Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/321 E. 2026/1661 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/321
Karar No
2026/1661
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/321

KARAR NO : 2026/1661

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/12/2022

NUMARASI : 2022/719 Esas - 2022/1057 Karar

DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin iki ortaklı olup ortakların evli olduklarını, Küçükçekmece 7.Aile Mahkemesi’nin 2022/136 esas sayılı dosyası üzerinden boşanma davasının görülmekte olduğunu, 24/06/2022 tarihinde genel kurul yapma kararı alan davalı bu kararını 03/06/2022 tarihinde ilan ettiğini, genel kurul kararına davetin iadeli taahhütlü mektupla yapılmasına rağmen müvekkiline ait olmayan bir adrese gönderildiğini, bu durumun şirket tarafından bilindiğini, yapılan toplantıda alınan kararla hissedar ...’in süresiz olarak müdür tayin edildiğini, 2021 yılı için kar dağıtmama kararı aldığını, müvekkiline tebligat yapılmadığı için kendisini vekaleten ya da asaleten temsil edemediğini, alınan kararların batıl olduğunu belirterek genel kurulun batıl olması sebebiyle butlanına, 24/06/2022 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;...’in sermaye oranının salt çoğunluğu sağladığını, TTK m.620 ve 621.maddedeki kararları tek başına dahi alabildiğini, davacının dava dilekçesinde yaşadığını iddia ettiği adresteki konutun şirket müdürü Mehmet Tamdeğere boşanma davası kapsamında tahsis edildiğini, şirket müdürü tarafından uzaklaştırma kararlarının alındığını, dava dilekçesinde yaşamadığı adreste yaşadığını iddia ettiğini, müvekkili şirket tarafından kolluk tarafından tespit edilen adresine tebligat yapıldığını, davacının TTK m.437 kapsamında bir talebinin bulunmadığını, şirkette daha öncesinde de kar payı dağıtımı yapılmadığını, davacı tarafından şirket menfaatlerinin yok sayıldığını, TTK m.448 gereğince teminat gösterilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "....Geçerli bir çağrı bulunmadığından, sadece bir ortağın katılımıyla yapılan toplantının, genel kurul toplantısı olduğu söylenemez. TTK'nın 416. maddesi gereğince bütün paydaşlar toplantıya iştirak etmediğinden, çağrısız genel kurulun koşulları da yoktur.Bu şekilde bütün ortaklar toplantıya katılmadığı sürece toplanan genel kurulda alınan bütün kararlar hükümsüz ve geçersizdir. Diğer bir deyişle yoklukla maluldür. Bunun sonucu olarak, böyle bir toplantıda alınan kararların bu şekilde yoklukla malul olduğunun tespitini ise TTK'nın 445, 446 ve 448. maddelerindeki koşullar aranmaksızın, her zaman ileri sürülebilir. Yokluk hali, mahkemelerce de resen gözetilir. Dolayısıyla davaya konu edilen genel kurul toplantısı usulüne uygun çağrı olmaksızın yapıldığı gibi, çağrısız genel kurul koşullarının bulunmadığından toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunun kabulü gerekmekte olup davanın kabulü ile davalı şirketin 24/06/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iki ortaktan oluştuğunu, bu ortakların ... ve ... olduğunu, bu şirketin % 75 ... 'e, % 25 'nin de ...'e ait olduğunu, ortaklar arasında çekişmeli boşanma davasının halen devam ettiğini, söz konusu genel kurul yapılırken Ticaret Kanunu'nun aradığı tüm şekil şartlarına uyulduğunu , gerekli ilan lar ve bildirimlerin yapıldığını, TTK'nın 538/4 maddesi uyarınca, toplantıya çağrıdaki usulsüzlüğün, davacı ortaklara, iptal davası açma hakkını verdiğini ancak, toplantıda alınan kararların iptali için alınan kararın, yasaya, ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırı olması ve kararın yok hükmünde olduğu sonucunu doğuran bir usulsüzlüğün bulunması gerektiğini, istinaf başvurularının kabulü ile Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2022 tarih ,2022/719 E. 2022/1057 K sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve davanın reddine karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi sonucunda yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, davalı şirketin 24.06.2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların usulsüz ve geçersiz çağrı nedeniyle yoklukla malul olduğunun tespiti; olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davalı şirketin 24.06.2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davalı şirketin iki ortaklı bir limited şirket olup, sermayesinin 701.000 TL olduğu, davacının 175.000 TL'sine tekabül eden oranda hisse sahibi olduğu, dava konusu 24.06.2022 tarihli genel kurul toplantısına dava dışı ortak ...'in katıldığı, toplantı gündeminin 03.06.2022 tarih ve 10591 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinin 553 sayfasında yayınlanmış olduğu, davalı şirket tarafından davacıya genel kurul toplantı davetiyesinin 21.06.2022 tarihinde iadeli taahhütlü olarak postalandığı ancak tebligatın 22.06.2022 tarihinde bila tebliğ iade edildiği görülmüştür.

Dava konusu olan 24.06.2022 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 1 nolu gündem maddesinde şirket müdürlüğüne aksi karar alınıncaya kadar ...'in atanmasına, şirketi her hususta münferit imzası ile temsil etmek üzere yetki verilmesine, 2 nolu gündem maddesinde 2021 yılı kar dağıtımının yapılmamasına karar verilmiştir.

TTK'nın 446.maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği, TTK'nın 445.maddesinde 446. maddede belirtilen kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceği düzenlenmiştir.

Eldeki dava, genel kurulun yapıldığı 24.06.2022 tarihinden itibaren anılan maddede öngörülen 3 aylık hak düşürücü sürede 04.08.2022 tarihinde açıldığından süresindedir.

Limited şirket genel kurul toplatına çağrı, çağrısız genel kurul, kararların butlan ve iptali hakkında, TTK'nın 617 ve 622. maddelerindeki atıf nedeniyle, anonim şirketler hakkındaki hükümler uygulanır.

TTK'nın "çağrının şekli" başlıklı 414.maddesinde genel kurulun toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılacağı, bu çağrının, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılacağı, pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirileceği düzenlenmiştir.

Yargıtayın uygulamalarına göre kural olarak çağrı olmaksızın veya yetkili organlarca yapılmış çağrı bulunmaksızın yapılan genel kurul toplantılarında alınan karar dışında çağrıda usulsüzlük yokluk ya da butlan sonucu doğurmayıp, iptal sebebidir (Yargıtay 11. HD.nin 2021/3749 Esas, 2022/9107Karar sayılı ilamı). Usulsüz çağrı, ortağa, ret oyu ve muhalefet şerhi aranmaksızın iptal davası açma hakkı sağlar ve alınan kararların Yasaya, ana sözleşmeye, iyiniyet kaidelerine aykırı alındığının ayrıca ispatı gerekir.

Somut olayda, dava konusu genel kurul toplantısı için ilan yapılmış ve davacı hakkında iadeli taahhütlü mektup düzenlenmiştir. Dosya kapsamına sunulan ortaklar arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin dava dosyalarında yer alan bilgilere göre ... ... Mah. ... Cad. ... Kapı:.. Başakşehir-İstanbul adresinde bulunan taşınmazın 14.04.2022 tarihli aile mahkemesi ara kararı ile dava dışı ortak ...'e tedbiren tahsis edildiği, davacı hakkında düzenlenen genel kurul toplantı davetiyesinin, anılan ara kararın karar başlığında davacı adresi olarak yazılı olan “... ... mah. Vali ... cd. ... konakları 3.Etap sitesi ..../İstanbul” adresine çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda çağrıda eksiklik olduğu söylenemeyecek ise de davacı adına düzenlenen tebligatın, toplantı tarihine üç gün kala postaya verilmesi usulsüz çağrı niteliğindedir. TTK 446. maddesinin amir hükmü ve yerleşik yargı kararlarına göre, çağrıdaki usulsüzlük, tek başına, kararın iptali nedeni olamaz. Kararın iptali için, çağrıda eksiklik olmakla birlikte bu ihlalin kararın alınmasında etkili olması gerekmektedir. Dosya kapsamında davacının payı, alınan kararları etkileyebilecek oranda değil ise de genel kurul toplantısına çağrı usulsüzlüğü iptal edilebilirlik nedeni olarak nitelendirilerek, mahkemece iptal koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/3423 Esas ve 2013/19565 Karar sayılı kararı) Ancak mahkemece davaya konu genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususu incelenmeksizin yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamıştır.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/321, K. 2026/1661, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-321-e-2026-1661-k-d7ce4b547057