkili tarafından davacıya cevap verildiğini ve kullanmış olduğu kredilere ilişkin olarak kredinin kapama bakiyelerinin belirtildiğini, alınacak komisyon tutarlarının hesap hareketlerinde yer aldığını, bunun üzerine, davacı tarafın kredi kapama tutarına herhangi bir itirazda bulunmaksızın cari hesap şeklinde işleyen kredi borcunu kendi rızası ile vadesinden önce ödediğini ve bu şekliyle taraflar arasındaki kredi ilişkisinin sona erdiğini, davacının erken kapama ile ilgili tüm şartları ve hususları kabul ederek ve müvekkili ile mutabık kalarak krediyi erken kapadığını, davacının iddia ettiği gibi, müvekkili tarafından talep edilen erken kapama komisyonu dışında, gerek daha alt bir komisyon bedeli ile gerekse de komisyon alınmaksızın kredininin kapatılacağnın, ne taahhüt edilmiş ne de kendisine bu yönde bir yönlendirme yapılmış olduğunu, davacıya kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğunu, tarafların tacir olduğunu, imzalanan sözleşmelerin tarafların serbet iradesi ile imzalandığını, sözleşme hükümlerinin kendisini bağlamakta olduğunu, bu çerçevede tarafların serbest iradesiyle tanzim ve imza edilmiş sözleşmeler uyarınca tahsil edilen faiz, masraf, erken kapama komisyonu ve diğer tüm tahsilatların sözleşme ile usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davacı ve davalı arasında 05/04/2013 tarihinde 2.000,000.00 TL ve 09/04/2013 tarihinde 2.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, genel kredi sözleşmesinin “Kredi Türleri” başlıklı 5. maddesinin 5.11.5. bendinde; “Müşteri, kredinin toplam tutarını veya vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksiti ödemesi halinde, Banka’nın ödenen tutarlara faiz indirim yapıp yapmamakta veya erken ödemeyi kabul edip etmemekte tamamıyla serbest olduğunu; ayrıca belirlenen ödeme planı dışında yapacağı her türlü ana para ödemesi için, erken ödemeden kaynaklanacak tüm masrafları ve kullandırılan kullandırılacak olan kredi toplamı (anapara faiz komisyon ve masraflar ) üzerinden Bankaca hesaplanacak %3 oranında erken ödeme komisyonunu ödemeyi kabul eder.” düzenlemesinin yer aldığı, dosyada mevcut dava dışı diğer bankalarca uygulanan erken kapama komisyonu oranlarına cevabi yazılara göre davalı bankanın %3 lük sözleşmesel oranının yerinde olduğu, davacının kullanmış olduğu iki krediyi de erken ödeyerek kapattığı, davalı bankanın davacıdan kapatılan kredilere ilişkin olarak 17.260.00 TL erken ödeme komisyonu alabileceği ancak davalı banka tarafından erken kapama bedeli olarak toplam 28.599.23 TL tahsilatı yapıldığı, bu durumda davalıdan fazladan (28.599.23- 17.260.00=) 11.339.03 TL erken kapama komisyonu alınmış olduğu , bu miktarın davacıya iadesinin gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 11.339,03 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tacir olan müvekkili bankanın sözleşme gereği, erken ödeme komisyonu talep etme hakkı bulunduğunu, davacı genel kredi sözleşmelerini imzalayarak müvekkili bankadan krediler kullandığını, davacıdan kullanmış olduğu kredi nedeniyle tahsil edilen erken ödeme komisyonu tutarı, gerek genel kredi sözleşmelerine gerek Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve sair yasal düzenlemeler çerçevesinde yasal olduğunu, kanunların şekil şartı öngördüğü haller hariç olmak üzere, Türk Hukukunda akit serbestisinin mevcut olduğunu, bu durum karşısında, taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkilerinin tabi olacağı usul ve esaslar taraflarca serbest olarak belirlenebildiğini, taraflarının tacir olduğu sözleşme hükümleri yasaların emredici kurallarına aykırı olmamak kaydıyla her hal ve şartta tarafları bağladığını, bu suretle, taraflar tacir olup imzalanan sözleşmenin de tarafların serbest iradesi ile imzalandığını, yani davacı taraf genel kredi sözleşmesini serbest iradesiyle imzalamış olup, sözleşme hükümlerinin kendisini bağladığını, bu çerçevede, tarafların serbest iradesiyle tanzim ve imza edilmiş sözleşmeler gereğince tahsil edilen erken kapama komisyonu, faiz, masraf ve bilumum tüm tahsilatlar sözleşme ile usul ve yasaya uygun olduğunu, ayrıca, komisyon alınmasının sadece davacıya uygulanmış bir düzenleme ve uygulama olmayıp, bankacılık uygulmasında var olan yasal bir düzenleme olduğunu, bu nedenle, davacı tarafın komisyon alınmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki beyanlarının mesnetsiz olduğunu, kaldı ki ödeme planlarından da anlaşılacağı üzere kredinin erken kapatılması sebebiyle müvekkili bankanın kar mahrumiyeti bulunduğunu, oysa davacı taraftan çok daha düşük tutarda erken kapama komisyonu tahsil edildiğini, yine, taraflar arasında imzalanan ve hiçbir ihtirazi kayıt ve şart içermeyen kredi sözleşmesi gereğince, müvekkili bankanın erken kapama talebini kabul edip etmemek ve kabul ettiğinde şartlarını karşı tarafa bildirmek hakkına sahip olduğunun aşikar olduğunu, davacı tarafın erken kapama talebinin müvekkili bankaya ulaşması akabinde, kapama şartları davacı tarafa bildirilmiş ve bu şartlar dahilinde davacı taraf kredi borcunu kendi menfaatleri doğrultusunda ve kendi iradesi ile ödediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince de müvekkili banka’nın verdiği hizmet karşılığında ücret isteme hakkı bulunduğunu, Yargıtay kararları gereğince de müvekkili banka'nın davacıdan erken ödeme komisyonu talep hakkı bulunduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 96. maddesi gereğince de müvekkili bankanın erken ödeme komisyonu talep etme hakkı bulunduğunu, davacının kendi ihtiyari ile ihtirazi kayıt koymaksızın ödeme yaptığını, davacının hem tacir olması nedeniyle hem de Borçlar Kanunu gereği ödemiş olduğu ve dava konusu ettiği tutarları iade isteyemeyeceğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili ... Bankası tebliğ hükümleri gereğince de müvekkili bankanın ücret isteme hakkı bulunduğunu, davacı davasını kötü niyetli bir şekilde müvekkili bankaya karşı ikame ettiğini, Türk Hukukunda yasaların kötü niyeti korumadığını, davanın açılmasına müvekkili banka sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarında müvekkili bankanın sorumlu tutulamayacağını, mahkemenin 2021/480 E., 2022/763 K. ve 26.10.2022 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı taksitli ticari kredi kullanımında tahsil edilen erken kapama ücretinin fahiş olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

Dairemizin kaldırma ilamından sonra yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Uyuşmazlık, erken kapama komisyonu olarak yapılan tahsilatın sözleşme koşullarına ve bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 09.04.2013 tarihli 2.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi uyarınca, davacı tarafından 28.02.2014 tarihinde kullandırılan, 500.000,00 TL bedelli taksitli ticari krediden %2 oranı üzerinden 8.249 TL ve 27.06.2014 tarihinde kullandırılan, 245.967,65 TL bedelli taksitli ticari krediden ise %10.04 oranı üzerinden 20.499 TL olmak üzere toplam 28.748 TL erken kapama komisyonu alındığı anlaşılmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret talep etmesinin mümkün olup, Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi çerçevesinde kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği belirtilmiştir. Kural olarak imzalanan ve erken ödeme halinde erken kapatma komisyonu tahsil edilebileceği düzenlemesini içeren sözleşmede oran belirtilmiş ise bu oran üzerinden hesaplama yapılmalıdır.

Erken kapama maliyet tutarının hesabı, söz konusu kredinin kullandırım tarihi, kredinin vadesi, kredi tutarı, erken kapama tarihinden kredinin vade bitimine kadar kalan bakiye süresi, kredin erken kapama tutarı, piyasa koşulları ve benzeri bir çok etkene göre yapılmakta olup, her kredinin kapatıldığı tarihteki piyasa koşullarına göre yaratacağı maliyet farklı olduğundan erken kapama halinde her kredi türü için ayrı olarak erken kapama oranı belirlenmektedir.

Herhangi bir oran belirtilmememiş ise ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken ... Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre değiştirilen 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca ilan ve yayım yapılmışsa bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının uyuşmazlık konusu erken kapama komisyonu, kesintilerde uyguladıkları oranlar da getirtilip, diğer bankalarca uygulanan oranların araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 11.HD’nin 11/10/2018 tarih ve 2016/12666 Esas - 2018/6233 Karar, Yargıtay 11. HD’nin 25/09/2018 tarih ve 2017/276 Esas - 2018/5662 Karar sayılı ilamları)

Dosyaya kazandırılan 09.04.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin “Kredi Türleri” başlıklı 5. maddesinin 5.11.5. bendinde; “Müşteri, kredinin toplam tutarını veya vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksiti ödemesi halinde, Banka’nın ödenen tutarlara faiz indirim yapıp yapmamakta veya erken ödemeyi kabul edip etmemekte tamamıyla serbest olduğunu; ayrıca belirlenen ödeme planı dışında yapacağı her türlü ana para ödemesi için, erken ödemeden kaynaklanacak tüm masrafları ve kullandırılan kullandırılacak olan kredi toplamı (anapara faiz komisyon ve masraflar) üzerinden Bankaca hesaplanacak %3 oranında erken ödeme komisyonunu ödemeyi kabul eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur.

Dairemizin kaldırma ilamı sonrasında dosya kapsamına alınan bilirkişi ek raporunda, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yazılı olan %3 lük erken ödeme komisyonu dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan 17.260 TL erken ödeme komisyonu alabileceği ancak davalı banka tarafından 28.599,23 TL komisyon tahsilatı yapıldığı, aradaki farkın 11.339,029 TL olduğu, diğer bankaların uygulamış oldukları erken komisyon oranlarına ilişkin dosya içeriğinde bulunan cevabi yazılara göre davalı bankanın %3 lük sözleşmesel oranın yerinde olduğu belirtilmiştir.

Somut olayda 28.02.2014 tarihinde kullandırılan 500.000,00 TL bedelli taksitli ticari krediden dolayı erken kapama tutarı 371.174,84 TL'nin sözleşmede kararlaştırılan %3 oranının altında %2 oranı üzerinden erken kapama komisyonu alınmış ise de 27.06.2014 tarihinde kullandırılan 245.967,65 TL bedelli taksitli ticari krediden dolayı sözleşmedeki oranının üstünde komisyon alınması nedeniyle taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davalı banka uygulamasının yerinde olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda erken kapama tutarı olan 204.165 TL'nin %10.04 oranı üzerinden tahsil edilen 20.499 TL komisyon bedelinden, erken kapama tutarının %3 oranı üzerinden hesaplanan miktarın mahsup edilmesi gerekli olup, bilirkişi ek raporunda 245.967,65 TL bedelli taksitli ticari kredi için bu yönde bir hesaplama yapılmış olmakla birlikte 500.000,00 TL bedelli taksitli ticari kredi için de %3 erken kapama komisyonu oranı üzerinden hesaplama yapılmış ise de istinaf edenin sıfatına göre Mahkemece 11.339,029 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.

Diğer yandan davalı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle HMK'nın 323/1-ğ maddesi gereği vekalet ücretinin de dahil olduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına ilişkin HMK'nın 326/1.maddesi uyarınca

mahkemece davalı banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 193,70 TL harcın, alınması gerekli olan 774,56 TL harçtan mahsubu ile bakiye 580,86 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/194, K. 2026/1660, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-194-e-2026-1660-k-8ea9956b4b53