Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1483 E. 2026/1502 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1483
- Karar No
- 2026/1502
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1483
KARAR NO: 2026/1502
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/04/2026 ek karar
ESAS NO: 2026/247 D.İş
KARAR NO: 2026/246 D.İş
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz kararına itiraz
KARAR TARİHİ: 03/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden banka vekili dilekçesiyle:
"...AÇIKLAMALAR :
1-Müvekkilim; 06.04.2026 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli bono ile borçlulardan alacaklı bulunmaktadır.
2- Söz konusu bononun vadesi gelmesine rağmen ödenmemiş olup, müvekkil bankaca yapılan araştırmalar neticesinde borçluların ödeme güçlüğü içinde oldukları ve mallarını kaçırma girişiminde bulundukları istihbar edilmiştir.
3- Fazlaya ilişkin talep hakkımız saklı kalmak ve alacağımızdan feragat anlamına gelmemek kaydıyla, şimdilik 2.230.000,00 TL' nin tahsilini teminen, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmek zarureti hasıl olmuş bulunmaktadır.
HUKUKİ SEBEPLER: İlgili kanun maddeleri.
DELİLLER: Ekli kıymetli evrak ve diğer kanuni deliller.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz olunan sebeplerden dolayı dilekçemiz ekinde aslını sunduğumuz dökümü yapılan kıymetli evraka binaen; Faiz, masraf ve diğer alacaklarımızdan kaynaklanan fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 2.230.000,00 TL alacağımızın tahsili amacı ile borçluların, borca yeter menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, takdir olunacak teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini..." talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından 08/04/2026 tarihli gerekçeli kararıyla:
"...GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Talep İhtiyati Hacze ilişkindir. Talebin yasal dayanağı İİK 257 v.d. maddeleridir. İhtiyati Haciz para alacaklarına ilişkin mevcut veya müstakbel bir takibin sonucunun güvence altına alınması için mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici bir hukuki koruma sağlar.
Talep sahibinin dilekçesi ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; borcun vadesinin geldiği, süresinde ödenmediği, İİK nun 257.maddesindeki şartların varolduğu kanaatine ulaşılmıştır.
KARAR : Yukarıda açıklandığı üzere ;
1-İİK.’nın 257/1.maddesindeki koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; 2.230.000,00-TL'lik alacak yönünden, İİK.nın 259/1 maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen tarafından takdiren alacağın %15'i oranında HMK'nun 87.maddesine göre nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borca yetecek miktarda İİK'nun 257 ve müteakip maddeleri uyarınca İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
2-İİK'nın 261. maddesi uyarınca on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına,
3-Teminat yatırıldığında İhtiyati Haciz kararının infazı için Kayseri Nöb. İcra Müdürlüğü'nün yetkili kılınmasına, .." dair karar verilmiştir.
İşbu ihtiyati haciz kararına KARŞI TARAF ... vekilince sunulan 15/04/2026 tarihli dilekçeyle süresinde itiraz edilmiştir.
İtiraz dilekçesinde:
"...Mahkemenizin yukarıda belirtilen dosya numarası ile alacaklı tarafın talebi üzerine müvekkil aleyhine 2.230.000,00 TL tutarında ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Ancak söz konusu karar usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki;
Müvekkilin alacaklı banka nezdinde borcu fazlasıyla karşılayacak nakiti bulunmaktadır. İhtiyati haciz kararı talep eden alacaklı ... A.Ş., müvekkilin aynı zamanda banka hesabının bulunduğu bankadır. Müvekkilin alacaklı banka nezdindeki hesaplarında, takip ve ihtiyati haciz konusu edilen tutarın çok üzerinde bir nakit varlığı mevcuttur. İİK 257. madde uyarınca ihtiyati haciz, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için başvurulan geçici bir hukuki korumadır. Alacaklı bankanın, kendi nezdinde borcu fazlasıyla karşılayacak teminatı zaten elinde bulundurmasına rağmen ihtiyati haciz yoluna başvurması, bu kurumun amacına aykırıdır ve "hukuki yarar" şartını sağlamamaktadır. Müvekkilin mal kaçırma veya (borcu kabul anlamına gelmemekle beraber) ödememe gibi bir kastı bulunmadığı gibi alacak zaten bankanın doğrudan kontrolü altındaki varlıklarla teminat altındadır. Ölçülülük ilkesi gereği, alacağın zaten banka nezdinde nakit olarak bulunması nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesinde hukuki yarar yoktur.
Kaldı ki müvekkil aktif olarak ticaretle uğraşan bir tacirdir ve basiretli bir iş adamı gibi faaliyetlerini sürdürmektedir. Tacirler için "itibar", ticari hayatın devamlılığı için en temel unsurdur. Henüz kesinleşmemiş ve haksız bir alacak iddiası nedeniyle tesis edilen ihtiyati haciz kararı, müvekkilin ticari piyasadaki imajını sarsmakta, bankalar nezdindeki sicilini telafisi imkansız şekilde bozmaktadır. İşbu karar, müvekkilin üçüncü kişilerle olan ticari ilişkilerini kopma noktasına getirmekte ve işletme faaliyetlerinin devamı için elzem olan nakit akışını felç etmektedir.
Ayrıca ihtiyati haczin şartları da oluşmamıştır; İİK 257. maddede aranan "borçlunun belli bir yerleşim yeri olmaması" veya "mal kaçırma girişimi" gibi şartların hiçbiri somut olayda gerçekleşmemiştir. Müvekkil ...’de yerleşik, ticari itibarı olan ve borcunu karşılayacak likiditeye sahip bir şahıstır. Alacaklı bankanın halihazırda elinde bulunan mevduatları dikkate almadan bu yola başvurması, dürüstlük kuralı ile de bağdaşmamaktadır.
İzah edilen nedenlerle işbu karara karşı itiraz yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İtirazımızın kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/04/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının İTİRAZEN KALDIRILMASINA,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." ileri sürmüş ve talep etmiştir.
Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiş,duruşma gününü tebliğetmiş,27/04/2026 tarihli duruşmaya itiraz eden vekili katılmış,mahkemece dinlenmiş ve aynı celsedeki kısa kararıyla ihtiyati haciz kararına itirazın,ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine karar vermiştir.
Bu kısa ek kararı yönünden ayrıca 27/04/2026 tarihli gerekçeli ek karar da yazmış,itiraz eden karşı taraf borçlu vekili işbu ek kararı süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İTİRAZ EDEN KARŞI TARAF ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
"Yukarıda esas ve karar numarası verilen dosya ile yapılan yargılama sonunda ihtiyati haciz kararına itirazlarımızın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin ret gerekçeleri usule ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olup, süresi içinde karara karşı istinaf yoluna başvuru yapıyoruz. Şöyle ki;
Alacaklı banka nezdinde borcu fazlasıyla karşılayacak nakit varlık mevcuttur; "hukuki yarar" şartı oluşmamıştır. İhtiyati haciz kararı talep eden alacaklı ... A.Ş., müvekkilin aynı zamanda banka hesabının bulunduğu bankadır. Müvekkilin alacaklı banka nezdindeki hesaplarında, takip ve ihtiyati haciz konusu edilen tutarın çok üzerinde bir nakit varlığı mevcuttur. İİK 257. madde uyarınca ihtiyati haciz, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için başvurulan geçici bir hukuki korumadır. Alacaklı bankanın, kendi nezdinde borcu fazlasıyla karşılayacak teminatı zaten elinde bulundurmasına rağmen ihtiyati haciz yoluna başvurması, bu kurumun amacına aykırıdır ve "hukuki yarar" şartını sağlamamaktadır.
İİK 257. maddesinde aranan ihtiyati haciz şartlarının hiçbiri gerçekleşmemiştir. Müvekkil ...'de yerleşik, tanınan, adresi sabit ve basiretli bir tacir olarak ticari faaliyetlerini sürdüren bir şahıstır. Kanunun aradığı "borçlunun belli bir yerleşim yeri olmaması" veya "mal kaçırma girişiminde bulunması" gibi aciliyet ve tehlike arz eden şartların hiçbiri somut olayda vücut bulmamıştır. Alacaklı bankanın bu durumu bilmesine rağmen kötüniyetli olarak ihtiyati haciz mekanizmasını işletmesi dürüstlük kuralına (TMK m. 2) açıkça aykırıdır. Müvekkilin mal kaçırma veya (borcu kabul anlamına gelmemekle beraber) ödememe gibi bir kastı bulunmadığı gibi alacak zaten bankanın doğrudan kontrolü altındaki varlıklarla teminat altındadır. Ölçülülük ilkesi gereği, alacağın zaten banka nezdinde nakit olarak bulunması nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesinde hukuki yarar yoktur.
Kaldı ki müvekkil aktif olarak ticaretle uğraşan bir tacirdir ve basiretli bir iş adamı gibi faaliyetlerini sürdürmektedir. Tacirler için "itibar", ticari hayatın devamlılığı için en temel unsurdur. Henüz kesinleşmemiş ve haksız bir alacak iddiası nedeniyle tesis edilen ihtiyati haciz kararı, müvekkilin ticari piyasadaki imajını sarsmakta, bankalar nezdindeki sicilini telafisi imkansız şekilde bozmaktadır. İşbu karar, müvekkilin üçüncü kişilerle olan ticari ilişkilerini kopma noktasına getirmekte ve işletme faaliyetlerinin devamı için elzem olan nakit akışını felç etmektedir.
İzah edilen nedenlerle işbu karara karşı istinaf yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İstinaf başvurumuzun KABULÜ ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/247 D. İş - 2026/246 K. Sayılı ihtiyati hacizin kaldırılması talebinin reddine dair kararının KALDIRILMASINA,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Talep , (Değişik İş Dosyası üzerinden) ,ihtiyati haciz isteyen bankaca dosyaya dayanak olarak sunulan , 30/04/2024 tanzim, 06/04/2026 vade tarihli,aleyhine ihtiyati haciz istenen ...'nin düzenleyeni/borçlusu olarak isim ve imzası görünen, lehtarı da ihtiyati haciz isteyen alacaklı bankanın ismi yazılı olan 3.000.000,00TL bedelli kambiyo senedi vasfındaki bonoya dayalı 2.230.000,00TL lik kısmı için ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkeme, 08/04/2026 tarihli gerekçeli kararı ile İİK 257. Vd. Maddesi gereğince ve %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kabul kararı vermiştir.
Borçlu vekili dilekçesiyle süresinde ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiş, taraflara tebliğ yapılmış, 27/04/2026 tarihli duruşmaya katılan taraf vekilini dinlemiştir. Aynı celsedeki kısa kararı ile borçlu vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazlarının ve ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine karar vermiştir. Bu kısa kararı yönünden ayrıca gerekçeli olarak 27/04/2026 tarihli ek karar da yazmış, itiraz eden borçlu vekili işbu ek kararı süresinde istinaf etmiştir.
Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden inceleme yapılmıştır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , dayanak kambiyo senedi vasfındaki bononun içeriği, mahkemece teminat karşılığında verilen ihtiyati haciz kararında yazılı açıklamalar, itiraz sebepleri , itirazın duruşmalı yapılan incelemesi sonunda verilen ve istinaf edilen gerekçeli ek kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile mevcut dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; dayanak sunulan kambiyo senedi vasfındaki bonoya ilişkin karşı taraf borçlu hakkında istenen ihtiyati haczin kabulü için İİK 257 vd. Maddesi gereğince aranan gerekli ve yeterli yasal koşullarının bulunduğu , mahkemece İİK 259. maddesine uygun şekilde takdiren tayin ettiği teminat türü ve miktarı karşılığında söz konusu ihtiyati haciz kararını verdiği, ihtiyati haciz talebine dayanak belgenin kambiyo senedi vasfındaki bono olması nedeniyle itiraz eden borçlu vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik ileri sürdüğü ve yukarıda yazılı itiraz sebeplerinin İİK 265. maddesi gereğince yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , itiraz eden borçlu vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazlarının reddine dair duruşmalı inceleme ile gerekçeli ek kararı ile karar verilmiş olduğundan , ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin talebinin ve ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine dair verilen ve istinaf edilen ek kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle itiraz / istinaf eden borçlu vekilinin yukarıda yazılı itiraz ve istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından , istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/247 D.İşEsas - 2026/246 D.İşKarar sayılı, 27/04/2026 tarihli ek kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle karşı taraf borçlu ... vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden karşı taraf ... tarafından peşin olarak yatırıldığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf eden Karşı taraf ... tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 265/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 03/07/2026