Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/639 E. 2026/1581 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/639
- Karar No
- 2026/1581
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2022/639 KARAR NO : 2026/1581
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/07/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/676E., 2021/736K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 24/09/2026 YAZIM TARİHİ : 24/09/2026
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili özetle: Müvekkilinin ... plakalı ... marka ... model servis aracının sahibi bulunduğunu, Eskişehir 8 Noterliğinin 09/11/2016 gün 18821 sayısı ile davalı ile aracın kiralanmasına ilişkin 09/11/2016 başlangıç 15/07/2018 bitiş tarihli aylık 700,00-TL bedelli sözleşme yapıldığını; taraflar arasında aynı tarihli aynı süreli ikinci bir sözleşme de yapıldığını, sözleşmenin "servis araçları çalışma sözleşmesi" olarak düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre müvekkilinin ... plakalı araç ile ... Devlet Hastanesi personelinin servis işini yapacağını, sözleşme süresince 3 yıl boyunca aylık 2.000,00-TL + KDV ödeneceğinin hüküm altına alındığını, taahhüde bağlı olarak 03/04/2017 tarihine kadar hastane personeli servis işinin görüldüğünü, bu tarihten sonra davalı firmanın ... plakalı aracı servise sokarak bu tarihten itibaren müvekkilinin servis işi yapamadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, Eskişehir 8. Noterliğinin 05/04/2017 tarihli ihtarnamesi ile zararın talep edildiğini, bu ihtarnameye verilen cevapta 2.000,00-TL aylık ücretli sözleşmenin ve 15 ay kalan sürenin kabul edildiğini ileri sürerek; haksız fesih nedeni ile uğranılan ve uğranılması muhtemel menfi ve müspet zararın şimdilik 10.000,00-TL kısmının 03/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili özetle: Davacı ile müvekkili arasında ... Devlet Hastanesi 24 ay süre ile araç kiralama ve taşıma hizmet alımı sözleşmesi akdedildiğini, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak; davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...davacının davalıyla imzalamış olduğu 09/11/2016 başlangıç tarihli ve 15/07/2018 tarihli kira sözleşmesinin haksız feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini için işbu davayı açtığı, delillerin taraflarca sunulduğu ve mahkememizce ilgili yerlerden getirtildiği, davamızda feshin haklı olup olmadığının incelenmesinin ve bu konuda sözleşme hükümleri, tanık beyanları, ihtarnameler ve ilgili kurumlardan gönderilen yazı cevaplarının ve bilirkişi raporunun irdelenmesinin gerektiği, öncelikle taraflar arasında imzalanan 09/11/2016 tarihli sözleşmede sözleşmenin geçerli olduğu tarihin 09/11/2016-15/07/2018 tarihleri arasında olduğu, kira bedelinin 700 TL olmak üzere toplam 14.117,00-TL olduğu, ayrıca bu sözleşmeye bağlı olarak taraflar arasında servis araçları çalışma sözleşmesinin de imzalandığı, burda da sözleşmenin aynı tarihler arasında olduğu ancak sözleşme bedelinin aylık 2000 TL + KDV olarak belirlendiği ve tarafların sorumluluklarının ve yüklenicinin tazmin zorunluluğunun da belirlendiği, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 24 ay süreyle araç kiralama ve taşıma hizmet alımı sözleşmesi ve taşıt kiralama ve hizmet alım teknik şartnamesine de atıf yaptığı, bu hususta sözleşmenin haklı olarak feshedildiğine dair davalı tarafça servis araçları çalışma sözleşmesinin 5a maddesi, ... Devlet Hastanesi ile imzalanan 24 ay süreyle araç kiralama ve taşıma hizmet alımına dair sözleşmenin 16.1.6 maddesi, 16.1.7 maddesi, 16.4 maddesi ve taşıt kiralama ve taşıma hizmet alım teknik şartnamesinin 5.1, 5.2, 7.5, 8.1, 8.4, 9 ve davalı şirkette çalışan sürücüler tarafından tutulan tutanağın delil olarak gösterildiği ve davalının iddialarının işyerinde uyumsuzluk gösterdiği, sözleşmelerde belirtilen görevlerini yerine zamanında ve tam olarak getirmediği, belirtilen iddialarla ilgili sözleşme maddeleri incelendiğinde 24 ay süreyle araç kiralama ve taşımı alımına dair sözleşmenin 16.1.6 maddesinde yüklenicinin sözleşme hükümlerine uygun olarak işi yerine getirmemesi ve süresinde bitirmemesi halinde sözleşme bedelinin %0,5'i oranında gecikme cezasının uygulanacağı, idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiği, ancak bu hususta idare tarafından gönderilen yazı cevabında davacı ile ilgili herhangi bir ihtarnamenin bulunmadığı, bu nedenle bu maddenin uygulanamayacağı, yine aynı sözleşmenin 16.1.7 maddesinde de yukarıda bahsedilmeyen ve iş akışını sekteye uğratan durumlarda hizmet işleri genel şartnamesinin hükümlerinin uygulanacağının bildirildiği ve 16.4. maddesinde de 4735. Kanunun 25. maddesinde sayılan yasak fiil ve davranışlarda bulunulduğunun tespit edilmesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, ancak ne davalının sunduğu delillerde ne tanık beyanlarında ne de idare tarafından gönderilen yazı cevabında bu maddeye uyulmadığına dair bilgi ve belgenin dosyamızda bulunmadığı, bu nedenle davalının bu iddiasının da yerinde olmadığı, taşıt kiralama ve taşıma alımı hizmet teknik şartnamesinin 5.1. , 5.2 maddelerinde araçların her sabah görevlendirildikleri birimden başlamak üzere kurumun planı doğrultusunda mesaisini tamamlayacakları, yine sürücülerin idare yetkilisi veya görevlendireceği memurun bu işle ilgili verilen direktiflere uygun davranacağı, kendisine görev saatleri içerisinde verecekleri resmi görevle ilgili işleri itirazsız yerine getireceği, yine aynı sözleşmenin 7.5 maddesinde idare tarafından talep edildiği takdirde gerekçe aranmaksızın taşıt şöförünün 3 gün içinde değiştirileceğinin bildirildiği, bu hususta davacının 5.1 ve 5.2 maddelerinde belirtilen görevlerini yerine getirmediğine dair ne tanık beyanları ne davalı delilleri ne de idare tarafından gönderilen yazı cevabında herhangi bir tespitin bulunmadığı, bu nedenle davalının bu iddialarının da yerinde olmadığı, 7.5 madde yönünden ise idare tarafından taşıt şöför değişikliğinin talep edildiği, ancak davalı tarafından bu talep üzerine sözleşmenin feshedildiği, yine aynı sözleşmenin 8.1, 8.4 ve 9.1 maddelerinde yüklenici personelde aranacak şartlar ve göreve gitme zorunluluğu durumlarının belirlendiği, ancak ne tanık beyanlarında ne davalı tarafından sunulan delillerle ne de idare tarafından gönderilen yazı cevabında davacının bu maddelere yönelik bir ihlalinin ortaya konulamadığı, ayrıca tanık beyanlarının yapılan değerlendirmesinde davacı tanığı ..., davalı tanığı ... dinlendiği ve bu tanık beyanlarında davacının sözleşme hükümlerini ihlaline dair bir beyanın bulunmadığı, hem davacı hem davalı tanığı ...'in beyanında ise davacının bazı işleri yaparken adaptasyon problemleri olduğunu, örneğin bir evrak verildiğinde evrağın nereye verileceğini, kime teslim edileceğini söylemesine rağmen yanına bir personel vermeden evrağın yerine ulaştırılamadığını, bu tarz sıkıntılardan dolayı şöförün değiştirilmesi talebinde bulunulduğunu, aracın değiştirilmesiyle ilgili herhangi bir taleplerinin bulunmadığını, ancak davalı şirketin hem aracı hem şöförü değiştirdiğini, davacının hastaları ...'dan devlet hastanesine ya da mavi hastaneye taşıması sırasında ağır davrandığını ve başhekim yardımcısı ve sorumlu hemşirelerden şikayet gelmeye başladığını, ancak davacının hemşirelerle veya diğer şöförlerle bir sıkıntı yaşadığını görmediğini, sözlü olarak şöför değiştirilmesini talep ettiğini ancak araç değiştirilmesi yönünde herhangi bir talebin bulunmadığını bildirildiğini, davalı vekilinin dilekçe ekinde sunmuş olduğu tutanak tanıklarının beyanında ise davacının kendisine iş konusunda yardımcı olmadığını, davacının kendilerinden daha az çalıştığını, işleri beklettiğini bildirdikleri, davalı şirket temsilcisine davacıdan şikayetçi olduklarını bildirdiklerini, davalı tanığı ...'in beyanlarında davacının tutanak düzenlemeden önce işten çıkartıldığı, tutanağın sonradan tutulduğunu beyan ettiği, taraflarca sunulan tüm deliller değerlendirildiğinde davacının sözleşme hükümlerine göre işini yapıp yapmadığı, tam olarak yapıp yapmadığı ve süresinde yapmadığıyla ilgili tanık beyanları davalı tarafından sunulan deliller ve idare tarafından gönderilen yazı cevaplarında feshin haklı olduğuyla ilgili ispatın ortaya konulamadığı, idare tarafından da sadece şöför değişikliğinin talep edildiği ve taraflarca imzalanan tüm sözleşmelerde de davalının iddia ettiği durumlarda sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğine dair bir hükmün bulunmadığı dikkate alındığında davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu ve bu nedenle davacının zararlarının karşılanmasının gerektiği, bu hususta mahkememizce bilirkişi raporunun düzenlendiği ve bilirkişi raporunda da yukarıda izah edilen hususların irdelendiği ve mahkememiz de aynı görüşte olunduğu ve davacının haksız fesih nedeniyle 35.400,00 TL kira bedeli alacağının bulunduğunun bildirildiği, birleşen dosya yönünden ise 09/11/2016 tarihli sözleşmenin 6. Maddesine göre tazminat talep edildiği, ancak yukarıda da belirtildiği üzere davacının sözleşme hükümlerinin aksine hareket ettiğine dair bir delili ortaya koyamadığı, bu nedenle bu talebinin de haksız olduğu görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle mahkememizin 2018/676 Esas sayılı dosyası yönünden; davacı ...'nün davasının kabulü ile; 10.000-TL zararın 03/04/2017 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen 2018/455 Esas sayılı dosyası yönünden; davacı ... San ve Ltd. Şti'nin davasının reddine..." karar verilmiştir. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşme ve şartnamelere göre asıl davanın reddinin gerektiği, ilk derece mahkemesinin taraflar arasında müvekkili ile idare arasında akdedilen sözleşme ve ihale şartname hükümlerini gözardı ederek karar verdiği, davacı ve davalının ortak tanığı ...’in beyanlarına göre davacı/karşı davalının müvekkili ile imzalamış olduğu sözleşme ve teknik şartnameye riayet etmesi gerektiği halde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının sözleşmenin 16.1.7. maddesinde bahsi geçen iş akışını sekteye uğratan davranışlarının söz konusu olduğu, şartnamenin 7.5. maddesine göre davacının iş akdinin tazminatsız olarak feshedilebileceği, bu maddeye göre davacının tazminat isteyemeyeceği, bu maddenin davacı açısından da bağlayıcı olduğu, ilk derece mahkemesinin idarenin baş şoförü ...'in beyanlarını dikkate almaksızın karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı/karşı davalının kendi davranışları ve eylemlerinin kendisi ile yapılan sözleşmenin haklı sebeple feshine neden olduğu, ilk derece mahkemesinin birleşen dosyada tazminat talebinin reddine karar vermesinin de hukuka aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, haksız fesih nedeniyle uğranılan zararın tahsili taleplidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 408.maddesinde, işverenin iş görme edimini kabulde temerrüte düşmesi halinde işçinin ücret alacağı belirlenirken, işçinin bu nedenle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak elde ettiği veya elde etmekten bilerek kaçındığı kazançların indirilmesi öngörülmüştür. Anılan hüküm doğrudan hizmet sözleşmesine uygun olmakla birlikte, haksız fesih nedeniyle talep edilen zararın belirlenmesinde, sözleşmelerin niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyasen uygulanması gereken kesinti yönteminin temelini oluşturmaktadır. Somut olayda, taraflar arasında akdedilen 09.11.2016 tarihli sözleşmede yalnızca araç kiralanması değil, şoförlü araçla hizmet sunulması kararlaştırılmıştır. Ayrıca sözleşmenin 5. Maddesi ile diğer maddelerinde vergi, SGK , şoför ücreti ve benzeri giderlerin davacı araç sahibinin sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Mahkemece, sözleşme hükümleri ve yukarıda açıklanan kesinti yöntemi ilkeleri üzerinde durulmaksızın yalnızca sözleşmede kararlaştırılan aylık kira bedeli esas alınarak hazırlanan denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece konusunda uzman hesap bilirkişisinden sözleşmenin tüm hükümleri değerlendirilerek açıklanan ilkeler çerçevesinde, fesih tarihi ve sözleşmenin kalan süresi esas alınmak suretiyle TBK'nın 408. maddesindeki kesinti yöntemi çerçevesinde açıklamalı gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve sözleşme kapsamında elde edilmesi beklenen gelirden,fesih nedeniyle tasarruf edilen ve varsa indirime konu edilmesi gereken giderlerin düşülmesi suretiyle davacının gerçek zararının hesaplanarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1).a.6 maddeleri uyarınca kararın kaldırılmasına ve Dairemiz kararına uygun olarak yargılama yapılmak üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 madde gereğince kabulü ile: Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/676E., 2021/736K. sayılı 12/07/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde asıl davada davalı birleşen davada davacıya iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1.a madde gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/09/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...