Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2263 E. 2026/174 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2263
Karar No
2026/174
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2263 - 2026/174 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/2263 KARAR NO : 2026/174

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2026 NUMARASI : 2025/425Esas 2026/234 Karar

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ASLİ MÜDAHİL : 1 - VEKİLİ : Av. İLİŞKİLİ KİŞİ : 1 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Konkordato

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/425 Esas 2026/234 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin Adana'da kurulduğunu, kadın, erkek ve çocuk giyim ürünlerinin üretimi konusunda faaliyet göstermekte iken son yıllarda küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmaların iş hacmini ciddi şekilde daralttığından dolayı öngörülen üretim, istihdam ve gelir planlarının gerçekleşmediğini, ayrıca pandeminin artçı etkileri gibi küresel krizlerin hem hammadde tedarik zincirinde kopmalara hem de enerji ve navlun maliyetlerinde ciddi artışlara neden olduğunu, bu gelişmelerin tekstil sektörünü ve dolayısıyla müvekkili şirketi doğrudan etkilediğini, bu sebeple müvekkili şirketin mali açıdan sıkıntıya düştüğünü ve vadesi gelen borçlarını karşılamakta güçlük çekmeye başladığını, dava dilekçesi ekinde sundukları konkordato projesi kapsamında tanınacak konkordato süresi içerisinde müvekkilinin borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceğini belirterek, müvekkili şirket hakkında konkordato mühleti verilmesini ve mal varlığının muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. MÜDAHİLERİN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Müdahil vekilleri tarafından, davacı şirketten alacaklı olduklarını belirterek, davaya müdahilliklerine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; davacının mali tablolarında alacaklıları yanıltacak işlemlerin yaptığını, davacının alıcılardan alacağı tutarın geçici mühlet tarihine göre önemli ölçüde arttırdığını, stoklarda azalış olduğunu, bu durumun ise işletmenin elinde bulunan nakde dönüşebilir varlıkların tahsilinin daha zor kaynaklara yöneltildiğinin görüldüğünü, işletmenin duran varlıkları üzerindeki nedensiz değişimin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla yapıldığını, davacı şirketin mali tablolarında alacaklıları yanıltacak işlemler yaptığından dolayı konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davacı şirketin borca batık olduğunun da gözetildiği sebebiyle konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; geçici mühlette düzenlenen komiser raporunda müvekkilinin borçlarını karşılama oranının reel ve kaydi değerlerle başa baş noktasında olduğunu fakat aynı komiser tarafından düzenlenen 14/04/2026 tarihinde verilen raporla daha önce mahkemeye sunulan raporların bağdaşmadığını, tamamen farklı sonuçlara ulaşıldığını, Yerel mahkemenin ise bu çelişkiyi araştırmadığını belirterek önceki raporlardaki olumlu tespitlerin ise hangi teknik ve mali sebeplerle terk edildiğini açıklamadığını, bu yüzden raporun bilimsel ve teknik yönden hatalı olduğunu, defterlerde usulsüzlük yapılmadığını ancak muhasebe hatası olduğunu hukuki dinlenilme hakkının ihlali ve açık eksiklikler nedeni ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince davanın reddine ve davacı şirketin iflasına karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. «Konkordato», elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır. 2004 Sayılı İİK.'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, konkordato komiser raporuna göre davacının mali tablolarında alacaklıları yanıltacak işlemler yaptığı, davacının son bilanço ve mizandan da anlaşılacağı üzere alıcılardan alacağı tutar geçici mühlet tarihine göre önemli ölçüde arttığı, stoklarda azalış olduğu, bu durumun işletmenin elinde bulunan nakde dönüşebilir varlıkların tahsilinin daha zor kaynaklara yöneltildiği, işletmenin duran varlıkları üzerindeki nedensiz değişimin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla yapıldığı, muhasebe kayıtlarında alacaklıları yanıltacak işlemler yapıldığı göz önüne alınanarak davacının konkordato talebinin reddi ile davacı şirketin borca batık olmasına göre iflasının açılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı görülmüştür. Yukarıda belirtilen sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince İİK'nın 164. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/10/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2263, K. 2026/174, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2263-e-2026-174-k-43f36e8870ab