Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2052 E. 2026/159 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2052
- Karar No
- 2026/159
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2052 - 2026/159 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2052 KARAR NO : 2026/159
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2026 NUMARASI : 2025/264 Esas - 2026/76 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZIM TARİHİ :30/09/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2026 tarihli ve 2025/264 Esas- 2026/76 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili ticari ilişki kurduğu şirketlerden biri olduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafa faturaya konu ürünleri teslim ettiğini, müvekkili tarafından davalı Şirkete e-faturalar keşide etttiğini, ticari defterler celp edildiğinde davalı tarafın borçlu olduğunun görüleceği, davalı tarafın kötü niyetli bir şekilde borcunu ödemekten imtina ettiğini, davalı tarafın İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesinden müvekkilinin belirli adresine gelerek faturaya konu malları teslim aldığını, davalı tarafın dava konusu borcu ödememesi üzerine, ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/234 Esas sayılı dosyası aracılığıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibin tamamına hiçbir gerekçe göstermeksizin itiraz ettiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, davalı tarafın müvekkili şirkete icra takibine konu edilen faturalardan dolayı 1.044.412,05 TL borcunun olduğunu, davalının icra inkâr tazminatı ödemesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının ödeme emrine ve borca itirazlarının iptalini ve icra takibinin devamını, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK'nin 257 nci maddesi uyarınca ihtiyati haczini, itirazda bulunan borçlu aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından süresi içerisinde cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde: Dava, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinin 1. fıkrasında; "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." hükmü, aynı maddenin 4. fıkrasında ise; "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç sonradan haksız çıkana yükletilir." hükmü, aynı maddenin 5. fıkrasında da; "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda dava basit yargılama usulüne tabi olup; davanın 08/01/2025 tarihinde açıldığı, dosyanın 11/11/2025 tarihinde HMK'nin 150. maddesi gereğince birinci kez işlemden kaldırıldığı, süresinde yenileme dilekçesi verilerek dosyanın yenilendiği ve duruşma gününün taraflara tebliğ edildiği, 16/01/2026 tarihli celsede davacı vekilinin yine duruşmaya katılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda; yenileme sonrasında davacı tarafın davayı ikinci kez takipsiz bıraktığı, HMK'nin 320. maddesi gereğince davanın ilk yenilenmeden sonra takipsiz bırakılamayacağı, aksi hâlde davanın açılmamış sayılacağı hüküm altına alındığından, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 16/01/2026 tarihli e duruşma teknik sorun nedeniyle katılamadığını, mazeret yenileme taleplerinin dikkate alınmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve dosyanın yargılamaya devam edilmek üzere ilk derece mahkemesi gönderilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik'in 13/9.maddesinde "Taraf veya vekilin kusuru olmaksızın teknik sebeplerden dolayı e-duruşmanın yapılamaması hâlinde, ilgili taraf veya vekil yönünden Kanunun 150 nci maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, İlk Derece Mahkemesi'ndeki yargılamada, duruşmanın 11.11.2025 günlü celsesinde davacı vekilinin e-duruşma talebinin bulunduğu, ancak hem e-duruşma sisteminde, hem de cep telefonu üzerinden arama yapılmasına rağmen duruşmaya katılım sağlanmadığının görüldüğünden bahisle HMK'nın 150.maddesi gereğince dosyanın işlemden 1. defa kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 12.11.2025 tarihli dilekçesiyle yenileme talebinde bulunulması üzerine 26.11.2025 tarihli yenileme tensip tutanağında duruşmanın 16.01.2026 günü saat:14.00'e bırakılmasına karar verildiği, davacı vekilinin UYAP sistemi üzerinden sunduğu 18.12.2025 tarihli dilekçesinde ise 16.01.2026 günlü celsenin e-duruşma yoluyla icrası ile herhangi bir teknik problemin yaşanması halinde mazeretli sayılmasına ve mazeretinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesi'nce davacı vekilinin davayı takip iradesinin bulunduğunun kabulü ile mazeretli sayılmasına karar verilmek suretiyle yargılamaya devam olunarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı tarafın davayı 2.defa takipsiz bıraktığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.5 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Davacı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2026 tarihli ve 2025/264 Esas-2026/76 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2026 tarihli ve 2025/264 Esas-2026/76 Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-5 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/5 maddesi gereğince KESİN olarak 30/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır