Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1945 E. 2026/2604 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1945
- Karar No
- 2026/2604
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/1945
KARAR NO:2026/2604
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/04/2026
NUMARASI:2024/927 E - 2026/314 K
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:01/10/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı kurum tarafından müvekkili aleyhine; Anadolu 6.İcra Dairesi ..., (22.090 TL) Anadolu 6.İcra Dairesi ..., (10.757 TL), Anadolu 7.İcra Dairesi ..., (2.091 TL), Anadolu 8.İcra Dairesi ..., (3.977,62 TL), Anadolu 8.İcra Dairesi ..., (18.410,52 TL), Anadolu 8.İcra Dairesi ..., (2.185 TL), Anadolu 9.İcra Dairesi ..., (4.642,93 TL) Anadolu 9.İcra Dairesi ..., (15.517,91 TL), Anadolu 10.İcra Dairesi ...(....) Esas,(12.600 TL), Anadolu 10.İcra Dairesi ..., (2.567,91 TL), Anadolu 11.İcra Dairesi ..., (1.613,61 TL), Anadolu 12.İcra Dairesi ..., (26.783,39 TL), Anadolu 12.İcra Dairesi ..., (4.068 TL), Anadolu 12.İcra Dairesi ..., (8.773 TL), Anadolu 14.İcra Dairesi ..., (2.499 TL), Anadolu 14. İcra Dairesi ..., (4.410 TL), Anadolu 15. İcra Dairesi ..., (4.290,96 TL), Anadolu 16.İcra Dairesi ..., (3.876,75 TL), Anadolu 17.İcra Dairesi ..., (15.108,79 TL), Anadolu 18. İcra Dairesi ..., (2.171,12TL), Anadolu 18. İcra Dairesi ..., (3.681,10 TL), Anadolu 19.İcra Dairesi ..., (7.873 TL) Anadolu 20.İcra Dairesi ..., (5.603,96 TL), Anadolu 20.İcra Dairesi ..., (19.962,38 TL), Anadolu 21.İcra Dairesi ..., (4.373,50 TL), Anadolu 21.İcra Dairesi ..., (18.252,50 TL), Anadolu 22.İcra Dairesi ..., (5.133,55 TL), Anadolu 23.İcra Dairesi ..., (1.512 TL), Anadolu 24.İcra Dairesi ..., (8.342,50 TL), Anadolu 25.İcra Dairesi ..., (7.295,64 TL) sayılı icra dosyalarından ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyalarının bazılarında borca itiraz edilerek takip durdurulduğunu, ancak dosyaların büyük çoğunluğu itiraz olmaksızın kesinleşerek kesinleşen takip üzerine müvekkilinin malvarlığına haciz konulduğunu, müvekkilinin icra takiplerinden kaynaklı böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkil müteahhit olarak inşa ettiği ... şantiyesindeki binayı yaklaşık olarak 2017-2018 yıllarında mal sahiplerine teslim ettiğini ve söz konusu yerle ilişiğini kestiğini, ancak yeni daire sahiplerinin kendi adlarına abonelik tesis ettirmediklerinden davalı kurumca kullanılan elektrik bedelleri ve kaçak kullanım cezaları müvekkili firmaya yansıtılmaya çalıştıklarını, müvekkilinin borcu olmamasına rağmen sırf haciz tehdidiyle karşılaşmamak için 127.000 TL ödeme yaptığını, davalı kurumun şikayeti üzerine müvekkili şirket yetkilisi ...'ın, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/14314 soruşturma numaralı dosyasından karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli olarak ifadesi alındığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, müvekkilin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığından dolayı icra takiplerinin teminatsız olarak durdurulmasına, takipler dolayısıyla müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız icra takibi dolayısıyla davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı adına kayıtlı şantiyeye ait sayaçtan; müvekkili davalı şirket tarafından kesilmiş olan elektriğin müvekkili davalı şirketin izni olmaksızın açıldığını ve kaçak elektrik kullanıldığını,davacının 2018 yılında yapıyı teslim ettiği beyanı doğrultusunda davacı adına düzenlenen kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları incelendiğinde; davacının mahalde yetkili olarak bulunduğunu ikrar ettiği 2018 yılında tutanak tutulmaya başlandığı görülebileceğini, şantiye için imza edilen "... grubu" aboneliğin; davacı tarafça normal kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine ilgili dava dışı perakende satış şirketi tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş olup müvekkili davalı şirket tarafından kesilen elektrik davacı tarafından açılarak ve kaçak elektrik kullanılmaya başlandığını, davacının kullanmış olduğu işbu tesisat kaçak kullanıma düştükten sonra kaçağı normale döndürmek için hiçbir girişim yapılmadığını, aksine mevzuatta "direk bağlantı suretiyle" kaçak elektrik kullanımı dahil olmak üzere farklı şekillerde kaçak elektrik kullanımına devam edildiğini, davacı adına tanzim edilen tutanaklar incelendiğinde görüleceği üzere davacı tarafından "perakende satış sözleşmesi olmadan" "direkt bağlantı suretiyle", "dağıtım sistemine müdahale ederek ölçüm yapılmasının engellenmesi suretiyle" gibi birçok şekilde kaçak kullanım gerçekleştirildiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda17/11/2023 tarihi ilk kararla davanını reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 28/11/2024 tarih ve 2024/366 E- 2024/3234 K sayılı kararımızla "Mahkemece kararın ek sayılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu dosyalardan Anadolu 8.İcra Dairesi ..., (18.410,52 TL), Anadolu 12.İcra Dairesi ..., (26.783,39 TL), Anadolu 20.İcra Dairesi ..., (19.962,38 TL) haricindeki dosyalardaki taleplerin hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle istinaf sınırı 17.830,00 TL'nin altında olduğu görülmüştür. Davacı tarafça açılan davada objektif yığılması olduğu, belirtilen üç icra dosyası haricindeki icra dosyalarına yönelik taleplerle ilgili hükmün karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında olduğu görülmüştür. İstinaf kesinlik sınırı üstünde olan icra dosyaları yönünden ise, davacı şirkete ait abonelik dosyası getirtilerek her bir tutanak için ayrı değerlendirme yapılarak, tutanak tarihinde davacının abone olup olmadığı ile fiili kullanıcı olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonuncu yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur. " gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "Toplanan ve sunulan deliller, iskân kayıtları, tapu kayıtları, bilirkişi raporu, iddia ve tanık beyanları ile dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 28/11/2024 tarih ve 2024/366 Esas, 2024/3234 Karar sayılı ilamı doğrultusunda yapılan incelemede, davacının davaya konu sitede şantiye elektriği abonelik sözleşmesinin bulunduğu, normal tüketim bedellerinin ödenmemesi nedeniyle şantiye elektriğinin kesildiği ve bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. İskânı alınmayan 53 ada 7 ve 8 numaralı taşınmazlarda elektrik aboneliği tesis edilemediğinden şantiye elektriği kullanıldığı, 53 ada 9 ve 10 numaralı taşınmazlarda ise iskân alındığı tarihe kadar yine şantiye elektriğinden yararlanıldığı; bu süreçte davacı .... Şti.’nin ... ve ... tesisat numaralarıyla abonelik kayıtlarının bulunduğu ve bu aboneliklerin 27.05.2019 ile 17.03.2022 tarihlerinde iptal ettirildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesi’nin ..., İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi’nin ... ve İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyalarına konu kaçak/usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanaklarının da davacının abonelik dönemlerine ait olduğu belirlenmiştir. İskân alınmadan, kullanıcıların abonelik tesisinin mümkün olmadığı, iskân alma yükümlülüğünün davacı şirkete ait bulunduğu ve bu nedenle elektrik aboneliği yapılamamasından doğan sorumluluğun davacıya ait olduğu, şantiye aboneliklerinin iptal edildiği tarihe kadar düzenlenen tutanaklara konu elektrik tüketiminden de davacı şirketin sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda davacının davalıya İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesi’nin ..., İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi’nin ... ve İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi’nin ... dosyaları yönünden borçlu olduğu tespit edilmiş..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalı tarafından müvekkili aleyhine ; Anadolu 8.İcra Dairesi ..., (18.410,52 TL), Anadolu 12.İcra Dairesi ..., (26.783,39 TL), Anadolu 20.İcra Dairesi ..., (19.962,38 TL) sayılı icra dosyalarından ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra dosyalarının bazılarında borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, ancak dosyaların büyük çoğunluğu itiraz olmaksızın kesinleştiğini, kesinleşen takip üzerine müvekkilinin malvarlığına haciz konulduğunu, müvekkilinin icra takiplerinden kaynaklı böyle bir borcu bulunmadığını, takiplere konu borcun müvekkilinin ilgi ve alakasının bulunmadığı bir yere ait olduğunu, müvekkilinin müteahhit olarak inşa ettiği ... şantiyesindeki binayı yaklaşık olarak 2017-2018 yıllarında mal sahiplerine teslim ettiğini ve ve söz konusu yerle ilişiğini kesmiş olduğunu, yeni daire sahiplerinin kendi adlarına abonelik tesis ettirmediklerinden davalı kurumca kullanılan elektrik bedelleri ve kaçak kullanım cezaları müvekkili firmaya yansıtılmaya çalışıldığını, müvekkilinin borcu olmamasına rağmen sırf haciz tehdidiyle karşılaşmamak için 127.000 TL ödeme yapmış olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde belirlenen sürenin 30 ay olduğunu, müvekkilinin inşaatı, 07.09.2018 tarihli dosyaya mübrez iş bitirme tutanağı ile sabit olduğu üzere %100 seviyede tamamlayıp teslim ettiğini, gerek davacı gerekse de davalı tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere inşaat, yasal süresi içerisinde tamamlanarak teslim edildiğini,davalı kurumun şikayeti üzerine müvekkili şirket yetkilisi ...'ın, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/14314 soruşturma numaralı dosyasından karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli olarak ifadesi alındığını, iskan alımından önceki dönemlerde fiili kullanımdan müvekkilinin sorumlu tutulacak olunacaksa dahi icra takip dosyalarının açılış tarihlerinin tespiti (dayanak tutanakların tespiti) ile yeniden rapor aldırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda daire sahipleri ile müvekkilinin elektrik kullanımından dolayı müşterek müteselsil sorumlu olunacağı belirtilmişse de; daire sahipleri inşaat tamamlandıktan sonra burada oturmaya başladığını ve kendi adlarına su ve doğalgaz abonelikleri yaptırdıklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, yapılan icra takipleri nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde toplam 30 farklı icra dosyasında kaçak elektriğin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece taraf tanıkları dinlenilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; "davacı şirketin Şantiye Abonelik Sözleşmesinin olduğu ve normal tüketim bedellerinin ödenmemesi nedeniyle şantiye elektriğinin kesildiği ve sözleşmenin de fesh edildiği görüldüğü, bu konuda taraflar arasında herhangi bir ihtilafta bulunmadığı, davalı ... tarafından, davalı şirket adına düzenlenen 30 adet kaçak elektrik tespit tutanakları, kaçak elektrik tahakkuk detayları ve kaçak faturaların incelendiğinde, tutanakların kesilen elektriğin açılması, Parekende satış sözleşmesi olmadan elektrik tüketilmesi ve Sayaçsız/Bağlantısız elektrik kullanımından dolayı düzenlendiği görüldüğü, davalı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş ve yönetmeliğin ilgili maddelerine göre faturalandırıldığı, davacı şantiyede bulunduğu süre içerisinde "şantiye elektriği” kullanılmıştır. Yapının tamamlanması akabinde, yapıya ilişkin iskan belgesinin alınması ve her bir daire için ayrı ayrı abonelik tesis edilmesi gerekmektedir. Ancak, müteahhit firmaların yapıyı tamamlayıp iskan almadan, dairelerin teslimini yaptığı görüldüğü, yapıya ilişkin iskan belgesi alınmaksızın bağımsız bölümler için elektrik aboneliği yapılması mümkün olmadığı, Sancaktepe Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 07.02.2023 tarihli yazısında 53 ada 7 parsel nolu taşınmazın güncel seviyesinin %70 olduğu ve 07.02.2023 tarihli iskan alınmadığı, 53 ada 8 parsel nolu taşınmazın güncel seviyesinin %100 olduğu ve 07.02.2023 tarihli iskan alınmadığı, 53 ada 9 parsel nolu taşınmazın 13.01.2020 tarih ve ... sayılı yapı kullanma izin belgesi (iskan) aldığı 53 ada 10 nolu taşınmazın 27.09.2019 tarih ve ... sayılı yapı kullanma izin belgesi (iskan) aldığı, her ne kadar davacı müteahhit, inşa ettiği ... şantiyesindeki binayı yaklaşık olarak 2017- 2018 yıllarında mal sahiplerine teslim ettiğini ve söz konusu yerle ilişiğini kestiğini, belirtse de, Sancaktepe Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün ilgili yazısında; sadece 2 ada için iskan alındığı ve bu iskan alınma tarihlerinin de 27.09.2019 ile 13.01.2020 tarihleri olduğu dava konusu binalar bu tarihlere kadar şantiye olarak görülmektedir ve iskan alınmadan dava konusu taşınmazda oturanların elektrik aboneliği alması da mümkün olmayacağı, binaya taşınan kişilerin şantiye elektriği kullanmaktan başka bir şansı bulunmadığı, 07/02/2023 tarihi itibariyle iki bina için hala iskan alınmadığından bu taşınmazlarda oturanların, ticarethane tarifesi üzerinden şantiye elektriği kullanmaya devam ettiği anlamına geldiği, taşınmazda fiili kullanım yapan kişilerin abonelik yapmaları için iskan almaları gerektiğinden ve iskan alma işlemlerinin de davacı şirket sorumluluğunda olduğundan, Elektrik aboneliğinin yapılamamasındaki kusur tamamen davacı şirkette olacağından, bu durumda, davaya konu elektrik kullanımlarından davacı sorumlu olacağı, fiili kullanımı yapanlar ve abonelik sahibi davacı arasındaki ilişki iç ilişki olduğu, elektrik tüketim bedellerinin site sakinlerinden davacı şirketçe yapılması gerekeceği, aksi durumda ise elektrik tesisatında tüketimin ne kadarının hangi site sakini, ne kadarının davacı tarafından yapıldığının tespiti, ancak site sakinlerinin süzme sayaç kullanmasıyla mümkün olacağı bu durumun dışında kimin ne kadarlık bir tüketim yaptığının tespiti mümkün görünmeyeceği, genel olarak, iskan alınmayan yerlerde iskan alınana kadar, dairesini teslim alan ve taşınan site sakinleri zorunlu olarak ticarethane tarifesinden şantiye elektriği kullanmaktadır. Bu durum, inşaatı yapan müteahhitler tarafından bilinmekte ve iskan alınması kendi sorumluluklarında olduğu için şantiye elektriğinin kullanmasına müsaade edildiği, dolayısıyla da, şantiye sırasında kullanılacak elektrik için mevzuata uygun olarak dağıtım bağlantı anlaşması yaptığı aboneliğini mevzuata uygun olarak sonlandırmamakta olduğu, dolayısıyla da fiili kullanıcılarla birlikte, yönetmelik ve mevzuat gereği tesisat üzerindeki normal elektrik kullanımından ve kaçak elektrik kullanımından müşterek müteselsil sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu elektriğin bir kısmının, 53 ada 7 parsel nolu taşınmazın güncel seviyesinin 70 olmasından dolayı davacı şirket tarafından diğer kısmının ise teslimatı yapılan site sakinleri tarafından yapıldığı sonucu ortaya çıktığı, bu durumda tüketilen normal ve kaçak elektrikten davacı şirket ile diğer kullanıcılar birlikte sorumlu olacağı davacı iddiası doğru olsa ve davaya konu tesisat üzerinde hiçbir elektrik kullanım gerçekleştirmemiş olsa dahi; öncelikle tesisat üzerinden şantiye elektriği kullanımı için yapmış usulüne uygun olarak sonlandırmadığı için; tesisat üzerindeki kaçak yada normal elektrik tüketiminden sorumlu olacağı Sancaktepe Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün ilgili yazısında; sadece 2 ada için iskan alındığı ve bu iskan alınma tarihlerinin de 27.09.2019 ile 13.01.2020 tarihleri olduğu, 07.02.2023 tarihi itibariyle diğer 2 ada yani iki bina için hala iskan alınmadığı, Bu taşınmazlarda oturanların, ticarethane tarifesi üzerinden 07.02.2023 tarihi itibariyle şantiye elektriği kullanmaya devam İskan alınmadan dava konusu taşınmazda oturanların elektrik aboneliği almasının da mümkün olmadığı,Taşınmazda fiili kullanım yapan kişilerin abonelik yapmaları için iskan almaları gerektiğinden ve iskan alma işlemlerinin de davacı şirket sorumluluğunda olduğundan,Elektrik aboneliğinin yapılamamasındaki kusur tamamen davacı şirkette olacağından, bu durumda, davaya konu elektrik kullanımlarından davacının sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu elektriğin bir kısmının, 53 ada 7 parsel nolu taşınmazın güncel seviyesinin %70 olmasından dolayı davacı şirket tarafından diğer kısmının ise teslimatı yapılan site sakinleri tarafından yapıldığı sonucuna varılacağı, Bu durumda, tüketilen normal ve kaçak elektrikten, davacı şirket ile diğer kullanıcıların müşterek müteselsil sorumlu olacağı, diğer yandan davacı iddiası doğru olsa ve davaya konu tesisat üzerinde hiçbir elektrik kullanımı gerçekleştirmemiş olsa dahi; öncelikle tesisat üzerinden şantiye elektriği kullanımı için yapmış olduğu aboneliği usulüne uygun olarak sonlandırmadığı için; tesisat üzerindeki kaçak yada normal elektrik tüketiminden diğer kullanıcılarla birlikte müşterek müteselsil sorumlu olacağı, icra takiplerinden ve takiplere konu edilen normal ve kaçak elektrik tüketim bedellerinden sorumlu olacağı" yönünde görüş bildirilmiştir.Mahkemece kararın ek sayılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu dosyalardan Anadolu 8.İcra Dairesi ..., (18.410,52 TL), Anadolu 12.İcra Dairesi ..., (26.783,39 TL), Anadolu 20.İcra Dairesi ..., (19.962,38 TL) haricindeki dosyalardaki taleplerin hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle istinaf sınırı 17.830,00 TL'nin altında olduğu görülmüştür.Davacı tarafça açılan davada objektif yığılması olduğu, belirtilen üç icra dosyası haricindeki icra dosyalarına yönelik taleplerle ilgili hükmün karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında olduğu görülmüştür. Kaldırma kararı sonrası mahkemesince bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda özetle;Davaya konu ....Şti.'ne ait şantiyesine düzenlenen Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi tespit tutanaklarında iki tesisat numarası bulunduğu,birincisi ... Sancaktepe /İSTANBUL adresinde ... Tesisat numarası,ikincisi ... Sancaktepe İSTANBUL adresinde ... Tesisat numarası olduğunu, 22.01.2025 tarihinde ... A.Ş'ye yazdığı müzekkereye verilen 27.01.2025 tarihli cevap yazılarında “... Tesisat numarası ile yapılan araştırmada 12.09.2018- 17.03.2022 tarihleri arasında ... Sancaktepe /İSTANBUL adresinde abonelik görüntülenmektedir.Sistem kayıtlarında herhangi bir feshe raslanmamıştır.”denilmektedir. İstanbul Anadolu 8.İcra Dairesi ... ile Anadolu 12.İcra Dairesi ... tespit tutanakları abonesiz döneme ait-Anadolu 20.İcra Dairesi ... Dosyasına ait Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi tespit tutanakları aboneli döneme ait olduğu, tespit edildiği, ... ve ... yazılan müzekkerelere verilen cevap yazılarındaki bağımsız bölümlerin su ve doğalgaz aboneliklerinin tarihleri ile düzenlenen Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi tespit tutanakları tarihlerinin karşılaştırılmasında;- Su ve Doğalgaz aboneliklerinin 2015-2022 arası yapıldığı, İstanbul Sancaktepe Belediye Başkanlığı'na yazılan23.01.2025 tarihli müzekkerenize verilen 07.02.2025 tarihli cevap yazılarında “İlgiye konu yazıya istinaden söz konusu taşınmazların Yapı Kontrol Müdürlüğü işlem dosyasında yapılan incelemede; 53 ada 7 parsel nolu taşınmazın iskan almadığı güncel seviyesinin %70 (Eki)olduğu , 53 ada 8 parsel nolu taşınmazın iskan almadığı güncel seviyesinin%100(Ek2) olduğu, 53ada 9 parsel nolu taşınmazın 13.01.2020 tarih ve ... sayılı yapı kullanma izin belgesi (iskan) aldığı (Ek3), 53 ada 10 nolu taşınmazın 27.09.2019 tarih ve ... sayılı yapı kullanma izin belgesi (iskan) aldığı görülmektedir”denilmektedir Dolayısıyla tüm bilgi ve belgelerin ışığında iskan alınmayan 7 ve 8 nolu taşınmazlarda nolu taşınmazlarda ise iskan alındığı tarihlere kadar şanyiye elektriği kullanıldığı ve bu süre zarfında ....Şti'nin ... Tesisat numarası ile abonelik kaydı bulunduğu 17.03.2022 tarihinde elektrik aboneliğini iptal ettirdiği hususları beyan ve rapor edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; İskanı alınmayan 53 ada 7 ve 8 nolu taşınmazlarda elektrik aboneliği yaptırılamayacağından dolayı şantiye elektriği kullanıldığı 53 ada 9 ve 10 nolu taşınmazlarda ise iskan alındığı tarihlere kadar şantiye elektriği kullanıldığı ve bu süre zarfında ....Şti'nin ... ve ... iki Tesisat numarası ile abonelik kaydı bulunduğu 27.05.2019 ve 17.03.2022 tarihlerinde elektrik aboneliklerini iptal ettirdiği, Anadolu 8.İcra Dairesi ... - Anadolu 12.İcra Dairesi ...-Anadolu 20.İcra Dairesi ... Dosyasına ait Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi tespit tutanakları aboneli dönemlere ait olduğu,tespit edildiği, İskan alınmadan taşınmazlarda elektrik kullanımı yapan kişilerin abonelik yapmaları için iskan almaları gerektiği ve iskan alma işlemlerinin de davacı şirket sorumluluğunda olduğu, Elektrik aboneliğinin yapılamamasındaki kusur tamamen davacı şirkette olacağından,Şantiye aboneliklerinin iptal ettirildiği tarihe kadar düzenlenen tutanaklara ait elektrik kullanımlarından davacı şirketin sorumlu olacağı hususları beyan ve rapor edilmiştir. Tüm bunlara göre, davacının dava konusu yerde kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği inşaatı yaptığı, bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere parsellerden iki tanesinde iskanın alınmadığı, davacı adına olan şantiye aboneliği üzerinden elektrik kullanımı yapıldığı 17.03.2022 tarihinde davacı şirketin şantiye aboneliğini iptal ettirmiş olduğu, bu haliyle bu dönemde yapılan kaçak kullanımdan abone olarak davacının da sorumlu olduğu, davacının ödemiş olduğu bedelleri sebepsiz zenginleşme ilkeleri kapsamında dava dışı fiili kullanıcılardan talep edebileceği anlaşılmakla mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacı adli yardımlı olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2026