Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/442 E. 2026/1684 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/442
Karar No
2026/1684
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/442 - 2026/1684 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/442 KARAR NO : 2026/1684

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 03/06/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/333E., 2021/429K. DAVA : Teminat mektubunun iadesi KARAR TARİHİ : 08/10/2026 YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında akdedilen özel güvenlik hizmet alım sözleşmesi ile müvekkilince davalıya bağlı yerlerde 2014-2016 tarihleri arasında Özel Güvenlik Hizmeti verildiğini, verilen hizmet işinin 31.12.2016 tarihinde eksiksiz ve kusursuz olarak tamamlanarak davalı idareye teslim edildiğini, geçen süre zarfında davalının müvekkili aleyhinde tanzim ettiği bir tutanak ya da sözlü bir uyarı da olmadığını, ihale süreci sonucunda söz konusu ihalenin müvekkili uhdesinde kaldığının kesinleşmesi üzerine müvekkilinin 9.000.000TL bedelli teminat mektubunu idareye verdiğini, idareyle yapılan görüşmeler sırasında mektup bedelinin parça parça düşürüldüğünü son olarak da 2.000.000TL’lik teminat mektubunun idare uhdesinde tutulduğunu, teminat mektubunun belirli bir süre ve belirli bir iş için verildiğini, işin sonunda idareye ve ... Başkanlığı’na borcunun olmaması şartıyla iade edilmek üzere davalıya verildiğini, müvekkilinin hizmet işini tamamlayarak davalıya teslim etmesine müteakip teminat mektubunu iade almayı beklemişse de iade alamadığını 23.03.2019 tarihinde davalı idareye müracaat ederek teminat mektuplarının iade edilmesini istediğini, davalı tarafından müvekkiline verilen 23.05.2019 tarihli cevabi yazıda yüklenicinin iş kanunundan doğan yükümlülüklerinden sorumlu olduğu belirtilerek teminat mektubunu iade edilmeyeceğinin idarece belirtildiğini, fakat ihale dosyası ve hizmet alım sözleşmesinin teminat mektubu ve iade şartlarına ilişkin hükümlerinde bakıldığında müvekkilinin sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirdiğinin görüleceğini, müvekkilinin iş kanunu kapsamında ödemekle yükümlü olduğu herhangi bir işçilik alacağının bulunmadığını, kıdem tazminatının veya işçilik alacaklarının ödenmemesinin gerekçe gösterilip teminat mektubunun iade edilmemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek; özel güvenlik ihalesinde verilen teminat mektubunun müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: İşçinin hak ve alacaklarının sorumlusunun yüklenici olduğunu, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personelin iş kanunu, ... mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarda belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatap ve sorumlu olduğunu, yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluğun ...’ye yüklenemeyeceğini, davacı bünyesinde çalışırken işçilik alacaklarının tahsili talebiyle müvekkiline davacıya karşı İş Mahkemelerinde yüzlerce dava açılmış olup halen bir çoğunun devam etmekte olduğunu, davacının ödemediği işçilik alacakları dolayısıyla müvekkilinin yüksek miktarda ödeme yapmasının muhtemel olduğunu, İş Kanunundaki müteselsil sorumluluk gereğince müvekkili tarafından ödenmek durumunda kalan ve ileride ödenecek olan meblağların aradaki sözleşme ilişkisi nedeniyle davacı tarafından müvekkiline iade edilmesinin zorunlu olduğunu, bu durumda da davacının sözleşmeler gereğince müvekkili kuruluşa vermiş bulunduğu teminat mektubunun 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun ilgili maddeleri, sözleşme ve şartname hükümleri uyarınca iade edilme imkanının bulunmadığını, davacı şirket tarafından sunulan dilekçede davacı şirketin işçilik alacakları bakımından borçlu olmadığı iddia edilmekte ise de bu iddianın doğru olmadığını savunarak; davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "... Davacı ... A.Ş.’nin davalı idare ...’ye sözleşme gereğince verdiği teminat mektubu tutarından sonuçlandırılan işler ve sona eren ödeme mükellefiyetlerinden dolayı parça parça iadelerin yapılmış olduğu, halen davacının ödeme mükellefiyeti sona ermemiş işçilerin işçilik alacaklarından dolayı teminat mektubunun 2.000.000,00 TL tutarındaki kısmının iade edilemeyerek davalı ... uhdesinde tutlduğu, davacı şirketin alt işveren olarak bünyesinde çalıştırdığı işçilerin işçilik alacaklarının ödenmesinden sorumlu olduğu, dava dışı işçilerce açılan çok sayıda davada davalı ...’nin de asıl işveren olarak davalı şirket ile birlikte müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, davalı idarenin icra marifetiyle söz konusu işçilere ödeme yaptığı ve yapmaya devam ettiği, dolayısıyla çalıştırılan işçilerin işçilik alacaklarından kaynaklı kesinleşen ve derdest davaların olması nedeniyle, davalı ... tarafından davacı ... A.Ş’nin 2.000.000,00 TL tutarında teminat mektubunu iade etmemesinin sözleşmeye uygun ve haklı olduğu, ayrıca bilirkişi raporunda da tablo halinde gösterildiği gibi davacı şirketin 1.953.0232,65 TL dava dışı işçilere ilişkin sorumluluğunun bulunduğu, derdest davalarda olduğu gözönüne alındığında davacının sorumluluğunun teminat mektubu miktarının da üzerine çıkacağı, böylece davacı şirketin teminat mektubunun iadesini talep edemeyeceği, aynı şekilde dava sırasında nakde çevrildiğinden alacak talebinde bulunamayacağı kanaatine varıldığından davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik incelemeyle oluşturulduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dosya kapsamında hazırlanan raporlarda bilirkişilerin kendilerine verilen görevi yerine getirmediği, uzman görüşüyle, bilirkişi raporuları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu, dosyaya sunulu mütalaa dikkate alınmadan karar verildiği, mahkemece dava konusu teminat mektubunun hangi sözleşme ve hangi dönem için verildiğinin tartışma konusu dahi edilmediği, ... tarafından teminatın nakde çevrilmesine gerekçe olarak gösterilen davaların tüm sorumluluğunun müvekkiline yükletilmesinin davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağı, ...'nin bizzat kendisinin hazırladığı ihale şartnamesinde işçilere ödenmesi gereken ücret belirlendiği, şartnameye göre işçilerin alacağı ücretin belli olduğu, müvekkilin ise işçi başı karı dahi belliyken eksik ödeme yapıldığının iddia edilmesinin hak gaspı oluşturduğu, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki yükümlüklüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, hak edişlerin ödenerek geçici kabulün yapılması müvekkilinin taahhütlerini eksiksiz yerine getirdiğini gösterdiği, kesin kabul tutanağının düzenlenmesinin de müvekkilinin davalı idareye hiçbir borcu olmadığını gösterdiği, kesin kabulü yapılan ihalelerde yüklenicinin sorumluluğunun kalmadığının idarece de ikrar edilmiş olmasına rağmen idarenin rücu adı altında müvekkilinin alacaklarından kesinti yapmasının usul ve yasalara aykırı olduğu, alacak kalemlerinin müvekkiline rücu edilemeyeceği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alımı sözleşmesi uyarınca davalıya verilen kesin teminat mektubunun iadesi taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/442, K. 2026/1684, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-442-e-2026-1684-k-250274da3e69